güney afrika ve namibya'da 1948-1994 yılları arasında beyaz ırkın üstünlüğü ve siyah ırkın da hayvandan bile daha aşağı görülmesine dayanan ırkçı bir ideoloji.
devamını gör...
beyazların birinci, asyalıların ikinci, melezlerin üçüncü ve siyahların dördüncü sınıf olduğu bir yönetimdi. her ırkın takılabileceği yerler ayrılmıştı ki apartheid, aslında ayrı tutmak gibi bir anlamı var.
beyazlar kendilerini o kadar üstün görüyorki sahibi oldukları, para kazanacakları alışveriş merkezlerine bile siyah ve melezlerin haftada sadece iki saat gelmesine izin veriliyor.
her ırkın yaşayabileceği semt kanunlara göre ayrılmış, o yüzden akşam saat 7'den sonra beyazların semtinde gezen bir siyahı vursalar suç değilmiş. yaşlı bir teyze anlatmıştı, 5'te işten çıktıktan sonra minibüs, otobüs beklerlermiş ve eğer minibüs bulamazlarsa başlarlarmış yürümeye melez semtine doğru, en azından beyazların semtinden çıkalımda bizi vurmasınlar derlermiş.
devamını gör...
90'lı yılların ortalarına kadar insanlığın sırtından inmeyen, etkileri günümüzde de devam eden utanç.

güney afrika'daki ırkçı rejimi tariflemek için kullanılan apartheid kelimesinin kökeni hollandacadan geliyordu ve "ayrımcılık" manasına geliyordu. hollandalıların ümit burnunun keşfedilmesiyle afrikanın güney topraklarında ticari faaliyete girişmesi onların buralarda hak sahibi olmasını sağladı. hollandalılardan sonra ülkeye gelen ve yönetimi ele geçiren ülkelerin baskıcı yönetim şekilleri için de uluslararası terminolojide apartheid terimi kullanıldı.

peki halka yapılan bu ayrımcılık neydi? utanç duymamız gerektiği fikri nereden geliyor? o dönem nüfusun yüzde 70'i afrikalılar olmasına rağmen gettolarda yaşanmaya zorlanmıştı, 80'li yılların sonuna kadar yaya yollarında beyazlara yol vermek zorunluydu, siyahlar oy kullanamıyordu. hatta o kadar ileri gitmişlerdi ki acil bir durumda ambulans çağırırken bile kişi ırkını belirmek zorundaydı, zira beyazlar için olan bir ambulans siyahların çağrısını reddetme hakkına sahipti.

94 yılında rejim yıkıldığında insanlığın aya çıkışının üzerinden 25 yıl geçmişti. 48 yılında başlayan rejim, arkasında birçok mağdur bıraktıktan sonra tarihin en büyük insan hakları savunucularından biri olan nelson mandela'yı bıraktı. mandela'nın ömrüne yayılan demokrasi mücadelesi, yapılan ilk seçimlerde cumhurbaşkanı seçilmesiyle taçlanmış oldu.

bu sistematik baskı ve ırkçılık rejim olarak ortadan kalmış olsa da etkileri halen devam ediyor. rejim sırasındaki faili meçhul cinayetlerin üzerine gidilmemeye devam ediyor, siyahların çoğu beyazlara göre daha az gelirle ve daha yüksek işsizlik oranıyla ve temel hakların birçoğundan yoksun olarak yaşamayı sürdürüyor.

kaynaklar:
1-tarihi değiştiren olaylar- timaş yayınları
2-vikipedi-apartheid
devamını gör...
yaşanmış ve geçmiş gitmiştir. güney afrika'da tam tersi hakim şu anda, en büyük risk altında olanlar ve soykırıma uğrayanlar "boer" denilen hollanda kökenli beyazlardır. üstelik bu durum dünyada kimselerin umrunda değil, neden? çünkü black lives matter. beyazların hayatları kimin umrunda! geçmişte siyahlara yapılan muamele güney afrika'da beyazlara yapılanları meşru kılmıyor.

hala apartheid'i referans verenler dünyayı takip edemeyenlerdir, evet apartheid vardı ancak yaşandı ve bitti.
devamını gör...
güney afrika'da beyaz ırkın üstünlüğünü korumak amacıyla yasalar ile desteklenmiş ırkçı muameleye verilen isim. birleşmiş milletler, apartheid'i 1966 yılında insanlığa karşı suç olarak ilan etmişti.
devamını gör...
ırk ayrımı
ayrımcılık gibi anlamlara gelen; siyah ırkın beyaz ırktan daha geride olduğunu, beyazların üstünlüğünü savunan ideolojik yaklaşım.
piyanist filminde yahudi olan adam kaldırımdan yürüdü diye polisin olay çıkarması gibidir, siyahi kişilerin devletin hiçbir imkanından yararlanması istenmez.

elbette beyazlar tarafından çıkarılmıştır.


uzun yıllar boyunca beyaz ırkın yönetiminde olan güney afrika'da siyahilere ve diğer beyaz olmayan etnik gruplara karşı uygulanan ayrımcılık, 1948 yılı genel seçimlerinden sonra resmileşerek
sürdü.

1958 yılından itibaren yasalarla da desteklenen apartheid sistemi, insanların kökenlerine göre sınıflandırılmaları sonucu, beyaz azınlık dışında kalanların vatandaşlık hizmetlerinden daha az yararlanmaları, devletin sağladığı sağlık ve eğitim hizmetleri gibi sosyal hizmetlerden daha az yararlanmaları gibi ırkçı uygulamalara zemin olmuştur.


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
alıntı kısmı vikipedi'den alınmıştır.
devamını gör...
türkiye'de kurulmakta olan versiyonunda beyaz tenli güney afrikalılar değil, türk olsun ya da olmasın sünni müslümanlar yer alacaktır. kurmaya çalıştıkları düzen hayatta kalabilirse tabi.

pek çok insan türkiye'de yasaların kişiye göre farklı uygulandığını söylüyor ki doğrudur. bunun adaletsiz olduğunu söyleyenler de haklıdır. faşist rejimlerde iki tane devlet vardır. birincisi görünürdeki kurumsal "-mış gibi" yapan devlet, diğeri ise kendini pek göstermeyen ama tüm gerçek kararları alan faşist rejim... -mış gibi yapan devletçik, kişilerin adaletsiz dediği kararları almaz, sadece alınan kararları usülen uygular.

görünürdeki sözde devlet, aynı zamanda tüm kurumlarıyla yandaş militanları besleyen bir arpalıktır.

*** ***


bir tarafta yasaların halen işlemeye devam ettiği, burjuva hukukunun az çok da olsa yürürlükte olduğu, mahkemelerin zaman zaman yurttaşlar lehine kararlar verebildiği bir “norm devleti”, diğer tarafta ise faşistlerin kendi “paralel” kurumlarını kurdukları ve devletin değil faşist partinin hiyerarşisine tabi olan “imtiyaz devleti” vardı.

örneğin dışişleri bakanlığı, polis ya da ordunun bütünüyle ele geçirilmesinden önce, tam da bunları ele geçirmek için ayrı bir hukuka ve hiyerarşiye sahip paralel kurumlar/örgütler oluşturulmuştu ve imtiyaz devleti normatif devleti bütünüyle ortadan kaldıramasa da yutmaya başlamıştı. paxton’a göre italya’da söz konusu süreç çok daha ağır işlemiş, almanya’da ise naziler devletin tamamını ele geçirmeye çok yaklaştıkları sırada yenilmişlerdi.


paralel devlet yapılanması yazısı, fatih yaşlı: #3072084

"bu rejimde fiili bir şer'i hukuk tesis edildi ve yasa önünde eşitlik ortadan kaldırıldı. aynı yasa maddesi örneğin siyasal islamcı'nın ölüm fetvası için uygulanmazken, seküler birinin herhangi bir sözü için uygulanabiliyor. bu modern hukukun ve yurttaşlığın sonu demektir."

fatih yaşlı


burada daha tehlikeli bir detay var. "milletin devleti ve ülkesiyle bölünmez bütünlüğü" ifadesi. hangi millet bu, nasıl bir millet, özellikleri nedir? bu milleti millet yapan nedir? diye sorması ve son 22 yıllık rejimin kimleri millet olarak görüp kabul ettiği, kimleri milletten saymadığını hatırlasın insanlar. milli irade derken sadece kendilerine oy verenleri ifade ettiklerini de hatırlasınlar bir zahmet. osmanlı'daki sünnilerin millet-i hakime, diğerlerinin "milleti-i mahkume" olduğu gerçeğini de akıllarında tutsunlar.

cumhur ittifakının millet fantezisi türklük* değil sünnilik üzerine kuruludur. taliban-hamas-ışid çizgisinde bir sünnilik. işinde gücünde, namusuyla şerefiyle yaşayan, sünni olmayanlara karşı hiçbir yanlışı olmayan hatta laikliği benimseyen düzgün insanları da dışarıda bırakacak radikal sünni islamcı bir millet anlayışını benimsiyorlar. son on küsür yılda türkiye'ye getirdikleri paralı-parasız sünniler onların millet dediği oluşuma dahildir.

yapmak istedikleri anayasa ülkeyi harita üzerinde bölmeyecek, ama sünni müslüman yandaş olmayanları doğrudan vatan haini konumuna yerleştirecek. hem de anayasal düzeyde.


#3206892
devamını gör...

türkiye’de demokrasiden önce onun önkoşulu olan modern bir devlete ihtiyacımız var. ülke, rechtstaat dediğimiz devleti bir çeteden ayıran üstünlerin kanunu yerine kanunun üstünlüğünü esas alan ruhunu kaybetti. yürütme erkinin emirleri, tarafsız ve gayri şahsi bir bürokrasi yerine partizan bir topluluk tarafından yorumlanıyor.

geldiğimiz noktada, dual state dediğimiz ikili bir devlet yapısı altında yaşıyoruz. hukuki bütünlüğümüzü kaybettik. bir eylemi suç yapan şey onu işleyen kişinin siyasi aidiyetinden başka bir şey değil. yani iktidar yanlıları için başka hukuk muhalifler için başka bir hukuk uygulanıyor.

mehmet uçum’un schmitt’ten esinlenerek yarattığı sistem bu kapıya çıkacaktı zaten. egemen, istisnaya karar veren olunca bütün hukuk istisnanın kime uygulanıp kime uygulanmayacağına yani keyfiliğe indirgenmiş durumda.

rasim ozan’ın karşınızda devlet var dediği şey böyle bir devlet işte. akp’yi bir parti olarak kabul edip onu mağlup etmek için onun kazanma stratejilerini benimsediğiniz anda suçlu durumuna düşüyorsunuz. aynı şeyleri akp’nin yapıp ceza almıyor oluşunun ise hiçbir manası yok çünkü bu sistemde tek ama tek bir suç var; o da akp’nin iktidarını tehdit etmek. yani zaten muhalefet ontolojik olarak suçlu, herhangi ilave bir iş yapmasına gerek yok. buna ek olarak, akp gibi pragmatik davrandığı zamanlarda ise asıl suçun cezalandırılması için gerekçe oluşturmaktan başka bir şey yapmamış oluyor aslında.


burak bilgehan özpek, 31 ocak 2025

(bkz: faşizm/@çürümüş şeyler var danimarka krallığında)
(bkz: paralel devlet yapılanması/@çürümüş şeyler var danimarka krallığında)
(bkz: numan kurtulmuş'un anayasa ile ilgili tuhaf çıkışı/@çürümüş şeyler var danimarka krallığında)
devamını gör...

izmir cumhuriyet başsavcılığı'nın tunç soyer ve izmir büyükşehir belediyesi bürokratlarına yönelik soruşturmasının, melih gökçek'in oğlu akp'li osman gökçek'in iddiaları nedeniyle başladığı ortaya çıktı. (halk tv)

mansur yavaş:

melih gökçek hakkında 100'e yakın suç duyurusunda bulunduk. savcılık ise gökçek'i ne ifadeye çağırdı ne de bir dava açtı.”


kaynak
devamını gör...

türkiye'de demokratik rejimin temelleri sarsılıyor. bir yanda, farklı bir siyasi görüşü temsil ettikleri için, hukuki süreçler bir sopa gibi kullanılarak halkın seçtiği belediye başkanları görevden alınıp tutuklanıyor. bu, sadece bir partiye değil, yerel demokrasiye, sandığa ve milyonlarca seçmenin iradesine yönelik apaçık bir müdahaledir. hukukun üstünlüğü ilkesi, yerini yürütmenin keyfiyetine bırakmıştır.

öte yanda, iktidar bloğundan bir vekil, bu ülkenin kurucu değerlerine ve ortak paydasına pervasızca saldırarak toplumsal kutuplaşmayı derinleştiren ifadeler kullanabiliyor. mesele ifade özgürlüğü parantezine sığdırılamayacak kadar derindir; asıl mesele, adaletin herkese eşit işlememesidir. gücü elinde tutanın anayasal düzene yönelik sözleri cezasız kalırken, muhaliflerin en temel hakları askıya alınmaktadır.

sorunun özünü vekilin kendi yaptıkları apaçık biçimde anlatmıştır.


yeşu beğtaş


12. suç ve cezalandırma ile baskı altına alma: faşist rejimlerde, polislere kanunları zorla uygulamaları için neredeyse sınırsız bir yetki verilir. insanlar genellikle, polisin suistimallerine göz yummaya ve hatta vatanseverlik adına sivil özgürlüklerden feragat etmeye razı olur. faşist uluslarda, sınırsız güce sahip ulusal bir polis kuvveti vardır.

13. insan kayırma ve yozlaşmada sınır tanımama: faşist rejimler neredeyse her zaman, yönetim kadrolarına birbirini atayarak hükümetin güç ve otoritesini onları hesap vermekten korumak için kullanan bir grup ahbap ile müttefikleri tarafından yönetilir. ulusal kaynakların ve hatta hazinenin tahsisi ya da bunların hükümet liderleri tarafından açık bir şekilde gaspı, faşist rejimlerde rastlanmayan bir olgu değildir.


faşizmin 14 karakteristik özelliği
devamını gör...
93 de kaldırılmıştır.
devamını gör...
20nci yüzyıl'ın büyük bölümünde güney afrika'da uygulanan rejim. buna göre ülkenin tek hakimi ve tüm hakların sahibi beyazlardır. iki grup daha vardı: bantular yani siyahlar ve renkleri karışık olanlar yani melezler. daha sonra bunlara asya'dan gelenler grubu eklendi. siyahlar daha sonra tüm vatandaşlık haklarından mahrum edildiler; vatandaşlıktan çıkarıldılar. tüm "ırki" gruplar kendileri için ayrılan bölgelerde yaşamak zorundaydılar. polisin işkence yapma özgürlüğü vardı ve bunu sık sık kullanırdı. apartheid rejimi uzun mücadeleler sonunda yerle bir edildi.
apartheid rejimiyle ilgili internette bolca belge var. ancak bir şeyin hep üstü kapatılıyor. bu aşağılık rejimi destekleyen, karşılıklı bilgi ve malzeme alışverişi yapan tek bir ülke vardı dünyada. kimdi dersiniz? evet israil. kendi nükleer silahlarını denemek için güney afrika ordusunun desteğinde, güney afrika'ya ait bir adada nükleer test yaptılar. vela incident. karşılığında faşist köpeklere 4 atom bombası verdiler. rejimleri yıkılınca bombaları aceleyle iade ettiler.
bugün bu rejimi sürdüren tek bir devlet vardır. çıfıd terör örgütü (kendileri israil diyor)
devamını gör...
evet kötü bir şeydi. son zamanlarda beyazlar ülkeden kaçmaya başladı. sistem çöküp, ülke nijerya ya dönmeye başladı.

bu ülkenin bir ara nükleer bombası vardı. teknolojisi o kadar ileriydi.
devamını gör...
bu gidişle avrupa da kaçak göçmenler ve mültecilere karşı terse başlayacak eylem.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"apartheid" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim