orijinal adı: the picture of dorian gray
yazar: oscar wilde
yayım yılı: 1890
oyun yazarı olan oscar wilde'ın tek romanıdır. fiziki olarak son derece güzel bir insan olan dorian gray'e hayranlık duyan basil hallward'ın yapmış olduğu portre üzerinden anlatıma sahip felsefi bir eserdir.
yazar: oscar wilde
yayım yılı: 1890
oyun yazarı olan oscar wilde'ın tek romanıdır. fiziki olarak son derece güzel bir insan olan dorian gray'e hayranlık duyan basil hallward'ın yapmış olduğu portre üzerinden anlatıma sahip felsefi bir eserdir.
- dünya kitap dergisi, 2014 yılın çeviri kitabı ödülü [ülker ince]
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "caesar" tarafından 22.11.2020 22:25 tarihinde açılmıştır.
41.
ceku hazırsan yazalım balım.
isim hafızam sıfır.
dolayısıyla yazarken kitabı özet çıkarır gibi anlatmaktan ziyade bana hissettirdiklerinden bahsedeceğim.
öncelikle bu kitap bana, yazarın kendi kibrini yansıttığı izlenimini bıraktı. bundan dolayı duyduğu rahatsızlığı ölümsüz bir karaktere dönüştürmüş.
aynı zamanda iflah olmaz bir marjinal olduğu için, sanatın popülerleşmesini ve herkesçe kabul gören eserleri yadsımış gibi geldi.
insanın içindeki şiddeti, acımasızlığı da dibine kadar hissettirmiş ki, bu da yaşadığı dönemde diğer insanların ona karşı davranışlarına duyduğu bir öfke sanırım.
çok geç okuduğum bir kitaptı. aslında daha önce okumaya yeltenmiştim ama sıkılıp yarıda bıraktım.
şimdi anlıyorum ki, zamanı değilmiş. zamanım değilmiş.
yazarın eşcinsel olduğu haricinde, hayat hikayesine hakim değilim. dolayısıyla yazdıklarımın gerçeklik payı çok fazla olmayabilir.
ama kitap bana bir romandan çok bir isyan gibi geldi.
o kadar kuvvetli ve o kadar etkili ki, bu dönemde bile popüler olmasına şaşmamalı.
yazar bundan hoşlanır mıydı bilemedim. bence daha çok insana ulaştığı için gururlanırdı ama bunu asla dile getirmezdi.
isim hafızam sıfır.
dolayısıyla yazarken kitabı özet çıkarır gibi anlatmaktan ziyade bana hissettirdiklerinden bahsedeceğim.
öncelikle bu kitap bana, yazarın kendi kibrini yansıttığı izlenimini bıraktı. bundan dolayı duyduğu rahatsızlığı ölümsüz bir karaktere dönüştürmüş.
aynı zamanda iflah olmaz bir marjinal olduğu için, sanatın popülerleşmesini ve herkesçe kabul gören eserleri yadsımış gibi geldi.
insanın içindeki şiddeti, acımasızlığı da dibine kadar hissettirmiş ki, bu da yaşadığı dönemde diğer insanların ona karşı davranışlarına duyduğu bir öfke sanırım.
çok geç okuduğum bir kitaptı. aslında daha önce okumaya yeltenmiştim ama sıkılıp yarıda bıraktım.
şimdi anlıyorum ki, zamanı değilmiş. zamanım değilmiş.
yazarın eşcinsel olduğu haricinde, hayat hikayesine hakim değilim. dolayısıyla yazdıklarımın gerçeklik payı çok fazla olmayabilir.
ama kitap bana bir romandan çok bir isyan gibi geldi.
o kadar kuvvetli ve o kadar etkili ki, bu dönemde bile popüler olmasına şaşmamalı.
yazar bundan hoşlanır mıydı bilemedim. bence daha çok insana ulaştığı için gururlanırdı ama bunu asla dile getirmezdi.
devamını gör...
