21.
"bir kadın ya feministtir ya da mazoşist.”
-gloria steinen
-gloria steinen
devamını gör...
22.
hiç erkek çocuğu olup feminist olanı görmedim. sanırım kız bebek doğurduktan ve kız doğduktan sonra insan hakkını aramak istiyor. yapay feministlerden değil gerçek feministlerden olacaksa neden olmasın?
devamını gör...
23.
görüyorum ki hala birçok insan feminizmi ve feministlerin asıl gayelerini anlayamamış, tanımlar çok acı bir şekilde bunu yansıtıyor. herkesin bildiği tanımlarla sıkmak istemesem de konuyu bir öneri olarak "mary wollstonecraft" adlı feminizm'in resmi doğuşundan önce kadın haklarını ve kadınların eğitim haklarını savunan bu kişiliği araştırmalarını tavsiye edebilirim. yine de kendimi tutamayarak şunu söylemek istiyorum. feminizm erkek düşmanlığı demek değildir, cinsiyetçiliğe karşı bir dik duruştur. buna göre bir erkeğinde feministim demesi gayet normal ve motive edicidir.
devamını gör...
24.
feminizm; cinsiyet farketmeksizin insanların sosyal, siyasal, toplumsal ve idari haklarınının eşit olduğunu savunan yaklaşımdır. aydınlanma döneminde kadınlar tarafından ortaya çıkarılmıştır. tüm cinsiyetlerin eşitliğini savunsada temel olarak kadını ele alır. zaten kelimenin kökü latince olan femineden geliyor. kadınların maruz kaldığı haksızlık ve eşitsizliğe tepki olarak doğmuştur. ancak bu demek değildir ki kadınların erkeklerden yüksek olmasını ister. sadece eşitlik ister. her iki cinsiyette (ve lgbt+) feminist olabilir.
devamını gör...
25.
kadınlara bu kadar değer verilmeyen bir ülkede yaşayıp feminist olmak az biledir, diyebileceğim insan tipi.
pardon değer demişim.
erkeklere tanrı gözüyle bakılmasa da yeterlidir.
pardon değer demişim.
erkeklere tanrı gözüyle bakılmasa da yeterlidir.
devamını gör...
26.
feministlik diye bir kavram var anlamıyorum eğer eşitliği savunuyorsanız insan haklarını savunuyorum diyebilirsiniz ama beni rahatsız etmiyor feminazi olmadığı sürece
devamını gör...
27.
sizinqi femnistliq deil
siz hep yanlış anlamışsınız
şöyle yapın
öyle olmaz böyle yapın da
gev gev gev
gına geldi
siz hep yanlış anlamışsınız
şöyle yapın
öyle olmaz böyle yapın da
gev gev gev
gına geldi
devamını gör...
28.
fransa'da ortaya çıkmış olan, siyasal ve toplumsal anlamda kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olması gerektiğini savunup gerçekleştirmeye çalışan fakat günümüzde kadının üstünlüğünü iddia eden güruh tarafından yanlış anlaşılan/bilinen akım.
devamını gör...
29.
işte o üstünlük kimsede olmasın, ne zenginse , ne siyasetçisinde, ne kadınında ne erkeğinde
bu yüzden sadece ve sadeve #insanhakları.
bu yüzden sadece ve sadeve #insanhakları.
devamını gör...
30.
aslında çok hoş, iyi bir amacı ve gayesi olan ancak içinde nefret kusan insanları gördükçe, sadece uzaktan takip edebildiğim oluşum.
devamını gör...
31.
bu şartlar altında hepimizin olması gereken kişi.
devamını gör...
32.
erkekten, kendisinden önce kaç kadınla yattığını dinlemek, hatunların genlerinde olan bişi.
feminişler hiç boşa zırlamasın. çay eşliğinde diğerinin meme tadını dinlerler.
kaburga yüzünden hep.
insan enzimlere yeniliyor be dostlar
feminişler hiç boşa zırlamasın. çay eşliğinde diğerinin meme tadını dinlerler.
kaburga yüzünden hep.
insan enzimlere yeniliyor be dostlar
devamını gör...
33.
bu kavramı yanlış anlamış kişiler olduğunu biliyorum hatta sözlükte de zaman zaman görüyorum. temel hatlarıyla, feminist olmak demek kadın ve erkeklerin sosyal, ekonomik, siyasal vb. açılardan aynı muameleyi* görmesi gerektiğini düşünmek demektir. madem eşitlik neden adı feminizm? dezavantajlı grubu diğeriyle aynı seviyeye çekmek için isim önceliği verilir*. zaten eşitlik sağlandığında bu kavramın önemi kalmayacaktır, gelişmekte olan ülkelerde daha fazla dile getirilmesi bu sebeptendir çünkü önemlidir. aşıldıkça konuşulması gerekmez. biraz açayım:
diyorsunuz ki, ''insana eşitlik diyelim'', iyi niyetinizi anlıyorum ama kadınlara yüz yıllardır uygulanan sistematik baskı var, bunu görmezden gelmek durumun farkında olmadığınızı gösterir. en basitinden açın başıboşlar kısmına bakın, başlıkların çoğu kadınlar üzerine kurulu, forum ve sözlükler kurulduğundan beri* dengesizce yazılar yazılıyor. mesela bir başlıkta milletin bekaretini hadsizce dilinize dolarken bir başlıkta türkiye'deki kadınları aşağılayarak cinselliği tabulaştırdıklarını anlatıyorsunuz*. neden tabulaştırıyorlar acaba. oysa ülkemizdeki ultra medeni kişiler kız kardeşlerini, sevgililerini eşya gibi görmüyor, onları tekeline almak istemiyor ve hoşlanmadığı en ufak şeyde ''kars kaşar peyniri''* demiyor, kıyafetlerine karışmıyor, dayak atmıyor, cinayet işlemiyor. çok tuhaf, aseksüel herhalde bu türk kadınları, ülkelerinde böyle aydın, sekste kendisini üstün görmeyen, kadınların da arzuları olduğunu bilen, normal bulan ve tavır değiştirmeyen erkekler varken cinselliği tabulaştırmışlar. hatta doğu-batı arasına sıkışmış, dengesiz ve cinsiyetçi insandan bol bir şeyi olmayan ülkelerinin her şeyi harika da bir kendileri garip ne hikmetse.
insan hakları tabii ki herkes için önemli; kadın, erkek ya da non-binary kim olursa olsun haksızlığa uğrayan biri varsa savunulmalı, ayrıyeten bu şiddete göz yumulmamalı, yok sayılmamalı. yukarıda bahsettiğim yalnızca işin psikolojik şiddet boyutuydu istisnasız herkes uğruyor*, üstüne bir de fiziksel şiddete uğrayanları düşünün. ne kadar çekilmez hal aldığını görmek için biraz empati kurun. kendi ahlak bekçilerinizi doğurmanın nasıl bir his olduğunu, erkeklere edilen bir avuç küfrün bile kendi cinsiyetinizle alakalı* olduğunu hayal edin.
toplumsal ahlak anlayışı salt dinle alakalıymış gibi görünse de öyle değil. cinsiyet rolleri bizlere öyle bir işlenmiş ki dinsiz olsanız bile bunların bilincinde olmamanız kuvvetle muhtemel. şahsen hayatıma bilinçli kişileri almaya çalışıyorum ki kanser olmayayım, karşımdaki de benim gibi olsa zaten çok rahat olacağım ama beni alttan alttan aşağılık gören biri isterse brad pitt'in genç hali gibi görünsün çekici gelmiyor, ne ilişki için ne arkadaşlık için. neyse ki iyi insanlara denk geliyorum, yerli yabancı güzel ilişkilerim ve arkadaşlıklarım oldu, olacak da. fikirlerinize zıt düşen insanlarla, sağlıksız ilişkilerle vakit kaybetmeyin, feminist değilim diye diye mazoşist olarak bulmayın kendinizi. 7,78 milyar* insan var elbet uygun birileri olacaktır*. en azından bu dönemde kadın olarak doğmanız eskiye nazaran avantajlı, 300 yıl önce doğsaydınız cadı diye yakılabilirdiniz. kendinizin farkına varın ve kendinize saygınız olsun, ne yapıyorsanız önce kendiniz için yapın. kendine saygı duymayan insan köpek muamelesi görüyor.
kendi dönüşlülük zamiri miydi?
diyorsunuz ki, ''insana eşitlik diyelim'', iyi niyetinizi anlıyorum ama kadınlara yüz yıllardır uygulanan sistematik baskı var, bunu görmezden gelmek durumun farkında olmadığınızı gösterir. en basitinden açın başıboşlar kısmına bakın, başlıkların çoğu kadınlar üzerine kurulu, forum ve sözlükler kurulduğundan beri* dengesizce yazılar yazılıyor. mesela bir başlıkta milletin bekaretini hadsizce dilinize dolarken bir başlıkta türkiye'deki kadınları aşağılayarak cinselliği tabulaştırdıklarını anlatıyorsunuz*. neden tabulaştırıyorlar acaba. oysa ülkemizdeki ultra medeni kişiler kız kardeşlerini, sevgililerini eşya gibi görmüyor, onları tekeline almak istemiyor ve hoşlanmadığı en ufak şeyde ''kars kaşar peyniri''* demiyor, kıyafetlerine karışmıyor, dayak atmıyor, cinayet işlemiyor. çok tuhaf, aseksüel herhalde bu türk kadınları, ülkelerinde böyle aydın, sekste kendisini üstün görmeyen, kadınların da arzuları olduğunu bilen, normal bulan ve tavır değiştirmeyen erkekler varken cinselliği tabulaştırmışlar. hatta doğu-batı arasına sıkışmış, dengesiz ve cinsiyetçi insandan bol bir şeyi olmayan ülkelerinin her şeyi harika da bir kendileri garip ne hikmetse.
insan hakları tabii ki herkes için önemli; kadın, erkek ya da non-binary kim olursa olsun haksızlığa uğrayan biri varsa savunulmalı, ayrıyeten bu şiddete göz yumulmamalı, yok sayılmamalı. yukarıda bahsettiğim yalnızca işin psikolojik şiddet boyutuydu istisnasız herkes uğruyor*, üstüne bir de fiziksel şiddete uğrayanları düşünün. ne kadar çekilmez hal aldığını görmek için biraz empati kurun. kendi ahlak bekçilerinizi doğurmanın nasıl bir his olduğunu, erkeklere edilen bir avuç küfrün bile kendi cinsiyetinizle alakalı* olduğunu hayal edin.
toplumsal ahlak anlayışı salt dinle alakalıymış gibi görünse de öyle değil. cinsiyet rolleri bizlere öyle bir işlenmiş ki dinsiz olsanız bile bunların bilincinde olmamanız kuvvetle muhtemel. şahsen hayatıma bilinçli kişileri almaya çalışıyorum ki kanser olmayayım, karşımdaki de benim gibi olsa zaten çok rahat olacağım ama beni alttan alttan aşağılık gören biri isterse brad pitt'in genç hali gibi görünsün çekici gelmiyor, ne ilişki için ne arkadaşlık için. neyse ki iyi insanlara denk geliyorum, yerli yabancı güzel ilişkilerim ve arkadaşlıklarım oldu, olacak da. fikirlerinize zıt düşen insanlarla, sağlıksız ilişkilerle vakit kaybetmeyin, feminist değilim diye diye mazoşist olarak bulmayın kendinizi. 7,78 milyar* insan var elbet uygun birileri olacaktır*. en azından bu dönemde kadın olarak doğmanız eskiye nazaran avantajlı, 300 yıl önce doğsaydınız cadı diye yakılabilirdiniz. kendinizin farkına varın ve kendinize saygınız olsun, ne yapıyorsanız önce kendiniz için yapın. kendine saygı duymayan insan köpek muamelesi görüyor.
kendi dönüşlülük zamiri miydi?
devamını gör...
34.
erkek düşmanı olmayan, eşitlik için mücadele veren kişi. arkadaşlar kimse bugün feminist olmadı, doğduğun andan itibaren feministsin, çünkü sen hakkını savunmazsan kimse savunmayacak. bir kitapta görmüştüm kadınlar hiç katılmadıkları bir savaşın kaybedenleridir kimse bir etikete sığınmak istemez ama çoğu insan mecbur bırakılmış baş kaldırmaya. bizde isterdik hiç böyle terimler, akımlar olmasın ama napalım ataerkil zihniyet zehirli sarmaşık gibi sarmış her yanı. çoğunlukla insan diyerek konuşuyorum çünkü ataerkil zihniyet yalnızca kadına değil erkeklere de büyük ölçüde ağır sorumluluk yükler. tek başına ev geçindirmek, sürekli güçlü olmak, ağlamamak, delikanlı olmak gibi gibi saçmalıklar. yani mücadele hepimizin. utanıp çekinerek söylenecek bir şey değil feministlik, feminist insan kadın olmak zorunda da değildir. ağır sorumluluk altında ezilmek istemeyen, eşit haklara sahip olmak için mücadele veren her birey birazcık feministtir kabul etse de etmese de.
devamını gör...
35.
laf olsun torba dolsun mantığında konuşurlar genelde. çok basit bir örnek veriyorum 2 kadını ve 2 erkeği survivor tarzı bir adaya bırakalım erkekler orada 5 ay bile yaşar kadınlar ise maksimum 1 hafta içinde açlıktan ölür. kadın ve erkek ilk insandan günümüze kadar eşit değildir. sadece kanunlar önünde eşit olurlar. bundan yüzyıllar önce avcılık toplayıcılık zamanı erkekler doğada soyunu devam ettirebilmek için avlanırlardı güçlü olanlar hayatta kalır ve üremeye devam eder güçsüzler ise elenirdi. güçsüz bir insanın doğada ayakta kalma şansı diğer rakiplerine göre çok azdır. buradan hareketle ataerkil düzeni yıkacağız gibi komik söylemlerle kendinizi rezil etmeyin sakın.
devamını gör...
36.
bir amazondan daha tehlikeli değildir.
devamını gör...
37.
bir kadın feminist olmak zorunda değil. feminist olmadığı da mazoşist olduğu anlamına gelmez.
devamını gör...
38.
sebze yemeyen erkeklere verilen isim.
devamını gör...
39.
feminist, feminizm savunucusu. peki feminizm ne anlama geliyor? sadece kadın haklarını savunan ve dile getiren bir ideoloji değildir feminizm. maalesef kadınlar daha fazla ezilen kısmı temsil ettiği için ilk akla gelen kadın hakları. aslında feminizm herkes, her insan içindir. kadınları üstün görmenin değil, kadın erkek eşitliğinin derdindedir. kadınların ve erkeklerin eşitliğini savunan herkes feminizm temsilcisidir.
kadın olarak fazladan bir ayrıcalık istemiyoruz. herhangi bir insanın dini, dili ,ırkı ve cinsiyeti ve de cinsel tercihi daha fazla ya da daha az saygı görmesi anlamına gelmiyor.
bir şarkı bırakıyorum buraya buradan.
kadın olarak fazladan bir ayrıcalık istemiyoruz. herhangi bir insanın dini, dili ,ırkı ve cinsiyeti ve de cinsel tercihi daha fazla ya da daha az saygı görmesi anlamına gelmiyor.
bir şarkı bırakıyorum buraya buradan.
devamını gör...
40.
kadına da erkekler gibi her konuda eşitlik şu bu falan filan diyorlar ama bir kadın inşaatta ya da gece işinde ya da bir maden yatağında nasıl çalışsın ki?* kadın istediğini yapabilir bir erkek gibi deniliyor ama kadının bir erkeğe duygusal yaratılışı dolayısıyla ihtiyaç duyabileceği akıllara pek getirilmiyor. bazı şeyler fazla abartıldığı ve kötüye kullanıldığı için istenmiyor olabilir mi? ülkeye şuna buna bağlamak yerine kadının neslin devamı için doğum yapmak gerekliliği annelik duygusunu tatması, sorumluluk alabilmesi ve cinsel ihtiyacıyla birlikte korunup/ kollanmaya da ihtiyacı vardır. itiraf edelim suriye'den ülkemize savaş zararuriyetiyle gelmiş bir kadını hangi kadın bağrına basıyor? varsa yoksa ülkesinden kaçan hainler,hepsi hırsız bize ne ki onlardan derdi? banane milletin makyajından ama hangi kadın eli kanlı israil ve uygur kardeşlerimize zulüm eden çin malı* kozmetik ürünlerini boykot ederek savaş ve tecavüz altındaki kadınları düşünüyor? varsa yoksa kadının her dediği olsun, kadın erkek rolünü üstlenebilir falan filan. her şeyde denge gerekir. kimse kadın çalışmasın demiyor. kimse meclise girilmesin demiyor.* ama genellikle yaradılış itibariyle konuşkanlık, kıskançlık ve fazlaca duygusal eğilimleri dolayısıyla bir yurt yönetiminde bile üst kademede kadın yöneticiler arasında tartışmalar çıkıyor. bunu önlemek için kız yurtlarında erkek yöneticiler ara görevlere tayin ediliyor. kadının hamilelik sürecini ve özel gün halleri de eklenince kamu görevlerinin bir çocuğunun sekteye uğraşması demek. bu nedenle kadınların hakkı yenilmiyor. yiyenler ve onları afedersiniz mal gibi yataktan yatağa atanlar, para için tv'de araba markalarında bile bir meta gibi kullanan alçaklar var. eğer savaşılacaksa bu tarz konularda savaşılmalı/ hak istenmelidir. onu da ahlaksız pankartlarla * kamuyu ve başka yönetim kademelerini hedef göstererek asıl amaçtan saparak yapılmamalı.
devamını gör...