81.
hedef koymamak, odaklan(a)mamak, ertelemek
devamını gör...
82.
akranlarla kıyas, çabanın takdir edilmeyip daha az çalıştığının düşünülmesi ve gelen baskı. bir de empati duygusunun yoksunluğu.
devamını gör...
83.
tembellik
devamını gör...
84.
stres
devamını gör...
85.
tamamiyle kötü insanların ürünüdür. yapamazsın edemezsin sen beceremezsin gibi sözlere maruz kalındığı için insan bir noktadan sonra pes ediyor.
devamını gör...
86.
coğrafyadır
devamını gör...
87.
en büyük engel kişinin kendisidir.
devamını gör...
88.
tembellik.
devamını gör...
89.
başarısızlıktır.
bu başarısızlığı kafaya takmaktır.
bu başarısızlığı öne sirenleri önemsemektir.
bu başarısızlığı başarıya çevirmek için çabalamamaktır.
bu başarısızlığı kafaya takmaktır.
bu başarısızlığı öne sirenleri önemsemektir.
bu başarısızlığı başarıya çevirmek için çabalamamaktır.
devamını gör...
90.
ümitsizlik. azme sarılmak gerek.
devamını gör...
91.
vazgeçmek olayı
devamını gör...
92.
sabit fikirli olmak ve yenilikleri takip etmemek.
devamını gör...
93.
strict parents.
devamını gör...
94.
etrafındaki haset insanlardır.
seni çekemeyenlerdir.
seni caydırmak için motivasyonunu bozanlardır.
akrabanın akrabaya ; akrep etmez ettiğini...
en yakınlarındır.
ailendir, kardeşindir, karındır, kocandır, en yakın arkadaşındır.
işyerindeki en güvendiğin arkadaşlarındır.
unutma ; tehlike en yakınından gelir.
uzaktaki adam seni vuramaz.
seni çekemeyenlerdir.
seni caydırmak için motivasyonunu bozanlardır.
akrabanın akrabaya ; akrep etmez ettiğini...
en yakınlarındır.
ailendir, kardeşindir, karındır, kocandır, en yakın arkadaşındır.
işyerindeki en güvendiğin arkadaşlarındır.
unutma ; tehlike en yakınından gelir.
uzaktaki adam seni vuramaz.
devamını gör...
95.
erteleme problemi ,
her soruna kendini eleştirmeden bahane bulma ,
öğrenilmiş çaresizlik,
her soruna kendini eleştirmeden bahane bulma ,
öğrenilmiş çaresizlik,
devamını gör...
96.
(bkz: coğrafya)
devamını gör...
97.
fazla hırs.
devamını gör...
98.
99.
aptalları ve önemsemeyerek şeyleri ciddiye almak.
sözlüktekiler dahil.
sözlüktekiler dahil.
devamını gör...
100.
aile baskısı ve yanlış alana yönlenmiş olmak.
bir çocugun başarılı olabilmesinde ilk değer ; ebeveyn bilinci.
bu ne anlama geliyor?
çocuk doğduğu andan itibaren anne & baba tarafından özellikle izlenmeli.çocugun özellikle ilkokula başlamadan önceki ilk 5-6 yılı , çocugun neye ilgisi olduğunu ya da neye karşı yeteneği olduğunu öğrenmek için önemlidir.
resim yeteneği olan bir cocuk, enstrumana ilgisi olan bir cocuk, dans etmeyi seven bir cocuk, elektronik eşyalar dikkatini çeken bir cocuk, spor seven bir çocuk vb bir sürü kategorilerde ilgi alanları ile karşılaşılabilinir.
çocugun ilgisinin neye olduğunu bilip, o alana yatkınlığı fazla olan eğitim çeşidinin seçilmesi gerekiyor.bu örneği genelde veririm fakat sanatsal gelişim gösteren bir çocugu matematik/ türkçe ağırlıklı okullara göndermek hem potansiyelini kısıtlamaktır hemde başarısız olma şansını ortaya çıkartmaktır.
aynı şekilde matematik zekası olan bir cocugu sözel alanlara yönlendirmekte benzer şekilde.
bu noktada eğitimcilere ve aracı kurumlara bence güvenmemek gerekir.çocugunuzu rehber öğretmeni arada sırada görerek , neye yatkınlığı olduğunu kesinlikle tanımlayamayabilir.anne ve baba olarak , ebeveynlerin bunu bilip, hocalarla yakın görüşmeler sağlaması gerekir.gerekirse okul süreclerini yakından takip etmeleri gerekir.
çocuk ergenliğe girince zaten ne istediğini anlayabileyeceği bilince az cok sahip olabiliyor.lise mezuniyetine yakın, istenilen meslek kafada oturabiliyor.bu noktada önemli olan cocugunuzu iyi tanımak ve onun kendisini tanımasını sağlamak.
kendisine seçtiği alanı sevmeyen ve zorla okuyan insanlarla karşılaştığım oldu hayatım içerisinde ki hala karşılaşıyorum.bunlar iyi okullara ve bölümlere girmiş fakat bölümüyle mutlu olmayan, bölümünü değiştirme yoluna giden ya da uzattıkca uzatan insanlar.
dolayısıyla her şey bence ailede başlıyor.
bir çocugun başarılı olabilmesinde ilk değer ; ebeveyn bilinci.
bu ne anlama geliyor?
çocuk doğduğu andan itibaren anne & baba tarafından özellikle izlenmeli.çocugun özellikle ilkokula başlamadan önceki ilk 5-6 yılı , çocugun neye ilgisi olduğunu ya da neye karşı yeteneği olduğunu öğrenmek için önemlidir.
resim yeteneği olan bir cocuk, enstrumana ilgisi olan bir cocuk, dans etmeyi seven bir cocuk, elektronik eşyalar dikkatini çeken bir cocuk, spor seven bir çocuk vb bir sürü kategorilerde ilgi alanları ile karşılaşılabilinir.
çocugun ilgisinin neye olduğunu bilip, o alana yatkınlığı fazla olan eğitim çeşidinin seçilmesi gerekiyor.bu örneği genelde veririm fakat sanatsal gelişim gösteren bir çocugu matematik/ türkçe ağırlıklı okullara göndermek hem potansiyelini kısıtlamaktır hemde başarısız olma şansını ortaya çıkartmaktır.
aynı şekilde matematik zekası olan bir cocugu sözel alanlara yönlendirmekte benzer şekilde.
bu noktada eğitimcilere ve aracı kurumlara bence güvenmemek gerekir.çocugunuzu rehber öğretmeni arada sırada görerek , neye yatkınlığı olduğunu kesinlikle tanımlayamayabilir.anne ve baba olarak , ebeveynlerin bunu bilip, hocalarla yakın görüşmeler sağlaması gerekir.gerekirse okul süreclerini yakından takip etmeleri gerekir.
çocuk ergenliğe girince zaten ne istediğini anlayabileyeceği bilince az cok sahip olabiliyor.lise mezuniyetine yakın, istenilen meslek kafada oturabiliyor.bu noktada önemli olan cocugunuzu iyi tanımak ve onun kendisini tanımasını sağlamak.
kendisine seçtiği alanı sevmeyen ve zorla okuyan insanlarla karşılaştığım oldu hayatım içerisinde ki hala karşılaşıyorum.bunlar iyi okullara ve bölümlere girmiş fakat bölümüyle mutlu olmayan, bölümünü değiştirme yoluna giden ya da uzattıkca uzatan insanlar.
dolayısıyla her şey bence ailede başlıyor.
devamını gör...
