zaman tüneli
defalarca izlenen filmler
kemal sunal filmleri. kovboy filmleri.
devamını gör...
arda güler
şu çocuktan iş başındalki her yetkilinin ilham alması gerekiyor. var ol saygıdeğer çocuk..
devamını gör...
lahmacun
hayvancılığın ve tarımın merkezi olması gereken ülkemde nufusun % 80'ni için her daim lüks olmuş besleyici gıda.
devamını gör...
sözlükte kadın düşmanı yazarların azalması
sözlüğü el birliğiyle, kardeşler kıraathannesi'ne çevirdiğiniz için olabilir. girişte yoldaş'ı oralet ikram ederken gördüm.
devamını gör...
filiz makarna
türkiye buğdayıymış, al o türkiye buğdayını götü başı oynak yobazlara yedir
boykot
ülker ve pınar dan sonra evime girmeyecek 3 cü marka.
boykot
ülker ve pınar dan sonra evime girmeyecek 3 cü marka.
devamını gör...
defalarca izlenen filmler
buna çağrı demeyen de yani ne bileyim.
devamını gör...
ebeveynleşen çocuk
olgunlaşamamış anne-baba çocuklarının; aile çatışmalarını çözen, büyüklerine öğütler veren "büyümüşte küçülmüş" çocuk halinde yaşaması sonucu oluşan sağlıksız ruhsal yapıya ebeveynleşen çocuk denir.
şu şarkı ile somutlaştırılabilir:
şu şarkı ile somutlaştırılabilir:
devamını gör...
arda güler
bi kesimin fazla ovup bi kesimin fazla gomdugu bi kesmin ise dudaklarindan emcuklemek icin cok fazla firsat kolladigi adam. bi kesim cok fazla overrate ediyor, bi kesim ise cok fazla gomuyor arda'yi. yani 'bi kesim cok fazla overrate ediyor diye ben de itin mabadina sokmaliyim' gibi bi mantik var millette. mesela bu macta da bi asist yapti. son haftalarda bos gectigi nerdeyse hicbir mac yok. hatta el clasico'yu saymazsak (ki orda pre asist'i var ama istatiksel anlamda asist ya da golu yok) bos gectigi hicbir mac yok son haftalarda.
yani gecen seneki ben bu adamin abarti oldugunu dusunuyordum, ki hatta bu baslikta da entry'lerim var. lakin gelinen noktada harbiden iyi. benim icin asla bir golcu olmayacak (insallah yanilirim), yani 'hadi bi gol atsin hadi bi gol at arda!!' kivaminda degilim ama asist krali falan olucaktir. kevin de bruyne hesabi. iyidir iyi. evet.
yani gecen seneki ben bu adamin abarti oldugunu dusunuyordum, ki hatta bu baslikta da entry'lerim var. lakin gelinen noktada harbiden iyi. benim icin asla bir golcu olmayacak (insallah yanilirim), yani 'hadi bi gol atsin hadi bi gol at arda!!' kivaminda degilim ama asist krali falan olucaktir. kevin de bruyne hesabi. iyidir iyi. evet.
devamını gör...
cuckold
tüm sosyal medyada karşımda, herkes arayışta. hayırdır ?
devamını gör...
hollewen tarzı sözlük yazarları
hollewen ne ya birisi şunu düzeltsin rica ediyorum
devamını gör...
iyi insanla kötü insan arasındaki fark
seninle benim aramda büyük bir fark var.
devamını gör...
kendime notlar
"uyursan geçer" diyorlar.
son günlerde en çok güldüğüm şey bu oldu.
insanların elinde ne kadar da dahiyane çözümler var. öyle cümleler kuruyorlar ki bir düğme varmış da kapatınca her şey susacak, sabah düğmeyi açınca harika bir gün olacak gibi konuşuyorlar.
uyursam geçecekse, ben neden her gün aynı sabaha uyanıyorum?
gece bir şekilde bitiyor, zaten nasıl tutabilirim ki geceyi?
perdelerin arasından sabah giriyor.
telefonun ekranına bakıyorum. birkaç bildirim, hava durumu, akıllı saatin;
"bak kardeş böyle devam edersen bozuşacağız, sen buna uyku mu diyorsun. erken yaşlanacaksın, benden söylemesi." uyarısı.
sonra kalkıyorum.
ve geçmediğini görüyorum.
ne tuhaf.
ayağından duvara zincirlenip günlerdir aç bırakılmış bir tutsağa, zincirin yetişemeyeceği kadar uzağa bir tabak yemek koyup "hadi, git biraz yemek ye" demek gibi biraz da bu;
"uyursan geçer" tavsiyesi.
yemek orada.
sorun yemek değil.
adamın zinciri var yahu.
ben de bazen insanların cümlelerine bakıyorum.
"zamanla geçer."
"uyursan iyi gelir."
"kendine bir şeyler bul."
"düşünmemeye çalış."
sanki ben bütün bunları hiç düşünmemişim gibi.
sanki sabahları özellikle erkenden kalkıp aynı yere oturuyor, sonra da kendi kendime acı çekmenin yollarını arıyormuşum gibi.
oysa ben çözüm istemedim kimseden. içimde neler yaşadığımı kimsenin bilmesini bile istemiyorum. ne için böyle hissettiğimi de bilmesinler.
insan bazen birinin yarasını görünce neden hemen üzerine bant yapıştırmak istiyor?
belki de bazı şeylerin bir süre can yakmasına izin vermek gerekiyor.
belli ki sabah olması da çözüm değil.
ve insan bazen gecenin bitmesiyle hiçbir şeyin bitmediğini fark ediyor.
sonra kalkıyor.
dişlerini fırçalıyor.
kahvaltı yapıyor.
hayat, başkaları için hiçbir şey olmamış gibi devam ediyor.
ne kadar gülünç.
insanların bütün bu büyük laflarının arasında, en basit şey kalıyor geriye:
hani uyursam geçerdi?
bugün de geçmedi.
son günlerde en çok güldüğüm şey bu oldu.
insanların elinde ne kadar da dahiyane çözümler var. öyle cümleler kuruyorlar ki bir düğme varmış da kapatınca her şey susacak, sabah düğmeyi açınca harika bir gün olacak gibi konuşuyorlar.
uyursam geçecekse, ben neden her gün aynı sabaha uyanıyorum?
gece bir şekilde bitiyor, zaten nasıl tutabilirim ki geceyi?
perdelerin arasından sabah giriyor.
telefonun ekranına bakıyorum. birkaç bildirim, hava durumu, akıllı saatin;
"bak kardeş böyle devam edersen bozuşacağız, sen buna uyku mu diyorsun. erken yaşlanacaksın, benden söylemesi." uyarısı.
sonra kalkıyorum.
ve geçmediğini görüyorum.
ne tuhaf.
ayağından duvara zincirlenip günlerdir aç bırakılmış bir tutsağa, zincirin yetişemeyeceği kadar uzağa bir tabak yemek koyup "hadi, git biraz yemek ye" demek gibi biraz da bu;
"uyursan geçer" tavsiyesi.
yemek orada.
sorun yemek değil.
adamın zinciri var yahu.
ben de bazen insanların cümlelerine bakıyorum.
"zamanla geçer."
"uyursan iyi gelir."
"kendine bir şeyler bul."
"düşünmemeye çalış."
sanki ben bütün bunları hiç düşünmemişim gibi.
sanki sabahları özellikle erkenden kalkıp aynı yere oturuyor, sonra da kendi kendime acı çekmenin yollarını arıyormuşum gibi.
oysa ben çözüm istemedim kimseden. içimde neler yaşadığımı kimsenin bilmesini bile istemiyorum. ne için böyle hissettiğimi de bilmesinler.
insan bazen birinin yarasını görünce neden hemen üzerine bant yapıştırmak istiyor?
belki de bazı şeylerin bir süre can yakmasına izin vermek gerekiyor.
belli ki sabah olması da çözüm değil.
ve insan bazen gecenin bitmesiyle hiçbir şeyin bitmediğini fark ediyor.
sonra kalkıyor.
dişlerini fırçalıyor.
kahvaltı yapıyor.
hayat, başkaları için hiçbir şey olmamış gibi devam ediyor.
ne kadar gülünç.
insanların bütün bu büyük laflarının arasında, en basit şey kalıyor geriye:
hani uyursam geçerdi?
bugün de geçmedi.
devamını gör...
eşekler adam olur bu fener adam olmaz
ataların boş lafı yok.
devamını gör...




