zaman tüneli
vefa
en kıymetlisi:
bir insanın hayatımızdaki yerini, bazen artık ona ihtiyacımız kalmadığında belli ederiz. işimiz görülmüş, sıkıntımız hafiflemiş, hayat yeniden akmaya başlamıştır. o günlerde yanımızda duran kişiyi hâlâ merak ediyor muyuz? bir şeye ihtiyacımız olmadan da arıyor muyuz? vefanın cevabını bu sorularda saklı sanki.
çünkü insan gördüğü iyiliğe alışabiliyor. birinin emeği zamanla göreviymiş gibi gelmeye başlıyor. bizi sabırla dinlemesini, her aradığımızda açmasını, en zor halimizi anlayışla karşılamasını olağan sayıyoruz. sonra bir gün kendi telaşımıza karışıp gidiyoruz. geride, kendisini yalnızca ihtiyaç duyulduğunda hatırlanmış hisseden biri kalıyor.
ben, hayatım düzelirken bana iyi gelen insanları geride bırakmaktan korkarım. bugün kolayca anlattığım bir derdi yaşarken kimin kapısını çaldığımı unutmak istemem. insan bazen tek başına toparlandığını sanıyor ya, yanılıyor. o günleri biraz daha dikkatli hatırlasa, birinin kendisine ayırdığı vakti, incitmemek için seçtiği kelimeleri, hiç sormadan önüne koyduğu -kendi zorda kalsa da- her şeyi görecek.
vefa biraz da bu ayrıntıları kaybetmemek galiba. hayatımızın büyük dönemeçlerinde bize eşlik eden küçük iyiliklere hakkını verebilmek.
elbette her ilişki sürmüyor. kırılıyoruz, değişiyoruz. bir zamanlar birbirimize çok yakınken konuşacak söz bulamadığımız günler geliyor karşımızda ki insanla. yine de bir insana duyduğum kırgınlığın, ondan gördüğüm bütün iyiliği silmesini istemem. canım yandı diye geçmişi baştan yazarsam, kendi hayatımdan da bir parçayı inkâr etmiş olurum.
bütün bunlar için büyük sözler gerekmiyor. bazen aylar sonra açılan bir telefon yetiyor. karşıdaki insan, anlatacaklarını toparlayamadan 'aklıma geldin, nasılsın?' dersin. belki de uzun zamandır ilk kez, birinin aklında hâlâ bir yeri olduğunu hissettirirsin.
benim için vefanın en sade sözü şu:
“bana iyi geldiğin günleri unutmadım.”
-ekşisozlukten alıntıdır-
bir insanın hayatımızdaki yerini, bazen artık ona ihtiyacımız kalmadığında belli ederiz. işimiz görülmüş, sıkıntımız hafiflemiş, hayat yeniden akmaya başlamıştır. o günlerde yanımızda duran kişiyi hâlâ merak ediyor muyuz? bir şeye ihtiyacımız olmadan da arıyor muyuz? vefanın cevabını bu sorularda saklı sanki.
çünkü insan gördüğü iyiliğe alışabiliyor. birinin emeği zamanla göreviymiş gibi gelmeye başlıyor. bizi sabırla dinlemesini, her aradığımızda açmasını, en zor halimizi anlayışla karşılamasını olağan sayıyoruz. sonra bir gün kendi telaşımıza karışıp gidiyoruz. geride, kendisini yalnızca ihtiyaç duyulduğunda hatırlanmış hisseden biri kalıyor.
ben, hayatım düzelirken bana iyi gelen insanları geride bırakmaktan korkarım. bugün kolayca anlattığım bir derdi yaşarken kimin kapısını çaldığımı unutmak istemem. insan bazen tek başına toparlandığını sanıyor ya, yanılıyor. o günleri biraz daha dikkatli hatırlasa, birinin kendisine ayırdığı vakti, incitmemek için seçtiği kelimeleri, hiç sormadan önüne koyduğu -kendi zorda kalsa da- her şeyi görecek.
vefa biraz da bu ayrıntıları kaybetmemek galiba. hayatımızın büyük dönemeçlerinde bize eşlik eden küçük iyiliklere hakkını verebilmek.
elbette her ilişki sürmüyor. kırılıyoruz, değişiyoruz. bir zamanlar birbirimize çok yakınken konuşacak söz bulamadığımız günler geliyor karşımızda ki insanla. yine de bir insana duyduğum kırgınlığın, ondan gördüğüm bütün iyiliği silmesini istemem. canım yandı diye geçmişi baştan yazarsam, kendi hayatımdan da bir parçayı inkâr etmiş olurum.
bütün bunlar için büyük sözler gerekmiyor. bazen aylar sonra açılan bir telefon yetiyor. karşıdaki insan, anlatacaklarını toparlayamadan 'aklıma geldin, nasılsın?' dersin. belki de uzun zamandır ilk kez, birinin aklında hâlâ bir yeri olduğunu hissettirirsin.
benim için vefanın en sade sözü şu:
“bana iyi geldiğin günleri unutmadım.”
-ekşisozlukten alıntıdır-
devamını gör...
karanfilli sigara
vurduran sigarası derler bizim burada, ewd.
devamını gör...
sevgiliyle saatlerce bilim hakkında konuşmak
20 dakika kafi
devamını gör...
sevgiliyle saatlerce bilim hakkında konuşmak
5 dk sonra artık yalnızsınız.
devamını gör...
kitap okuyarak hayatının değişeceğini zannetmek
kitap okumamayı reklamlayan birtakım tipler bu tip "zannetmek" kelimelerini kullanırlar. bu zannedenler, kitap okumayanların daha iyi zannettiklerini mi zannetmektedirler ?!...
bu başlıktan bile, böyle başlıkların olmasından dolayı bile, türklerin öyle de aman aman üstün bi ırk olmadıklarını anlarız...
bu başlıktan bile, böyle başlıkların olmasından dolayı bile, türklerin öyle de aman aman üstün bi ırk olmadıklarını anlarız...
devamını gör...
29 ekim cumhuriyet bayramı
kutlu olsun.
bu arada bugün akçay meydanda kıraç konseri var bayram kutlamaları kapsamında.
bu arada bugün akçay meydanda kıraç konseri var bayram kutlamaları kapsamında.
devamını gör...
karanfilli sigara
karanfil kokuyor cigaram cigaram şarkısı mırıldanarak içilmesi allahın emri gibi bir şeydir.
devamını gör...
karanfilli sigara
en son arkadaşımın kıbrıstan getirmesiyle içtiğim sigara. içerken duyduğum çıtırtısı gözlerimi yaşartan yakıcılığı fln. evt giden birini bulmanın zamanı gelmiş.
devamını gör...
29 ekim cumhuriyet bayramı
bu bayrak altında nefes almanın, tarihin en haklı ve en gururlu duruşunun adıdır cumhuriyet; kimseye diyet borcu ödemeden, kimsenin lütfuyla değil, tam da bu toprağın çocuklarının kanıyla, irfanıyla yazılmış en büyük destandır; kutlu olsun.
devamını gör...
devlet opera ve balesi genel müdürlüğü
hocam opera ve bale anadolu irfanına pek hitap etmeyince devlet sübvanse ediyor. özele bıraksan 3 kişi gider.
devamını gör...
çürük olanı kasadan atmak
atamayız, onların hakları sağlamların haklarından fazla.
devamını gör...
çocukken apartmandaki yeni geline aşık olmak
biz de o yollardan geçtik, hiç olmadık kişilere aşık olduk ama bunlar ergenlikte kaldı. ergenliği atlatamayıp kapı koluna bile aşık olanlar da yok değil sözlüğümüzde.
devamını gör...
yazarların güne puanı
on üzerinden 1500.
hala yeğen date günümüz. çocuklarla zaman geçirmek muhteşem bir şey bayılıyorum, bayılıyorum bayılıyorum. yüzde yüz özgür bir alan çünkü.
hala yeğen date günümüz. çocuklarla zaman geçirmek muhteşem bir şey bayılıyorum, bayılıyorum bayılıyorum. yüzde yüz özgür bir alan çünkü.
devamını gör...
kitap okuyarak hayatının değişeceğini zannetmek
bazen bir cümle bile değiştirir insanın hayatını; ama o cümleyi bulabilmesi için işine yaramayan yüzlerce sayfa okuması gerekir.
devamını gör...
yazarların güne puanı
eve geldik ne güzel yarım gün izin yarın izin.
şimdi bir uyurum gece bir daha uyurum.
uyuyorum bu hayatı.
şimdi bir uyurum gece bir daha uyurum.
uyuyorum bu hayatı.
devamını gör...
bir de artı almış
botların okumadan entry oyladığına ikna olmamı sağlayan iç sesim.
devamını gör...
bir de artı almış
iğrenç bir tanımda gördüğüm artılara söylediğim söz. yazanı da artılayanı da kara şisteye almak lazım.
devamını gör...


