işverenin yol ve yemek ücreti karşılamaktan bile aciz olması
başlık "matmazelvivie" tarafından 17.11.2025 20:35 tarihinde açılmıştır.
1.
günümüz işverenleri neden insanlıktan bu kadar yoksunlar anlayabilmiş değilim. gün içerisinde sekiz saati geçen mesai ve hafta sonu da cabası ama askeri ücret veriyor tüm bunları saymayıp. üstüne bir de sanki sadaka istermişiz gibi yol ve yemek karşılamıyoruz diyorlar. sanki buraya çok fazla boş vaktimiz var eğlenmeye geliyoruz. hem mesai ücreti verme hem de bu çalışma saatlerinde yemek ve mola verdiğimizde de laf et. cidden bu sadece burada olur. millet insanlıktan çıkmış.
devamını gör...
2.
cidden bu yüzden bence bizlerde çok para yok. olsa bile bizden patron falan olmaz. bakın ben bunu biliyorum farkındayım. itiraf ediyorum.
çünkü onca yıl çalıştım askerlik yaptım ne bilim değişik sektörlerde çalıştım.
az işçiye yüz versen bin katını ister.
askere yüz verden şımarır.
ve patronlar genelde cimri eli sıkı . az paraya çok iş yaptıran tiplerdi.
öyle namazlı insanlar vardı işçisini sigortasız çalıştıran. öyle idealist solcu sağcı vs tipler vardı işçisine eziyet eden para vermeyen. yani tüm bu durumlar dünya görüşü din vs ile alakalı değil. onlar etiket onlar ona iyi gelen beta onun kullandığı şeylerdi.
bizim böyle iş yerimiz olsa iflas ederiz belkide. dolandırılırız işçi tarafından. yüzümüz yumuşak ne bilim insaflı vicdanlı insanız ya.
o kadar çok kazanıyorsam verirdim ben bayağı maaş diyorum. yolluk işte hediye.
benim burada bir arkadaşım vardı.
müteahhite çalışıyordu. çocuğun elinden her iş geliyordu. bakın bizim gibi 5 memur olana kadar tek o olsa tüm işleri yapardı.
ama onunda kpss i yok işte.
bizimde puan var tecrübe yoktu. ikisi bir arada olmuyor olması çok zor.
işte o gence asgari ücretten az biraz fazla maaş veriyormuş. bizde diyoruz çok alıyordur. ya gece yok gündüz yok pazar yok çalışıyordu.
adam da aşırı zengin . valla belki 50 milyonu vardır kesin vardır .
en sonunda genç istifa etti de kendi dükkanını kuruyor.
bizde destek olmaya çalışıyoruz.
işte böyle patronlar zengin oluyor.
öbür tarafa götürecekler ya.
çoğu işin adı var. parası yok. huzuru yok.
ülkemizde maalesef sendika vs yok. resmen kölelik çalışma saatleri ücretleri .
çünkü onca yıl çalıştım askerlik yaptım ne bilim değişik sektörlerde çalıştım.
az işçiye yüz versen bin katını ister.
askere yüz verden şımarır.
ve patronlar genelde cimri eli sıkı . az paraya çok iş yaptıran tiplerdi.
öyle namazlı insanlar vardı işçisini sigortasız çalıştıran. öyle idealist solcu sağcı vs tipler vardı işçisine eziyet eden para vermeyen. yani tüm bu durumlar dünya görüşü din vs ile alakalı değil. onlar etiket onlar ona iyi gelen beta onun kullandığı şeylerdi.
bizim böyle iş yerimiz olsa iflas ederiz belkide. dolandırılırız işçi tarafından. yüzümüz yumuşak ne bilim insaflı vicdanlı insanız ya.
o kadar çok kazanıyorsam verirdim ben bayağı maaş diyorum. yolluk işte hediye.
benim burada bir arkadaşım vardı.
müteahhite çalışıyordu. çocuğun elinden her iş geliyordu. bakın bizim gibi 5 memur olana kadar tek o olsa tüm işleri yapardı.
ama onunda kpss i yok işte.
bizimde puan var tecrübe yoktu. ikisi bir arada olmuyor olması çok zor.
işte o gence asgari ücretten az biraz fazla maaş veriyormuş. bizde diyoruz çok alıyordur. ya gece yok gündüz yok pazar yok çalışıyordu.
adam da aşırı zengin . valla belki 50 milyonu vardır kesin vardır .
en sonunda genç istifa etti de kendi dükkanını kuruyor.
bizde destek olmaya çalışıyoruz.
işte böyle patronlar zengin oluyor.
öbür tarafa götürecekler ya.
çoğu işin adı var. parası yok. huzuru yok.
ülkemizde maalesef sendika vs yok. resmen kölelik çalışma saatleri ücretleri .
devamını gör...
3.
kapitalizm, hele de uluslararası sermayeye yem yapılmış ülkelerdeki vahşi kapitalizm ne demekti unutmaya çalışsak bile, işte böyle hatırlatacaktır kendisini emekçi kardeşim.. şikayetiniz, işverenin aciz veya zavallılığından kaynaklanmıyor. yol/yemek yardımı da bir kâr ve maliyet kalemi..
yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek de böyle olacak.. malesef..
yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek de böyle olacak.. malesef..
devamını gör...
4.
lafa kimse kusura bakmasin, durust adam lafini dangadanak soyler diye lafa basliyorum. ısveren falanda degilim bu arada, bende maasli isciyim.
ınsanliktan yoksun denmis. kusura bakmayin ama kendi yetersizliginizin, kendi eksikliginizin, kendi acizliginizin faturasini baskasina yukleyip kendinizi kandirmayin.
ısveren isci iliskiside bir cesit ticarettir. siz bilginizi, tecrubenizi, ureticilinizi vs. "kiraya" cikariyorsunuz, musteriside bictiginiz degere ok diyorsa, veriyor parasini, kiraliyor sizi. kulaga hos gelmesede bu hayatin aci gercegi.
eger siz cok ucuza gidiyorsaniz, bu o fiyati verenin sucu degil, sizin daha fazla etmemeniz yuzunden. yoksa ayni memlekette size odenen ucretten 10-20 kat, hatta daha fazla parayla calisan insanlar var. ve bu insanlar calmiyiyor, cirpmiyor, namusuyla kazaniyor.
o yuzden, sistemi, kendiniz disindaki insanlari, memleteketi onu bunu suclamak yerine eksikligi kendinizde ararsaniz ve kendinizi gelistirirseniz, emin olun, cok daha yuksek fiyattan "kiralarsiniz" kendinizi.
tekrar diyorum, amacim kisilere hakaret etmek, asagilamak falan degil. cok buyuk ihtimalle yasi sizden cok buyuk bir abiniz olarak, bu prensiple cok iyi bir kariyer yapmis biri olarak gozunuzu acip, hayatin aci gercekleriyle yuzlesmenizi saglayabilmek. umarim anlamissinizdir ne demek istedigimi.
ınsanliktan yoksun denmis. kusura bakmayin ama kendi yetersizliginizin, kendi eksikliginizin, kendi acizliginizin faturasini baskasina yukleyip kendinizi kandirmayin.
ısveren isci iliskiside bir cesit ticarettir. siz bilginizi, tecrubenizi, ureticilinizi vs. "kiraya" cikariyorsunuz, musteriside bictiginiz degere ok diyorsa, veriyor parasini, kiraliyor sizi. kulaga hos gelmesede bu hayatin aci gercegi.
eger siz cok ucuza gidiyorsaniz, bu o fiyati verenin sucu degil, sizin daha fazla etmemeniz yuzunden. yoksa ayni memlekette size odenen ucretten 10-20 kat, hatta daha fazla parayla calisan insanlar var. ve bu insanlar calmiyiyor, cirpmiyor, namusuyla kazaniyor.
o yuzden, sistemi, kendiniz disindaki insanlari, memleteketi onu bunu suclamak yerine eksikligi kendinizde ararsaniz ve kendinizi gelistirirseniz, emin olun, cok daha yuksek fiyattan "kiralarsiniz" kendinizi.
tekrar diyorum, amacim kisilere hakaret etmek, asagilamak falan degil. cok buyuk ihtimalle yasi sizden cok buyuk bir abiniz olarak, bu prensiple cok iyi bir kariyer yapmis biri olarak gozunuzu acip, hayatin aci gercekleriyle yuzlesmenizi saglayabilmek. umarim anlamissinizdir ne demek istedigimi.
devamını gör...
5.
işçisine yemek vermeyen ve yol ücretini karşılamayan işveren, kusura bakmayın da oevladıdır.
öte yandan bu oevlatlarını mazur gören kahve dövücünün hınk deyicileri var ki on yıl sonra bedava sağlık hizmeti yok, emeklilik yok, gidin ne bok yerseniz yeyin denildiğinde validelerinin damını görecekler.
kapitalizm işte budur. mesai ücreti olmadan haftada 70 saat çalıştırmak, karşılığında da asgari ücret bile vermemek.
not: devlet de çalışanına yemek ve yol parası vermez.
öte yandan bu oevlatlarını mazur gören kahve dövücünün hınk deyicileri var ki on yıl sonra bedava sağlık hizmeti yok, emeklilik yok, gidin ne bok yerseniz yeyin denildiğinde validelerinin damını görecekler.
kapitalizm işte budur. mesai ücreti olmadan haftada 70 saat çalıştırmak, karşılığında da asgari ücret bile vermemek.
not: devlet de çalışanına yemek ve yol parası vermez.
devamını gör...
6.
işverenlerin yani patronların kendilerine her şeyi hak görmesinin bir sonucudur.
düşük maaşlara, yol ve yemek ücreti bile karşılanmadan çalıştırılmayı "hayatın gerçeği” gibi sunmak, aslında sistemin çürümüşlüğünü görünmez kılmanın bir yoludur.
sistem böyle işliyor diye, bunu kabul edecek birleri çıkıyor diye, bu sistemi meşru sayamayız. insanlar bu ücretleri “o kadar değerde oldukları için” değil, çoğu zaman “razı olmak zorunda kaldıkları için” kabul ediyor. bu durum bireyin yetersizliği değil, düzenin çürümüşlüğü ile ilgilidir.
ayrıca insan, satılan ya da kiralanan bir varlık değildir, yalnızca emeğini satar. emeğin meta haline gelmesi de insanın değeriyle değil, içinde yaşadığımız ekonomik düzenin koşullarıyla ilgilidir. yani insanın varoluşu, onuru ve öz değeri ile aldığı ücret arasında hiçbir zaman doğrusal bir ilişki kurulamaz. ücret, kişinin kim olduğunu değil, sistemin ne kadar sömürebildiğini gösterir.
hatta bugün geldiğimiz noktada emek bile ücretle doğru orantılı değildir.
bir gerçeğin görünür olması, onun doğru olduğu anlamına gelmez. sert ve acımasız bir düzeni tarif etmek ile “doğru olan budur, uyum sağlayın” demek arasında büyük bir uçurum var. eğer bu düzeni sorgulamadan kabul edersek, o zaman bu sistem gerçekten de sorgulanamayan bir zorunluluğa dönüşmüş olur.
patron olmayıp patron savunuculuğu yapmak da aynı döngünün parçası. bu, düzenin ağır çalıştığını, hak yediğini, insan harcadığını ve sömürdüğünü fark etmek yerine buna uyum sağlamaktır. böyle bir düşünce de patron odaklı düzenin sürmesine hizmet eder, patronların cebini daha çok doldurur ve hatta kişinin kendi emeğini de değersizleştirir.
kısacası, bu tarz düşünceler insanın düştüğü çukurun üzerine bir kürek toprak da kendisinin atmasıdır.
düşük maaşlara, yol ve yemek ücreti bile karşılanmadan çalıştırılmayı "hayatın gerçeği” gibi sunmak, aslında sistemin çürümüşlüğünü görünmez kılmanın bir yoludur.
sistem böyle işliyor diye, bunu kabul edecek birleri çıkıyor diye, bu sistemi meşru sayamayız. insanlar bu ücretleri “o kadar değerde oldukları için” değil, çoğu zaman “razı olmak zorunda kaldıkları için” kabul ediyor. bu durum bireyin yetersizliği değil, düzenin çürümüşlüğü ile ilgilidir.
ayrıca insan, satılan ya da kiralanan bir varlık değildir, yalnızca emeğini satar. emeğin meta haline gelmesi de insanın değeriyle değil, içinde yaşadığımız ekonomik düzenin koşullarıyla ilgilidir. yani insanın varoluşu, onuru ve öz değeri ile aldığı ücret arasında hiçbir zaman doğrusal bir ilişki kurulamaz. ücret, kişinin kim olduğunu değil, sistemin ne kadar sömürebildiğini gösterir.
hatta bugün geldiğimiz noktada emek bile ücretle doğru orantılı değildir.
bir gerçeğin görünür olması, onun doğru olduğu anlamına gelmez. sert ve acımasız bir düzeni tarif etmek ile “doğru olan budur, uyum sağlayın” demek arasında büyük bir uçurum var. eğer bu düzeni sorgulamadan kabul edersek, o zaman bu sistem gerçekten de sorgulanamayan bir zorunluluğa dönüşmüş olur.
patron olmayıp patron savunuculuğu yapmak da aynı döngünün parçası. bu, düzenin ağır çalıştığını, hak yediğini, insan harcadığını ve sömürdüğünü fark etmek yerine buna uyum sağlamaktır. böyle bir düşünce de patron odaklı düzenin sürmesine hizmet eder, patronların cebini daha çok doldurur ve hatta kişinin kendi emeğini de değersizleştirir.
kısacası, bu tarz düşünceler insanın düştüğü çukurun üzerine bir kürek toprak da kendisinin atmasıdır.
devamını gör...
7.
acz değildir bittabi. ama salt kişinin yeteneğine bağlı bir şey de değildir. bir "yeteneğin" değerini onun "gerçek" değeri belirlemiyor ki, güncel/konjonktürel olarak para edip etmemesi belirliyor. en kristalize örneği max belki s....m diyeceğiniz kadınlar falanca platformda bilmemkaç bin takipçisi olup milyon milyon kazanırken çok daha "nitelikli" kadınların çok daha az kazanması ve dahi o milyon milyon kazanan kadından daha güzel, çekici, alımlı, seksapalite sahibi olsalar bile o işe girdikleri takdirde o kadının onda birini kazanacaklarının bile garantisinin olmaması.
devamını gör...
8.
dünya hiç bir zaman adil olmadı, olmayacak maalesef. sizin pembiş teorileriniz pratikte işlemez.
(bkz: doğal seçilim)(bkz: evrimin ahlaki kuralları yoktur)(bkz: insan olman seni yüce bir varlık yapmaz)(bkz: dünya şerefsizlerle doludur)(bkz: sendikalar birer yanılgıdır)(bkz: insan diğer canlılar gibi çıkarcı bir varlıktır)(bkz: her sistem bozulmaya yatkındır)
(bkz: bende fakirim)
(bkz: doğal seçilim)(bkz: evrimin ahlaki kuralları yoktur)(bkz: insan olman seni yüce bir varlık yapmaz)(bkz: dünya şerefsizlerle doludur)(bkz: sendikalar birer yanılgıdır)(bkz: insan diğer canlılar gibi çıkarcı bir varlıktır)(bkz: her sistem bozulmaya yatkındır)
(bkz: bende fakirim)
devamını gör...
9.
genellikle cuma namazı çıkışı işe uğrayıp personele söylev show çektikten sonra o parayla karıya giderler.
devamını gör...
10.
ilk başta zengin işverenlerin açgözlülükleri,doymadıkları yüzündendir.
sonra da bizim yüzümüzdendir. bizler o paraları,hakları kabul ettiğimizdendir.çalışma arkadaş.bak bakalım o parayı nasıl verecek paşa paşa. gitsin fabrikasını mısıra,çine kursun.
son neden de kanunlar,ekonomi ve denetimsizlik yüzünden bu haldeyiz.
yol ve yemek ücretleri işveren tarafından karşılanacak kanunu çıkmalı diyeceğim ama işin ucu devlete gidecek. o iş te yaş.
bu düzen böyle gider.
sonra da bizim yüzümüzdendir. bizler o paraları,hakları kabul ettiğimizdendir.çalışma arkadaş.bak bakalım o parayı nasıl verecek paşa paşa. gitsin fabrikasını mısıra,çine kursun.
son neden de kanunlar,ekonomi ve denetimsizlik yüzünden bu haldeyiz.
yol ve yemek ücretleri işveren tarafından karşılanacak kanunu çıkmalı diyeceğim ama işin ucu devlete gidecek. o iş te yaş.
bu düzen böyle gider.
devamını gör...
11.
şimdi önce resmi duruma bakalım :
(bkz: 4857 sayılı iş kanunu) nda yol ya da yemek diye bir zorunluluktan söz edilmez.
kanun için buradan
yani tamamen işveren inisiyatifinde olan bir bir durum.
kimse, kimseye sen bana yol+yemek vermedin diye dava açamaz.
gelelim insani duruma.
şahsen işveren olsam, personelimi belirli bir bölgede oturanlardan seçip o bölgeye de bir servis kiralayarak çözerdim. (böyle bir özgürlüğüm var, kimse kusura bakmasın)
yani yol parası değil, otobüslerde dolmuşlarda sürünmesin personel. rahatça servisi eve yakın ana noktadan alsın, işe getirsin. akşam da aynı şekilde rahat rahat oturarak gitsin isterim.
ayrıca şirkete maliyetini de hesaplamak zorundayım:
vergiden muaf yol ücreti 2025 yılı için 126 tl.
24x126 = 3024 tl.
3024 x 12 = 36.288 tl (bu bir işçinin yıllık yol maliyeti)
20 personel çalıştırıyorum diyelim.
725.760 tl para yapar. bir senelik yol masrafı.
e bu seneye sallıyorum 1 milyon olacak.
sonraki sene enflasyona göre 1,5 belki 2 olacak vs.
hiç sokağa atılacak para değil.
e 3 milyon civarında sıfır mercedes 20 kişilik servis almak her türlü daha mantıklı.
ayrıca dediğim gibi, win&win durumu.
hem ben işveren olarak zarardan kurtuldum.
hem personel otobüslerde çile çekmedi.
yemek daha farklı konu.
personelin günde 264 tl günlük yemek ücreti var. aylık 6336 tl yapar.
20 personelden yıllık 1.520.640 tl yapar.
he patron olsam bunu cateringle mi yoksa tictet/multinet mi çözerim? bilemedim.
ama veririm yani. 20 personel çalıştırıyorsam eğer 1,5 milyonun benim için pek bir şey ifade etmediği bir kazancım olacağı ortada.
vermeyen yavşaktır*
(bkz: 4857 sayılı iş kanunu) nda yol ya da yemek diye bir zorunluluktan söz edilmez.
kanun için buradan
yani tamamen işveren inisiyatifinde olan bir bir durum.
kimse, kimseye sen bana yol+yemek vermedin diye dava açamaz.
gelelim insani duruma.
şahsen işveren olsam, personelimi belirli bir bölgede oturanlardan seçip o bölgeye de bir servis kiralayarak çözerdim. (böyle bir özgürlüğüm var, kimse kusura bakmasın)
yani yol parası değil, otobüslerde dolmuşlarda sürünmesin personel. rahatça servisi eve yakın ana noktadan alsın, işe getirsin. akşam da aynı şekilde rahat rahat oturarak gitsin isterim.
ayrıca şirkete maliyetini de hesaplamak zorundayım:
vergiden muaf yol ücreti 2025 yılı için 126 tl.
24x126 = 3024 tl.
3024 x 12 = 36.288 tl (bu bir işçinin yıllık yol maliyeti)
20 personel çalıştırıyorum diyelim.
725.760 tl para yapar. bir senelik yol masrafı.
e bu seneye sallıyorum 1 milyon olacak.
sonraki sene enflasyona göre 1,5 belki 2 olacak vs.
hiç sokağa atılacak para değil.
e 3 milyon civarında sıfır mercedes 20 kişilik servis almak her türlü daha mantıklı.
ayrıca dediğim gibi, win&win durumu.
hem ben işveren olarak zarardan kurtuldum.
hem personel otobüslerde çile çekmedi.
yemek daha farklı konu.
personelin günde 264 tl günlük yemek ücreti var. aylık 6336 tl yapar.
20 personelden yıllık 1.520.640 tl yapar.
he patron olsam bunu cateringle mi yoksa tictet/multinet mi çözerim? bilemedim.
ama veririm yani. 20 personel çalıştırıyorsam eğer 1,5 milyonun benim için pek bir şey ifade etmediği bir kazancım olacağı ortada.
vermeyen yavşaktır*
devamını gör...
"işverenin yol ve yemek ücreti karşılamaktan bile aciz olması" ile benzer başlıklar
aciz
8