21.
(bkz: la bebe)
devamını gör...
22.
ailelerin tam farkına varamadığı, çocuklardaki ergenlik döneminin sonlandığı yaş. bu yaştaki genç ne çocuktur ne de yetişkin bireydir. aileler de bunun tam ayırdında değillerdir. aileler işlerini geldiği zaman " sen çocuksun, bu işleri beceremezsin", eğer ki işlerine gelmediğinde de " sen artık kocaman oldun, bunların altından kalkman gerek" diyerekten hem kendilerini, hem de çocuklarını ikilemde bırakırlar.
devamını gör...
23.
bir süre olmuş içinden geçeli kaç yaşında olduğumu unuttum şu an derken hatıladım alttan ders bırakmadan lisansını süperre tamamlayan 1 öğrenci kadar geçmişiz bak ben içeri girdiğimden beri güneşin etrafında bilmem kaç gün döndü dünya misali atatürk yazsam kaç kişi beğenir
devamını gör...
24.
az kaldı ama şimdiden 22 yaş bunalımına girdim sanırım, aynı anda 89 tane şey düşünüyorum, saçım beyazladı, seyrekleşti...
daha gecem 16 18 falandım. zaten son 3 sene bok gibi geçti, ondan öncesinde pek farklı sayılmaz gerçide ne biliyim ya hem ruhen hem bedenen yaşlandığımı ve zamanın çok hızlı geçtiğini hissediyorum. geçmiş anıları düşünüp hüzünleniyorum falan... daha 30 olmadım ne bu acele ya, 30 a gelirsem ne düşüncem acaba? valla yıllar biriktikçe ağırlığı (bkz: logaritmik boyutta artış) şeklinde gerçekleşiyor. hayat çocukken çok güzeldi, dert yok tasa yok, en iyisi sorumluluk yok. yemeğini al tv karşısına geç çizgifilmini izle. aslında düşününce çocukluğumda iyi geçmedi, bilmiyorum kafam karışık...
daha gecem 16 18 falandım. zaten son 3 sene bok gibi geçti, ondan öncesinde pek farklı sayılmaz gerçide ne biliyim ya hem ruhen hem bedenen yaşlandığımı ve zamanın çok hızlı geçtiğini hissediyorum. geçmiş anıları düşünüp hüzünleniyorum falan... daha 30 olmadım ne bu acele ya, 30 a gelirsem ne düşüncem acaba? valla yıllar biriktikçe ağırlığı (bkz: logaritmik boyutta artış) şeklinde gerçekleşiyor. hayat çocukken çok güzeldi, dert yok tasa yok, en iyisi sorumluluk yok. yemeğini al tv karşısına geç çizgifilmini izle. aslında düşününce çocukluğumda iyi geçmedi, bilmiyorum kafam karışık...
devamını gör...
25.
hayatınızda beğenmediğiniz her şeyi değiştirebileceğiniz yaş.
işini mi begenmiyorsun yeniden üniversite oku.
ülkeyi mi sevmiyorsun dil okulu falan git.
planların yolundaysa kendini gelistir. dil öğren, hobilerine zaman ayır.
ama unutma her şeyi değiştirmek için mükemmel bir yaş.
sakin istemdiginde zaman harcama sonra geç oluyor. bır bakmışsın mutsuz bir hayat yaşıyorsun ve her şey için artık geç.
işini mi begenmiyorsun yeniden üniversite oku.
ülkeyi mi sevmiyorsun dil okulu falan git.
planların yolundaysa kendini gelistir. dil öğren, hobilerine zaman ayır.
ama unutma her şeyi değiştirmek için mükemmel bir yaş.
sakin istemdiginde zaman harcama sonra geç oluyor. bır bakmışsın mutsuz bir hayat yaşıyorsun ve her şey için artık geç.
devamını gör...
26.
o sene benim için rüya gibi bi seneydi.
akıl hastanesinden yeni cıkmıstım paris te.
liseden bi cocuk buldu beni grenoble dan.
ruya gibi iki hafta gecirdik beraber paris te.
elinde koca bi demet kır cicegiyle sorbonne un kapısına geldi;)
yemekler hazırladı bana.
cok iyiydi;)
adını koyduk.
haftasonları grenoble dan paris e gelmeye basladı. sık sık da ben paris ten grenoble a gidiyordum.
kış gunleri eve kapanıp yemek hazırlayıp dizi izlemeye bayılırdık. ve sarılıp uyumak tabi ki de;)
bir gun canım patlamıs mısır cekti diye kıs gunu karlı gunde bsikletine binip sehrin diger ucundaki sinemadan patlamıs mısır getirdi bana romantik prensim;))
yaz gunu grenoble iki bsiklete atlayıp onun kampusunu gezdik. cimlerde oturduk. harikaydı;)
ormanda yuruyuse cıktık.
sehrin tepesinde bira ictik.
bi panayır kurulmustu grenoble da. sevgilim hayatı boyunca adrenalinli seylere hic binmemiş. benle olunca cekic gibi bi seye bindi. dedi ki: -sen yanımda olunca korkmuyorum.
:)) can yaa.
bi gun paris te tren garındayız. ben onu yolcu ediyorum. birden trenden inip bana kostu. sarıldı. aglamaya basladı. dedi ki:
-sen uzaktayken seni cok ozluyorum.
o an dedim ki ben bu adamla evlenirim;))
30 yasında da evlendik.
aradaki surec karısık oldu.
cunku insanlar eklendi sonradan iki kisi bas basa kalamadık.
lanet olası insanlar her seyi bozar.
akıl hastanesinden yeni cıkmıstım paris te.
liseden bi cocuk buldu beni grenoble dan.
ruya gibi iki hafta gecirdik beraber paris te.
elinde koca bi demet kır cicegiyle sorbonne un kapısına geldi;)
yemekler hazırladı bana.
cok iyiydi;)
adını koyduk.
haftasonları grenoble dan paris e gelmeye basladı. sık sık da ben paris ten grenoble a gidiyordum.
kış gunleri eve kapanıp yemek hazırlayıp dizi izlemeye bayılırdık. ve sarılıp uyumak tabi ki de;)
bir gun canım patlamıs mısır cekti diye kıs gunu karlı gunde bsikletine binip sehrin diger ucundaki sinemadan patlamıs mısır getirdi bana romantik prensim;))
yaz gunu grenoble iki bsiklete atlayıp onun kampusunu gezdik. cimlerde oturduk. harikaydı;)
ormanda yuruyuse cıktık.
sehrin tepesinde bira ictik.
bi panayır kurulmustu grenoble da. sevgilim hayatı boyunca adrenalinli seylere hic binmemiş. benle olunca cekic gibi bi seye bindi. dedi ki: -sen yanımda olunca korkmuyorum.
:)) can yaa.
bi gun paris te tren garındayız. ben onu yolcu ediyorum. birden trenden inip bana kostu. sarıldı. aglamaya basladı. dedi ki:
-sen uzaktayken seni cok ozluyorum.
o an dedim ki ben bu adamla evlenirim;))
30 yasında da evlendik.
aradaki surec karısık oldu.
cunku insanlar eklendi sonradan iki kisi bas basa kalamadık.
lanet olası insanlar her seyi bozar.
devamını gör...