geceye bir sanat eseri bırak
başlık "allah buyuk harfle başlasın seçenegını seçen adam" tarafından 04.12.2020 03:58 tarihinde açılmıştır.
121.
devamını gör...
122.
bence yüzyılın sanat eseri budur.
falkland adaları, atlas okyanusunun güneyinde, 2000 nüfuslu ingiliz sömürgesidir. en yakın kara arjantin'dir ki o da 480 kilometre uzaklıktadır.
1982 yılında, arjantin'de yönetimi ele geçiren cunta rejimi, adalar üzerinde arjantin'in de hak sahibi olduğunu iddia edip falkland adalarına asker çıkardı.
dönemin ingiltere başbakanı demir leydi lakaplı margaret thatcher, bu duruma tepkisiz kalamazdı. 2 uçak gemisinin desteklediği bir filoyu falkland adalarına yolladı.
arjantin kuvvetlerinin elinde, fransız yapımı exocet füzesi bulunuyordu. bu füzeler sayesinde ingiliz donanması büyük kayıplar vermiş, tam 8 adet gemi vurulmuştu. arjantin saldırılar sırasında sahip olduğu bütün exocet füzelerini kullanmıştı.
bu noktadan sonra savaşın rengi değişti ve arjantin kuvvetleri, güçlü ingiliz donanması karşısında hızlı bir mağlubiyet alarak, falkland adalarını terk etmek zorunda kaldı.
savaş sonrası arjantin'de askeri cunta devrildi. yönetimi siviller devraldı. demir leydi ise savaştan ülke içindeki popülaritesini güçlendirerek ayrıldı.
ama anlatmak istediğim asıl hikaye bu değil tahmin ettiğiniz gibi. hikayemiz yeni başlıyor.
savaştan 4 yıl sonra, meksika'da düzenlenen 1986 dünya kupası çeyrek finalinde, nottingham forest'ın kalecisi peter shilton, manchester united'li bryan robson', barcelona'ya transfer olacak gary lineker ve kasap lakaplı terry butcher gibi önemli oyunculara sahip ingiltere'nin rakibi maradona'lı arjantin olur.(hadi haksızlık yapmayalım, arjantin kadrosunda valdanado, passarella, batista gibi önemli isimler var ancak maradano olduğu sürece benim için arjantin takımı maradona ve 10 arkadaşından ibarettir.)
tahmin edildiği gibi, arjantin halkı için bu bir futbol maçından çok kaybedilen savaşın intikamı olarak görülecektir.
azteca stadındaki bu dev mücadeleyi izlemek üzere, 100 binden fazla futbol sever tribünleri doldurmuştu. maçın ilk yarısı sönük geçti. ingiltere maradona'yı durdurmuş görünüyordu.
ikinci yarı ise maç, maradona'nın esas oğlan olduğu bir filme dönüştü.
maradona, 51. dakikada ingiliz oyuncuları çalımlarla ekarte edip topu takım arkadaşına yolladı. arjantinli oyuncu topu kontrol edemedi ve ingiliz savunmacı topu uzaklaştırmak isterken ters bir vuruş yaptı. top ilahi bir kavis alıp süzülerek kale alanına doğru inerken, pozisyonu takip eden maradona, ingiltere kalecisi shilton ile aynı anda topa zıpladı.
kaleciden önce topa eliyle dokunan maradona, ağlara giden topu kutlarken ingiliz oyuncular hakemin etrafını sarmışlardı. itirazlar fayda etmedi hakem golü verdi.
daha sonra maradona'ya bu gol sorulduğunda "biraz maradona'nın kafası, biraz tanrı'nın elinin payı vardı" diyerek cevap verecekti. bu cevaba müteakip, arjantin'de aziz ilan edildi ve maradona kilisesi adlı tarikat kuruldu.(şuan 150'den fazla üyesi var ve tabi ki işin geyiğindeler)
neyse maçımıza geri dönelim. golden tam 4 dakika sonra, kendi yarı alanından aldığı topla ilerleyen maradona, müthiş bir süratle sırasıyla peter beardsley, peter reid, terry butcher ve terry fenwick'ı geçmiş, en son kaleci shilton'u da çalımlayıp topu boş kaleye yuvarlamıştı. bu gol birçok sever tarafından tarihte atılmış en güzel gol olarak kabul görürken, ingiliz spiker durumu çok güzel özetlemiştir: "... and that is why maradona is the greatest player in the world!" (işte bu yüzden dünyanın en büyük oyuncusu maradona)
78. dakikada barnes'ın ortasıyla gelen lineker golü skoru 2-1'e getirse de galibi değiştirmez. ingilizler yeşil sahadan mağlup ayrıldı.
maradona önderliğindeki arjantin 1986 dünya şampiyonasında yarı finalde belçika'yı finalde de batı almanya'yı mağlup ederek şampiyon oldu.
maradona bu maçla birlikte dünya futbol tarihinin en tepesine adını yazdırdı. tabi ki tanrının eli ve sol ayağıyla.
ama arjantin halkı için en önemlisi, falkland adaları'nın intikamı alınmıştı.
falkland adaları, atlas okyanusunun güneyinde, 2000 nüfuslu ingiliz sömürgesidir. en yakın kara arjantin'dir ki o da 480 kilometre uzaklıktadır.
1982 yılında, arjantin'de yönetimi ele geçiren cunta rejimi, adalar üzerinde arjantin'in de hak sahibi olduğunu iddia edip falkland adalarına asker çıkardı.
dönemin ingiltere başbakanı demir leydi lakaplı margaret thatcher, bu duruma tepkisiz kalamazdı. 2 uçak gemisinin desteklediği bir filoyu falkland adalarına yolladı.
arjantin kuvvetlerinin elinde, fransız yapımı exocet füzesi bulunuyordu. bu füzeler sayesinde ingiliz donanması büyük kayıplar vermiş, tam 8 adet gemi vurulmuştu. arjantin saldırılar sırasında sahip olduğu bütün exocet füzelerini kullanmıştı.
bu noktadan sonra savaşın rengi değişti ve arjantin kuvvetleri, güçlü ingiliz donanması karşısında hızlı bir mağlubiyet alarak, falkland adalarını terk etmek zorunda kaldı.
savaş sonrası arjantin'de askeri cunta devrildi. yönetimi siviller devraldı. demir leydi ise savaştan ülke içindeki popülaritesini güçlendirerek ayrıldı.
ama anlatmak istediğim asıl hikaye bu değil tahmin ettiğiniz gibi. hikayemiz yeni başlıyor.
savaştan 4 yıl sonra, meksika'da düzenlenen 1986 dünya kupası çeyrek finalinde, nottingham forest'ın kalecisi peter shilton, manchester united'li bryan robson', barcelona'ya transfer olacak gary lineker ve kasap lakaplı terry butcher gibi önemli oyunculara sahip ingiltere'nin rakibi maradona'lı arjantin olur.(hadi haksızlık yapmayalım, arjantin kadrosunda valdanado, passarella, batista gibi önemli isimler var ancak maradano olduğu sürece benim için arjantin takımı maradona ve 10 arkadaşından ibarettir.)
tahmin edildiği gibi, arjantin halkı için bu bir futbol maçından çok kaybedilen savaşın intikamı olarak görülecektir.
azteca stadındaki bu dev mücadeleyi izlemek üzere, 100 binden fazla futbol sever tribünleri doldurmuştu. maçın ilk yarısı sönük geçti. ingiltere maradona'yı durdurmuş görünüyordu.
ikinci yarı ise maç, maradona'nın esas oğlan olduğu bir filme dönüştü.
maradona, 51. dakikada ingiliz oyuncuları çalımlarla ekarte edip topu takım arkadaşına yolladı. arjantinli oyuncu topu kontrol edemedi ve ingiliz savunmacı topu uzaklaştırmak isterken ters bir vuruş yaptı. top ilahi bir kavis alıp süzülerek kale alanına doğru inerken, pozisyonu takip eden maradona, ingiltere kalecisi shilton ile aynı anda topa zıpladı.
kaleciden önce topa eliyle dokunan maradona, ağlara giden topu kutlarken ingiliz oyuncular hakemin etrafını sarmışlardı. itirazlar fayda etmedi hakem golü verdi.
daha sonra maradona'ya bu gol sorulduğunda "biraz maradona'nın kafası, biraz tanrı'nın elinin payı vardı" diyerek cevap verecekti. bu cevaba müteakip, arjantin'de aziz ilan edildi ve maradona kilisesi adlı tarikat kuruldu.(şuan 150'den fazla üyesi var ve tabi ki işin geyiğindeler)
neyse maçımıza geri dönelim. golden tam 4 dakika sonra, kendi yarı alanından aldığı topla ilerleyen maradona, müthiş bir süratle sırasıyla peter beardsley, peter reid, terry butcher ve terry fenwick'ı geçmiş, en son kaleci shilton'u da çalımlayıp topu boş kaleye yuvarlamıştı. bu gol birçok sever tarafından tarihte atılmış en güzel gol olarak kabul görürken, ingiliz spiker durumu çok güzel özetlemiştir: "... and that is why maradona is the greatest player in the world!" (işte bu yüzden dünyanın en büyük oyuncusu maradona)
78. dakikada barnes'ın ortasıyla gelen lineker golü skoru 2-1'e getirse de galibi değiştirmez. ingilizler yeşil sahadan mağlup ayrıldı.
maradona önderliğindeki arjantin 1986 dünya şampiyonasında yarı finalde belçika'yı finalde de batı almanya'yı mağlup ederek şampiyon oldu.
maradona bu maçla birlikte dünya futbol tarihinin en tepesine adını yazdırdı. tabi ki tanrının eli ve sol ayağıyla.
ama arjantin halkı için en önemlisi, falkland adaları'nın intikamı alınmıştı.
devamını gör...
123.
124.
bacchus,roma mitolojisinin şarap ve doğurganlık tanrısı (yunan mitolojisinde dionysos).michelangelo tarafından 1497'de sadece 21 yaşındayken yapılan bu heykel,bacchus'u bir elinde bir kadehi, diğer elinde üzümleri ve bir faun (yarı insan, yarı keçi) tarafından yavaşça çekilirken tasvir edilmiş
devamını gör...
125.
buraya da onun fotosunu atamam ya kusura bakmayın. herkesin sanat eseri kendine.
devamını gör...
126.

eserin bir adı yok, adını siz gönlünüzde oluşan duygulara göre koyuyorsunuz zira ben öyle yaptım. bana göre bu resmin adı; "bir kahramanlık hikâyesi"
efendim şöyle ki; görmüş olduğunuz fotoğraf 1987 yılından hatıra. fotoğrafta görünen doktor, daha sonra hayatı filmleştirilen ve de aslen polonyalı olan zbigniew religa. okuduklarıma göre hastanın tek yaşama şansı yapılacak kalp nakliydi ancak polonya halkı kalp ameliyatı denince yerlere yattığından daha önce hiç gerçekleştirilememişti. halk kalbi kutsal sayıyor, kötü huylu* birinin kalbi alınırsa kişinin karakterinin değişeceğine inanıyorlardı. doktor regila söylenenleri kulak arkası etti ve koşullara rağmen 23 saat süren upuzun bir ameliyat gerçekleştirdi; operasyon başarılı olmuş, söylentilere kaya gibi sert bir cevap verilmişti.
hayatın insana oynadığı bir oyundur ki sevgili doktorumuz içtiği sigaralar yüzünden 2009 yılında akciğer kanserinden hayatını kaybeder, tedavi ettiği hastası ise ondan daha uzun yaşar. *
fotoğrafta şartların zorluğu da, doktorun* ne denli yorulduğu da açıkça görülüyor. asistanlardan biri yorgunluktan çoktan köşeye çökmüş uyumuş, gözler baygın... sağlık çalışanları iyi ki var dedirtiyor tekrardan. gerçekten, iyi ki varsınız. *
devamını gör...
127.
128.
129.
130.
131.
132.
133.
devamını gör...
134.
135.
136.
137.
138.
139.
140.














