gözlerim bozuk olsa da "aman bu yaşıma kadar gördüklerim çok mu görülmeye değerdi de bundan sonrakiler olsun" diyerekten gözlük takmayı reddedip kurtulduğum sıkıntılardır.
devamını gör...
gözlüğümü çıkardığım zaman hiçbir şey görmüyorum. su, kar, buhar hiçbirisini sevmiyorum. üçünden de nefret etmemin en büyük sebebi gözlüğüme gelmesi çünkü görmemi çok zorlaştırıyor ve bu canımı sıkıyor. gözlüğümün kirlenmesinden ve yamulmasından nefret ediyorum.

"sensiz yaşayamam" cümlesini gözlüğüme söylüyorum çünkü o yokken yaşayamıyorum. çok büyük bir sorun.
devamını gör...
ağlarken göz yaşımı silmek için önce gözlüğü çıkarmam gerek. koyacak yer bulmam gerek. 2 dakika rahat ağlatmıyor ya.
devamını gör...
(bkz: gözlerinin bozuk olması)

maşallah bugün kolay sol framedeki sorular.
devamını gör...
gözlük camının leke olması beni uyuz ediyor.
devamını gör...
maske takarken gözlük buğulanması bu büyük sıkıntıdır.
devamını gör...
fotoğrafların çoğunda gözlüklerim parlamış ve gözlerim gözükmüyor bir şekilde çıkarım.
devamını gör...
ıslanması buhar yapması falan hikaye 3d film izlemeye gitmek gerçek eziyetidir.
devamını gör...
arkadaşım gozluk takıyor ve çoğunlukla yüzünü beraberinde yıkıyor.
devamını gör...
gözüne yumruk yeme ve cam batma ihtimâli.
devamını gör...
gözlük takmak aslında büyük sıkıntı. özellikle yağmur yağıyorsa, bir süre sonra bulanık bir görüşe sahip oluyorsunuz.
makyaj yaptığınızda da gözlük bu makyajı sır gibi saklıyor.
sevmiyorum ama şimdilik dört göz olarak yaşamaya devam edeceğim.
lens almak istedim ama gözleri kurutuyormuş.çizdirme fikri de doğmuştu zihnimde o ara sonra kaldı tabi çoğu plan gibi.

ama gözlüğüm sayesinde bir defasında gözümü kaybetmekten kurtulmuş olabilirim.
kapıyı açarken kafamı yeterince uzak tutmadığım için tam kapının ucu gözlüğüme çarptı ve gözlükten sekerek gözümün üstünde bir yeri çizdi.
eğer olmasaydı tek gözlü kalabilirdim.
bu kadar.
devamını gör...
benim için tek sıkıntısı ne olur ne olmaz diyerekten her zaman yanımda bulundurmam gerektiği. sürekli değil sadece derste slayt açıldığı zamanlar vs çıkarıp takıyorum. derecesi de çok az zaten ama bazen öyle anlar geliyor ki evde bıraktığım için fena sinir oluyorum kendime.

mesela biri önümden geçerken herkes “oha ne kadar yakışıklı biri” dediğinde dönüp yakışıklılık şeysine puan veremiyorum ya da adres tarifinde karışıklıklar yaşıyorum.
(bkz: derdini seveyim butonu)
devamını gör...
uzanarak bir şey izlemek,
yağmurda ıslanma,
burunda tahriş.
devamını gör...
her kavgada yanımda tut şu gözlüğü diyeceğim bir powerbank arkadaş bulundurmak zorunda kalıyordum. çok şükür çizdirdim. evet, artık tek başıma dayak yiyorum.
devamını gör...
kalın camlı veya şişe dibi gözlük sahipleri çok aşağılanmış, dalga ve alay konusu olmuşlardır. bu şekilde gözlük kullanan insanlar erdal inönü benzetmeleri, tipitip ve hüdaverdi pırtık lakaplarına maruz kalmışlardır.
devamını gör...
çiziliyor ve devlette göz randevusu bulmak zor. hatta bir defasında doktor hıyarı beni azarlamıştı kapıyı vurup girdiğim halde.
sanki içeride ameliyata girmiş haspam.
özelde de muayene ücretleri var. sonra git bir de gözlüğe dünyanın parasını ver.

valla bıkmışım he.
devamını gör...
yağmurda yürürken önünü görememek.
devamını gör...
3d filmde çift gözlük kullanmak
devamını gör...
uzağı göremiyorum gözler bozuldu herhal sanıp aslında gözlük camını 6 aydir silmemesi.
devamını gör...
terletmesi ve beyaz tenliyseniz şakaklarda güneş lekesi yapması.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"gözlük takan kişilerin sıkıntıları" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim