261.
madness
devamını gör...
262.
263.
grobnica lorenza medičejskega veličastnega - michelangelo

devamını gör...
264.
jean-léon gérôme-kuyudan çıkan gerçek.

merak edenler için hikayesi; efsaneye göre; bir gün yalan ile gerçek buluşurlar. yalan gökyüzüne bakıp, derin bir nefes aldıktan sonra dönüp gerçek'e:
"bugün hava çok güzel!" der. gerçek, şaşkınlıkla bakar yalan'a. hava gerçekten de güneşli ve cıvıl cıvıldır. şaşkınlığının sebebi ise yalan'ın ilk defa doğruyu söylemesidir. gerçek, bu durumdan memnun bir şekilde yalan'la vakit geçirip, sohbet etmeye devam eder. sohbetin büyüsüne kapılıp bir kuyunun önüne kadar gelmişlerdir. su, o kadar güzel ve berraktır ki yalan yine doğruyu söyleyerek; "su çok güzel! hadi birlikte yüzelim." der. gerçek, kuşkuyla yaklaşarak suya ayağının ucuyla bakar. suyun güzelliği ve yalan'ın doğru söylemesi onu suya girmeye ikna etmiştir. soyunup yüzmeye başlarlar. keyifli kısa bir zamanın ardından yalan, bir anda sudan çıkarak gerçek'in kıyafetlerini kuşanıp, kaçar. gerçek, neye uğradığını şaşırmış ve son derece kızgın bir şekilde sudan çıkarak yalan'ın peşine düşer. yalan, gerçek'in o harikulade kıyafetleri içinde paspallığından arınmış bir şekilde insanların arasına karışır. gerçek ise çırılçıplak bir halde yalan'ı ararken ayıplanır. onu gören insanlar, böyle çıplak bir şekilde dolaşmasını densizlik olarak bulup hor görürler. son derece utanan gerçek, insanların arasından kaçıp tekrar kuyuya geri döner ve kuyunun derinliklerinde sonsuza kadar saklanır. yalan ise arsız bir şekilde gerçek'in o muhteşem sureti içinde yüzyıllarca dolaşmaya devam eder.
işte dünya da çıplak gerçeği görmek istemeyip kuyunun dibine mahkum eden insanoğlu, yalanın her haline hayran bir şekilde yaşamını sürdürmüştür.

merak edenler için hikayesi; efsaneye göre; bir gün yalan ile gerçek buluşurlar. yalan gökyüzüne bakıp, derin bir nefes aldıktan sonra dönüp gerçek'e:
"bugün hava çok güzel!" der. gerçek, şaşkınlıkla bakar yalan'a. hava gerçekten de güneşli ve cıvıl cıvıldır. şaşkınlığının sebebi ise yalan'ın ilk defa doğruyu söylemesidir. gerçek, bu durumdan memnun bir şekilde yalan'la vakit geçirip, sohbet etmeye devam eder. sohbetin büyüsüne kapılıp bir kuyunun önüne kadar gelmişlerdir. su, o kadar güzel ve berraktır ki yalan yine doğruyu söyleyerek; "su çok güzel! hadi birlikte yüzelim." der. gerçek, kuşkuyla yaklaşarak suya ayağının ucuyla bakar. suyun güzelliği ve yalan'ın doğru söylemesi onu suya girmeye ikna etmiştir. soyunup yüzmeye başlarlar. keyifli kısa bir zamanın ardından yalan, bir anda sudan çıkarak gerçek'in kıyafetlerini kuşanıp, kaçar. gerçek, neye uğradığını şaşırmış ve son derece kızgın bir şekilde sudan çıkarak yalan'ın peşine düşer. yalan, gerçek'in o harikulade kıyafetleri içinde paspallığından arınmış bir şekilde insanların arasına karışır. gerçek ise çırılçıplak bir halde yalan'ı ararken ayıplanır. onu gören insanlar, böyle çıplak bir şekilde dolaşmasını densizlik olarak bulup hor görürler. son derece utanan gerçek, insanların arasından kaçıp tekrar kuyuya geri döner ve kuyunun derinliklerinde sonsuza kadar saklanır. yalan ise arsız bir şekilde gerçek'in o muhteşem sureti içinde yüzyıllarca dolaşmaya devam eder.
işte dünya da çıplak gerçeği görmek istemeyip kuyunun dibine mahkum eden insanoğlu, yalanın her haline hayran bir şekilde yaşamını sürdürmüştür.
devamını gör...
265.
devamını gör...
266.
267.
"hiç bir şey görünen dünyadan daha soyut değildir"
giorgio morandi, natürmort, 28 × 45.5 cm, tuval üzerine yağlı boya, 1943

morandi, atölyesinde bulundurduğu, resmine malzeme olacak nesneleri yalnız formlarına göre değil aynı zamanda ton ve dokularına göre de istiflerdi. vazolar eski ve tozlu, opak ya da opal cam veya seramikler, etiketleri yolunmuş ya da yolunmamış sıradan, tozlu, kirli, matlaşmış kutular ve şişeler kullanırdı. aklıyla ve inadıyla, hiç bir dış gerçeğe mutlak bağlı olmadan, üzerine gittiği biçim arayışlarının ve renk tonlamalarının yarattığı, kendine ait anlatım dilini içtenliğiyle oluşturan bir ressamdır o.
giorgio morandi, natürmort, 28 × 45.5 cm, tuval üzerine yağlı boya, 1943

morandi, atölyesinde bulundurduğu, resmine malzeme olacak nesneleri yalnız formlarına göre değil aynı zamanda ton ve dokularına göre de istiflerdi. vazolar eski ve tozlu, opak ya da opal cam veya seramikler, etiketleri yolunmuş ya da yolunmamış sıradan, tozlu, kirli, matlaşmış kutular ve şişeler kullanırdı. aklıyla ve inadıyla, hiç bir dış gerçeğe mutlak bağlı olmadan, üzerine gittiği biçim arayışlarının ve renk tonlamalarının yarattığı, kendine ait anlatım dilini içtenliğiyle oluşturan bir ressamdır o.

devamını gör...
268.
269.
devamını gör...
270.
271.
272.
devamını gör...
273.

26 bin 500 gerçek çiçeğin yer aldığı ambrosius bosschaert the elder‘ın ünlü eserine saygı duruşu niteliğinde olan yaklaşık 30 çiçekçinin iki gün boyunca koşturduğu projede 26 farklı çiçek türüne ve 37 farklı renge yer verilen güzel canlı eser.
hollandalılar'dan 5 gün yaşayacak, canlı sanat eseri.
devamını gör...
274.
275.
devamını gör...
276.
277.
278.
279.
280.