1.
hazır kalkmışken bana da su versene.
devamını gör...
2.
yattığım yerde her şey ayağıma gelsin.
aman beni şu hesap kitap işlerine karıştırmayın gözünüzü seveyim.
aman beni şu hesap kitap işlerine karıştırmayın gözünüzü seveyim.
devamını gör...
3.
lenin'in büyük bir tehlike olarak gördüğü bir tür yaşam biçimi. umutsuz değil, amaçsız yaşamanın tarifi. bir şeyler yapıp sonunda kaybetmek ve üzülmektense, hiçbir şey yapmanın adı. hırsı olmayan, oyun oynamayan, sonunda kaydeden bireyin hikayesi.
devamını gör...
4.
herhalde en rahat yaşamdır dert yok tasa yok diyebiliriz ancak bir günlük oblomovluk denememin başarısız sonuçlanması sonucunda bu fikrimde değişikliğe gittim. bu resmen bir nihilizmdir. insani vasıflardan sıyrılmadır.
devamını gör...
5.
annemin zamanında geç kalktığım günlerde bana yaptığı yakıştırmadır.
devamını gör...
6.
bir zamanlar bir öğretmenimin bana sen en iyisi bu kitabı oku dediği tam seni anlatıyor dediği kitaptaki karakterin davranışları,üşengeçlik.amma cümle kurdum ya.
devamını gör...
7.
ahmet özcan'ın açık mektuplar kitabında da yazdığı gibi:
oblomovluk, bir asosyallik değil, antisosyallik, tembellik değil şuurlu atalet, agorafobi değil, bir varoluş trajedisidir.
insanlara, topluma ve dünyaya duyulan bir nefretin değil, tanrıya ve kadere sitemin ifadesidir. oblomov, temiz yürekli, iyi niyetli, dürüst ve zeki bir kişiliktir. duygusal ve saftır. inançlı ve ahlaklıdır. her şeyi yarına bırakmak, ertelemek, eyleme geçmemek "sorumsuzluğun" ürünü değil, tersine sorumluluk duygusuyla irkilmenin yarattığı donukluğun sonucudur. oblomov, uyuşukluk değil, belki fazla uyanıklığın; hayata yukardan bakmanın, bütün sonuçları görerek "son"ları karşılamak istememenin yıkılmışlığıdır. yalnızlık, "sigara külü kadar yanlızlık"tır, oblomov. içe dönmek, kendinden ibaret bir dünya kurarak yaşama havlu atmaktır. "gölge etmeyin başka ihsan istemem demektir". ölümü, "yaşayan ölü" haline dönüşerek yenmek, hayat kıvılcımlarını yok ederek ölümün işlevini elinden almaktır.
- oblomov olunuz.
oblomovluk, bir asosyallik değil, antisosyallik, tembellik değil şuurlu atalet, agorafobi değil, bir varoluş trajedisidir.
insanlara, topluma ve dünyaya duyulan bir nefretin değil, tanrıya ve kadere sitemin ifadesidir. oblomov, temiz yürekli, iyi niyetli, dürüst ve zeki bir kişiliktir. duygusal ve saftır. inançlı ve ahlaklıdır. her şeyi yarına bırakmak, ertelemek, eyleme geçmemek "sorumsuzluğun" ürünü değil, tersine sorumluluk duygusuyla irkilmenin yarattığı donukluğun sonucudur. oblomov, uyuşukluk değil, belki fazla uyanıklığın; hayata yukardan bakmanın, bütün sonuçları görerek "son"ları karşılamak istememenin yıkılmışlığıdır. yalnızlık, "sigara külü kadar yanlızlık"tır, oblomov. içe dönmek, kendinden ibaret bir dünya kurarak yaşama havlu atmaktır. "gölge etmeyin başka ihsan istemem demektir". ölümü, "yaşayan ölü" haline dönüşerek yenmek, hayat kıvılcımlarını yok ederek ölümün işlevini elinden almaktır.
- oblomov olunuz.
devamını gör...
8.
devamını gör...
9.
tutunamayanlar da bolca geçen bir çeşit ünvan.
devamını gör...
10.
virüs döneminde benim yaşantımı anlatan; sosyal yaşamdan koparak, topluma uyum sağlayamama ve bilinçli vazgeçiştir. yaşarken ölmek gibidir.
ayrıca unutulmaz bir karakter olduğunu belirtiğim tanım (bkz: unutulmayan roman karakterleri).
ayrıca unutulmaz bir karakter olduğunu belirtiğim tanım (bkz: unutulmayan roman karakterleri).
devamını gör...
11.
kazanmanın, kaybetmenin birbirinden farklı olmadığı anlayan insanın ruh hali. her şeyin sonunda yozlaşacağını bilenlerin hikayesi. umudun, faaliyetin anlamsız olduğunu bilenlerin hikayesi. herkes oblomov olsaydı, cenneti öte tarafta değil burda yaratabilirdik.
devamını gör...
12.
hiç olmak istemeyeceğim bir ruh hali,ölü toprağı olması üstünde sanırım.
devamını gör...
13.
okunacaklar listemdeki kitabın baş karakterinin ruh hali sanırım ama gerçekten üşendiğim için okumuyorum...
devamını gör...
14.
oblomov’u sadece tembel olarak tanımlamak yetersiz kalır; çünkü oblomov işin özünde tembel olmaktan hoşlanmıyordu. çalışmadığı için mutsuzdu. tembel olmaktan keyif almıyordu, aksine bu durumdan şikayetçiydi. o halde neden tembellik yapıyordu? bir işi olmadığı için mi? hayır. oblomov geçmişte bir devlet dairesinde memurdu; fakat onu da sudan bir sebeple bırakmıştı. bu sadece işle ilgili bir mesele değil. oblomov her konuda böyleydi.
oblomovluk işte tam olarak budur. sorunların ve çözümlerin farkındasındır. yaşantını değiştirmek için sürekli birbirinden güzel planlar yaparsın; ama o planları asla uygulayamazsın.
bir doğu ülkesi olan rusya’nın çocuğudur oblomov. rusya, batı ülkelerinin aksine sürekli bir ilerleme süreci içinde olmamıştı. avrupa’da teknolojik, bilimsel, kültürel, felsefi ve ekonomik gelişmeler yaşanmıştı. tüm bu gelişmelerin sonucunda batı insanı çalışmayı bir erdem olarak kabul etmiş, elini kirletmekten asla çekinmemişti. batı toplumu dinamiktir. rusya ise toplumsal yapısı gereği hiçbir zaman aynı dinamizme sahip olamamış, sanayileşmeyi, kapitalizmi ve ülkeyi değiştiren bütün ideolojileri batıdan almıştı. rusya’nın köylerinde hayat yüzyıllar boyunca hiç değişmeden devam etmişti.
oblomovluk, yani oblomov’un kendi içinde yaşadığı çelişkiler; rusya’nın yüzyıllar boyunca süren durağanlığından sonra 19. yüzyılda değişmeye başlaması ama bunu kendi toplumsal dinamikleriyle değil de batı gücünün baskısıyla yapması yüzündendi. oblomov, ülkesinin değişmekte olduğunu ve kendisinin de değişmek zorunda olduğunu fark etmişti. köyündeki tüm mal varlığının yönetimini kahyasına devredip kente taşınmış ama hayalindeki değişimi bir türlü sağlayamamıştı. bir rus çocuğu olarak alışmış olduğu rus yaşam tarzını bırakmak zorunda olduğunu görmüş ama bir türlü bırakamamıştı; işte oblomov'u oblomov yapan şey tam olarak buydu.
oblomovluk işte tam olarak budur. sorunların ve çözümlerin farkındasındır. yaşantını değiştirmek için sürekli birbirinden güzel planlar yaparsın; ama o planları asla uygulayamazsın.
bir doğu ülkesi olan rusya’nın çocuğudur oblomov. rusya, batı ülkelerinin aksine sürekli bir ilerleme süreci içinde olmamıştı. avrupa’da teknolojik, bilimsel, kültürel, felsefi ve ekonomik gelişmeler yaşanmıştı. tüm bu gelişmelerin sonucunda batı insanı çalışmayı bir erdem olarak kabul etmiş, elini kirletmekten asla çekinmemişti. batı toplumu dinamiktir. rusya ise toplumsal yapısı gereği hiçbir zaman aynı dinamizme sahip olamamış, sanayileşmeyi, kapitalizmi ve ülkeyi değiştiren bütün ideolojileri batıdan almıştı. rusya’nın köylerinde hayat yüzyıllar boyunca hiç değişmeden devam etmişti.
oblomovluk, yani oblomov’un kendi içinde yaşadığı çelişkiler; rusya’nın yüzyıllar boyunca süren durağanlığından sonra 19. yüzyılda değişmeye başlaması ama bunu kendi toplumsal dinamikleriyle değil de batı gücünün baskısıyla yapması yüzündendi. oblomov, ülkesinin değişmekte olduğunu ve kendisinin de değişmek zorunda olduğunu fark etmişti. köyündeki tüm mal varlığının yönetimini kahyasına devredip kente taşınmış ama hayalindeki değişimi bir türlü sağlayamamıştı. bir rus çocuğu olarak alışmış olduğu rus yaşam tarzını bırakmak zorunda olduğunu görmüş ama bir türlü bırakamamıştı; işte oblomov'u oblomov yapan şey tam olarak buydu.
devamını gör...
15.
şu terlikleri giyeyim de bi su içeyim.. neyse sonra içerim şimdi kim ayağını aşağı sarkıtacak.. uff bunları düşünmek bile yordu beni, şöyle dönüp biraz uyuyayım.. zahar!!
devamını gör...
16.
devamını gör...
17.
gonçarov'un nefis romanından sonra ortaya çıkmış olan bir kavramdır. romanın baş kahramanı oblomov'un karakteri oblomovluk kavramını anlamamıza yarayacaktır. oblomovluk bir varoluş trajedisidir.
devamını gör...
18.
çok sevdiğim bir kitap olan oblomov'un karakter ve kişiliği ile dile kazandırılmış olunan sıfat.
devamını gör...
19.
(bkz: acedia)
devamını gör...
20.
herkes şu günler biraz oblomovdur. hayattan bir beklenti olmaması, hiçbir şey yapmak istememek, minicik zorluğu kocaman bir iç sıkıntısı haline getirmek...
bazı günler siz de yüzünüzü yıkamak için yataktan saatler sonra çıkmıyor musunuz?
bazı günler siz de yüzünüzü yıkamak için yataktan saatler sonra çıkmıyor musunuz?
devamını gör...