241.
242.
243.
244.
245.
246.
247.
248.
249.
devamını gör...
250.
251.
van gogh, 25 yaşındayken, misyonerlik amacıyla belçika, borinage’a gitmiş, fakir madenci bölgesinde rahip yardımcısı olarak çalışmıştı.
“bu madenin işçileri genellikle zayıf, hastalıktan yüzleri solmuş, yorgun, yıpranmış, kavrulmuş ve vaktinden önce ihtiyarlamış adamlar, kadınların da hemen hepsi sapsarı ve solgun. madenin çevresinde madencilerin perişan evleri, dumandan kapkara olmuş birkaç ölü ağaç, dikenli çitler, gübre ve kül yığınları, dağ gibi yığılmış kullanılmaz kömür tozları, vb…" van gogh - "theo'ya mektuplar"
"kömür çuvallarını taşıyan madenci kadınlar", 1881-82
“bu madenin işçileri genellikle zayıf, hastalıktan yüzleri solmuş, yorgun, yıpranmış, kavrulmuş ve vaktinden önce ihtiyarlamış adamlar, kadınların da hemen hepsi sapsarı ve solgun. madenin çevresinde madencilerin perişan evleri, dumandan kapkara olmuş birkaç ölü ağaç, dikenli çitler, gübre ve kül yığınları, dağ gibi yığılmış kullanılmaz kömür tozları, vb…" van gogh - "theo'ya mektuplar"
"kömür çuvallarını taşıyan madenci kadınlar", 1881-82
devamını gör...
252.
253.
254.
madness
devamını gör...
255.
256.
grobnica lorenza medičejskega veličastnega - michelangelo
devamını gör...
257.
devamını gör...
258.
259.
"hiç bir şey görünen dünyadan daha soyut değildir"
giorgio morandi, natürmort, 28 × 45.5 cm, tuval üzerine yağlı boya, 1943

morandi, atölyesinde bulundurduğu, resmine malzeme olacak nesneleri yalnız formlarına göre değil aynı zamanda ton ve dokularına göre de istiflerdi. vazolar eski ve tozlu, opak ya da opal cam veya seramikler, etiketleri yolunmuş ya da yolunmamış sıradan, tozlu, kirli, matlaşmış kutular ve şişeler kullanırdı. aklıyla ve inadıyla, hiç bir dış gerçeğe mutlak bağlı olmadan, üzerine gittiği biçim arayışlarının ve renk tonlamalarının yarattığı, kendine ait anlatım dilini içtenliğiyle oluşturan bir ressamdır o.
giorgio morandi, natürmort, 28 × 45.5 cm, tuval üzerine yağlı boya, 1943

morandi, atölyesinde bulundurduğu, resmine malzeme olacak nesneleri yalnız formlarına göre değil aynı zamanda ton ve dokularına göre de istiflerdi. vazolar eski ve tozlu, opak ya da opal cam veya seramikler, etiketleri yolunmuş ya da yolunmamış sıradan, tozlu, kirli, matlaşmış kutular ve şişeler kullanırdı. aklıyla ve inadıyla, hiç bir dış gerçeğe mutlak bağlı olmadan, üzerine gittiği biçim arayışlarının ve renk tonlamalarının yarattığı, kendine ait anlatım dilini içtenliğiyle oluşturan bir ressamdır o.
devamını gör...
260.
















