erkek yazarlardan kadın yazarlara sorular
başlık "o bir kuş" tarafından 21.11.2020 18:19 tarihinde açılmıştır.
61.
51.#187913
erkeklerdeki uzun boy takıntınız kendi kısalığınızdan dolayı mı?kendine ve vücuduna hiç bakmayan kızlar neden kendini aşırı güzel sanıyor?camdan dışarı çıkıp cam silerken korkmuyor musunuz?
-evet, aslında biraz da o yüzden, içgüdüsel olarak insan kendinde olmayanı arayabiliyor.evrimsel süreçte de içimizde bu güdü oluşmuş olabilir.yaşam şartlarının daha zor olduğu ve silahın icat edilmediği zamanlarda kol gücü daha önemli. o dönemlerden itibaren bu tarz tercihler yapmaya evrilmiş olabiliriz. ama günümüzde kol gücü iş görmediği için asıl güç kaynağı zeka ve para.hemcinslerim de yavaş yavaş o güç kaynağını daha çok önemsemeye başladı. ali ağaoğlu'nun acun'un falan bir kadını elde etme potansiyeli çok yüksek mesela.
olaya işin estetik boyutu açısından bakacak olursak kimi erkekler gibi kimi kadınlar da uzun karşı cinsini tercih ediyor.boyu hiç önemsemeyen hemcinslerim de var, öncelik olarak görenler de.bana biraz da güzelliği, yakışıklılığı ayrıcalıklı bir hale getirmek için toplumda az bulunan özellikler güzellik olarak tanımlanıyor gibi geliyor. türkiye'de de malum, uzun insan az. aynı sarışınlık falan gibi bir şey yani boy da. avrupa'ya giden arkadaşlarım esmerliklerinin çok ilgi gördüğünü söylemişti mesela.çünkü insanlar açık tene sarışınlığa alışmış orada.
-kadınların kendini aşırı güzel sanması bence erkeklerin cinsel açık çektiği için kadınlara gerekenden fazla ilgi göstermesiyle ilgili. bir de kadınlar hep edilgen olmaya alışmış.elde edilen, tavlanan, peşinden koşulan, çok sevilen. erkeklerden bir eylem, aksiyon bekliyorlar. o yüzden kendilerini ağırdan satabiliyorlar.
-ben korkuyorum. camın dışındaki mermere çok basmamak gerekiyor zaten. dış kuvvetlerden dolayı aşınma ihtimali yüksek. kendimizi bilmemkaç kat aşağıda bulabiliriz.
erkeklerdeki uzun boy takıntınız kendi kısalığınızdan dolayı mı?kendine ve vücuduna hiç bakmayan kızlar neden kendini aşırı güzel sanıyor?camdan dışarı çıkıp cam silerken korkmuyor musunuz?
-evet, aslında biraz da o yüzden, içgüdüsel olarak insan kendinde olmayanı arayabiliyor.evrimsel süreçte de içimizde bu güdü oluşmuş olabilir.yaşam şartlarının daha zor olduğu ve silahın icat edilmediği zamanlarda kol gücü daha önemli. o dönemlerden itibaren bu tarz tercihler yapmaya evrilmiş olabiliriz. ama günümüzde kol gücü iş görmediği için asıl güç kaynağı zeka ve para.hemcinslerim de yavaş yavaş o güç kaynağını daha çok önemsemeye başladı. ali ağaoğlu'nun acun'un falan bir kadını elde etme potansiyeli çok yüksek mesela.
olaya işin estetik boyutu açısından bakacak olursak kimi erkekler gibi kimi kadınlar da uzun karşı cinsini tercih ediyor.boyu hiç önemsemeyen hemcinslerim de var, öncelik olarak görenler de.bana biraz da güzelliği, yakışıklılığı ayrıcalıklı bir hale getirmek için toplumda az bulunan özellikler güzellik olarak tanımlanıyor gibi geliyor. türkiye'de de malum, uzun insan az. aynı sarışınlık falan gibi bir şey yani boy da. avrupa'ya giden arkadaşlarım esmerliklerinin çok ilgi gördüğünü söylemişti mesela.çünkü insanlar açık tene sarışınlığa alışmış orada.
-kadınların kendini aşırı güzel sanması bence erkeklerin cinsel açık çektiği için kadınlara gerekenden fazla ilgi göstermesiyle ilgili. bir de kadınlar hep edilgen olmaya alışmış.elde edilen, tavlanan, peşinden koşulan, çok sevilen. erkeklerden bir eylem, aksiyon bekliyorlar. o yüzden kendilerini ağırdan satabiliyorlar.
-ben korkuyorum. camın dışındaki mermere çok basmamak gerekiyor zaten. dış kuvvetlerden dolayı aşınma ihtimali yüksek. kendimizi bilmemkaç kat aşağıda bulabiliriz.
devamını gör...
62.
(bkz: hayırlı forumlar)
devamını gör...
63.
58.#188056
köse değilim ama merak ettiğim bir soru, erkekte sakal olması talebi nereden doğdu ?
ilk kim düşündü böyle birşeyi ?
kirli sakal değil de hacı sakalı seven kızlar türedi bir dönem.
kendi adıma cevap vermek gerekirse sakallı erkekler sanki köse erkeklere göre daha fazla erkeklik hormonu salgılıyor gibi falan geliyor.erkekliği pekiştiren ve sağlıklılığa, canlılığa işaret eden bir özellik gibi benim için.
köse değilim ama merak ettiğim bir soru, erkekte sakal olması talebi nereden doğdu ?
ilk kim düşündü böyle birşeyi ?
kirli sakal değil de hacı sakalı seven kızlar türedi bir dönem.
kendi adıma cevap vermek gerekirse sakallı erkekler sanki köse erkeklere göre daha fazla erkeklik hormonu salgılıyor gibi falan geliyor.erkekliği pekiştiren ve sağlıklılığa, canlılığa işaret eden bir özellik gibi benim için.
devamını gör...
64.
çoğu hemcinsimde öyle bir durum gözlemlemedim. temizlik, nezaket, sadakat gibi şeyler daha çok ön plana çıkıyor. ama bir keresinde bir arkadaşıma flörtüm tarafından terk edildiğim için dert yanarken bana "boşver zaten o çocuğun götü yoktu." demişti. çok gülmüştüm ama bir yandan da garipsemiştim. flörtüme alıcı gözle bakmış, poposuna kadar. mesela o öyle deyinceye kadar poposuna bakmak hiç aklıma gelmemişti.
devamını gör...
65.
1 gün çok samimi 1 gün soğuk davranmanızın amacı ne? ayrıca konuştuğunuz erkekleri neden bize anlatma ihtiyacı hissediyosunuz?
devamını gör...
66.
6.#44151
hiç ayakta işemeye çalıştın mı?
umumi alafranga tuvaletlerde oturmak iğrenç geldiği için genelde çişimi ayakta yapıyorum. ayakta derken popom yakın oluyor ama oturmuyorum.
hiç ayakta işemeye çalıştın mı?
umumi alafranga tuvaletlerde oturmak iğrenç geldiği için genelde çişimi ayakta yapıyorum. ayakta derken popom yakın oluyor ama oturmuyorum.
devamını gör...
67.
gercek hayatta sorunca incittiğini düşündüğüm bazı soruları şurada savurma imkani veren açık oturum, sinav sahasi, mahşer meydanı.
kendi deneyimlerim ve eş dostun ilişki kurdugu bazı kadınlarda gözlemlediğim bir durum var.
bu kadınlar, genelde toplumsal normlara uygun yetişmis, ancak ömrünün bir yerinde kendini bu klasik düzenin şartlamalarinin dışında konumlamiş insanlar. demek istedigim, 'ben prensesim, erkek beni koruyacak kollayacak' bakiş açısını kırmış, kendini sosyal ortamında bağımsız bir birey olarak var etmiş ya da etmeye çabalayan kadınlar.
yanisi işte okumuş etmiş, bir şeyleri çözmüş ve bence bir parçada aşmışlar.
bunlarla oturur feminist teoriyi konuşur, kadının bağımsızlığını sekteye uğratan ataerkil toplum reflexlerini falan çözümleyebilirsiniz.
fakaaat! soru ve sorun şu: sosyal hayatta kendi kimligini, bağımsızlığını bu kadar güçlü oturtmaya çabalayan kadın, sevgili ilişkisinde yine de erkeğin bir parmak baskın olmasını neden istiyor? neden misal en kritik anda dönüp erkeğin göstereceği yöne bakıyor?
kendi deneyimlerim ve eş dostun ilişki kurdugu bazı kadınlarda gözlemlediğim bir durum var.
bu kadınlar, genelde toplumsal normlara uygun yetişmis, ancak ömrünün bir yerinde kendini bu klasik düzenin şartlamalarinin dışında konumlamiş insanlar. demek istedigim, 'ben prensesim, erkek beni koruyacak kollayacak' bakiş açısını kırmış, kendini sosyal ortamında bağımsız bir birey olarak var etmiş ya da etmeye çabalayan kadınlar.
yanisi işte okumuş etmiş, bir şeyleri çözmüş ve bence bir parçada aşmışlar.
bunlarla oturur feminist teoriyi konuşur, kadının bağımsızlığını sekteye uğratan ataerkil toplum reflexlerini falan çözümleyebilirsiniz.
fakaaat! soru ve sorun şu: sosyal hayatta kendi kimligini, bağımsızlığını bu kadar güçlü oturtmaya çabalayan kadın, sevgili ilişkisinde yine de erkeğin bir parmak baskın olmasını neden istiyor? neden misal en kritik anda dönüp erkeğin göstereceği yöne bakıyor?
devamını gör...
68.
#188575 yazar aeneas,
maalesef benimde gözlemlediğim birşeydir bu, ve çok üzülürüm, 9-10 sene önce, hatırı sayılır bir mağazalar zinciri dünya markasının, "türkiye" birşey, bilmemne müdürlüğü gibi üst düzey bir konumda yönetici bir kadınla tanıştım, arkadaşımızın arkadaşı, iş ortamı değil, bişeyler yiyip içiyoruz...
kadın 42 yaşında bekar, hiç evlilik yapmamış, yurtdışında okumuş, yaşamış çalışmış (kuzeyde baya refah bir ülke) yükselmiş etmiş, gelmiş, ev bulmuş, baba bir semtte, bakın burası çokomelli.. arkadaşı evlendiği için bekar evinin eşyalarını komple vermiş, buda almış... diyorki eşyalara bakmadım bile.. (!)
"ben nasıl olsa >evlenince< yeni eşyalar alıcam kendime,
>o zaman< istediğim gibi güzel şeyler seçerim, alırım, şimdi "niye" alıyım *..."
bakın ikinci el alınabilir, kullanılabilir, burada mevzu, kadının parası var, kendini layık görmüyor, layık olacağı günü bekliyor..
o anda bütün hayranlığımın, soru sorma isteğimin gittiğini, omuzlarımın filan düştüğünü, öylece kaldığımı hatırlıyorum...
peki dedim, başka ne konuşabilirimki kendisiyle, evlenene kadar ve evlendikten sonrası bu kadar farkeden bir insan...
şu anda, tek başınayken güzel bir hayatı hak ettiğini düşünmüyor arkadaş..
evlendiği güne kadar, evleneceği günü bekleyecek.. yani bir erkekle evli olduğunda beğendiği eşyaları alıp üstüne oturmaya hakkı olacak.. bugün hangi eşyalarla yaşadığı önemli değil.. hakkı değil, öyle sanıyor.. ne acı değilmi..
o arkadaşın maaşının 10 da birini filan alıyormuşumdur o zaman bende yalnız yaşıyorum, 40 m2 (yarısı da teras (u: ?)) minicik bir çatı katıydı ama herşeyimi yeni almıştım, ev sıfırdı ama, beyaz eşyaların yarısını ben ödedim istediğim marka olsun diye, mutfağını büyüttüm ettim, ve 2 sene sonra ev sahibine bıraktım, herkesin uygun bişey al, ikinci el ucuz bişeyler al, demesine sinir oluyordum, niye ucuz eşyalar kullanayım ya, niye değersiz eşyalar kullanayım, istediğim beğendiğim şeyleri ucuza mal etmeye çalışabilirim, o başka,
o zamanlar kafamı kurcalayan birçok şeyin adını koyamamıştım, ama bugün daha iyi biliyorumki, bize çocukluğumuzdan başlayarak öğretilen, isteyerek veya istemeyerek bilinçaltımıza sokulan birçok şey yan lış... hemde çok yanlış...
kendini iyi şeylere layık görmeyen, iyi insanlara, iyi erkeklere layık görmeyen, çalışkan başarılı, akıllı kadınların, bir yerde artık uyanması gereken bir konu bu..
bir ilişki, kadın, erkek, arkadaş, sevgili, aile.. nasıl olmalı, doğrusu nedir, kimin neye hakkı vardır, neye hakkı yoktur, bunlar bize öğretilmiyor maalesef..
kendi kendine öğrenmek de baya zaman alıyor...
"4/4 lük kadınlar görüyorum, güzellik, zerafet, şıklık, entelektüel birikim vs. fakat at hırsızı görünümlü, 100 kelime ile hayatını idame eden tiplere bağlanıp aşk acısı çekiyorlar, insan insanla sınanıyor demekki..."
nejat işler
maalesef benimde gözlemlediğim birşeydir bu, ve çok üzülürüm, 9-10 sene önce, hatırı sayılır bir mağazalar zinciri dünya markasının, "türkiye" birşey, bilmemne müdürlüğü gibi üst düzey bir konumda yönetici bir kadınla tanıştım, arkadaşımızın arkadaşı, iş ortamı değil, bişeyler yiyip içiyoruz...
kadın 42 yaşında bekar, hiç evlilik yapmamış, yurtdışında okumuş, yaşamış çalışmış (kuzeyde baya refah bir ülke) yükselmiş etmiş, gelmiş, ev bulmuş, baba bir semtte, bakın burası çokomelli.. arkadaşı evlendiği için bekar evinin eşyalarını komple vermiş, buda almış... diyorki eşyalara bakmadım bile.. (!)
"ben nasıl olsa >evlenince< yeni eşyalar alıcam kendime,
>o zaman< istediğim gibi güzel şeyler seçerim, alırım, şimdi "niye" alıyım *..."
bakın ikinci el alınabilir, kullanılabilir, burada mevzu, kadının parası var, kendini layık görmüyor, layık olacağı günü bekliyor..
o anda bütün hayranlığımın, soru sorma isteğimin gittiğini, omuzlarımın filan düştüğünü, öylece kaldığımı hatırlıyorum...
peki dedim, başka ne konuşabilirimki kendisiyle, evlenene kadar ve evlendikten sonrası bu kadar farkeden bir insan...
şu anda, tek başınayken güzel bir hayatı hak ettiğini düşünmüyor arkadaş..
evlendiği güne kadar, evleneceği günü bekleyecek.. yani bir erkekle evli olduğunda beğendiği eşyaları alıp üstüne oturmaya hakkı olacak.. bugün hangi eşyalarla yaşadığı önemli değil.. hakkı değil, öyle sanıyor.. ne acı değilmi..
o arkadaşın maaşının 10 da birini filan alıyormuşumdur o zaman bende yalnız yaşıyorum, 40 m2 (yarısı da teras (u: ?)) minicik bir çatı katıydı ama herşeyimi yeni almıştım, ev sıfırdı ama, beyaz eşyaların yarısını ben ödedim istediğim marka olsun diye, mutfağını büyüttüm ettim, ve 2 sene sonra ev sahibine bıraktım, herkesin uygun bişey al, ikinci el ucuz bişeyler al, demesine sinir oluyordum, niye ucuz eşyalar kullanayım ya, niye değersiz eşyalar kullanayım, istediğim beğendiğim şeyleri ucuza mal etmeye çalışabilirim, o başka,
o zamanlar kafamı kurcalayan birçok şeyin adını koyamamıştım, ama bugün daha iyi biliyorumki, bize çocukluğumuzdan başlayarak öğretilen, isteyerek veya istemeyerek bilinçaltımıza sokulan birçok şey yan lış... hemde çok yanlış...
kendini iyi şeylere layık görmeyen, iyi insanlara, iyi erkeklere layık görmeyen, çalışkan başarılı, akıllı kadınların, bir yerde artık uyanması gereken bir konu bu..
bir ilişki, kadın, erkek, arkadaş, sevgili, aile.. nasıl olmalı, doğrusu nedir, kimin neye hakkı vardır, neye hakkı yoktur, bunlar bize öğretilmiyor maalesef..
kendi kendine öğrenmek de baya zaman alıyor...
"4/4 lük kadınlar görüyorum, güzellik, zerafet, şıklık, entelektüel birikim vs. fakat at hırsızı görünümlü, 100 kelime ile hayatını idame eden tiplere bağlanıp aşk acısı çekiyorlar, insan insanla sınanıyor demekki..."
nejat işler
devamını gör...
69.
sevgili hanımlar.
sizlere sormak istediğim bir çuval soru var.
ancak içinde yaşadığımız malumun afrikası ve andavallar cennetini anımsayınca soru sormama gerek kalmıyor tüm yanıtlar apaçık görülüyor. durumun üzücü yanı bu problemin katlanarak artıyor oluşu.
bunun geleceğe dair planlamalara çok büyük etkileri var ne yazıkki. bu problem hepimizin. çözülebilmesi için sizce ne yapmak gerekir?
hepinize çok sevgiler.
ha bide threesome yaptınız mı? :d
sizlere sormak istediğim bir çuval soru var.
ancak içinde yaşadığımız malumun afrikası ve andavallar cennetini anımsayınca soru sormama gerek kalmıyor tüm yanıtlar apaçık görülüyor. durumun üzücü yanı bu problemin katlanarak artıyor oluşu.
bunun geleceğe dair planlamalara çok büyük etkileri var ne yazıkki. bu problem hepimizin. çözülebilmesi için sizce ne yapmak gerekir?
hepinize çok sevgiler.
ha bide threesome yaptınız mı? :d
devamını gör...
70.
#188750
başta iyi gidipde sonda batırmışsın be ama sen kemeri kapmışsındır
başta iyi gidipde sonda batırmışsın be ama sen kemeri kapmışsındır
devamını gör...
71.
türkiye'deki mevcut şartlara istinaden, hayatta kalmayı nasıl başarabiliyorsunuz şeklindeki soru. zor zanaattır. abazası, sapığı, tacizcisi, müptelası, takıntılısı ne ararsan mevcut.
devamını gör...
72.
#188746 girdiye cevaben: evlilik çok ciddi bir adım ve biraz da ürpertici (çünkü o kadar hazırlık, ailelerin tanışması, akrabalar, boşanmanın ayrı dert olması.) bence insanlar bu kadar ciddi bir kararı tamamen kendileri vermeliler. kimsenin hayatını mahvetme ihtimaline girmeye hiç gerek yok.
devamını gör...
73.
uzun boy kadınların büyük kısmının dikkatini çeken bir özellik bunun cevabı ise insancıl içgüdüden kaynaklanıyor.
örneğin geniş kalça kolay doğum yapabilme kapasitesini ya da kabarık saç ve ya iri göğüs doğurganlığı simgeliyor bu nedenle erkekler farkında olmadan üreme içgüdüsünün yönettiği bir bilinçaltıyla seçimlerini gerçekleştiriyor.
aynı şey kadınlar için de geçerli bir durum.uzun boy da kadınlar için ileride doğacak yavruların genetiğini etkileyecek bir etmen olduğundan onlar da bilinçaltının yönettiği seçim durumuyla karşılaşıyorlar.(bkz: meja)
örneğin geniş kalça kolay doğum yapabilme kapasitesini ya da kabarık saç ve ya iri göğüs doğurganlığı simgeliyor bu nedenle erkekler farkında olmadan üreme içgüdüsünün yönettiği bir bilinçaltıyla seçimlerini gerçekleştiriyor.
aynı şey kadınlar için de geçerli bir durum.uzun boy da kadınlar için ileride doğacak yavruların genetiğini etkileyecek bir etmen olduğundan onlar da bilinçaltının yönettiği seçim durumuyla karşılaşıyorlar.(bkz: meja)
devamını gör...
74.
devamını gör...
75.
alp er tunga öldi mü?
ıssız ajun kaldı mu?
ödlek öçin aldı mu?
ıssız ajun kaldı mu?
ödlek öçin aldı mu?
devamını gör...
76.
neden hep keko erkeklerle sevgili oluyorsunuz? sonra sizi aldatınca , küfür edince erkekleri kötülüyorsunuz? neden hep yanlış tercih? en ufak tartışmada feminizm'e sığınıp cinsiyet eşitliğini dile getiriyorsunuz? peki siz erkekleri kötülerken cinsiyetçilik yapmıyor musunuz? neden feminist gibi görünmeye çalışıyorsunuz? işinize gelmeyince "bir kadına sorulur mu bu?" diyorsunuz ama başka her konuda cinsiyet eşitliğinden yanasınız. yani herkes için söylemiyorum bunu.
devamını gör...
77.
çilek kokan var mı aranızda.
siyah ince külotlu çorap giyeniniz varsa allahına kurban, kim doğurduysa allah razı olsun bu bayanı.
siyah ince külotlu çorap giyeniniz varsa allahına kurban, kim doğurduysa allah razı olsun bu bayanı.
devamını gör...
78.
seviyorum dedikten sonra sevmiyormuş gibi davranmak, sevmiyorum dedikten sonra seviyormuş gibi yapmak zor olmuyor mu?
ben bunu yazarken bile zorlanıyorum.
ben bunu yazarken bile zorlanıyorum.
devamını gör...
79.
tipe ve paraya baktığınızı bilmeyen yokken halen daha efendi erkek yalanına kendiniz inanıyor musunuz?
devamını gör...
80.
#190682 tanıma cevaben;
kendi ayaklarının üstünde durmayı bilen insanlar parayla ilgilenmez genelde, siz böylelerini bulamamışsınız. tip içinse herkes tiple ilgilenmiyorum dese de tanışmadan fikri oluşturan tiptir. herkes de *beğendiği birini ister ve bu en tabii hakkıdır. fakat herkes de manken beklemiyor yani sadece kendi güzellik algısına uysun istiyor.
kendi ayaklarının üstünde durmayı bilen insanlar parayla ilgilenmez genelde, siz böylelerini bulamamışsınız. tip içinse herkes tiple ilgilenmiyorum dese de tanışmadan fikri oluşturan tiptir. herkes de *beğendiği birini ister ve bu en tabii hakkıdır. fakat herkes de manken beklemiyor yani sadece kendi güzellik algısına uysun istiyor.
devamını gör...