zaman tüneli

kimseyle konuşmak, görüşmek, kimsenin sorununu çözmek istemiyorum artık. sürekli birileri sorun yaşıyor ve sorun çözme mercii olarak aranan kişi ben oluyorum. hem iş yerimde hem ailemde hem de arkadaş çevremde. herkesin bir derdi var ve nedense herkes o derdin çözümünü bende arıyor. ama ben kendi derdimi kimseye anlatamıyorum. daha doğrusu kimsenin benim derdimi gerçekten umursadığını da düşünmüyorum.

herkes kendi derdini anlatıp, bir şekilde çözüm bulup hayatına devam ediyor. herkesin bir ağlama duvarına ihtiyacı var. ben de uzun zamandır o duvarın görevini yapıyorum. ama kimse dönüp de sen nasılsın, senin bir derdin var mı diye sormuyor. sorsalar bile gerçekten dinlemek istediklerinden pek emin değilim.

hayat bana kendi kendimin psikoloğu olmayı öğretti. kendi kendimi dinlemeyi, teselli etmeyi, düştüğüm yerden yine kendi kendime kalkmayı öğrendim. artık birilerine bir şeyler anlattığımda, beni biraz olsun anladıklarını hissetsem bile sonrasında pişman oluyorum. keşke anlatmasaydım diyorum.
devamını gör...

biz birlikteliğimizle mutluyuz. küçük ama sevimli şey iyi ki varsın <333
devamını gör...

taylandlı, filipinli falanda olabilirdik, oraya gitsek kralız ama amerikalı kız muhtemelen kahkahalara boğulur. bu nedenle bulunduğumuz coğrafya ve uzak doğu dışında çok uçmamak lazım. afrikayı zaten konuşmuyorum bile orada kadınların klitorisi bile bize geçebilir, çok sıkıntılı coğrafya.
devamını gör...

eskiden toplumda saygın bir yer edinmeleriydi. eş dost akraba bir araya gelindiğinde laf dönüp dolaşıp kendi çocuğuna geldiğinde ortamda bulunan diğer insanların çocuklarından iyi durumda olmaları isternirdi.

burada asıl istenen kendilerini başarılı olarak sunabilir olmaktır. mesela ben çalıştım ben kazandım ben bitirdim ama sorsan beni okutup iş meslek sahibi yapan kim dersen ailen derler.

benim çocuğum yok. çocuk sahibi olmayı da planlamıyorum. çocuğum olsaydı ben onun kariyerini inşa etmekle ilgilenmezdim.

anne babanın ilk ve öncelikli görevi çocuğunu sevmek. bu sevgiyi de koşullu vermemek. benim istediğim gibi uslu olursan seni severim değil. çocuk bizzat varlığı ile sevilmeye sayılmaya hakkı olan ve buna ihtiyaç duyan bir insan.

biz kendi duygusal açlığımız nedeniyle çocukları kendimize bağımlı hale getirmeye çalışıyoruz. çocuk sürekli gözümüzün içine baksın. biz ne istersek ne zaman istersek yapsın ve bunu da sorgulamadan yapsın istiyoruz ama bu çocuk yetiştirmek değil bildiğin kölelik.

çocuk yetiştirmek bu nedenle çok zor. kendin psikolojik sorunlar yaşarken ve kötü bir durumdayken bile bunu ona yansıtmamaya çalışarak onunla ilgilenmek kolay değil.

kendinden vazgeçmeden anne baba olmanın layıkıyla yerine getirilebileceğine inanmıyorum. insanlar kendine karşı dürüst değil. çocuk sahibi olmak için gerekli olan cinsel yeterliliğe sahip olmak veya ekonomik olarak bir çocuğa bakabilmek değil.

çocuk en çok ilgi görmek ister. dinlenmek ister. sevilmek ister. ben kreşte öyle çocuklar gördüm ki birazcık ilgi görünce size koala gibi yapışıyor.

sen hep dur diyor hiç gitme diyor sana sarılıyor bırakmıyor. ben fakir mahallede de zengin mahallede de bunu gördüm.

hayat şartları zor evet. çocuklar zor evet. madem böyle çocuk yapmayacaksın. yaptıysan da o çocuk gelip bana değil sana sarılacak.

öğretmen başka bir şey anne baba başka bir şey. 4 yaşındaki çocuk sana sarılınca için parçalanıyor. küfür ediyorsun ama yapacak bir şey de yok.
devamını gör...

başlıycam ama yeltenemiyorum
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bence "kesip yiyelim" bu iyileşmez...
devamını gör...

piyasa şartları gereği böyle oldu evet.
ben onu yapmam şunu yapmam vs - lise mezunu ustama dedim ki giyeyim tulumlarııııı*
5 yıl sonra sonuç :
üni mezunu 3 kuruş maaşla aç.
lise mezunu evini arabasını halletti, kiraya vermek için yeni ev bakıyor.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çok sevdiğim 2 tane depresyon hırkam vardı, 1 tanesi mecnun'un giydiğinden...
eskidiler, çok üzgünüm.
o marka artık bu pançovari hırka üretmiyor.
başka yerlerde de yok, aslında var ama bana göre yok.
uzun hırka seviyorum ben, çoğu boydan olmuyor.
boydan olsa omuzlar sıkıyor bu sefer.
kiminin kolu kısa kalıyor.
of.
terziye özel diktirme fikri var kafamda ama yapan yer var mı ona dair bilgim de yok.
devamını gör...

kökkk....
bu tükenmez derdime* tabiplerde bilmedi... yapan geri zekalı keşke dinleseydin orjinalini bir kere.
devamını gör...

teorik olarak bakarsak yaşamak yavaş bir ölme biçimi. her şeyi kusursuz yapsak bile ölümden kaçamıyoruz. bugün gelinen noktada bu böyle. belki gelecekte bunun bir çözümü bulunur.

çözüm diyorum çünkü genel olarak kimse ölmek istemiyor. ben buna çözüm bulunacağına inanıyorum. çözüm olarak bulunacakların bana uyacağını sanmıyorum. uysa bile bu çözümü edinebilecek ekonomik güce ve nüfuza sahip değilim. bu açıdan benim için ölümsüz olma düşüncesi ete kemiğe bürünmüş olsa bile reel olarak bir hayalden ibaret.

sonuçta öleceğimi biliyorum. sadece süreci daha hızlandırma ihtimalim var yavaşlatma ihtimaline pek inanıyorum çünkü diğer her şey bir kenara bırakılırsa bir gecede felç geçirebilirim. kalbim durabilir vs.

ben gençliğimde sigara içmek gibi bir gerizekalılık yaptım. ergenlerin farkında olmadan intihar ettiği fikrine bu açıdan katılıyorum. gençken insan ne sağlığını düşünüyor ne yaşlılığı ne ölümü.

47 yaşındayım ve birilerine göre bu yaş ölümü düşünmek için erken bir yaş olarak değerlendirilebilir. ben 16 yıl sigara içtim.

sigara geri dönülmez şekilde kan damarlarını ve organları bozdu. az bozdu çok bozdu ama hiç içemeyen birine göre daha kötü durumdayım.

sigarayı bırakınca 8 yılda vücut kendini topluyor diye ortaya atılan iddialar gerçeği yansıtmıyor. biz kendi vicdanımızı rahatlatmak için buna inanmayı tercih ediyoruz.

ergenlik ve yetişkinlik arasındaki temel ayrım bana göre yaş değil. ergenlik sadece belli bir yaş aralığında olanların geçici olarak yaşadığı bir süreç değil.

ergenlik olgunlaşmamış olmakla eş değer olan bir durum. inanmak istemesek de gerçeklerle yüzleşip bu gerçekleri kabul edip bu gerçeklerin olası sonuçları ile uzlaşmak olgun insanın göstereceği bir tavırdır diye düşünüyorum.

kimin yaşamayı seçeceği kimin seçmeyeceği temel olarak bireysel bir karar. ben kimsenin kararına karışmam. aksine saygı duyarım.

yalnız sorun şu. bir insan depresyona girince beyni küçülüyor. beyin stresle başa çıkamıyor. kendini küçültüyor. düşüneceleri bastırayım istiyor. bunu basaramadiginda düşünmeyi ortadan kaldırmaya çalışıyor.

sağlıklı düşünemeyen gerçek dünyaya dair sağlıklı değer yargısı üretemeyen insan ölüme veya yaşama dair karar alabilecek psikiyatrik durumda değil.

ergen olsun yetişkin olsun ağır depresyonda olan ve kendini öldürme düşüneceleri olan her insan öncelikle ilaç tedavisi ile bu süreçten çıkmaya çalışmalı.

gerekirse daha ileri tetkikler uygulanmalı. beyin kimyası normale dönmeden ve terapi ile durumunu doğru analiz edecek noktaya gelmeden karar vermek ve verdiği karar doğru değil.

bu anlamda ergen dediğimiz insanlara destek olmalıyız. ben bunları bu nedenle yazdım. aynı yollardan geçmiş bir abiniz olarak yazıyorum.

davulun sesi uzaktan hoş gelir derler ama benim de kafamın içinde davullar çaldığı bir zaman aralığı oldu.

99 depreminde yaşanan ölümler sonrası kendimi toplamam zaman aldı. bugün gelinen noktada belki mükemmel durumda değilim ama hiç değilse sağlıklı düşünebiliyorum.

siz de kendinize veya başkasına zarar vermek zorunda değilsiniz. doktora gitmek ilaç kullanmak elbette en öncelikle atılması gereken adım. eğer bu noktaya gelmediyseniz trendyolda falan rahatlamak ve iyi uyumak için bitkisel çaylar var.

uyuyayamayan insan doğru düşünemez. ılk adım olarak uykunuzu düzeltmeye çalışın. gerisi emin olun gelecektir.
devamını gör...

tam çocuğumuza sezen ismini vermek için anlaştığımızda bunu öğrenmek pek güzel olmadı zira ben bunu çok nahif bulmuştum.
devamını gör...

bence bu soruya en iyi cevabı akapeliler verebilir.
(bkz: haram helal farketmez ver allahım akapeli kulun yer allahım)
devamını gör...

29 eylül 2006 tarihinde dünyaya gelen türk yetişkin içerik üreticisi
devamını gör...

bu gün, kasımpaşa dumankayalılar kaavesinde bu konuyu tartışacağız
umarım sakallı ve rizeli ve kipalı dede de gelir (shalom şabbat dedeeee)
tartışmacıları bekleriz.......................
devamını gör...

sağlıklıdır.

pipinize sahip olabiliyorsanız kaç cm olursa olsun ölçüleri, her bir cm'ne sahipsiniz demektir. eğer pipinize sahip olamıyor ya da pipiniz size sahip oluyor ise sıkıntı büyük demektir. bu gibi durumlarda sahip olabileceğiniz sıkıntı cm'ler ile ölçülemez.

vajina estetiği, genişliği ya da penis şekli, ölçüleri gibi sorunlar 2. ve 3. tekil şahısların sorunlarıdır gerçekte. bu sorunları yaratan toplumdur.
devamını gör...

13 nisan 1994 tarihinde dünyaya gelen türk yetişkin içerik üreticisi
devamını gör...

daha değersiz olmasından ziyade eşdeğer görülmesinden söz etseydik.
devamını gör...

dünya gıda gününde, 7.caddeden aldığın ıspanaklı böreği tunalı'da yürürken yemek gibidir. önemli olan herşey dir.
devamını gör...

erkek kadar partnerine ait bir sorundur çünkü işlevlerinin %50 si (üriner) erkeği diğer %50 si (üreme) partnerini ilgilendirir, yani aslında sahiplik yarı yarıya gibi birşeydir.
taşımak ve sahip olmak aynı şey olmayabilir duruma göre.
üzülünecek birşey ise kimin kimi teselli etmesi gerektiği muammadır...
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim