zaman tüneli

istanbul'a ayak bastığı anda misafirliğe gittiği evde tuvaleti tıkamış kişi çaresizliğine bürünen takım. herifler bu şehirde 9 maça çıkmış, hatta şampiyonlar ligi kupası kazanmış ama tek bir galibiyeti yok. kazandığı kupayı penaltılarda aldı. türk takımlarınla oynadığı hiçbir maçı kazanamadı. kasımpaşa ile oynasalar paşa da yağlar bunlara.

city ile şampiyonluk yarışına tutuştukları 3-4 sene iyilerdi. sonra dijk yaşlandı, salah ayrıldı falan derken klopp da gidince bittiler. sonradan alınanlar beklentileri karşılamadı. bence manchester united gibi bir döneme girecekler. mevcut kadrodaki oyuncuların güncel değeri klasik ingiliz şişirmesi. ben oyuncuların o kadar da iyi olduklarını düşünmüyorum. kimse wirtz'e, isak'a 150 milyon eurolar vermez.
devamını gör...

heung min son. rakibi sinirlenip yakasına yapışsa bile gülüyordu adam. çok mütevazı görünüyordu. tottenham dönemi için söylüyorum şuan nerede bilmiyorum.
kante zaten yazılmış. henüz yolun çok başında ilerde değişir mi bilemem ama bizim rus bebe batrakov'da da öyle bir imaj var. umarım bozulmaz.
devamını gör...

tasos douvikasın hat trick yaptığı maç. como'nun attğı 9 gol 7 ayrı futbolcudan geldi.


douvikas 7, 32, 57
nico paz 40
l. da cunha 47
marc kempf 53
m. liberali 62
m. baturina 69
m. papaccioli 90+2
devamını gör...

fener verdiği mücadelenin sonucunu aldı. çoğu kişi fark yemesini bekliyordu. futbol gurmeleri bilir ki fark beklenen maçta olmaz, ummadığın maçta olur.

bence şans fenerden yanaydı. ilk gol firikikte bir kontrpiye. ikinci golü savunma kendi kalesine çevirdi zaten. tuhaf olan üçüncü golde üç stoperin zıplamayı bile denememesi. 3 kişinin arasındaki vedat çıkıp vurdu.

ben fark beklemiyordum. fener yense de yenilse de şaşırmazdım ama fark yese şaşırırdım. kimse hiç maç da izlemiyor özet de galiba. insan en azından maç sonuçlarına bakar da öyle fark bekler. liverpool son maçında şut bile atamadı demiştim. keza ondan bir önceki maçı olan kupa maçında da tek golü penaltıdan attı. öyle matah bir top oynamıyorlar. bu sezon fark sadece barça ve psg'den beklenir. hadi bir de her dönemin disiplinli takımı münih'i ekleyelim. gerisi biraz sürpriz olur.

yine kante'yi beğendim. ara ara anlık kopmalar yaşasa da bence takımı o ayakta tuttu. grenwood da bugün istekliydi. onlar uyusa takım ayak uydururdu. takımı ateşleyip ittiler.
devamını gör...

2026-27 sezonu şampiyonlar ligi 4. hafta maçı.

son yarım saate deplasman takımı 7-0 önde girerken, 8-0 travması olan beşiktaşlılar acaba dedi. ev sahibi gol atıp durumu 7-1 yaptı, como 2 gol daha bulup maçı 9-1 kazandı.
beşiktaş'ın rekoru kırılamadı ama 8 fark ile real madrid - malmö maçından sonra bir ortak daha çıktı. dün 17 dkda 4-0 bulan psg umutlandırmıştı olmadı, bugün de bu maç. iki gündür kıyısından dönülüyor.

como şampiyonlar ligi'nde deplasmanda 9 gol atan ilk takım, bir şampiyonlar ligi maçında 9 gol atan 2. takım oldu. merak edenler için ilki bayern münih 9 - dinamo zagreb 2
devamını gör...

fiyat bilgisi dmden verilmiştir. *
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

david lynch tarafından yönetilen 1980 yapımlı film iken senaryosu ise david lynch, christopher de vore ve eric bergren tarafından yazılmıştır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
başrolde anthony hopkins ve john hurt rol alır iken kadronun devamında ise, anne bancroft, freddie jones, john gielgud, wendy hiller gibi oyuncular yer almıştır.

deforme bir yüz ile dünyaya gelen fil adamın mücadelesini oldukça hazin ve sarsıcı bir biçimde karşımıza çıkarıyor film.

david lynch muhtemelen bizi ağlatmayı amaçlamış olmalı, insanın şekilci olmaktan vazgeçemeyen gaddar ve acımasız yanını kendine özgü bir hikâye ile aktarıyor bize, dış görünüşün her şey olma ihtimâli ile bizi baş başa bırakıyor, fil adam olarak dünyaya gelen john merrick ile yapıyor bunu.

bir fil ordusunu görmemiz ile film başlıyor,
hamile bir kadının fil tarafından tepelendiğini, darp edildiğini anlamamız ile film devam ediyor, o bebek daha sonra dünyaya file benzer yanları ile dünyaya gelebilir, bir fil gibidir zihni belki, hiçbir acıyı unutamaz.

bir cerrah olan frederick treves bir gün sirk gibi bir yerdedir, orada tutulan ve para karşılığı insanlara maskara edilen fil adamla daha sonra tanışacaktır.

bay bytes himâyesindeki 21 yaşında olan john merrick diğer adıyla ise fil adam, doktor treves tarafından patolojik olarak keşfedilmiştir, doktorun onu gördüğünde gözünden bir damla yaş da akmıştır.

fil adam tıp dünyasında da eşi benzeri görülmedik bir vakâ olacaktır, cerrah treves tarafından londra hastanesi'ne götürülür ve oradaki tıp cemiyetine tanıtılır, fil adam toplumun gözünde bir insan değil, bir "şey"dir, "ucube"dir, yüreği yok sanılır, zihinsel engelli olduğu düşünülür, ama öyle değildir...

john merrick hastane yönetimi tarafından başta sevilmez, iyileşmesi olanaksız olduğu için yapılacak bir şey de yoktur.

onu ancak içinde kötülük olmadığına emin oldukları zaman seveceklerdir...

fil adamın hastane sürecinde yaşadıkları, diğer insanlar tarafından ona yaşatılanlar, bitmeyen türlü gaddarlıklar, insanların ona karşı bakış açılarının değişimi ile film devam eder.

fil adam'ın uğradığı zorbalıklar bir ateş topu gibi insanın içini yaksa da, başlayan dostlukları ile yüzümüz gülüyor biraz.

ve ölmeyi göze alarak hayatta bir kez olsun kendi dileğinin peşinden gitmesi ile filmimizin sonlarına doğru yaklaşırız.

şimdi ise filmle ilgili kişisel fikirlerime geçiyorum.

bu filmi temmuz ayında ilk kez izlememin ardından ikinci kez seyredişim oldu, hissettirdikleri hâlâ aynı...

herkesten farklı olanın bitmeyen yalnızlığını, değersiz hissettirilişini, insan yerine bile konmayışını, fiziksel durumuna rağmen vâr olma mücadelesini oldukça etkileyici bir hikâye ile bize ulaştırıyor yönetmen.

fil adam, doktorun evine misafir olarak gittiğinde doktorun çocukları ondan korkmasın diye evden gönderilmek zorunda kalınmış, arkadaşlarına gitmişler, bu detay bile oldukça sarsıcıydı.

fil adamın kendisini görmemesi için onun odasına ayna bile koymuyorlar, farklı olanın kendisiyle yüzleşip yaşayacağı olası bir çıldırmanın ve geçireceği şokun önüne geçebilmek için, ona aynayı gaddar olan kişiler zorla tutuyor.

anthony hopkins ve john hurt olağanüstü bir oyunculuk sergileyerek insanı inanılmaz etkiliyor.

dış görünüş her şey midir, yoksa aslında hiçbir şey mi, cevabı ise o insanın yüreğini gördüğün zaman anlıyorsun...


filmin sonunda fil adam hayatında ilk kez diğer insanlar gibi uyuyabilmek için ölümü göze alarak uyuyor...


doktorun john merrick'i ilk kez gördüğü an...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

acaba şadi ayşeye ne dedi ettiği
küfürleri merak ediyorum aile evlilik hakkında etmiş
devamını gör...

sadece haşlama halinde sabah kahvaltısında yenilebilen hede. yumurta ile uyumu fena değildir.
devamını gör...

perili cem yılmazlı türk telekom reklamı
devamını gör...

netekim, netekim, nerde benim öbür tekim?

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kızımın babası!
dedem ölen oğlu olmamı bekledi, ablam büyük bir adam, bir sevgilim onun evinin erkeği, bir arkadaşım fakir bir it, bambaşka birisi bir hiç olmamı istedi hep! küçük bedeninde kocaman yüreğiyle kızım sadece olduğum kişilikle onun babası olmamı. karşılık beklemeden, bir nedene bağlamadan severek, değiştirmeye, dönüştürmeye çalışmadan.
devamını gör...

ruhunuzun gülümsediği yerde kalın.
iyi geceler..
devamını gör...

sibirya yüreğim şimdi...
seni sürgün ettim...
buzlarla bağladım orada, kaçama diye!
kar fırtınası bir sevda, tipi boran bir aşk...
şimşeklerce şehvet!
devamını gör...

kimsenin görmediği yerde yaptığın iyilik, kimse bilmeden taşıdığın acı, kırıldığın halde kırmamayı seçtiğin o an…

aslında en çok bunlarız sanırım.

herkesin gözünde başka biri olabiliriz. kimi için güçlü, kimi için iyi, kimi içinse hiç anlaşılmamış biri… ama bütün sesler lal olduğunda geriye içinde yaşattığın insan kalır.

gerçek yüzün, kimsenin bakmadığı yerde ortaya çıkar. çünkü başkalarının gözünde hep bir şeyiz.
devamını gör...

(bkz: gags). teñgri senin serkeşliğini yaşamadan ruhumu kızıl tamuya göçürmesin!
devamını gör...

gaz sorunu yaşamak istemiyorsanız suyunu tüketmeyin. yerken süzün. gaz yapan şey suyuna karışıyor pişerken. nohut vs. de aynı şekilde suyuna karıştırıyor laneti. suyunu kaşıklar, ekmekleri banar banar yerseniz, tuzağa düşersiniz.

ek: bu tür besinleri suyunu süzerek beslenme yetersizliği çekmeniz için sadece kendilerini yiyerek yaşıyor olmanız gerekir. * ben lezzet uğruna bir yığın gaz çıkarırım ve salça-yağ karışımına ekmek banarım sağlığımı bozarım diyorsanız bizdensiniz. biz ayak takımı üyeleri böyle şeyleri zenginlikten sayma alışkanlığını doğuştan itibaren edinir ve gelecek nesillerimize aktarırıız. *
devamını gör...

yalnızlık ve asosyallik belirtisi olabilir. kendimden biliyorum.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim