borderline kişilik bozukluğu
başlık "can benim düş benim ellere nesi" tarafından 03.12.2020 21:52 tarihinde açılmıştır.
101.
borderline kişilik bozukluğu olan birisiyle iş yerinde karşılaştığınızı düşünün, çok daha zor. benim meslektaşım var böyle. kadın, annemin yaşlarında. yani kendisini bir abla gibi bildim, her şeyden önce saygılı oldum hep. ama idare etme sürecim 1 yıl kadar sürdü. kuruma yeni gelen müdürle beni kafasında “çok samimiler, kankalar” diye kıskanmaya başladı önce. hangimizi kıskandığını çözemedim. yani görünürde ikimizden de nefret ediyor. müdürü güzelce manipüle etmiş, kadıncağız da benimle samimi görünmemek için çaba göstermeye çalışıyor. halbuki kurumun bazı absürt işleri bende. bir gün dedim: “bakın sizi manipüle etmiş x. uzmanı değilim ama bu kişinin borderline olduğunu düşünüyorum. bence siz de dikkat etmelisiniz” dedim. o da gülüyor saçma sapan, bazen gerçekten bir kadın olarak kadınları anlamıyorum. birisi arızalıysa uzak durmasan bile tetikte davranırsın insani olarak. yok yani. bayılıyor bazısı probleme.
borderline olan meslektaşım ise devamlı bir şeyler çalıyor, çalışılan fiziki ortama zarar veriyor. ayarı yok, bu rahatsızlığın tipik örneklerini sergiliyor. bunları yapmaması gerektiğini kibarca söyleyince de beni ve müdürü mobbing ile suçlamaya başlıyor, öyle problemli. işin özeti, allah kimsenin başına vermesin böylesini. hani özel hayatınızda set çekip uzak kalmanız mümkün lakin iş hayatında öyle olmuyor. 4 yıldır böyle biriyle çalışıyorum. savaşmayı anca öğrendim, onun yaptıklarını psikolojik soğuk savaş ile ona teslim ettiğim için eskisi kadar arıza çıkaramıyor sadece. mükemmel şekilde püskürtüyorum ama onunla muhatap olduğumda tetikteyim, onun beyniyle düşünüp onu alt ediyorum falan. o kadar yorucu ki.
ilacını almadığı zamanlar bir azgınlık dönemi oluyor, herkese çatıyor ya da ortama gizlice zarar veriyor. ilginç bir tür gerçekten. diyorum ya, allah vermesin. hani kimseyi küçümsemiyorum ama mutsuzluktan beslenen insanlardan olabildiğince uzak dururum. varsa problem, kişilik bozukluğu falan filan ilacını içersin tedavi olursun arkadaş. ha bu arada müdürüm de hiç normal biri değil, işim gücüm yok da dışarıda görüşeceğim kendisiyle. o kadar sıkıcılar ki. hiçbiri umrumda değil. muhatap olmayayım diye dua ediyorum bazen. amma çok konuştum ha, umarım kafanızı ağrıtmamışımdır buraya kadar okuduysanız. neyse sağlıklı günler olsun hepimize. saygılar efenim.
borderline olan meslektaşım ise devamlı bir şeyler çalıyor, çalışılan fiziki ortama zarar veriyor. ayarı yok, bu rahatsızlığın tipik örneklerini sergiliyor. bunları yapmaması gerektiğini kibarca söyleyince de beni ve müdürü mobbing ile suçlamaya başlıyor, öyle problemli. işin özeti, allah kimsenin başına vermesin böylesini. hani özel hayatınızda set çekip uzak kalmanız mümkün lakin iş hayatında öyle olmuyor. 4 yıldır böyle biriyle çalışıyorum. savaşmayı anca öğrendim, onun yaptıklarını psikolojik soğuk savaş ile ona teslim ettiğim için eskisi kadar arıza çıkaramıyor sadece. mükemmel şekilde püskürtüyorum ama onunla muhatap olduğumda tetikteyim, onun beyniyle düşünüp onu alt ediyorum falan. o kadar yorucu ki.
ilacını almadığı zamanlar bir azgınlık dönemi oluyor, herkese çatıyor ya da ortama gizlice zarar veriyor. ilginç bir tür gerçekten. diyorum ya, allah vermesin. hani kimseyi küçümsemiyorum ama mutsuzluktan beslenen insanlardan olabildiğince uzak dururum. varsa problem, kişilik bozukluğu falan filan ilacını içersin tedavi olursun arkadaş. ha bu arada müdürüm de hiç normal biri değil, işim gücüm yok da dışarıda görüşeceğim kendisiyle. o kadar sıkıcılar ki. hiçbiri umrumda değil. muhatap olmayayım diye dua ediyorum bazen. amma çok konuştum ha, umarım kafanızı ağrıtmamışımdır buraya kadar okuduysanız. neyse sağlıklı günler olsun hepimize. saygılar efenim.
devamını gör...