psikiyatrik hastalıkların ana sebebi
başlık "profest" tarafından 17.08.2021 00:59 tarihinde açılmıştır.
41.
istisnai akut seviyede genetik bozukluklar hariç benim için hayatınızın ilk 15-20 senesinde cebri olarak maruz kaldığınız insanlardır.
sevgi, güven, iletişim ve ilişki geliştirilerek, rehberlik edilerek büyüdükten sonra genetik yatkınlığınız veya travma eşiğiniz yüksek olacaktır.
sevgi, güven, iletişim ve ilişki geliştirilerek, rehberlik edilerek büyüdükten sonra genetik yatkınlığınız veya travma eşiğiniz yüksek olacaktır.
devamını gör...
42.
fiziksel siddet, psikolojik siddet ve baski, biraz da buyu cok guzel hastalik birakir.
devamını gör...
43.
toplumdur
devamını gör...
44.
genetik alt yapı, evrimsel pürüzler, çevre etkisi, maddi sıkıntılar, stres, biyolojik hastalıklar ...
devamını gör...
45.
önce genetiktir. sonra da yetiştiği ortamdır. hiç bir psikiyatrik hastalık tetiklenmeden aktive olmaz.
devamını gör...
46.
1-genetik,aniden gelişen(vücutsal) 2-beşer kaynaklı(vücutla alakalı olmayan toplumla etkilelim sonucu manevi olaylar) psikiyatri ve psikoloğu ilgilendiren kısım 1.maddedir 2.soruna yardım edebilme olasılığı %0.1 2.sorunun çözümü kişinin hamlelerine kişinin taktiklerine ve kafa yormasına bağlı
devamını gör...
47.
takıntı.
devamını gör...
48.
ileriki yaşlarda olup şizofren olan deliren kişiler de var. adam batıyor bilmem kaç trilyon borca girince kafayı yiyor hayat bitti onun için gördüğüm için söylüyorum.
devamını gör...
49.
içine doğduğun ailenin sağlıksız psikolojide olması bence bir numara..
baskıcı baba, alkolik baba, şiddet uygulayan baba, huzursuz ortam, ilgisizlik, değersizlik. vb..
küçük yaşlarda aileden veya akranlardan gelen bu tip zararlar insanın ruh sağlığını günden güne yaralar, bozar. belki o zamanlar dayanırsınız bir şekilde ama ileride acısı çıkar sizden. ben sağlıksız ortamda psikolojisi tunçtan, demirden olsa bile insanların zarar göreceklerine inananlardanım.
genetik faktörler de elbette atlanamaz..
ama dediğim gibi, psikolojik dayanıklılık bakımından en sağlam yaratılışlı çocuğu bile kötü şartlara, başa çıkması zor olan muamelelere maruz bırak o çocuk da büyük bir ruhsal bunalıma düşecektir er ya da geç...
o yüzden kimse kendini zayıf olmakla suçlamasın. bizler insanız. hastalanmak bizim hassaslığımızdan değil, insanların zalimliğinden, kötülüğünden dolayı ortaya çıkabiliyor.. biri bıçakla kolumuzu kesse ve kolumuz kanasa bunun için kendimizi suçlar mıyız? hayır tabii ki de.. böyle düşünmekte yarar var.
baskıcı baba, alkolik baba, şiddet uygulayan baba, huzursuz ortam, ilgisizlik, değersizlik. vb..
küçük yaşlarda aileden veya akranlardan gelen bu tip zararlar insanın ruh sağlığını günden güne yaralar, bozar. belki o zamanlar dayanırsınız bir şekilde ama ileride acısı çıkar sizden. ben sağlıksız ortamda psikolojisi tunçtan, demirden olsa bile insanların zarar göreceklerine inananlardanım.
genetik faktörler de elbette atlanamaz..
ama dediğim gibi, psikolojik dayanıklılık bakımından en sağlam yaratılışlı çocuğu bile kötü şartlara, başa çıkması zor olan muamelelere maruz bırak o çocuk da büyük bir ruhsal bunalıma düşecektir er ya da geç...
o yüzden kimse kendini zayıf olmakla suçlamasın. bizler insanız. hastalanmak bizim hassaslığımızdan değil, insanların zalimliğinden, kötülüğünden dolayı ortaya çıkabiliyor.. biri bıçakla kolumuzu kesse ve kolumuz kanasa bunun için kendimizi suçlar mıyız? hayır tabii ki de.. böyle düşünmekte yarar var.
devamını gör...
50.
stres. ricki martin de bi şarkısında bundan bahsediyordu.
un do stres olmaz ki toparlan be maria.
un do stres olmaz ki toparlan be maria.
devamını gör...
51.
dsm-5.
devamını gör...
52.
ya aşırı rahatlıktan
ya aşırı sıkıntıdan
ya aşırı sıkıntıdan
devamını gör...
53.
enflasyon ve göç dalgası.
devamını gör...
54.
beyin kimyası bakımından yatkınlık.
devamını gör...
55.
hastalığı henüz tespit edilip tanımlanmamış gerçek hastalar..
bu soruya biraz daha farklı bir yerden bakıyorum ben. çünkü gerçek hastaların önemli bir kısmı henüz tespit edilmemiş, tanı almamış ya da hiçbir zaman alamayacak insanlar. sokakta yürürken elimizi sallasak, zihninde birkaç kırıkla hayatına devam eden sayısız insana çarpıyoruz zaten.
ama tuhaf bir çarpıklık var, sadece doktora gitme cesaretini ya da imkanını gösteren insanlar psikolojik olarak rahatsız kabul ediliyor. yardım istemeyen, bastıran, inkar eden ya da bunu güçlü olmak sananlar ise otomatik olarak normal sayılıyor. oysa bu bir iyilik hali değil, çoğu zaman sessiz bir çürüme.
bu yüzden mesele sadece bireysel patolojiler değil, toplumsal koşullar, yalnızlık, bastırma kültürü ve idare et öğretisi... tanı almamak sağlıklı olmak anlamına gelmiyor, çoğu zaman sadece henüz çatlamamış bir fay hattı demek oluyor.
işte bu tanı almayan hasta ruhlar psikolojik hastalıkların ana sebebidir bence.
bu soruya biraz daha farklı bir yerden bakıyorum ben. çünkü gerçek hastaların önemli bir kısmı henüz tespit edilmemiş, tanı almamış ya da hiçbir zaman alamayacak insanlar. sokakta yürürken elimizi sallasak, zihninde birkaç kırıkla hayatına devam eden sayısız insana çarpıyoruz zaten.
ama tuhaf bir çarpıklık var, sadece doktora gitme cesaretini ya da imkanını gösteren insanlar psikolojik olarak rahatsız kabul ediliyor. yardım istemeyen, bastıran, inkar eden ya da bunu güçlü olmak sananlar ise otomatik olarak normal sayılıyor. oysa bu bir iyilik hali değil, çoğu zaman sessiz bir çürüme.
bu yüzden mesele sadece bireysel patolojiler değil, toplumsal koşullar, yalnızlık, bastırma kültürü ve idare et öğretisi... tanı almamak sağlıklı olmak anlamına gelmiyor, çoğu zaman sadece henüz çatlamamış bir fay hattı demek oluyor.
işte bu tanı almayan hasta ruhlar psikolojik hastalıkların ana sebebidir bence.
devamını gör...