361.
karı kız kesiyordur ama bunun bilinmesini istemiyordur. şahsen ben öyle yapıyordum oradan biliyorum
devamını gör...
362.
pandemi öncesi yapmaktan en zevk aldığım aktivitelerden biriydi her daim gittiğim cafede kahvemi alıp köşe bir masaya geçmek, kulaklığı takıp etraftan bir miktar da olsa soyutlayıp kendimi kitabımı okumak. o güzel günler güzel atlara binip gitti şimdi elimizde bir avuç eski takvim yaprakları ile yaşıyoruz..
devamını gör...
363.
ben olabilirim o kişi
genellikle biri gelecek mi sorusuna da maruz kalabiliyor.
veya kalabalık oturanların bazen değişik bakışlarına maruz kalabiliyor
ne var yani insanlar tek başlarına oturup bir şeyler içemezler mi.
yani bu kadar mı bağımlısınız insanlara
tek başına yemek yemek, tek başıma bir şeyler içmek bu kadar abes veya zor mu?
devamını gör...
364.
çağırsam gelecek arkadaşlarım olmasına rağmen genelde yaptığım aktivite. iletişim kurmanıza gerek olmaması dışında gittiğiniz yerde birileriyle oturmaktan pek bir farkı yoktur. kafanızı dinleyip kahvenizi içmek, ortam sessizse birkaç satır karalayıp eve dönmek günü güzelleştiren birkaç şeydir. kahve içmek için bile birilerine muhtaç olursanız bir zaman sonra kim olduğunuzu unutma ihtimaliniz yüksektir, kendinizle vakit geçirmeyi öğrenmeniz tavsiye edilir.
devamını gör...
365.
kendisiyle vakit geçirmeyi becerebilen nadir insanlardandır.
devamını gör...
366.
acaba şuranın yemeği nasıldır diye atılan ilk adımda acaba yalnız gitsem dikkat çeker miyim garipsenir miyim gibi içten içe kuşkuyla yaklaşılan sosyal normlarca arayıp birini mi çağırsam a kadar gidilebilen sonra amaan denilip girilen bi süre müzik dinlenip yemek yiyince niye böyle şeyler düşünmüşüm diye kendine kızılan o sıra izlenildiğini hissedip neyse kalkıyım diye gidilen yada boşverilen bir durum. benzerlikler ve farklılıklar insandan insana farklılaşır. az düşünüyosanız ne mutlu size.
devamını gör...
367.
bak bunu istiyorum işte. sanki tek asla dışarı çıkmama gerek yokmuş gibi bir izlenim var. ama aslında yok. bunu hayatımda haftada bir kaç kez yapabilirim sanırım. evet şuan karar verdim hatta. garsonlar bir an önce kalksa mı diye düşünüyor acaba daha başka bişi sipariş mi vermem lazım diye saçma sapan vesvese ve evhama kapılmadan rahatlıkla bunu yapmalıyım.
devamını gör...
368.
dün iş çıkışı arkadaşlarla evin yakınında ki cafe de buluşacaktık. önce ben gittim bi süre yalnız başıma beklerken aklıma bu başlık geldi... ulan dedim keşke bizim elemanlar gelmese de şurda sessiz sakin bi başıma etrafı mal mal izleyerek kendimle kalsam... olmadı olamadı... en kısa zaman da olması umudu ile...
devamını gör...
369.
ben hiç yapmam. alkol de kullanmıyorum zaten.
devamını gör...
370.
bir bira söylemişti, hizmet kötüydü, garson sayısı yetersizdi, zaten dertliydi, oturdu, oturdu, sabırla bekledi birayı, gelmiyordu, acıkmıştı da, bira gelmiyordu sıcak nasıl gelsindi? sıkılıp kalktı, yalnızlığına doğru gitti...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
371.
cafeye hep tek giderim bunu normalleştirmek için.
çünkü herkesin harika dostları, mükemmel arkadaş çevresi yok benim de yok.
bu yüzden benim gibi olanlar da beni görsün, benim tek oturmamdan cesaret alsın diye tek gidiyorum. oturuyorum bi kaç saat içeceğimi içip kalkıyorum.
yani bi insanın cafede tek başına oturması çokta garip değil. gayet tabii ve normal bir şey.
devamını gör...
372.
bütün sebep ve sonuçlar bir yana, cafede tek başına takılmak gibi çok güzel değerlendirilebilen bir hobi var dünyada lütfen kabul edelim ahdhabxbsbz
devamını gör...
373.
cafeleri pek sevmesem de dışarıda çalışma isteğimin körüklendiği zaman ki benimdir. hafif kafe gürültüsünde bi kulağına kulaklık takıp bir yandan şarkı dinlerken kahveni yudumlayıp klavyeni öttürdüğün andır, paha biçilemez bir keyif...
devamını gör...
374.
al eline kitabını, bul kendine otantik bir #cafe , söyle kahveni, ohh miss :)) bal o bal :)))
devamını gör...
375.
gereksiz ve anlamsız sohbetlerden, insan egosundan sıkılmış, kitabıyla, dizisiyle zaman geçiren kişidir.
devamını gör...
376.
sinek avlayan işletmenin , gergin , mutsuz , keyifsiz patronu da olabilir.
devamını gör...
377.
arkadaş grubundan önce gelmiştir.
devamını gör...
378.
bir van gogh resminin de temasıdır; "agostina segatori sitting in the café du tambourin".

paris’te, clichy bulvarı’nda bir kafe. sergiler de düzenlenen bir sanatçı durağı.
nakten ödeyemediğinden hesaba karşılık resimlerini veren van gogh da müdavimlerinden biri. sahibi genç kadın; agostina segatori ile aralarında hem duygusal bir bağ var hem de haftada birkaç resme karşılık düzenli yemek yemesini sağlayan bir anlaşma.

agostina segatori ilk pozunu 1860 yılında édouard manet'ye verir, böylece modellik kariyeri de başlamış olur. sonraki otuz yıl boyunca corot'dan gérôme'a, delacroix'dan van gogh'a modellik yapmaya devam eder. modellikten kazandığı parayı biriktir, sanatçılar, yazarlar ve eleştirmenler için bir buluşma noktası olacak kafesini açar: café du tambourin (1885). müdavimleri arasında paul gauguin, emile bernard, louis anquetin ve henri de toulouse-lautrec de vardır, duvarlarda da resimleri.

agostina segatori iflas ettiğinde alacaklılar van gogh resimlerine yok pahasına el koymuşlardı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

resimde, 40 yaşlarında agostina segatori'yi, o dönem için hayli şık kıyafetler içinde ikinci birasını içerken ve elinde bir sigara ile, masa ve taburelerin " tambourin/tef"e uygun olarak dizayn edildiği kafesinde bir masada otururken tasvir etmiş van gogh. ikinci birasını içiyor olduğunu üst üste duran iki altlıktan anlıyoruz. resmin arka planında van gogh'un 1887'de kafede sergilediği "japon baskıları" izlenebiliyor.

van gogh'un , 1887 yılında yaptığı 55,5 cm × 46,5 cm boyutlarındaki "agostina segatori sitting in the café du tambourin", bugün amsterdam van gogh müzesi'nde sergileniyor.


"la segatori’ye gelince durum bambaşka. ona karşı hala sevecenlik duyguları var içimde, umarım onun da bana vardır. yalnız şu sıralarda, çok kötü durumda; ne tümüyle kendi başına buyruk ne de evinin hanımı, daha da beteri hasta ve çok acı çekiyor. bunu açıkça kimseye söyleyemem, ama bana sorarsan kürtaj yaptırdığına inanıyorum (eğer doğal olarak çocuk düşürmediyse). ama içinde bulunduğu durumda onu bu yüzden suçlayamam. iki aya kadar iyileşir umarım ve belki o zaman kendisini zorlamadığım için şükran duyar bana. öte yandan iyileştikten sonra, bana ait olan şeyleri geri vermeyi soğukkanlılıkla reddederse ya da bana bir kötülük edecek olursa, şu kadarcık acıyacağımı sanma, ama gerekli olmayacak bu. hala güvenecek kadar iyi tanıyorum onu. işini sürdürmeyi başarırsa, alt kademelerde sürüneceğine en tepeye çıkmaya karar vermesini anlayışla karşılamak gerekir. ilerlemek için biraz da benim ayaklarımı çiğneyecekse olsun, ben razıyım. onu yeniden gördüğümde yüreğimi ayakları altına almadı. herkesin dediği kadar kötü olsaydı, bunu yapardı değil mi?"
van gogh, 1887- theo'ya mektuplar.
devamını gör...
379.
kafede çalışmış birisi olarak söylüyorum o kadar oturup çayı soğuturlar + içmiyorsanız alayım mı dedikten sonra içenleri var bu tarz müşterilerin...
devamını gör...
380.
avlanmaya çıkmış bir fularlı entel.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"kafede yalnız başına oturan insan" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim