zaman tüneli
peribacalarının çökmesi
perilere sağlam bir şafak operasyonu bekliyorum.
bacasız kaldık. bakımsızlıktan çöle dönecek ülke. dubai-abu dhabi gibi bir yer haline gelecek sanırsam. hükümet de uygun bir hükümet. kime bağlanacak o belirsiz. amerkan eyaleti mi olacak yoksa israil emirliği mi olacak?
periler ile görüşecek cesur bir gazeteciye ihtiyacımız var..
(bkz: sadettin teksoy)
bacasız kaldık. bakımsızlıktan çöle dönecek ülke. dubai-abu dhabi gibi bir yer haline gelecek sanırsam. hükümet de uygun bir hükümet. kime bağlanacak o belirsiz. amerkan eyaleti mi olacak yoksa israil emirliği mi olacak?
periler ile görüşecek cesur bir gazeteciye ihtiyacımız var..
(bkz: sadettin teksoy)
devamını gör...
sinir baba'nın günlüğü

sabaha karşı uyuyamamak, insanın kendisiyle baş başa kaldığı en çıplak zamandır. gün boyunca dışarıya çevrili olan dikkat, gece yarısını geçtikten sonra içeriye döner. ne bir telefon çalar ne bir kapı açılır. yalnızca sen ve tavana bakan gözlerin kalırsın. o saatlerde zihin garip bir hâl alır. gündüz görmezden geldiğin ne varsa hepsi sıraya girer. yıllar önce söylediğin yanlış bir söz, ödenmemiş bir borç, yarın verilecek bir karar, hepsi aynı anda kapıyı çalar. insan uyumak isterken düşünceler tam tersine daha da hızlanır. bir konudan diğerine atlarsın, hiçbirini bitiremezsin. zihin dağılır, tıpkı rüzgârda savrulan kâğıtlar gibi.
bu dağılmanın en yorucu yanı, çözümsüz oluşudur. gece yarısı düşünülen hiçbir mesele o an çözülmez. sabah bakınca küçücük görünen bir sorun, karanlıkta dağ kadar büyür. yorgunluk, olayların gerçek boyutunu görmemizi engeller. bu yüzden gece verilen kararlar çoğu zaman sabaha kalmaz; ışık geldiğinde başka türlü düşünmeye başlarız. kimi zaman bu uykusuzluk insana bir ceza gibi gelir. oysa belki de bir fırsattır. çünkü o saatler, kendimizle dürüstçe konuşabildiğimiz nadir anlardır. gündüzün maskeleri düşer, süslü açıklamalar işe yaramaz. gerçekten neyi dert ettiğimizi, neyden korktuğumuzu ilk o karanlıkta fark ederiz. zihnin dağılması, aslında içimizde birikmiş olan her şeyin bir çıkış aramasıdır.
ben o gecelerde kendimi zorla uyutmaya çalışmaktan vazgeçtim. direndikçe uyku daha da uzaklaşıyordu. bunun yerine düşüncelerin akmasına izin vermeyi öğrendim. bazen bir kâğıda birkaç satır yazmak bile rahatlatıyor. içerideki kalabalık sayfaya döküldükçe zihin sakinleşiyor. sonunda gün ağarır, kuşlar öter ve o ağır düşünceler yavaşça hafifler. uykusuz bir gece bittiğinde geriye yorgunlukla birlikte tuhaf bir aydınlık kalır. sanki karanlıkta biraz daha kendimizi tanımışızdır. belki de sabaha karşı uyuyamamak, insanın kendini unutmasına karşı sessiz bir direniştir.
devamını gör...
çok sıkıcı olmanız
son derece sarih bir tespit. sarih dedim diye daha sıkıcı oldu gibi sanki.
devamını gör...
rabindranath tagore
şiirlerini türkçeye ilk çeviren daha robert kolej ögrencisi iken bülent ecevittir.bülent ecevitin çevirdigi ilahiler 1941 de avare kuşlar 1943 te yayınlanmıştır.aralarında el ele büyüttük biz sevgiyi başta olmak üzere bülent ecevitin çok sayıda şiir bu hintli şairin etkisinde yazılmıştır.
devamını gör...
çok sıkıcı olmanız
çok açık bir gerçek maalesef..
devamını gör...
kitap okurken yaşanan problemler
okuyamamak diyerek bu güzide ankete katılmak isterim.
dikkatimi toparlayamıyorum. bir türlü istediğim gibi şööööyle dalıp gitmeli okuma anları yaşayamıyorum.
dikkatimi toparlayamıyorum. bir türlü istediğim gibi şööööyle dalıp gitmeli okuma anları yaşayamıyorum.
devamını gör...
normal sözlük vs ekşi sözlük
devamını gör...
cinsel performansı ile övünen erkek
yağni, bir yerde övgü varsa gakko, orda ya hainlik ya da bir eksiklik vardır.
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
sevgiyi bir gösterip bir göstermemek, en çok yoran şeydir. sevgi bir kapı gibi açılıp kapanınca karşıdaki kişi eşikte bekleyen biri olur, ne içeri girebilir ne gidebilir. her açılış bir umut verir, her kapanış o umudu biraz daha eritir. bu yüzden sevgi, kendisinden çok tutarsızlığıyla hatırlanır.
yok olmak bir gün birden olmaz. önce beklemekten vazgeçersin. sonra sormaktan, sonra sitem etmekten. her vazgeçişte kendinden küçük bir parça geri çekilir ve bir gün aynaya baktığında, birine ulaşmaya çalışan değil, artık hiçbir şey beklemeyen birini görürsün. bu öfke değildir, bu bir tükenişin sessiz hâlidir.
yarım verilen sevgi, hiç verilmeyenden daha ağırdır. hiç verilmeyende bir netlik vardır, insan bilir ve yoluna bakar. yarım verilende ise hep bir "belki" kalır ve belki, insanı yıllarca aynı yerde tutar. sıcaklıkla soğukluk arasında gidip gelen biri, karşısındakine ne sıcağın huzurunu verir ne soğuğun açıklığını.
sevgi, gösterildiğinde vardır. içinde taşınıp söylenmeyen, hissettirilmeyen sevgi karşı tarafa ulaşmadığı sürece onun için yoktur. niyet ne kadar saf olursa olsun, ulaşmayan sevgi bir yağmur bulutunun kurak toprağa bakıp geçmesi gibidir.
yok olmak bazen bir cezalandırma değil, bir korunmadır. kendini her seferinde yeniden kırılmaya bırakmamak için çekilirsin. kapıyı çarpmazsın, sadece artık çalmazsın.
ben yok olmayı tercih ettiğimde sadece beni suçladın şimdi biraz o aynaya bakma zamanın.
yok olmak bir gün birden olmaz. önce beklemekten vazgeçersin. sonra sormaktan, sonra sitem etmekten. her vazgeçişte kendinden küçük bir parça geri çekilir ve bir gün aynaya baktığında, birine ulaşmaya çalışan değil, artık hiçbir şey beklemeyen birini görürsün. bu öfke değildir, bu bir tükenişin sessiz hâlidir.
yarım verilen sevgi, hiç verilmeyenden daha ağırdır. hiç verilmeyende bir netlik vardır, insan bilir ve yoluna bakar. yarım verilende ise hep bir "belki" kalır ve belki, insanı yıllarca aynı yerde tutar. sıcaklıkla soğukluk arasında gidip gelen biri, karşısındakine ne sıcağın huzurunu verir ne soğuğun açıklığını.
sevgi, gösterildiğinde vardır. içinde taşınıp söylenmeyen, hissettirilmeyen sevgi karşı tarafa ulaşmadığı sürece onun için yoktur. niyet ne kadar saf olursa olsun, ulaşmayan sevgi bir yağmur bulutunun kurak toprağa bakıp geçmesi gibidir.
yok olmak bazen bir cezalandırma değil, bir korunmadır. kendini her seferinde yeniden kırılmaya bırakmamak için çekilirsin. kapıyı çarpmazsın, sadece artık çalmazsın.
ben yok olmayı tercih ettiğimde sadece beni suçladın şimdi biraz o aynaya bakma zamanın.
devamını gör...
oğlumu tutuklayacak adam daha anasından doğmadı
geliri, abdestli ve abdestsiz kapitalistler arasında dönen ülkede, yoksul halk kitlelerine " devlet benim" mesajı veren meydan okuyuş.
noğuldu şimdik cumhurbaşkanının ve ilgili bakanların forsuna? hökümetler rejimin kuklasıdır, deyince bazılarının borusuna gidiyor. adam resmen " ben derin devlet adamıyım, dpkunamazsın" mesajı çekmiş.
noğuldu şimdik cumhurbaşkanının ve ilgili bakanların forsuna? hökümetler rejimin kuklasıdır, deyince bazılarının borusuna gidiyor. adam resmen " ben derin devlet adamıyım, dpkunamazsın" mesajı çekmiş.
devamını gör...
hayattan bugüne dek öğrenilen en önemli şey
''hayat bir fişne, ye ye kişne''
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
uzunca zamandır görmeyeli seni
bir başka kadın, bir hoş olmuşsun
kollarıma alıp da sarmayalı seni
beyaz peynir gibiydin, şimdi kaşar olmuşsun...
bir başka kadın, bir hoş olmuşsun
kollarıma alıp da sarmayalı seni
beyaz peynir gibiydin, şimdi kaşar olmuşsun...
devamını gör...
ekşi sözlük
dünya da bir "ilk"* ve"tek"* olması etkileyici dir.
devamını gör...
afe bacı
maraş-pazarcık kökenli sinemilli aşiretine mensuptur. babası, yaşar kemal’in romanlarına da konu olan erdemli eşkıya reşko süleyman'dır.
deyişleri ve şiirleri uzun süre sözlü aktarım yoluyla taşınmış; araştırmacı
mehmet bayrak'ın "iç-toroslar’da hakikatçi alevilik" adlı kitabı sayesinde yazılı kaynaklara kazandırılmıştır.
en bilinen eserlerinden biri olan "öğrendim" şiiri (özellikle feryal öney tarafından seslendirilerek) geniş kitlelerce tanınmıştır.
deyişleri ve şiirleri uzun süre sözlü aktarım yoluyla taşınmış; araştırmacı
mehmet bayrak'ın "iç-toroslar’da hakikatçi alevilik" adlı kitabı sayesinde yazılı kaynaklara kazandırılmıştır.
en bilinen eserlerinden biri olan "öğrendim" şiiri (özellikle feryal öney tarafından seslendirilerek) geniş kitlelerce tanınmıştır.
devamını gör...
peribacalarının çökmesi
nasıl öldüğümüz neyi gösteriyordu?
devamını gör...
sözlük yazarları şuan ne yapıyor sorusu
stellar blade oynuyorum.
devamını gör...
video kaydırırken düşündüğün şeyin karşına çıkması
google sizin ve diğer herkesin davranışlarını sürekli analiz ediyor. profiliniz izlediklerinize, sorduklarınıza, üzerinde durduklarınıza, neleri arattığınıza göre oluşturuluyor. bu veriler üzerine tahmin modeli geliştiriyor. siz aratmasanız bile o tahmin modeli üzerinden muhtemel ilginiz dahilindeki şeyleri karşınıza çıkartabiliyor.
hasılı izleniyor, kaydediliyor, nihayetinde bombardımana uğruyorsunuz.
hasılı izleniyor, kaydediliyor, nihayetinde bombardımana uğruyorsunuz.
devamını gör...


