aynı sayfayı defalarca okumak
başlık "kendiniarayanbireyimsi" tarafından 11.11.2020 10:00 tarihinde açılmıştır.
121.
ya aşkın ya acının ilk hali..
devamını gör...
122.
#2198410 hep bir sebebi varmış
devamını gör...
123.
kafanda deli sorular varken, okuduğun satırı bile defalarca yeniden okursun.
sana söyleneni tekrar ettirirsin, yaptığın kahveyi mutfakta unutursun.
doğal bunlar.
sana söyleneni tekrar ettirirsin, yaptığın kahveyi mutfakta unutursun.
doğal bunlar.
devamını gör...
124.
bu düşüncelerle kitap okumak zor.. ya kitabı bırakmalıyız ya düşüncemizi de kör eden konuları..
devamını gör...
125.
beyninde dolaşan onca düşünceyle tek tek savaşıp ısrarla kurtulmaya çalışırken gerçekleşen eylem. sonuç mu ? yenilgi. düşüncelerle savaşıp kazanan kim olmuş ki ?
devamını gör...
126.
okunulan şey haricinde her şeyin düşünüldüğüne işaret edebileceği gibi beynin kotasını doldurup sal beni artık gözünü sevdiğim diye serzenişlere sürüklendiğini de gösterebilecek detay.
bir cümleden etkilenip okumak kısmı ihtimal dahilinde bile değil, çünkü seçicilik arş-ı ala.
bir cümleden etkilenip okumak kısmı ihtimal dahilinde bile değil, çünkü seçicilik arş-ı ala.
devamını gör...
127.
arada başıma gelir. aklım doluysa, odaklanamıyor başka şeyler düşünüyorsam,tekrar tekrar okuyorum aynı sayfayı.
devamını gör...
128.
bu başlığı görünce bir iç çektim açıkcası
devamını gör...
129.
ders çalışmamak için anlamsız hareketlerim bitince ve kaçma ihtimalim artık kalmayinca işte o an mala baglayabiliyorsun :)
devamını gör...
130.
çok yorgunuz be arkadaşlar! kafamız çok dolu, yapacak çok iş var, her şeyin deadline'ı yaklaşıyor ve gün yalnızca 24 saat!
-oblomovların evinde sabah saatlerinin boş geçtiği söylenemez. mutfakta et ve sebze doğrayan satırların sesi köye kadar gider.
(benim evimde de sabah saatleri boş geçmiyor... aslında sabah erken kalksam, şu son sunumu bitirsem. olur mu, bence olur. işe götüreceğim yemekleri de sabah hazırlarım. şimdi kim uğraşacak, kalk, öncekileri yıka falan... keşke benim mutfağımda da et ve sebze doğransaydı şu an. aaa o değil de, geçen bir et yediydik de benim setcard'da para yoktu, x ödemişti, ben onu geri ödedim mi ya? bakayım hesaba... heh tamam göndermişim. sebze demişken de... dolaptakiler de bozulacak artık, onları pişirsem yarın akşam. e yarın akşam toplantı dediler ama. aaa! o toplantının ön çalışması nanay! neyse dur, ona da gün içinde bakarız.)
-antip su dolu fıçısıyla avluya döner dönmez köylü kadınlar ve arabacılar ellerinde kovalar, testiler, leğenlerle dört yandan üstüne üşüşürler.
(antip kimdi ya? ehehe, antep gibi biraz... ben bugün su içtim mi hiç? ay resmen su içmedim ben bugün! kahveden gözüm seğiriyor artık. keşke yazlığa gitsek, köylü kadınların pazarına gitsek mis gibi incir yesek. ay incir demişken kuru incir vardı y'ye de almıştım, onları götürmeyi unuttum ben. yarın götüreyim. y geçen hafta çok dertliydi, hiç aramadım da bak kızı. nasıl oldu acaba. leğen meğen demişken banyoyu toplayayım yatmadan.)
-yaşlı bir kadın un dolu bir leğen ve bir yumurta sepetiyle ambardan mutfağa geçer.
(un... canım pişi istiyor kaç zamandır. karnım aç, çünkü bugün de masamda hızlıca atıştırdım.)
-ihtiyar oblomov da işsiz durmaz.
(oblomov kimdi ya?)
-oblomovların evinde sabah saatlerinin boş geçtiği söylenemez. mutfakta et ve sebze doğrayan satırların sesi köye kadar gider.
(benim evimde de sabah saatleri boş geçmiyor... aslında sabah erken kalksam, şu son sunumu bitirsem. olur mu, bence olur. işe götüreceğim yemekleri de sabah hazırlarım. şimdi kim uğraşacak, kalk, öncekileri yıka falan... keşke benim mutfağımda da et ve sebze doğransaydı şu an. aaa o değil de, geçen bir et yediydik de benim setcard'da para yoktu, x ödemişti, ben onu geri ödedim mi ya? bakayım hesaba... heh tamam göndermişim. sebze demişken de... dolaptakiler de bozulacak artık, onları pişirsem yarın akşam. e yarın akşam toplantı dediler ama. aaa! o toplantının ön çalışması nanay! neyse dur, ona da gün içinde bakarız.)
-antip su dolu fıçısıyla avluya döner dönmez köylü kadınlar ve arabacılar ellerinde kovalar, testiler, leğenlerle dört yandan üstüne üşüşürler.
(antip kimdi ya? ehehe, antep gibi biraz... ben bugün su içtim mi hiç? ay resmen su içmedim ben bugün! kahveden gözüm seğiriyor artık. keşke yazlığa gitsek, köylü kadınların pazarına gitsek mis gibi incir yesek. ay incir demişken kuru incir vardı y'ye de almıştım, onları götürmeyi unuttum ben. yarın götüreyim. y geçen hafta çok dertliydi, hiç aramadım da bak kızı. nasıl oldu acaba. leğen meğen demişken banyoyu toplayayım yatmadan.)
-yaşlı bir kadın un dolu bir leğen ve bir yumurta sepetiyle ambardan mutfağa geçer.
(un... canım pişi istiyor kaç zamandır. karnım aç, çünkü bugün de masamda hızlıca atıştırdım.)
-ihtiyar oblomov da işsiz durmaz.
(oblomov kimdi ya?)
devamını gör...
131.
(bkz: salat-ı tefriciye)
devamını gör...
132.
sindirerek okumadığını fark ettiğin içindir, uyku vakti çoktan gelmiştir bile.
devamını gör...
133.
aklın fena bir şeye takılmış yada yanında durmadan konuşan biri vardır okursunda okursun hatta aynı satırı okursun.
devamını gör...
134.
felsefe kitabı okuyorsanız anlamak için gereklidir. ha o zaman da anlamazsınız ama olsun .
devamını gör...
135.
kişinin sınav haftasında olabileceği gibi, sevdiği birinden aldığı mektup da olabilir.
bazı satırları ruhumuza kazımak için ezberleyene kadar okuruz.
bazı satırları ruhumuza kazımak için ezberleyene kadar okuruz.
devamını gör...
136.
düşünceler beyni istila ettiyse kitabı okurken okumayı unutmak normaldir. düşünceleri istiladan kurtarmak içinse yine okumak gereklidir.
devamını gör...
137.
iyi bir ezber yapmış oluruz 10 yıl sonra bile aklımızdadır.
devamını gör...
138.
bazen okuyorum okuyorum ve anlamayı unuttuğumu hatırlıyorum. baştan başlıyorum....
devamını gör...
139.
ya anlamayı unutmuştur ya da çok hoşuna giden bir sahne vardır. genelde herkes 1. sen muzdariptir.
devamını gör...
140.
o sırada üç evren vardır ve siz o üçlü de sıkışır kalırsınız. kitap okuduğunuz evren yaşadığınız evren ve dalıp gittiğiniz evren.
devamını gör...