böyle birine aşık olmayın, ilişki yaşamayın derim. yıpratır.
devamını gör...
sanki burcumun (ikizler) detaylı bir tanımlaması gibi..
devamını gör...
ilaçsız ve terapisiz kontrol altına aldım. mesele kişinin motivasyonuna bağlı.
devamını gör...
alahh babış korusun ne manyaklıklar var arkadaş.
devamını gör...
crazy ex girlfriend dizisinin baş karakterinin sahip olduğu rahatsızlık. bu rahatsızlığı nedeniyle sürekli mutsuzluğuna neden olan şeyler yaşıyordu.

sağlık çok kıymetli.
devamını gör...
inline ya da inline-block değildir.
devamını gör...
bu duygudurum bozukluğuna sahip biriyle ilişki tıpkı kanser evreleri gibi yıpratıcı ve zordur. ilişki ne tam olarak biter ne de sağlıklı olarak ilerler. onu çıkarmak istediğiniz girdaba siz saplanıp dibe çekilirken onun sanki o fırtına hiç ortada yokmuş gibi davranması zamanla en optimist insanı bile zıvanadan çıkarır. her ne kadar bu duruma üzülseniz de ilk emareleri gördüğünüz an ilişkiyi bıçak gibi kesip atmak hem onun hem sizin yararınızadır.
devamını gör...
daha dün "iyi ki varsın, iyi ki tanımışım seni!" derken yarın durup dururken "şu an elimde olsa bir kaşık suda boğarım seni!" gibi garip sözler, davranışlar sergileyen insanların hastalığı.

aşırı derecede yorucudurlar bu insanlar. dostunuz, sevgiliniz ise hiç uzatmadan hayatınızdan çıkarın çünkü çok yıpratıcı ve moral bozan tipler oluyorlar. kendileri o kadar gereksiz, saçma veya gerçek olmayan şeyleri düşünüp kuruntu yapıyorlar ki sizi de yavaş yavaş delirtmeye başlıyorlar bu gelgitli halleriyle.

konunun uzmanı değilim yalan söylemek gibi olmasın ama sonradan oluşabildiği gibi genetik olarak doğuştan da oluşabileceğini söyleyenler var.

bir aile üyenizde varsa ya da arkadaş, sevgili gibi kolayca hayatınızdan çıkaramayacağınız bir insanda varsa tek çözüm onun yanında olduğunuzu hissettirip onu tedaviye ikna etmek sanırım. bu soruna sahip insanlar çok zorlu, inatçı ve dirençli bir yapıya sahip oldukları için tedavileri çok zorlu ve uzun sürebiliyor, tedaviye geç yanıt verebiliyorlar. psikiyatride aşırı derecede sabır isteyen bir insan modeli. neyse ki ben bu tarz insanlara tahammül edebilecek kadar sabıra sahip değilim.

son olarak her dengesiz, gelgitli insana psikolojik hasta yakıştırması yapmayın bu tanıları sadece alanında uzman kişiler, doktorlar koyabilir. borderline sandığınız kişi aslında borderline değil de "mal" çıkabiliyor çünkü ondan dolayı söylüyorum.
devamını gör...
karaktersizliğinizi arkasına saklayamayacağınız hastalıktır. birine kötü davranmak tamamen sizin tercihinizdir.
devamını gör...
nasıl düzelir bilmiyorum, ama bunun düzelmesi gerek. sürekli duygu değişimleri beni çok yoruyor. kontrolsüz tepkiler ve duygular beni çıkmaza sürüklüyor. nasıl kurtulacağım bundan?
devamını gör...
yaşıyoruz kardeşim bunun da kralını yaşıyoruz
devamını gör...
ergenlik döneminden beri mücadele ettiğim ve ancak geçen sene tam teşhisini aldığım rahatsızlık. bipolar ile ikiz kardeş gibidir. kronik bir rahatsızlıktır ve sadece kontrol altına alınabilir. psikoterapi ve gerekirse ilaç tedavisi ile kişi hayat kalitesini yükseltebilir. ilk yapılması gereken bunu kabul etmek ve düzelmek için çaba sarf etmektir. ben yeniden tedaviye başladım. öncelikle psikoterapi ve dürtü kontrol ve hiperaktivite bozukluğunu kontrol altına alacak ilaçlar kullanmak olacak. antidepresan kullanmak bir çözüm değil. sadece uyuşturma ve bağımlılık yaratma üzerine kurulmuş bir tedavi yöntemidir. iyi bir klinik psikolog ile çoğu problem çözülebiliyor.
devamını gör...
son görüştüğüm psikiyatrın bipolar bozukluk ile birlikte bir de buna sahip olduğumu iddia ettiğidir. house md'nin zannediyorum ilk bölümünde "doktor seçmek teşhisini de seçmektir, aynı semptomlara bakan altı doktor altı farklı teşhis koyabilir" gibi bi' şeyler diyordu. aklıma bu geldi.
bir tanesi de kişilik bozukluğu düzeyinde olmamakla beraber narsist olduğumu söylemişti.
mutabık oldukları tek konu bipolar bozukluk. vallahi o da yetiyor ek olarak bir de kişilik bozukluğu istemiyorum o yüzden takığım bu konuya.

ayrıca siz ne kadar iğrenç insanlarsınız ya. sırf kötü bir ilişki yaşadınız diye belirli bir rahatsızlığı olan kişilere nefret falan kusuyorsunuz. orada bir duygusal şiddet olabilir, bu insan sana b*k gibi şeyler yaşatmış olabilir. "3 yıl, 5 yıl" falan yazıyorsun bir de, 3-5 yıl kendini bu ilişkiden kurtarana kadar aklın neredeydi? burada biraz durup olayları objektif değerlendirmek lazım. ben demiyorum arkadaş sırf psikolojik bir sorunu var diye sütten çıkmış ak kaşıktır diye ama sen de duygusal şiddet gördüğün bi' ilişkide çözüme de ulaşılamadığı halde ısrarla kalıyorsan orada sen de suçlusun arkadaşım, kendi sorumluluğunda olan şeyleri de insanların suratına sıvama. gariplerimi de burada etiketleme "x ise sevgili olmayın, y ise kaçın" falan diye. ay hadi bunlara da ilişki tavsiyesi diyelim, alenen nefret kusanlar olmuş aşağılık maşağılık diye. o rahatsızlığın değil kişinin aşağılıklığı da olabilir, konuyu tek taraflı dinlediğimizden, belki karşı taraftan da dinlesek aşağılıklık bile olmayabilir yani.

bi' adama aşık olmuştum. kendisi son derece sorunlu bir beydi, o sorunlar nelerdi burada yazmayacağım tabii ama konuyla alakalı olarak elbette psikolojik sorunlardı. benim beyefendiye olan aşkım senelerce sürdü, senelerce bir şekilde iletişim de sürdü. müthiş manipülatif, belirsiz, rezil bir tavır, ne b*k yendiği belli değil. hayatım kaydı arkadaşlar, mübalağa değil bi' yerden başka bir yere kaydı yani. e şimdi ben gelip burada "allaan manyağıydı, senelerimi mahvetti, falanca sorunu olan insandan kaçın" yazsam ne kadar makul?

onun açısından bakınca da ben fevri, alkolik, özyıkım meraklısı, dengesiz ve sınırları olmayan (burada sınır derken sınırlara saygı duymayan anlamında demiyorum, kendisinden her şey beklenir anlamında diyorum) bi' kızdım muhtemelen. o da yazsa oturur "aoooo bipolar mı? kaçın abi. bi' tanesi vardı tam bi manyaktı. biz bununla 7 sene görüştük edilmedik hakaret kalmadı" falan diye yazar. (üstelik o da benim kendisini manipüle etmeye çalıştığıma falan inanıyordu, belki de farkında olmadan yapıyordum da.) e yalan söylemiş de olmaz. ama yanlı olur, çarpıtmış olur. orada oturup kendine soracaksın "ben neden bu manyaklığın içindeydim, neden kendimi kurtarmadım oralardan?" diye. onu sorduğunda da işte yine sana hayrı olacak bi' yanıt bulacaksın. çünkü dünyada o kadar insan varken gidip o kişiye çekildiysen senin de oralarda bir arayışın veya tatmin etmeye çalıştığın bir şey var.

siz kendinize, karşınızdakine, geçmiş hislerinize, biten ilişkilerinize saygı duymuyor olabilirsiniz. oturup kendi seçimleriniz hakkında düşünmüyor, kendinizi sorgulamıyor da olabilirsiniz. kendi ruh dünyanızı anlamaya çalışmıyor da olabilirsiniz. olabilir bunlar. ama bunların acısını belirli psikolojik rahatsızlıklara sahip insanları etiketleyerek ve genelleyerek çıkaracaksanız, onu aklı başında olanlarımız yemiyoruz ya, nafile çaba.
devamını gör...
psikoloji okuyan eski kız arkadaşımın “uyguladığı” test ile lan acaba mı sorusuyla hekime danışmama neden olan hastalık.
hekim bey oldukça saygın ve tecrübeli bir beyefendiydi. kişilik örüntüleri ile kişilik bozuklukları arasındaki farkı sabır ile anlatmıştı bana. borderline ile ilgili de; ben öğrencilerime eğer listede kişinin adını gördüğünüzde yine mi geldi, nasıl geçecek seans demiyorsanız, teşhisinizi gözden geçirin diyorum, demişti.
devamını gör...
ikizler burcu hastalığı.
havalı bir adı vardır ayrıca.
devamını gör...
nabza göre şerbet verildiği sürece şeker gibi idare edilebilen kişilik.
devamını gör...
türk kadınlarının %87.3'de bulunan ama farkında olmadıkları bozukluktur.
devamını gör...
aslında insanları "bu borderline" diye etiketlememek lazım. hepimiz zaman zaman border özellikli davranışlar sergiliyoruz. bir insan borderline olmuyor, davranışları oluyor.

en basitinden; bir arkadaşımız sevgilisinden ayrılıyor ve hemen "üzülme o seni zaten hak etmiyordu, çok kötü biriydi" diyiveriyoruz. hemen bir sınır çiziyoruz o kişi için. aslında o kişinin iyi özellikleri yok mu? elbette var. ama o an hemen hiç iyi özelliği olmayan kötü birisi oluyor. ve biz de bu sayede border davranış sergilemiş oluyoruz.

mesela ilişkilerde bir elmanın iki yarısı olmak bir sorundur. yarım elma çürür. iki ayrı birey olabilmek önemlidir. birini kontrol etmeye çalışmadan sorunlarını çözebilen, o kişinin sınırına girip onu yutmaya çalışmayan bireylere "sağlıklı bireyler" deriz. borderline davranışlar sergileyen bir hastanın "şahsi alana çok önem veriyorum" deyip sevgilisine asla alan tanımadığını, sürekli sorgulamaya çalıştığını ve bir gün "günaydınnnn" yazmasa kendisini sevmeyi bıraktığını düşündüğünü görebilirsiniz. tabii burada nesne sürekliliği/ nesne kalıcılığına da kısaca değinmek gerek çünkü nesne sürekliliğinin eksikliği borderline'da görülür.bir önceki örnekten ilerleyecek olursak border özellik gösteren kişiler, sevgilisinin kendisine günaydın yazmamasını veya aramalarına cevap vermemesini "o kişinin yokluğu" olarak yorumlar ve "beni sevmiyor" algısına kapılır.

aslında baktığımızda bizim toplum border. savunma mekanizması olan splitting/bölmelerle yaşarız. mesela dış mihraklar kötüdür, ama biz aramızda hiç sorun yaşamayız. zarar hep dış mihraklardan gelir. yani insanları/durumları kategorize edip böler, bu sayede kaygımızı yatıştırırız. dizilerimiz sadist, mazoist, narsist ve border karakterlerle doludur. yanına da 2. sınıf romantizm serpiştirirler. oldu mu sana mis gibi türk dizisi. bizim toplum da bayıla ayıla izler. neden izlemesin? iç dünyamıza denk düşen şeyleri izlemeyi severiz.

sözün özü border özellikleri zaman zaman sergiliyoruz, elbette bunun daha ileri görüldüğü ve yaşamı olumsuz etkilediği bireyler olabiliyor. diğer yazar arkadaşlarım borderline'ın tanımını yapmışlar, ben ise border özellikli davranışlarımıza dikkat çekelim istedim. bir sonraki yazıda, ki sanıyorum ki okb hakkında olacak, görüşmek üzeree.
devamını gör...
sınır çizgisi anlamına gelen, amerikan psikyatr birliği ise bu durumu nevrozlarla psikozlar arasında sınırda olan kişilik olarak kendini belli eden kişilik bozukluğu olarak tanımlamıştır.

tam nedeni belli olmayan borderline kişilik bozukluğu genetik ve çevresel faktörlerin sonucunda da vuku bulabilir, borderline kişi kendine zarar verme, tutarsızlık, intihara meyillilik gibi davranışlar sergileyebilir. kadınlarda borderline'nin daha sık rastlandığı saptanmıştır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

belirtileri


ilişkilere kafa yormak ya da onları aynı hızla bitirmek gibi gerçek ya da algılanan terk edilmekten kaçınma çabaları.

-aile, arkadaşlar ve sevdiklerinizle yoğun ve istikrarsız ilişkiler örüntüsü.

-çarpık ve kararsız bir benlik imajı veya benlik duygusu.

-para harcama, güvensiz seks, madde bağımlılığı, dikkatsiz araba kullanma ve aşırı yemek yeme gibi dürtüsel ve genellikle tehlikeli davranışlar.

tekrarlayan intihar davranışları veya tehditleri düşünceleri.

-birkaç saatten birkaç güne kadar süren ataklarla, yoğun ve oldukça değişken ruh halleri.

-kronik boşluk hissi.

-uygunsuz, yoğun öfke veya öfkeyi kontrol etme sorunları.

-kendinden kopmuş hissetmek, kendini vücudunun dışından gözlemlemek veya gerçek dışılık duyguları gibi ayrışma duyguları.


görsel kaynak/
www.google.com/search?q=bor...
devamını gör...
kişilik bozuklukları spektrumunda, en ikircikli olandır. ilişki yürütmek epey zordur çünkü paradokslarla doludur.

81% oranında şiddetli çocukluk travması kaynaklı bir hastalıktır. genetik faktörün, hastalığın görünme olasılığını beş kata kadar arttırabilir. halihazırda, bir döngüdür esasında. gende bulunan saatli bomba, travmaların ortaya çıkmasını bekler. cinsel istismar ya da fiziksel şiddetin yoğunluğuna göre kendini çoklu kişilik bozukluğuna da evirebilir.

çocukluk dönemi ikiliğinden mütevellit, çocuk kendisinin kötü - ailesinin iyi olduğunu düşünerek huzur bulur; çünkü değişebilir. daha başarılı olursa, daha güzel olursa, daha çok söz dinlerse; sevgiyi hak edeceğini düşünür. bu bağlamda, bir bağımlılıktan dolayı ambale olmadılar ise, epey hırslı insanlar olurlar. lakin bu hırs da, ilerleyen yaşlarda içinden çıkılmaz bir döngüye sokar.

şimdi, kadınlarda ve ataerkil toplumlarda daha yaygındır bu meret. çocukluk dönemi aşkı olan baba eksik figür olabilir, bulunduğu yerde ilgisiz olabilir ya da daha kötüsü bulunduğu yerde ilgisiz ve şiddete/cinsel istismara yatkın olabilir. peki, bu çocuk neden yapıldı - babanın kötü özellikleri bulunuyorsa? çünkü, genetik faktör devreye girdiyse; burada kendini tekrarlayan bi' pattern ortaya çıkıyor.

borderline, hayranlık duyarak "aşık olur". içsel tutarsız bir narsisizm hakim olduğu için, kendinden daha üst olarak gördüğü başka bir narsiste kayar. çünkü üstte bahsedildiği gibi, esasında kendisinin hatalı olduğunu düşünmüştür ve dışarıya gösterdiği personanın altında sürekli bir sahtekarlık kompleksi yaşar. kendinden üstte gördüğü kişinin de kuvvetle muhtemel bir travması bulunacaktır. bu üstlüğün hangi kriterde olduğu değişkenlik gösterebilir.

şahsi gözlemlerim, muhafazakar ailelerde-subay ailelerinde ve maddi olarak kuvvetli ailelerde daha çok göründüğü yönünde. ilk grup, erkeği ön plana çıkartan ve kadını eşlik eden olarak gösteren bir kültürün - ikinci grup erken yaşta ailesinden ayrılan ve çok ciddi/sert eğitimlerden geçen, iradesi kırılan/emir almaya alışan ve hatta "iyi asker" kavramının ruhsal birkaç hastalıkla geldiğine inanan bir kültürün; sonuncusu ise "çalışkanlık" ve işkolikliğin getirdiği maddi rahatlığı sağlayabilen ancak etrafta tam olarak bulunmayan grubu temsil eder.

pattern, aşağı yukarı aynı devam eder. öncelikle, büyüdüğü evden kurtulduğunda; mutlu olacağına inanır borderline. ancak, travmatik geçmişin getirdiği özellikler; sosyalleşmesini engeller. bu bağlamda, içe dönük bir yapıda büyümeleri mümkün. ancak, farklı tecrübelerden geçip de; dopamin arayışında farklı bağımlılıklardan mütevellit dışa dönük de olabilir. burada, farklı bir gözlem olarak; çocukluğunda video oyun hobisi edinen kadınların da esasında bu durumdan çekiyor olma olasılığı artıyor. zihin, ikilik yaratıp kötü olduğunu kabul ettiği için; yine realiteden kopuşu getiren farklı bir uğraş meşru olabiliyor.

bu evden kopuş bölümüne kadar, epey canavarlaştırılmış durumda değildir borderline; henüz ciddi kopuşunu yaşamamıştır. partner seçimleri, ya babayı andıran ya da babanın onaylamayacağı kişilere kayar genelde. çünkü özünde babaya olan aşk ve onay isteği tetikleyici unsurdur. buna ek olarak, babaya duyulan nefret de onu cezalandırma arzusunu tetikler. bu da başka bir çıkmaza götürür mesela, partner ne kadar sevilse de - cezalandırılmalıdır. aslında partner, sevilmiyor olsa bile seviliyor gibi görünebilir. çünkü toksik ilişki modeli söz konusu olacaktır ve beyin kendini bu iniş çıkışa programlamıştır. kaos, normdur.

erişkinlik yaşlarında yaşanan ciddi bir travma, kişilikte kırılmaya yol açar genelde. bebeklikte kaçıngan bağlanma ile şekillenen kişilik, aileye tekrardan ihtiyaç duyduğu bir anda - aradığı desteği göremez ise veya suçlanır ise; baskılanan travma dimağı paramparça edebilir. işte bu evrede, canavarlaştırılan özelliklere sahip insan ortaya çıkabilir.

burada unutulmaması gereken husus, bu hastalığın - kişinin kendi seçimi olmadığıdır. çünkü her borderline, dışarıya gösterdiği personasının diğer yüzünde çocuksu bi' yan taşır. sevilmeyi bekleyen kız çocuğu betimlemesi, kendinden yaşça büyük partnerler ile ilişki yaşamasına yol açar.

borderline, tedavi edilmesi son derece güç bir komplikasyondur; kişi tedavi olmaya niyetli değil ise - mümkün değildir. eğer niyetli ise hayatını ciddi rutinlere oturtması gerekmektedir. strese/tersliğe olan tahammül son derece düşük olduğu için, tepkiler anlık parlamalar şeklinde olacaktır. bu bağlamda, stres içeren faktörlerin ortadan kalkması gerekir. nedir bunlar? konfor alanının dışına çıkmamak, günlük rutinler eşliğinde bilinç dışını regüle etmek ve kendini mutlu eden şeylere yönelmek. peki bu ne demek oluyor? alışılan toksik ilişki patterninin de yıkılması. bu aşamada, partner seçimleri değişiklik gösterecektir.

peki, bu kadınlar neden hep femme fatale olarak anılır? cevap basit aslında. hırs, başarıyı getirir; kendini geliştirme arzusu ve aynada gördüğü figürden memnun olma isteği bakımlı ve fit olmalarına yol açar. bu bağlamda, feminen sayılabilecek bütün özellikler aynı bedende ortaya çıkar. kişinin kendi algısı içinde rahat olması için, estetik operasyonlar geçirmesi olasıdır. önceden gelen maddi bir rahatlık mevzubahis ise, astronomik görünebilecek rakamlarla yapılan alışverişlere yol açabilir. zaten, dopamini salgılamak için; para harcamaya ve risk aramaya müsait bir programlanmaya sahiplerdir. son tahlilde, estetik olarak son derece çekici - kariyer olarak son derece gelişmiş olacakları için, sosyal statüleri yüksektir. peki, bu "borderline kadın iyi sevişir" olayı nedir? o da, yine heyecan arayışı - realiteden kopma isteği (cinsel birleşme sırasında beynin bi' süre kapatılması) ve partnerin onayını alma isteği ile birleştiğinde epey normal bir sonuçtur.

şimdi, ilişki yaşaması zordur. neden zordur? çünkü, iki tarafın da sömürmeye müsait ve toksik ilişki kültürünü benimsemiş olması gerekiyor. iyileşmekte olan ve kabuğunu indirmeye hazır bir borderline, daha az zarar verecek partnerde; "olması gereken" sevgiyi arayabilir. işbu ilişki, kahramanlık kompleksi içeren partnerleri çekebilir. işte burada, yeni bi' paradoks doğuyor. şimdi, sevilmeye görülen ihtiyacı gören partner; burada kişiden etkilendiği için ve ona "layık olduğu" sevgiyi sunmak için kendinden ödün vermeye başlayabilir. çünkü komplikasyon hala oradadır, sadece iyileşme arzusu vardır. kahramanlık kompleksi, başarı ve estetik gibi algıları da içine aldığında - kişinin kendinden çok karşındakini düşünmesi ile sonuçlanacaktır. paradoksu yakaladık mı? borderline öncesinde alıştığı patternden dolayı kendisinden üst olarak görebileceği partnere çekilir. bu "iyi niyet" esasında ilişkiyi baltalayan bi' özellik taşır. peki söz konusu bu olduğunda ne olur? kişi, kendisine gösterilen sevginin gerçekliğinden şüphe eder - çünkü özünde bozuk olan odur. partner, sükutu korumak için - bazı durumları alttan almak durumundadır. yani, kendini daha aciz göstermek durumunadır.

tüm bunlara rağmen, bir şekilde ilişki yürümekteyse; taraflar stressorlerin ortaya çıkarabileceği etkenlere karşı hazırlıklı olmalıdır. borderline, zaten şüphe ettiği sevgiyi göremeyince - kaçıngan bir kişiliğe bürünebilir. bu bağlamda, kişilerin iletişimi büyük önem taşır. uzun mesafe ilişkileri, kişisel cehennem gibidir. taraflar birbirini uzun süre görmediyse; ilişkinin varlığı silikleşebilir.

sorunlara karşı tolerans epey düşük olduğu için - tekrarlanan stres faktörleri ya da daha majör bir sorun; iyileşmeyi durdurup - komplikasyonu tekardan alevleyen bir halde getirebilir. burada da, borderline - zihnini rahatlatmak ve tekrardan parçalara bölünmemek için; alıştığı patterne dönebilir. bu dönemlerde, madde kullanımı - aşırı alışveriş - aldatma gibi durumlar görülmesi olasıdır. zihin kendini regüle etmek için zevke yönelir. bu geriye dönüş, tekrardan abusive partnerlerin gündeme gelmesini sağlar. zihin kendini kaos ile rahatlatmaya çalışır tekrardan. yani, stressörlerden uzaklaşamamış ve partneri ile temas halinde bulunmayan bir borderline; bütün ilerlemeyi durdurup - tekrardan kendi döngüsü içinde savrulmaya hazır hale gelebilir.

işte, bu başlıkta kendilerine yüzlerce defa sövülmesinin sebebi de bu oluyor. sevmek, kişiyi aciz ve güçsüz gösterebilecek tuzaklarla doludur esasında. bu da bilinç üstünde kişiye duyulan ilgiyi azaltır. borderlineın gün içinde farklı tetikleyicilere maruz kalması; zihnini tekrardan karıştırabilir. örneğin, ailesi ile kavga etmesi - ailesinden bir bireyin hastalığı ya da kaybı; başarılı olmak istediği alanda engebeli bir sürece girmesi etc. eğer borderline, ciddi anlamda bir kırılım yaşamak üzereyse; günlük anxiety nöbetleri, öfke patlamaları ve tepkiler arasındaki değişim zirve yapabilir. örneğin, copy paste yapamadığı için bir bilgisayarı parçalayabilir - yolda bir araç yol vermediği için; gidip kavgaya tutuşabilir ya da kendi zihninde olması gerekenin dışındaki herhangi bir durum, yıkıcı tepkilere sebep olabilir.

işte, bu yüzden de uzak durun denir. çünkü, niyetiniz kendinizce iyi ise; ihtiyaç duyulan sevgiyi verirken, kişinin size olan ilgisini yitirmeniz olasıdır. ha, kişiyi bilinçli olarak maniple ederek ilerlemek istiyorsanız; zaten halihazırda toksik ilişki patternini aktif etmeniz ve olayın en başındaki stressörlerin tekrardan kişinin hayatına girmesini sağlamanız gerekir; zaten amacınız buysa da epey boktan bi' herifsiniz demektir.

bu bağlamda, ilişkinin iki tarafı için de zordur devamlılık. ama unutmamak gerekir ki, kişi size savunmasız yüzünü gösterdiyse; sevgi bekleyen çocuğu bi' şekilde tanıttıysa - o insan gerçektir. ama, kaçış dönemindeki bir borderline; o çocuğu baskılar ve olan şeyleri olmamış - olmayan şeyleri olmuş gibi kabul etmekte sorun görmez. bu da şu demek oluyor ki, travmatik tetikleyiciler devreye girdiğinde - kişi kendi karakterinin tam tersi şeyler yapabilir veya yepyeni bir insana dönüşebilir (çoklu kişilik bozukluğunun tetiklenmesi - ileri stressörlerin baskısı altında gerçekleşebilir.)

yani, yapamazlar sevgi ile. sevilmediklerine inanırlar çünkü sevilecek kişiler değillerdir bilinç üstlerinde. bolca paradoks ve bolca kaos kaderdir; stressörler ortadan kalkmaz ise.

hak ettiği çocukluğu yaşamış olmalarını dileyin ve çocuk yaparken erken yaşlardaki tecrübelerin koca bir hayatı etkileme potansiyeli olduğunu hatırlayarak; sevin çocuklarınızı.

sonuçta ne demiş şair?

all we need is love. (bi' de kedi).
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"borderline kişilik bozukluğu" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim