zaman tüneli

o da maksimum, evet.
devamını gör...

#4094466 ne kadar küçük o kadar iyi örnek olarak yolda yürüyorsun ve yoruldu ne yapman lazım ? çözüm basit ensesinden tutuyorsun hop omzuna koyuyorsun (geniş omuz şart) hatunda rahat ediyor sende
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

film ilk 1 saat başlamıyor bile. filmde hiçbir şey anlatılmıyor. neden, ne zamandan beri sorularının cevabı yok. sonu bile belirsiz.
devamını gör...

yıllarca arkadaşlarım evli değilken diyordu . ben çocuğumu devlet okulunda okuturum. ben diyordum yav he he.
daha eşi hamileyken insanlar özel hastaneye gidiyor. imkanı olan herkes özel okula verir.
bunun nesi kötü.
devamını gör...

boyum 1.70'lerde bir şey ama herhangi bir eksiklik hissetmiyorum halimden memnunum. zaten kısa boylu kadınlardan hoşlanıyorum, evet.
devamını gör...

4 kardeş var hepsi birbirinden farklı. hatta siyahi olan var. çünkü gerçekten kardeş değiller.
bir kadının evlatlıkları bunlar. işte bu yaşlı kadın bir market soygunu sırasında öldürülüyor.
etrafında çok sevilen sayılan bu kadının bu belalı çocukları toplanıyor.
annelerini gerçekte kim öldürmüş nolmuş diye macera başlıyor. idare eder bir film.
devamını gör...

kadından 10 cm uzun erkek yeter de artar bile. davul bile dengi dengine sonuçta, evet.
devamını gör...

#4094464 link var mı
devamını gör...

her yer çıplak resim olm. napcam ben şimdi. ewd.
devamını gör...

düşüncelerim düşkündür sana
müşkülpesent sevdalardan geçerken.
hür sevmenin dehlizlerinde ararım seni.
rüzgargüllerini koklarım bağrında.
kayıplarımın kentinde derbeder, biçareyim.
soyutlanamıyorsun sol tarafımdaki ağrıdan.
yazdıklarım kadar betimlerim seni,
her zamankinden daha dargındır düşlerim.
tok isen yoksun menzilimde.
şakaklarım gergindir, yüzüme çarpan mermilerden.
parçalanıyorsun en kırılgan kemiklerimden.
müstakil midir yaşattıkların?
nafile tüm tattırdıkların.
devamını gör...

"nü" var mı?
devamını gör...

bebelere diyoruz biz: agu-nostik.
devamını gör...

peygamberler ölmez, sadece şekil deniştirir.

(bkz: fenomen)
devamını gör...

10/2'lik kızın 10/9'luk erkek araması.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

birinin kafasına elma düşer bilim adamı olur , biride nar soyar depresif olur hayat sen ne değişiksin
devamını gör...

püff sıkıldım
nasılsınız nabıyonuz
konuşun azıcık yav
devamını gör...

güneşin sıcaklığı tuzlu tenimi yakıyor. gözlerimi açık tutmakta zorlanıyorum. denizin parlak saydamlığına vuran hüzmeleri tenimi yalıyor arsızca. kendimi suya bıraktım, suyun her hücreme nüfuz etmesine izin veriyorum. iyot kokusu ciğerlerime işliyor. kıyıdan kulağıma gelen müziğin boğuk sesine bırakıyorum kendimi. dalgalar kulağıma çarptıkça müzik duruyor orada, birkaç saniye de olsa. duyuyor musun müziğin sesini? suya yazılmış ahların melodisini? dalgaların üzerimde tepinmesine aldırış etmiyorum. akıntıya bıraktım kendimi. nereye götürürse oraya. rüzgar nereye eserse, oraya…

kollarımı suyun içinde gelişigüzel sallamak farklı bir huzur veriyor. bir kuşun kanat çırpması kadar kendinden, doğal ama ciddi. su beni kabul etse keşke diye düşünüyorum. kendine katsa. su olsam, denize karışsam…
dalgalar geliyor, büyük, çok büyük dalgalar. boyumu aşan, beni yiyip yutan. her birinin bedenime çarpışını ve kucaklayışını hissediyorum. karşı koymuyorum. karşı koydukça battığımı öğreneli çok oluyor. büyük bir ahenkle beni oradan oraya savurmasına ortak oluyorum. kulağımda o müzik hala çalıyor. sanki bir melek, kulağıma eşsiz bir ilahi fısıldıyor. ilerde büyük bir girdap var. beni içine çektiğini biliyorum. girdabın içini merak ediyorum.
ciğerlerim yanıyor. elim, kolum bir sonsuzluğun esaretine kapılmış. hareket edemiyorum. suya yazılmış kaderimin akıntısına kurban gidiyorum. melek hala kulağıma fısıldıyor. gözlerimi daha da sıkı yumuyorum. öyle güzel bir ses ki, bozmamak için ağzımı dahi açmıyorum. girdap beni yutuyor. artık hiçbir şey hissedemiyorum. ciğerlerim yanmıyor. gözlerimi istesem de açamıyorum. su, beni kendine katıyor…

çok sıcak. yanıyorum. yakıyorum. hissediyorum. en son girdabın içine çekiliyordum. şu an neredeyim bilmiyorum. odunsu bir koku geliyor burnuma. beynimde bir ses yankılanıyor. bu sesi biliyorum, bu melodiyi binlerce kez duydum, eminim! melodiye küçük çıtırtılar eşlik ediyor. bu çıtırtıların ne olduğuna anlam veremiyorum. duman gözlerimi yakıyor. ama görüyorum. kırmızının ve mavinin ahengi içime yansıyor. dalga dalga, acı acı. bu dalgaları tanıyorum. ama bunlar çok farklı. her dalgada daha çok yanıyorum. için için, yok oluyorum. yok olduğum her an tekrar var oluyorum. yok oluşumu ve var oluşumu izliyorum. acı çekiyorum. çığlık atmak istiyorum. ağlayarak bu dalgaları dindirmek istiyorum. yapamıyorum. usul usul ve sessizce, dönüşüyorum...

bir rüzgar esiyor sonra. tüyden bile daha hafifim. parçalarım uçuyor hissediyorum. tepeden, uçuşan yaprakların karmaşasını izliyorum. sürüklenen toprağı, ağaçların bükülen dallarını… dönüp geriye bakıyorum. son kez, son bir kez. küçük, küçücük bir ateş korların içinden el sallıyor bana. büyük bir kabullenişle teslim oluyorum rüzgara. eşsiz müziğin notalarına bırakıyorum kendimi tekrar. evlerin arasından geçiyoruz, koca koca binaların. göz yaşlarından, özlemlerden, acılardan, mutluluklardan, insanlardan geçiyoruz. kalabalıklardan ve en son korkulardan. neredeyim bilmiyorum ama geldik diyor içimdeki ses. olman gereken yerdesin. hiçbir yere, şeye sığmayan mecburi bir deliliğin ortasında. göğe kaldırıyorum başımı. onu görüyorum, içimde çalan melodiye ait olan sesi, tam karşımda.
devamını gör...

çogzel boyum var türlü türlü huyum var
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim