21.
peppino di capri - melankoli ne güzelsin
devamını gör...
22.
ve melankoli diye başlayanı kayahan, demet sagiroglu, iskender paydas ile eurovision 1989’da turkiye’ye 2.ligi getirmis ve
senle topla beni
carp uzaklarla
ekle sensizligi
bol saatlere
ne kaldi
ne kaldi dizeleriyle de matematige duygusal bir boyut kazandirmis unutulmaz sarki.
dinle
senle topla beni
carp uzaklarla
ekle sensizligi
bol saatlere
ne kaldi
ne kaldi dizeleriyle de matematige duygusal bir boyut kazandirmis unutulmaz sarki.
dinle
devamını gör...
23.
beni çocukluğumdan beri tanımlayan duygu, düşünce yaşam biçimi .
devamını gör...
24.
yasta kişi kaybı bilinçli bir şekilde biliyorken, yası yaşayıp hayatına devam edebiliyor. melankolide ise kişi kaybedilen şeye bağlandığından bilinçdışında özdeşleşiyor kaybın kendisi oluyor. tabi bu süreç böyle yazılıp geçildiği için kolay sanılmasın, zordur. kişi kendinide unutuyor, arzuda kayboluyor.zizek mesela arzunun kaybı en büyük melankolik deneyim der.zizek
devamını gör...
25.
sebepsiz hüzün. en sevdiğim his. duygu değil. duyguların sebebi vardır, hisler sebepsizdir.
mutluluk arayana mutluluk vardır illa ki hayatta ama mutluluk beni o kadar da mutlu etmiyor. melankoli içinde daha mutluyum. bu yer, yaşamak için yapmak zorunda kaldığım onca şey beni hüzünlendiriyor. bütün bu saçmalığın içinde yüzüyorum. hepsi de komik. ama gülesim gelmiyor bazen. kahkahalarımın arasından bile sızıp her tarafımı sarıyor melankoli.
mutluluk dediğimiz o zımbırtı. içimizdeki hazların kısa süreliğine tatmini, hep başkalarının acısı üzerinde yükselen tuhaf duygular silsilesi. beni bunaltıyor bu. ben mesela şöyle iştahla, elimde bir tavuk butunu dişlerken, o hayvanın o butunu bana can çekişerek verdiğini unutamıyorum. öyle olunca da takdiri ilahiyle aram bozuk oldu her zaman. mutlu olmak bende bir nevi tiksinti uyandırdı.
masumiyet masalları da yazılabilir tabii diğerlerinin yaptığı gibi. ama ben vahşetin gözlerinin içine bakınca kendimi gördüm. hayatı gördüm.
ben çocukken de melankoliktim. hiçbir şey bilmiyorken, ilk bildiğim içsel olan melankolimin bilgisiydi. bu ağlak sızlak bir şey olduğum anlamına gelmiyor. hatta birçok insanın aksine nadiren ağlarım. ama bir hüzün de nereye gidersem gideyim hep peşimde.
hayatın içindeki çelişkiyi gören gözlerim öylece yandı ve ben karanlığın içine gömüldüm sessizce. sessizliğin içindeki besteler bütün seslerin bir araya gelmesinden daha güzeldir, duymasını bilene.
ha. neden bahsediyorum? hiç. dün akşam yatana kadar alkol içtim. sabah uyandım yine alkol içtim sızana kadar ve yine alkol içiyorum. kafam biraz yatışmış olmalı ama olmuyor.
bütün bunların böyle olmaması gerekiyordu sanki ama nasıl olması gerekiyordu? bilmiyorum.
mutluluk arayana mutluluk vardır illa ki hayatta ama mutluluk beni o kadar da mutlu etmiyor. melankoli içinde daha mutluyum. bu yer, yaşamak için yapmak zorunda kaldığım onca şey beni hüzünlendiriyor. bütün bu saçmalığın içinde yüzüyorum. hepsi de komik. ama gülesim gelmiyor bazen. kahkahalarımın arasından bile sızıp her tarafımı sarıyor melankoli.
mutluluk dediğimiz o zımbırtı. içimizdeki hazların kısa süreliğine tatmini, hep başkalarının acısı üzerinde yükselen tuhaf duygular silsilesi. beni bunaltıyor bu. ben mesela şöyle iştahla, elimde bir tavuk butunu dişlerken, o hayvanın o butunu bana can çekişerek verdiğini unutamıyorum. öyle olunca da takdiri ilahiyle aram bozuk oldu her zaman. mutlu olmak bende bir nevi tiksinti uyandırdı.
masumiyet masalları da yazılabilir tabii diğerlerinin yaptığı gibi. ama ben vahşetin gözlerinin içine bakınca kendimi gördüm. hayatı gördüm.
ben çocukken de melankoliktim. hiçbir şey bilmiyorken, ilk bildiğim içsel olan melankolimin bilgisiydi. bu ağlak sızlak bir şey olduğum anlamına gelmiyor. hatta birçok insanın aksine nadiren ağlarım. ama bir hüzün de nereye gidersem gideyim hep peşimde.
hayatın içindeki çelişkiyi gören gözlerim öylece yandı ve ben karanlığın içine gömüldüm sessizce. sessizliğin içindeki besteler bütün seslerin bir araya gelmesinden daha güzeldir, duymasını bilene.
ha. neden bahsediyorum? hiç. dün akşam yatana kadar alkol içtim. sabah uyandım yine alkol içtim sızana kadar ve yine alkol içiyorum. kafam biraz yatışmış olmalı ama olmuyor.
bütün bunların böyle olmaması gerekiyordu sanki ama nasıl olması gerekiyordu? bilmiyorum.
devamını gör...
26.
sudur:
odasında oturmus kadın. karsısında karanlık bir tablo var. tepesinde gri bulutlar var. kafasından karanlık dusunceler geciyor. karanlık şeyler yazıyor kadın.
camdan kucuk bir köşeden güneş giriyor. kadına vuruyor. belki bu yüzden üşümüyordur kadın.
odasında oturmus kadın. karsısında karanlık bir tablo var. tepesinde gri bulutlar var. kafasından karanlık dusunceler geciyor. karanlık şeyler yazıyor kadın.
camdan kucuk bir köşeden güneş giriyor. kadına vuruyor. belki bu yüzden üşümüyordur kadın.
devamını gör...