181.
genelde ilk adımı ben atardım. ancak artık öyle bir şey yapmayacağım sebebi ise, her ne kadar bu işin kadını erkeği yok hoşlanan isteyen ilk adımı atar lafları her yerde söylense de erkeklerin çoğunluğu için bu ters tepiyor. ulaşmak için uğraşmadıkları kadınların değerini düşük görüyorlar. " ya o kız benden hoşlanıyor da benim aklım diğerinde" diğeri dediği de uzun süredir adım atmaya çalıştığı pas alamadığı kızdır genellikle. uzun lafın kısası, erkeğin sevgisinden emin olmadan ilk adım ikinci adım vs hiçbirini atmamak gerekiyor. yoksa "sen çok iyi bir kızsın ama ben ilişkiye hazır değilim." mesajlarını bolca alırsınız.
devamını gör...
182.
nereye? aya mı ilk adım atmış??
devamını gör...
183.
bir zamanlar ben. e bana denk gelen adamlar da yanlış olunca cepte görülmemek imkansız tabii. yukarıda bir yazar bahsetmiş, kadını erkeği yok diye ama ben de isyan bayraklarını çekip kimseye adım atmamayı seçtim.
devamını gör...
184.
her türlü kazanır.
devamını gör...
185.
g.tüm düşmüyor değil böyle kadınlara. tuttuğunu koparan, çabalayan kadın imajı veriyor.
evlilikte her boku erkeğe yıkıp "bi boku da beceremedin" diyecek kadın tiplemelerinden değilmiş hissiyatı veriyor. *
evlilikte her boku erkeğe yıkıp "bi boku da beceremedin" diyecek kadın tiplemelerinden değilmiş hissiyatı veriyor. *
devamını gör...
186.
gerçekten var böyle bir şey. bana ilk adım atarsanız cebinize uyuşturucu koyar polise ihbar ederim. adamı hemen suçlamayın. yabancı olduğu duyguyu tarif edemez insan. ben de edemedim zamanında. dedim herhalde bu kız evlilik delisi ondan yanaşıyor. alakası da yokmuş ama beni suçlamayın tanımadığım bir duygu için.
devamını gör...
187.
ne istediğini bilmeyen net olmayan kadınlardan 1000 kat iyidir. ama tabi yine de kavga gürle çıkar
devamını gör...
188.
(bkz: işte feraset işte fazilet)
devamını gör...
189.
eğer minnoş bir ciddi ilişki cadısı değilsen yapılmasında hiçbir sakınca yoktur, takıl ghostla ancak bundan olur, badboylardan yıldım kimseyi fikslemek istemiyorum diyorsan sadece biraz flörtöz davran mesajı alan(s.lak değilse) güzel bir ilişki başlangıcı olur. **
devamını gör...
190.
abartmasanız mı, şu abazamsı konu başlığına bak… gayet normal olması gereken bir şey.
devamını gör...
191.
kadınlar geçelim bu işleri. kariyer yapılacak, düzen kurulacak daha. adımlarınızı bu tarafa yönlendirin
devamını gör...
192.
ortalamanın üzerindeyseniz olabilir ama vasat, vasat altı ve kendini ortalamanın üzerinde görenler ve hepsinin ortak paydası fakirler bu kapsam dışındadır.
devamını gör...
193.
adım gibi görünen ama pratikte atılmayan adımlar benim olayım ehehe. gel gel yapmayı severim.
devamını gör...
194.
ıhhh. istemem. insiyatif bende olmalı.
aslında '' aklında olmayan beni '' aklına ite ite yerleştirmeyi seviyorum çok.
aslında '' aklında olmayan beni '' aklına ite ite yerleştirmeyi seviyorum çok.
devamını gör...
195.
yanlışlıkla fazla adım atıp onu geçtim sanırım
devamını gör...
196.
sevdiğini gizleme gereği duymayan ve sevgisine sahip çıkan kadındır.
devamını gör...
197.
kendine güveni olan, ezik olmayan kadındır.
devamını gör...
198.
cesaretinden öperim kadın.
devamını gör...
199.
eğer kimseyle alakadar olmuyosan, çok işin varsa yada kız arkadaşın varsa.
tüm kadınlar önünde sıraya dizilir. yüzüğünü gelip fırlatan, nişanlısı yada kocasiyla kavga ettiğinden bahseden, bekar olduğunu yalnızlığın zor olduğunu anlatan, koca arıyorum beni al nereye istersen oraya götür, ne istersen onu yap diyen. her çeşidi önünde sıraya girer. hiçbir erkeğin taciz edildim diye ağlaşmamasının verdiği rahatlıkla hepsi totosuyla sana çarpar, hatta bir yerde otururken yanlışlıkla ayakları kayar ve cup kucağına oturuverirler.
yok abazansan, hele hele dönüp bunlara bir göz attıysan hepsinin gözünde bir hiçsindir, seni görünce yollarını değiştirirler. sen onların gözünde b.ksundur. hatta kazara koluna dokundum diye çığlık atıp ağzına geleni yağdıran bi manyak bile çıkmıştı. ben olayın o kadar farkında değilimki, sağa sola bakıyorum, bu kadın kime bağırıyor anlamaya çalışıyordum. bana bağırdığını farkedince çok şaşırmıştım.
tüm kadınlar önünde sıraya dizilir. yüzüğünü gelip fırlatan, nişanlısı yada kocasiyla kavga ettiğinden bahseden, bekar olduğunu yalnızlığın zor olduğunu anlatan, koca arıyorum beni al nereye istersen oraya götür, ne istersen onu yap diyen. her çeşidi önünde sıraya girer. hiçbir erkeğin taciz edildim diye ağlaşmamasının verdiği rahatlıkla hepsi totosuyla sana çarpar, hatta bir yerde otururken yanlışlıkla ayakları kayar ve cup kucağına oturuverirler.
yok abazansan, hele hele dönüp bunlara bir göz attıysan hepsinin gözünde bir hiçsindir, seni görünce yollarını değiştirirler. sen onların gözünde b.ksundur. hatta kazara koluna dokundum diye çığlık atıp ağzına geleni yağdıran bi manyak bile çıkmıştı. ben olayın o kadar farkında değilimki, sağa sola bakıyorum, bu kadın kime bağırıyor anlamaya çalışıyordum. bana bağırdığını farkedince çok şaşırmıştım.
devamını gör...
200.
bunun cesaretle elbette doğrudan bir ilişkisi var ama bence bu daha çok kültürle ilgili bir konu.
kültür de tamamen içinde yaşanılan zamanın ruhundan etkilenen ve geçmişten birikimli olarak gelerek geçmişe doğru ilerleyen bir süreç.
bu bağlamda bundan 30 yıl önce yani benim ergenliğimde bir kızın gelip ilk hareketi yapmasını beklemezdik.
aslında her zaman ilk hareketi yapan kadındır bu başka bir başlık ama anlatmak istediğim kadının doğrudan ve dış dünyada herkesçe algılanmaya müsait bir adım atması.
biz erkekler için bir kadının normalde anlam yüklemeden yaptığı herhangi basit bir şey bile bize ilgisi olduğu yönünde yorumlamaya müsait zira bizim yazılımımız bu ama benim söylediğim böyle subkektif olmayan adımların yani doğrudan ilişkiyi başlatmaya yönelik inisiyatif alan tarafın artık eskiye göre daha kadınlardan da gelmesi.
bu bir vaka ise bir yönüyle kadının özgürleşmesi ve cinsel kimliğini daha özgün yollarla yaşamasına imkan vermesi bağlamında güzel bir gelişme ancak kadın cinayetlerinde gözle görülür şekilde yaşanan artışın, sadece cinayet değil kadınlara yönelik her türlü şiddetin artması gözlemiyle de ilişkilendirilirse olumlu olmayan da bir boyutu var.
kadınları koruyacak toplumsal ve hukuksal mekanizmaların yeteri kadar olmadığı, olanların da verimli çalışmadığı ortamda erkek egemen toplum yapısından eşit hür kardeşçe bir topluma geçişin belkide de ana unsuru olarak kadının mental sağlığının * istenilen düzeye ulaşması ne derece mümkün olabilir bilmiyorum.
benim derdim aslında kadınla değil çocukla ama çocuğu yetiştirme noktasında başat unsur ne yazık ki kadınlar olduğundan bizim kadınlara yatırım yapmamız gerekiyor.
bu yatırım elbette ekonomik olarak kadınların asgari bir gelir sahibi olmasının desteklemesi ile de olmalı ama bunun yanında buna ilave olarak da kadının cinsel kimliğini kazanması yönünde adımlar da atılmalı.
kadının cinsel kimliğini kazanmasıyla kastettiğim sadece cinsel yönelimini özgürce seçebilmesi değil.
cinselliğin sadece seksten ibaret olamadığı ve karşı cinsle kurulan ilişkinin bir boyutunu da ihtiva ettiği gerçeği altında bu sürecin yani flört sürecinin de cinsel kimliğin edinimindeki rolünün değerlendirilmesi gereken bir şey olduğunu düşünüyorum.
her şey domino taşı gibi birbirine bağlı. daha iyi bir flört daha iyi birliktelikler ve daha az boşanma daha az ekonomik kaynak israfı anlamına da geldiği için toplumun her yönüyle kalkınması bağlamıyla da ele alınması gereken bir durum olduğunu da son olarak ifade etmek istiyorum.
kültür de tamamen içinde yaşanılan zamanın ruhundan etkilenen ve geçmişten birikimli olarak gelerek geçmişe doğru ilerleyen bir süreç.
bu bağlamda bundan 30 yıl önce yani benim ergenliğimde bir kızın gelip ilk hareketi yapmasını beklemezdik.
aslında her zaman ilk hareketi yapan kadındır bu başka bir başlık ama anlatmak istediğim kadının doğrudan ve dış dünyada herkesçe algılanmaya müsait bir adım atması.
biz erkekler için bir kadının normalde anlam yüklemeden yaptığı herhangi basit bir şey bile bize ilgisi olduğu yönünde yorumlamaya müsait zira bizim yazılımımız bu ama benim söylediğim böyle subkektif olmayan adımların yani doğrudan ilişkiyi başlatmaya yönelik inisiyatif alan tarafın artık eskiye göre daha kadınlardan da gelmesi.
bu bir vaka ise bir yönüyle kadının özgürleşmesi ve cinsel kimliğini daha özgün yollarla yaşamasına imkan vermesi bağlamında güzel bir gelişme ancak kadın cinayetlerinde gözle görülür şekilde yaşanan artışın, sadece cinayet değil kadınlara yönelik her türlü şiddetin artması gözlemiyle de ilişkilendirilirse olumlu olmayan da bir boyutu var.
kadınları koruyacak toplumsal ve hukuksal mekanizmaların yeteri kadar olmadığı, olanların da verimli çalışmadığı ortamda erkek egemen toplum yapısından eşit hür kardeşçe bir topluma geçişin belkide de ana unsuru olarak kadının mental sağlığının * istenilen düzeye ulaşması ne derece mümkün olabilir bilmiyorum.
benim derdim aslında kadınla değil çocukla ama çocuğu yetiştirme noktasında başat unsur ne yazık ki kadınlar olduğundan bizim kadınlara yatırım yapmamız gerekiyor.
bu yatırım elbette ekonomik olarak kadınların asgari bir gelir sahibi olmasının desteklemesi ile de olmalı ama bunun yanında buna ilave olarak da kadının cinsel kimliğini kazanması yönünde adımlar da atılmalı.
kadının cinsel kimliğini kazanmasıyla kastettiğim sadece cinsel yönelimini özgürce seçebilmesi değil.
cinselliğin sadece seksten ibaret olamadığı ve karşı cinsle kurulan ilişkinin bir boyutunu da ihtiva ettiği gerçeği altında bu sürecin yani flört sürecinin de cinsel kimliğin edinimindeki rolünün değerlendirilmesi gereken bir şey olduğunu düşünüyorum.
her şey domino taşı gibi birbirine bağlı. daha iyi bir flört daha iyi birliktelikler ve daha az boşanma daha az ekonomik kaynak israfı anlamına da geldiği için toplumun her yönüyle kalkınması bağlamıyla da ele alınması gereken bir durum olduğunu da son olarak ifade etmek istiyorum.
devamını gör...