eskiden -yani birkaç yıl öncesinde- doğum günlerimde hep yeni girdiğim yaşım 17, 18, 19 idi. 20. yaşım ve sonrasında bu sayıların başındaki rakam 2 oldu ve 2 olduğundan beri zaman dediğimiz bu illet hiç olmadığı kadar hızlı akıyor.
baştaki rakam 2 olunca hiç güzel olmuyormuş.
yalnızca diyetisyene giderek spor yapmadan beslenme düzenimi değiştirerek 3 ayda 15kg vermiş biri olarak 6 değil 5 ayda bile verilebilecek kilodur.
sonrasında diyeti bırakıp sadece yürüyüşle kilomu sabitleyip daha fazla kilo vermişliğim bile oldu.
ama sanırım bu ara biraz bozdum eski düzenime dönmem gerek malum yaz geliyor.
yaşlanmadan ölmemiz durumunda düşünmeye gerek olmayan sorundur.
lakin olur da yaşlanırsak, bu bir sorun haline gelebilir.
çocuk değil kariyer yapmayı seçmiş insanların büyük sorunlarından biri olabilir.
ya da parayı verir yatarsınız bir huzur evine aşk zaten palavradan ibaret.
dün yaşadığım durumdur.
işin aslı yakın arkadaş dediğimiz insanın/insanların bize ne kadar yakın olduğu ile alakalı idi.
kime ne kadar yakın olursak olalım kimseye güven olmayacağı aşikar ve bunun her zaman farkındayız. en azından ben öyleyim lakin birilerinin bize güvenmemesini oluşturacak şey nedir?
10 yılı aşkın süredir yakın arkadaş olduğumuz kişinin başka bir benliği olabilir midir?
ve bu benliğini bizden saklayacak bir sebebi ya da psikolojik bir hastalığı var mıdır? varsa sebebi nedir?
kafamda deli sorular ve bu saate kadar uyumadım.
sanırım içime oturan öküz, kafamdaki soruların cevaplarını duyana dek kalkıp gitmeyecek.
güzeldir, hoştur, düşüncedir.
sadece eldekini başkasıyla paylaşmak değildir güzel tarafı,
güzel bir haberi paylaşmak,
kısa bir ömrü paylaşmak gibisi de güzeldir
güzeldir ya
23 oldum.
23. yaşımın sabahına korkunç bir çürük diş ağrısıyla girdiğimden dişçi koltuğunda geçirdiğim 43 dakikanın 3 dakikasında dinlediğim ajda pekkan yakar geçerim şarkısını bu gece sözlüğe ve değerli yazarlara armağan ediyorum.
yaş kemale ererken sağlığınıza dikkat edin.
gerekliliği tartışmaya açık olan lakin bir ilişkiyi resmileştirmeye çok da gerek olduğunu düşünmediğim bir konu. yani sevdiğin insanla zaten bir evi paylaşıyorsan ve hayatını da paylaşıyorsan o duygu yüklü birlikteliği resmileştirmek için acele etmeye gerek yoktur.
türkiye simülasyonunda akla en erken gelen tavsiye paradır.
halbuki parayla her şey yapılır mı? sorusu paranın her zaman ve her durumda işe yaramadığını çarpar yüze.
başıma daha kötüsü gelmeden yapamayacağımı düşündüğüm konudur. gerçi daha kötüsünün gelebilmesi için ortada hiçbir sebep yokken birine bok atmam lazım. bu da çok saçma.
ya da belki de başıma daha kötüsü gelmeden değil de belki de ölmeye yakın olduğum bir durum içerisinde yeniden ele alınırsa o zaman karar vermeyi yeğlerim.
affetmek, helal etmek elbet hoş şeyler. ama hiçbir durumda da kolay değil. hatta birini affederken içimize daha kötü hisler girebilir. o zaman onu affettiğimiz için mutlu hissetmemiz gerekmez miydi? yahut rahatlamış? ben öyle hissetmezdim. en azından 22 ben bunu söylüyor.
32de kararımı gözden geçirir, editlerim.
sex and the city dizisinin dört başrolünden biri. diğerlerine nazaran daha çok kazanmış olması ve hikayeyi onun ağzından dinlemeye başlıyor oluşumuzun etkisiyle direkt başrol bile diyebileceğim kurgusal dizi karakteridir.
yaklaşık 1 ay önce diziyi izlemeye başladım. adını sıkça duysam da daha önce izlememiştim. 90lar manhattan ilişkilerini anlatıyor bir bölümü ortalama 20-25dk, sezon finalleri 30-35 olabiliyor ve toplam 6 sezon. ben şu an dördüncü sezondayım ve genelde kahvaltılarıma eşlik ettiğini söyleyebilirim.
dizi dört yetişkin ve bekar kadının manhattan şehrindeki maceralarını anlatıyor ama dizinin adı aslında direkt konusuna hitaben seçilmiş olmalı ki gerçekten sadece sevişip manhattanda yaşıyorlar.
carrie bradshaw (canlandıran (bkz: sarah jessica parker)) beni üçüncü sezonda o kadar delirtti ki kelimelerle ifade etmekte zorlanıyorum. öyle ki izlerken ekranın içinden ona ulaşıp dövme isteğim aidan karakterine karşılık big i yeniden hayatına almasıyla üçe beşe katlandı.
çok spoiler da vermeyeyim. izliyorum, siz de dizi arıyorsanız çıtır çerez +18 dizidir. izleyelim yorumlayalım yoksa kafayı yemem yakındır.
(bu sezonda bıraksa mıydım acaba diye de düşünmüyor değilim.)
(carrie ve big beni hak etmiyorlar, allahın cezaları.)
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.