21.
ayrıldıktan sonra "bu sefer böyle olmayacak" dedirten döngüye sokar.
devamını gör...
22.
uyusun diye arabadan atlayıp evine kadar gidip başında beklemek, uyuduktan sonra çıkıp gitmek.
devamını gör...
kendinden ödün vermek. bi daha olsa asla yapmam ama gözün kör olduğu durumlarda her şey mübah geliyo, gelmesin.
devamını gör...
aldatıldığımı bile bile affetmek. gerçi bu olsa olsa aşk için yapılan ahmaklık olur.
devamını gör...
filmin sonunda büyük çoğunluğa kendini aptal gibi hissettirecek eylemlerdir.
devamını gör...
seneleri vermek tabi ki. karşılığında en ufak bir sorunda çekip gider.
devamını gör...
bir tarafın uykusu yoksa, diğer tarafın uykusundan fedakarlık yapıp, konuşması/mesajlasması.
çok gereksiz ama çok yapılan fedakarlıktır.
gereksizdir; o uyku gelince, uykudan daha değerli hiçbir şey olmamalıdır. aşk biter nasılsa.
devamını gör...
taksiye binip kadıköyden capitole gelirsin. dönüşte ayrılırsın bi bakarsın yol paran bitmiş eve yürüyerek gelirsin ama belli etmezsin.
devamını gör...
kendinden vazgeçiyorsun
yeri geliyor öz saygını yitiriyorsun
devamını gör...
henüz yapılmamış olandır
devamını gör...
onu düşünürken, onun için bir şeyler yaparken, sırf o üzülmesin diye çabalarken kendini tamamen yok etmek.
devamını gör...
metrobüsün avcılarda bittiği zamanlarda, şişliden oturduğum evden kalkıp beylikdüzüne gidip, orada flörtüm olan kızın bavullarını (4 adet) beylerbeyinde bulunan bir öğrenci yurduna taşımıştım. neyse ufak bi buse almıştım.
devamını gör...
sonrasında çöp olan binlerce sayfa el yazılı mektup..
devamını gör...
bu saatten sonra parmagimi bile kaldirmam.
devamını gör...
3 yıllık sevgiliydik. canı sağ olsun çok ince fikirli ve romantik birisi değildi. sorun değildi, çünkü ben de değildim. zaten mıç mıç sevgililik halleri bayar beni. o yüzden onun sevgisini romantik şekilde dile getirmiyor oluşu sorun değildi. ama hani ufacık şeyler vardır ya, sevdiğini belli eden. onun da yaptığı bir şey vardı: ben seviyorum diye, hep aynı çikolatayı almak. her zaman değil ama arada bir. sevdiğini belli etmek istediği zamanlar yapıyordu bunu diye düşündüm hep. hala da öyle düşünüyorum. neyse işte alıyor çikolatayı ve beni çikolatayı yerken, gülümseyerek izliyor. sorunsa, benim o çikolatayı hiç sevmemem.* benim en sevdiğim çikolatanın o olduğuna nasıl kanaat getirdi acaba hiçbir fikrim yok. belki de başka bir kızın en sevdiği çikolata oydu da, karıştırıyordu. bunlar benim vesveselerim olmakla beraber, babama bile güvenmem. o yüzden olabilir.
neyse, işte benim bu aşk için yaptığım en büyük fedakarlık o sevmediğim çikolatayı sırf o, o an mutlu diye yememdir. ben de böyle koca yürekli birisiyim.
devamını gör...
çok uzun yıllar beklemek
devamını gör...
şehir değiştirmek. düzen değişimi zordur, taşınan herkes bilir
devamını gör...
saçımı kesmiştim. bir daha töööövbeeeeeeğğğ.
devamını gör...
fedakarlık demeyelim ona; çünkü kelimeninde anlattığı gibi bir kâr için feda edilen demektir. karşıdakinden beklenti gerektirir.

oysa aşk, karşılık beklemeden yapılan özverileri içerdiğine inanırım ben. zaten bunu yaparken de mutluluk duyar insan.

başlığa geri dönersek aşk için ; varlığım varlığına armağan olsun.
devamını gör...
şarjın yoksa priz kenarında ayakta durarak mesajlaşmayı göze alırsın bazen soğuk havada ellerini cebine koyamamaktır ona mesaj yazacam diye. aşkın en büyük fedakarlığı bence zamandır. somut olarak görülmez ancak her şey bittikten sonra insan anlar. para pul değilde zaman geri gelmez o yüzden kime harcanacağı çok önemlidir bence.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"aşk için yapılan fedakarlıklar" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim