zaman tüneli
yerleri elle silmek
vileda asla o temizlik hissini vermez. illa yerlerde sürüne sürüne eline bezi alıp sürtmek gerekir. temizlik hassasiyeti olan obsesif kompulsif bozukluk (okb) sahibi olmak bunu gerektirir.
devamını gör...
iki kadın yazarın buluşup kıtlıktan çıkmış gibi yemek yemesi
çok enteresan sıçıyoolarmış da kafiibirek gardaşım..
ben bunu da bugün öğrendim. sısııs
demek minnoş bakmamak lazımmış hımm s
ben bunu da bugün öğrendim. sısııs
demek minnoş bakmamak lazımmış hımm s
devamını gör...
aşk
ne aşkı ya? tek derdim tüm yeşillerde geçip evime yetişmek. çalışmaktan seksi unuttum anasını satayım. rezalet.
devamını gör...
aşk
kiminiz alkol gibi seyler alıyor.
kiminiz motosiklet, yamac parasutu, parasutle atlama, hızlı araba kullanma gibi seyler yapıyor.
bence en kafa yapan şey aşk su hayatta, baska bi şeye ekstra ihtiyac yok;)
kiminiz motosiklet, yamac parasutu, parasutle atlama, hızlı araba kullanma gibi seyler yapıyor.
bence en kafa yapan şey aşk su hayatta, baska bi şeye ekstra ihtiyac yok;)
devamını gör...
iki kadın yazarın buluşup kıtlıktan çıkmış gibi yemek yemesi
kadınları çok minnoş görmeye meyilliyiz. ancak yemek insani bir eylem. biz de yiyoruz yani, bazen hayvan gibi.. çünkü yaşamak için yemek zorunlu biliyor musunuz? kıtlıkta olsak erkekler birbirini yerdi kesin ama, orası ayrı..
devamını gör...
uludağ sözlük
bu gece bir anda aklıma gelmesiyle ''bir bakayım ne halde la bu'' diyerek girdiğim sözluk, 14 eylül itibariyle benim adıma kimliği belirsiz bir kişi tarafından entry girilmiş. saçma sapan bir başlıkta, saçma sapan bir konu içerisindeydi bu. nasıl lan? artık sözlüğü terk edenlerin hesaplarına gizlice girip bir de onun üzerinden entry mi giriyorsunuz siz?
yıllarca yazdığım profili sırf emek göstergesi diye kapatmak istemiyordum, sanırım buna mecbur bırakacaksınız.
bir gram şu platforma geçmekten pişman değilim. kendi haysiyetsizliğinde boğulun o**spu çocukları!
yıllarca yazdığım profili sırf emek göstergesi diye kapatmak istemiyordum, sanırım buna mecbur bırakacaksınız.
bir gram şu platforma geçmekten pişman değilim. kendi haysiyetsizliğinde boğulun o**spu çocukları!
devamını gör...
ince şeyler düşünmek için vakit olmaması sorunsalı
ince düşünenleri harcıyorlar olrik. bu dünya onlara göre değil. dünya çok kaba, ziyadesiyle zalim. incelik değer gören bir haslet değil bu simülasyonda.
belki de bu çağda ince düşünmek biraz da insanın kendine ettiği haksızlık. ama insan, kendini korumak uğruna bütün inceliklerini de kaybederse geriye ne kalır?
belki de bu çağda ince düşünmek biraz da insanın kendine ettiği haksızlık. ama insan, kendini korumak uğruna bütün inceliklerini de kaybederse geriye ne kalır?
devamını gör...
julianne moore
hannibal'in clarice starling'i.. sanırım en çok oradaki rolüyle sevdim.
devamını gör...
barbell shoulder press
kütükle yapmayı daha çok sevdiğim hareket. ormana koşuya gidersem, muhakkak bi ağaç kütüğü veya kalın dal bulur 3-4 set shoulder press atarım.
devamını gör...
resim
geçenlerde işten eve dönerken radyoda ikiye on kala'nın yorumuyla denk geldim resim'e. bir an duraksadım. şarkıyı biliyorum elbette ama benim zihnimdeki, kulağımdaki resim, derya köroğlu'nun sesinden dinlemeye alıştığım yeni türkü'nün resmi. insanın bazı şarkılarla kurduğu bağ öyle bir şey ki, başka birinin sesinden duyunca bile aklına ilk gelen, yıllardır içinde taşıdığı o tanıdık ses oluyor.
ikiye on kala'dan duyduğum günden beri resim'i loop'a aldım, ama yeni türkü versiyonunu. dönüp dönüp dinliyorum. sanki uzun zamandır görüşmediğim bir tanıdığıma rastlamışım da eve dönünce eski fotoğraflarımıza bakmaya başlamışım gibi... şarkı zaten güzeldi de bazen bir başkasının yorumu, insanın kendi sevdiği şeye yeniden dönmesini sağlıyor. vesile olan ikiye on kala'ya da buradan bir teşekkür bırakalım.
yeni türkü benim için yıllardır yalnızca dinlediğim bir grup olmadı. şarkılarında kendimden bir şeyler bulduğum, bazen anlatamadığım duyguları benim yerime anlatan, bir melodisiyle alıp başka zamanlara götüren bir grup oldu.
bir grubun her şarkısı mı güzel olur arkadaş? insanın ruhuna bu kadar mı denk düşer..? yeni türkü'nün bendeki karşılığı biraz böyle sanırım. yıllar geçiyor, insan değişiyor, hayat başka yerlere savuruyor ama bir yerlerde onların şarkıları hep aynı sıcaklıkla duruyor. her dinleyişte başka bir yaşım, başka bir hatıram, başka bir ben çıkıyor karşıma.
bir de şehrime gelseler de konserlerine gitsem... şarkıları yalnızca kulaklığımdan değil, aynı havayı soluduğum bir kalabalığın içinde, hep birlikte söylerken dinlesem. yıllardır dinlediğim şarkılara bu kez canlı canlı eşlik etsem.
neeyse, şimdilik resim'i döndürüp duralım bakalım. belki bir gün bu yazıyı, yeni türkü konserinden eve dönerken yeniden okurum. o günün hatırası da bir başka şarkılarının içine yerleşir kim bilir.
ikiye on kala'dan duyduğum günden beri resim'i loop'a aldım, ama yeni türkü versiyonunu. dönüp dönüp dinliyorum. sanki uzun zamandır görüşmediğim bir tanıdığıma rastlamışım da eve dönünce eski fotoğraflarımıza bakmaya başlamışım gibi... şarkı zaten güzeldi de bazen bir başkasının yorumu, insanın kendi sevdiği şeye yeniden dönmesini sağlıyor. vesile olan ikiye on kala'ya da buradan bir teşekkür bırakalım.
yeni türkü benim için yıllardır yalnızca dinlediğim bir grup olmadı. şarkılarında kendimden bir şeyler bulduğum, bazen anlatamadığım duyguları benim yerime anlatan, bir melodisiyle alıp başka zamanlara götüren bir grup oldu.
bir grubun her şarkısı mı güzel olur arkadaş? insanın ruhuna bu kadar mı denk düşer..? yeni türkü'nün bendeki karşılığı biraz böyle sanırım. yıllar geçiyor, insan değişiyor, hayat başka yerlere savuruyor ama bir yerlerde onların şarkıları hep aynı sıcaklıkla duruyor. her dinleyişte başka bir yaşım, başka bir hatıram, başka bir ben çıkıyor karşıma.
bir de şehrime gelseler de konserlerine gitsem... şarkıları yalnızca kulaklığımdan değil, aynı havayı soluduğum bir kalabalığın içinde, hep birlikte söylerken dinlesem. yıllardır dinlediğim şarkılara bu kez canlı canlı eşlik etsem.
neeyse, şimdilik resim'i döndürüp duralım bakalım. belki bir gün bu yazıyı, yeni türkü konserinden eve dönerken yeniden okurum. o günün hatırası da bir başka şarkılarının içine yerleşir kim bilir.
devamını gör...
akıyor bu akşam maşallah
sus sus nazar değecek.
devamını gör...
sevdiğin yazarın başka sevdiğin yazarı kıskanması
hepinizi çok seviyorum diyerek kıçı kurtarmak gerekir hadisesi.
zamanında bunun ceremesini çok çektim.
sonra yek mi ben mi sorularına kurban gittim... tek harcanan yek oldu..
zamanında bunun ceremesini çok çektim.
sonra yek mi ben mi sorularına kurban gittim... tek harcanan yek oldu..
devamını gör...
julianne moore
amerika'nın en güzel kadını.. bakın " milf " bile demiyorum. çok güzel ya.
devamını gör...
fever
söyleyeni duruma göre rezil veya vezir edebilen, müzikal karizması olmayanların asla başarılı olamayacağı minimalist klasik. bence en iyi yorumu tabi ki elvis presley'e ait.
devamını gör...
ince şeyler düşünmek için vakit olmaması sorunsalı
zaman yaratırız o zaman.
hoş kadınlara yorgunum, vaktim yok diyemem.*
hoş kadınlara yorgunum, vaktim yok diyemem.*
devamını gör...
fatma betül sayan'ın çok zeki ve güzel bir kadın olması
doğru önerme. kriz anlarında hep lehine olacak şekilde çözüm bulan insanlara daima saygım vardır.
mesela bakın sayın eski bakanımız sırf başı örtülü diye üniversiteye giremedi ama vaz da geçmedi. gitti borsaya girdi.
ya işte böyle de bir kapı kapanır bir kapı açılır djdjjff
mesela bakın sayın eski bakanımız sırf başı örtülü diye üniversiteye giremedi ama vaz da geçmedi. gitti borsaya girdi.
ya işte böyle de bir kapı kapanır bir kapı açılır djdjjff
devamını gör...
ince şeyler düşünmek için vakit olmaması sorunsalı
ben şair'leri okuyorum, onlar "ince şeyleri" bizim için düşünmüş oluyorlar.
hiç zaman kaybım da olmuyor. otobüste, dolmuşta bikaç dakika bak sonra tekrar cebine tık kitabı, dilinde çilek tadı.
hiç zaman kaybım da olmuyor. otobüste, dolmuşta bikaç dakika bak sonra tekrar cebine tık kitabı, dilinde çilek tadı.
devamını gör...
fatma betül sayan'ın çok zeki ve güzel bir kadın olması
bir an okan'a zevkine tüküreyim diyecektim ama sonra kendimin özlem zengin'e acayip yükselen biri olduğum aklıma geldi. yani gönül bu, her şeye konabiliyor.
devamını gör...

