zaman tüneli
sözlüğün karanlık tarafımı uyandırması
telefonundan sonra bilgisayarda harcadığın zamanı da minimuma indirme vaktin gelmiş.*
devamını gör...
sözlüğün karanlık tarafımı uyandırması
telefonum günlerdir rahatsız etmeyin modunda... sözlükteki kaos dışında hiçbir şeye odaklanamıyorum... ekran süremin günde 14-15 saate çıktığını görünce şaşırdım geçen gün...
bütün gün o mavi ışığa bakıp başkalarının kavgalarını izlemek, başlık altlarında dönen kaoslardan beslenmek beni mükemmel eğlendirmiş... insanın ne kadar hastalıklı bir karanlık tarafı var aslında... başkasının dramını, kavgasını, çöküşünü izlemek o an kendi leş hayatını unutturuyo çünkü... buraya girip millete sarmak, kaosa çekilmek, komik şeyler yazmak bana sığınak gibi geliyo bi süredir...
ama sanırım mesele artık sadece başkalarının kaosunu izlemek değil... içimde uyuyan o karanlık taraf yavaş yavaş gözlerini aralaması ve doğrudan kaosun kendisini arzulamaya başlaması... evet, kaosun kendisini arzuluyorum artık... hani tanrıça eris o altın elmayı masanın ortasına fırlatıp en güzel olana deyip kenara çekildi ya... keşke öyle bir elmam olsa da buraları darmadağın edebilsem diyorum bazen... ama biliyorum ki ben henüz o kadar büyük bir hamle yapacak güçte değilim, hatta beni kendim bile ciddiye almıyorum... zaten bir şeyi sıfırdan başlatmaktan çok, birinin yaktığı o kıvılcımı görüp arkada sinsi sinsi kenardan izlemek, o yangının büyümesini beklemek çok daha lezzetli geliyo... içimdeki o zehir henüz tam uyanmadı belki ama uykusunda hafifçe kıpırdanması bile buraları izlerken yüzüme garip bir tebessüm oturtmaya yetiyo...
içimdeki eris henüz tanrıça seviyesine ulaşmadı, daha çok ''anneee, bişiler olcakk galiba'' deyip apartman girişinde bekleyen minik midi klavye seviyesinde. ama olsun.. gelişiyo...
ben de sözlüğe her girdiğimde onun biraz daha büyüdüğünü hissediyorum... ama işin acıklı tarafı ne biliyo musunuz? hiçbir amacım yok... ne istiyorum bilmiyorum. bir şey kazanmak, birilerini alt etmek, birilerini göndermek, sözlükte imparatorluk kurmak falan değil derdim. joker'e sorulduğu gibi ''planın ne?'' diye sorulsa verecek cevabım yok. sadece ortalık karışınca nedense keyfim yerine geliyo...
içimdeki motivasyonun ismi bile var artık... tanıştırayım sizinle, ismi bakalım ne olacak.
bir şeyin sonunu görmek istemiyorum, sadece daha ne kadar saçmalaşabileceğini merak ediyorum. biri ilk kıvılcımı çaksın, ben de kenarda oturup olayların kontrolden çıkmasını izleyeyim istiyorum.
bütün gün o mavi ışığa bakıp başkalarının kavgalarını izlemek, başlık altlarında dönen kaoslardan beslenmek beni mükemmel eğlendirmiş... insanın ne kadar hastalıklı bir karanlık tarafı var aslında... başkasının dramını, kavgasını, çöküşünü izlemek o an kendi leş hayatını unutturuyo çünkü... buraya girip millete sarmak, kaosa çekilmek, komik şeyler yazmak bana sığınak gibi geliyo bi süredir...
ama sanırım mesele artık sadece başkalarının kaosunu izlemek değil... içimde uyuyan o karanlık taraf yavaş yavaş gözlerini aralaması ve doğrudan kaosun kendisini arzulamaya başlaması... evet, kaosun kendisini arzuluyorum artık... hani tanrıça eris o altın elmayı masanın ortasına fırlatıp en güzel olana deyip kenara çekildi ya... keşke öyle bir elmam olsa da buraları darmadağın edebilsem diyorum bazen... ama biliyorum ki ben henüz o kadar büyük bir hamle yapacak güçte değilim, hatta beni kendim bile ciddiye almıyorum... zaten bir şeyi sıfırdan başlatmaktan çok, birinin yaktığı o kıvılcımı görüp arkada sinsi sinsi kenardan izlemek, o yangının büyümesini beklemek çok daha lezzetli geliyo... içimdeki o zehir henüz tam uyanmadı belki ama uykusunda hafifçe kıpırdanması bile buraları izlerken yüzüme garip bir tebessüm oturtmaya yetiyo...
içimdeki eris henüz tanrıça seviyesine ulaşmadı, daha çok ''anneee, bişiler olcakk galiba'' deyip apartman girişinde bekleyen minik midi klavye seviyesinde. ama olsun.. gelişiyo...
ben de sözlüğe her girdiğimde onun biraz daha büyüdüğünü hissediyorum... ama işin acıklı tarafı ne biliyo musunuz? hiçbir amacım yok... ne istiyorum bilmiyorum. bir şey kazanmak, birilerini alt etmek, birilerini göndermek, sözlükte imparatorluk kurmak falan değil derdim. joker'e sorulduğu gibi ''planın ne?'' diye sorulsa verecek cevabım yok. sadece ortalık karışınca nedense keyfim yerine geliyo...
içimdeki motivasyonun ismi bile var artık... tanıştırayım sizinle, ismi bakalım ne olacak.
bir şeyin sonunu görmek istemiyorum, sadece daha ne kadar saçmalaşabileceğini merak ediyorum. biri ilk kıvılcımı çaksın, ben de kenarda oturup olayların kontrolden çıkmasını izleyeyim istiyorum.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
şu son zamanlarda belirsizliğe karşı tahammülümün ne kadar düşük olduğunu fark ettim. bazı şeyleri gözümde ne büyütmüşüm ya. neyse, kafam tekrardan rahatladı. bu da bana ders olsun. öhöm. bunun şerefine rusça kursuna başlayacağım. kendi kendine nereye kadar sonuçta. bıdı bıdı, bıdı bıdı. üşendim yazmaya.
devamını gör...
fatma betül sayan kaya
ne yaptıysa cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle yapmıştır.
devamını gör...
anın fotoğrafı
#4073951
kediniz çok çirkin, ben olsam onu boyardım..
kediniz çok çirkin, ben olsam onu boyardım..
devamını gör...
miyav diyemeyen kedi
kedi zaten miyav miyav diye miyavlıyorsa o kedi muhtemelen gerizekalı falandır, miyavı biz diyoruz kedi demiyor zaten. eed.
devamını gör...
bahar feyzan
aşkfeys diye tabir edilen hanımlardan.
devamını gör...
susamcık
bu şaka 20 yıl önce yapıldı, biraz geç kalmış bir tanım..
devamını gör...
normal sözlük en pick me girl yazarı anketi
gudlak ve opelinanin hakkı yenmiş. ama sonuç belli hayattaki tek başarısı 377373738383 tane sevgili yapmak olan malum kardeşimiz.
devamını gör...
susamcık
nahoş bir şaka.
devamını gör...
foot gourmet (yazar)
bismillahirrahmanirrahim.
devamını gör...
deniz göktaş tahliye edildi.
alışkanlık haline gelmemesi gereken rejim tiyatrosu. isteyen istediğini yapmış. hiç kimsenin özgürlüğüne kavuştuğu yok.
ortada sevinecek bir şey göremiyorum açıkçası. *
ortada sevinecek bir şey göremiyorum açıkçası. *
devamını gör...
foot gourmet (yazar)
#4073908 eko abim böyle sevgisini gösterip hoş geldin diyor. bana da yapmıştı canım abim. ayağına sağlık.
devamını gör...
mod geldi
mod nasıl bir şeydi ya. o kadar uzun zamandır görmedim, duymadım ki, hatırlamakta zorlanıyorum.
devamını gör...
foot gourmet (yazar)
ikinci türke galiba.
devamını gör...
foot gourmet (yazar)
oytunkaranımsı bir yazar, hoş gelmiş iyi sözlükler diyelim..
devamını gör...
bendeniz
küt saç stilinin yakıştığı nadir kadınlardan. saçı falan boş verin de o sesi beni mest eder, ilk çıktığı yıllardan beri dinlerim. geçen "bu baharda" şarkısını dinlerken introda ulan serdar ortaç tınısı alıyorum dedim. acaba serdar mı yaptı derken aranjör aynıymış "ismi lazım değil" şarkısıyla. ismi lazım değil şarkısının bestecisi ve aranjörü suat aydoğan bu şarkının da aranjörlüğünü yapmış. buyrun dinleyin efendim.
devamını gör...
mod geldi
dedikodulara kapılmayın.
normal sözlükte mod ve admin sadece bir efsanedir. eski çağlardan eski yazarların anlattıklarından ibarettir.
geçen yoldaş mesaj attı. benim giriş şifrem neydi diye. ben nereden bileyim kardeş. ama söz verdi şifresini bulup sözlüğe girince mod alımı yapacakmış. eylül vaadi bu yüzden gecikmiş.
normal sözlükte mod ve admin sadece bir efsanedir. eski çağlardan eski yazarların anlattıklarından ibarettir.
geçen yoldaş mesaj attı. benim giriş şifrem neydi diye. ben nereden bileyim kardeş. ama söz verdi şifresini bulup sözlüğe girince mod alımı yapacakmış. eylül vaadi bu yüzden gecikmiş.
devamını gör...
diplomalı esnaf
eczacılıktır efenim. normal esnaf gibi dükkanın önünde, yan taraftaki bir diğer esnafla tavla da atabilirsiniz, diplomanın getirdiği güç ile insanların derdine derman da olabilirsiniz. muazzam bir meslek ya.
devamını gör...
