41.
boğaziçi üniversitesi’nden prof. dr. murat türkeş, türkiye’de artan sıcaklıklar, değişen yağış rejimi ve olası güçlü el niño etkisiyle bu yaz yeni sıcaklık rekorlarının görülebileceğini, uzun vadede ise kuraklaşmanın kritik bir eşik yaratabileceğini söyledi
boğaziçi üniversitesi iklim değişikliği ve politikaları uygulama ve araştırma merkezi yönetim kurulu üyesi prof. dr. murat türkeş, türkiye’de son yıllarda özellikle sonbahar ve kış yağışlarının belirgin biçimde azaldığını belirtti.
türkeş, sıcaklıkların artması, buharlaşmanın yükselmesi ve yağış rejimindeki değişimle birlikte kuraklaşmanın giderek güçlendiğini ifade etti. uzun vadeli iklim senaryolarına işaret eden türkeş, 2040 sonrası orta ve kötü senaryolarda türkiye’de bugün görülmeyen “tam kurak” iklim koşullarının ortaya çıkma olasılığı bulunduğunu söyledi. bu durumun, kurak ve çöl iklimine benzer koşulların geniş alanlarda kalıcı hale gelmesi anlamına geldiğini belirtti.
suriye'deki iklim koşulları türkiye'ye genişleyebilir
türkeş, suriye’nin kuzeyinde bugün gözlenen tam kurak ve çöl benzeri koşulların, iklim değişikliğinin hızlanması halinde türkiye’ye doğru genişleyebileceğini ifade etti. türkiye–suriye sınır hattında şu anda yarı kurak step ikliminin görüldüğünü hatırlatan türkeş, sıcaklık artışı ve yağış rejimindeki bozulmanın devam etmesi halinde bu kurak kuşağın türkiye içine ilerleyebileceğini söyledi.
bu senaryoya göre güneydoğu anadolu’nun geniş kesimleri, türkiye’nin önemli tarım havzalarından biri olan konya havzası ve iç anadolu’nun orta–güney kesimleri, hatta iç batı anadolu ile trakya’nın bazı bölümlerinde kuraklaşmanın artabileceği ifade edildi. türkeş, bu gelişmenin türkiye’nin su kaynakları açısından fiziksel ve ekonomik su kıtlığı yaşayan, zamanla su fakiri olma riski taşıyan bir ülke haline gelmesi anlamına gelebileceğini belirtti.
gazete oksijen

11 haziran 2024
*** *** ***
gazze konusunda gözlerden kaçan bir detay var ki, israel, insanların ve ülkelerin önümüzdeki on yıllarda yaşayacağı pek çok sıkıntıyı gazze'de yaşananlar sayesinde pratik olarak deneyimledi. mesela bunlar iklim krizi, gıda krizi, su krizi, teknolojinin pek insanı işsiz bırakacak olması ve ortaya çıkacak başıboş insanlar, çeşitli sebeplerle sürekli göç etmek zorunda kalacak olan geniş kitleler ve bunlara ne olacağı/bununla nasıl başa çıkılacağı, elektrik ve internet başta olmak üzere enerji ve iletişim araçları olası krizleri, tüm bu saydıklarıma karşı durumu görece daha iyi durumda olacak insanların ilk saydıklarımı yaşayanlara karşı nasıl tepki verecekleri, onlara destek olup olmayacakları...
görüntülü olarak özetle şu: video
abd de 1981 anlaşması sayesinde tüm elde edilen verilerin sahibi olmuştur.
bu sıkıntılara karşı gelecekte neler yapılabileceğini bilen sadece iki ülke var şu anda dünyada.
su krizi, 2 kasım 2025
devamını gör...
42.
israil çöle gömüldüğü gün etkisi azalacaktır.
devamını gör...
43.
cooling crops tarafından geliştirilen yeni teknoloji, bitkilerin sıcaklığını düşürüyor ve verimsizleşen toprağı iyileştiriyor.
rehovot’taki yeruşalim (kudüs) ibrani üniversitesi ziraat fakültesi’nde protein mühendisliği ve nano-biyoteknoloji profesörü olan oded shoseyov, “vizyonumuz ve hayalimiz, dünya’nın sıcaklığını düşürmek,” diyor. “kulağa çılgınca gelebilir, ancak bunu başarmanın tek yolu tarımdan geçiyor.”
geçmişinde uzun bir girişim ve icat listesine sahip seri bir girişimci olan profesör shoseyov, bu fikri gerçeğe dönüştürmeyi amaçlayan, rehovot merkezli küçük bir israel girişimi olan cooling crops'un kurucularından biridir. şirket, bitki sıcaklığını 6 dereceye kadar düşüren, bozulmuş toprakları iyileştiren ve mahsul verimini artıran bir sprey geliştirdi.
şirket, teknolojisinin geniş ölçekte kullanılması halinde, mevcut hiçbir çözümün başaramadığı bir şeyi başarabileceğine inanıyor: halihazırda toprağı işleyen ve verimi artırmak için doğrudan bir teşvike sahip olan çiftçilerden yararlanarak gezegeni soğutmak.
calcalist
iklim krizi inkarcıları kabaca ikiye ayrılıyor. birinci kesim sadece komplo teorilerine ve uydurma hikayelere inanan ve gerçekten de sorun olmadığına inananlar. ikinci kesime donald trump gibi insanlar giriyor. krizin olduğunu kabul eden ancak çıkarları gereği bunu söylemsel olarak inkar edenler. krizi fırsat olarak görenler...
devamını gör...
44.
ülkemiz açısından, akdeniz kuşağında bulunması itibariyle fazladan önem arz eden bir husustur iklim krizi.
dünyanın, sanayi devrimi öncesi döneme kıyasla yüzey sıcaklığında ~1,2°c'lik bir artış söz konusudur. bm nezdinde bu artışın yavaşlaması adına bir dizi önlem alınmaya başlanmış, artışın 2°c'ye ulaşmamasının kritik olduğu kararlaştırılmıştır. bilahare pasifik ada ülkelerinin uğraşları sonucu bu miktar 1,5°c olarak yeniden ifade edilmiştir zira anılan miktarın üzerinde yaşanabilecek potansiyel bir artış söz konusu pasifik ada ülkelerinin, deniz seviyesinde yaşanması öngörülen yükselme neticesinde kısmen veya tamamen sular altında kalma riskini ortaya çıkarmaktadır.
öte yandan akdeniz bölgesi de bu sıcaklık artışından en fazla etkilenen bölgeler arasındadır. türkiye ve diğer çevre akdeniz ülkeleri için yegane sorun çölleşmeye bağlı olarak tarım arazilerinde oluşabilecek negatif etkiler değildir. aynı zamanda fırat, dicle ve asi nehirleri gibi bölgeye yakın sınıraşan akarsu kaynaklarında yaşanabilecek azalmalar, komşu ülkelerle doğrudan bir siyasi gerilime de neden olacaktır. türkiye fırat ve dicle nehirlerinde yukarı, asi nehrinde aşağı kıyıdaş konumda yer alır. ayrıca yine komşu ülkelerde yaşanabilecek potansiyel gıda krizleri yeni düzensiz göç akımlarını meydana getirebilir. dolayısıyla iklim krizi filhakika almanya gibi avrupa ülkeleri için de ayrıca bir tehdittir. mücadele de yalnızca uluslararası işbirliği ile etkili bir şekilde yürütülebilir.
dünyanın, sanayi devrimi öncesi döneme kıyasla yüzey sıcaklığında ~1,2°c'lik bir artış söz konusudur. bm nezdinde bu artışın yavaşlaması adına bir dizi önlem alınmaya başlanmış, artışın 2°c'ye ulaşmamasının kritik olduğu kararlaştırılmıştır. bilahare pasifik ada ülkelerinin uğraşları sonucu bu miktar 1,5°c olarak yeniden ifade edilmiştir zira anılan miktarın üzerinde yaşanabilecek potansiyel bir artış söz konusu pasifik ada ülkelerinin, deniz seviyesinde yaşanması öngörülen yükselme neticesinde kısmen veya tamamen sular altında kalma riskini ortaya çıkarmaktadır.
öte yandan akdeniz bölgesi de bu sıcaklık artışından en fazla etkilenen bölgeler arasındadır. türkiye ve diğer çevre akdeniz ülkeleri için yegane sorun çölleşmeye bağlı olarak tarım arazilerinde oluşabilecek negatif etkiler değildir. aynı zamanda fırat, dicle ve asi nehirleri gibi bölgeye yakın sınıraşan akarsu kaynaklarında yaşanabilecek azalmalar, komşu ülkelerle doğrudan bir siyasi gerilime de neden olacaktır. türkiye fırat ve dicle nehirlerinde yukarı, asi nehrinde aşağı kıyıdaş konumda yer alır. ayrıca yine komşu ülkelerde yaşanabilecek potansiyel gıda krizleri yeni düzensiz göç akımlarını meydana getirebilir. dolayısıyla iklim krizi filhakika almanya gibi avrupa ülkeleri için de ayrıca bir tehdittir. mücadele de yalnızca uluslararası işbirliği ile etkili bir şekilde yürütülebilir.
devamını gör...