601.
ı love you.
devamını gör...
602.
muroyives ines. bir de böyle deneyin.
devamını gör...
603.
sen olsan burayı çok severdin
seni hatırlattı
sen oku demiştin okudum
sana iyi gelir
hayatın akışındaki basit noktaları senle harmanlayarak konuşursa sever derim ben
devamını gör...
604.
ufak detayları hatırlamak.
devamını gör...
605.
çok salak bir şey itiraf edeceğim şimdi. neyse içimde durmasın ya. yaptık sonuçta. behzat ç diye bir dizi vardı hatırlar mısınız? orada bir karakter vardı harun diye. eda diye kendinden daha kültürlü birine aşıktı. kızı etkileyebilmek için ingilizce kursuna gitmişti. dil öğrenmeye çalışmıştı ders çalışıp. bu seni seviyorum demenin çok net bir yolu ama işte böyle şeyler göstermeden yapılıyor. ben tam olarak bunu zirve noktasına çıkarmıştım.

zamanında birini sevdim. şimdi fazlaca detaya girmeye gerek yok, nasıl tanıştık gibi duygusal bir aşk hikayesi anlatmayacağım ama acayip sevmiştim. bir anda kapılıvermiştim ve karşımdaki insan aşırı kültürlü, aşırı zeki, aşırı güzel biriydi. cidden kusursuz bir kombo. ancak bir süre sonra bana dair ilginç bir şey kalmadı konuşmalarda. ben çok basit biriydim ya. sinema mezunu, oyun oynayan, zeki ancak memur ailesinden gelen kültürün üzerine koyabildiğini koymuş biriydim. karşımdaki kadın bale kursları alarak büyümüş. ben tv'de mehmet ali erbil'i izleyip anlamlandırdığım, pokemon tasosu kovaladığım yaşlarda bu kız jules verne okumuş. ben nasıl yürüteyim bu işi? çok da seviyorum ama. neyse konuşmalarda hep bahsedilen şeyleri okuduğu şeylerle ilişkilendiriyor bu kız. bir süre sonra anladım ki hayatı anlamlandırma biçimi kitaplar. hayatımda bu kadar çok okuyan birini görmemiştim. şu an bulunduğum nokta(buraya sonra değineceğim) üzerine düşündüğümde ders aldığım profesörlerin hepsine getir götürünü yaptırırdı. o kadar hakimdi pek çok konuya. neyse konular dönüp dolaşıp okuduğu bir kitaba bağlanıyordu. baktım ki benim söyleyecek ilginç bir şeyim kalmadı, anlatılan her şeyi sezgisel bir zeka ile yorumluyorum. zekiyim ama çalışmamışım işte. o kadar çok seviyordum ki bu kızın hayatı anlama biçimi kitaplarsa ben de o dili öğreneceğim dedim. başladım okumaya. sistemli bir biçimde dünya romanlarından başladım, arkeoloji, tarih, felsefe, politika, edebiyat teorisi derken yardırdım yürüdüm. o güne kadar okuduğum kitapları saysam 50 değildi. 5 yılda okuduğum kitap sayısını bilmiyorum. 1300'ün üzerindedir. haftada 4 kitap bitirdiğim oluyordu. kitaplığımı görseniz dudağınız uçuklar. sıfırdan başladım seni seviyorum demeye.

ne mi oldu? şimdi fransa'da modern edebiyat üzerine yüksek lisans yapıyorum. 2.yılımdayım. doktoraya başlayacağım. tezimi tamamladım. bir de kitap yayınladım türkiye'deyken. hepsi seni seviyorum demek için başlamıştı. gelinen noktaya bak. ya biri bu kadar sevilir mi be salak adam diye düşünüyorum bazen. neyse, geride kaldı hepsi. tekrar birini seversem artık efendi gibi çiçek falan vereceğim ya. manyaklığın lüzumu yok ahsdha.
devamını gör...
606.
…görünce/duyunca aklıma sen geldin.
edit: yukarıdaki yazarın paylaştığı dudak uçuklatan hikayeden sonra baya boş kaldı ama napalım.
devamını gör...
607.
kadıköy'de güzel bi ciğerci açılmış.
gidek mi ?*
devamını gör...
608.
solumda yürü.
devamını gör...
609.
ben sana mecburum, bilemezsin.
devamını gör...
610.
hayal et sevgilim şarkısını göndermek için çok mu geç oldu ya.
devamını gör...
611.
kendine dikkat et cümlesi...
devamını gör...
612.
'beklemek cehennemdir. ben yine de beklerim seni' demiş shakespeare amca
devamını gör...
613.
bazıları aşağıdaki gibidir,

* ayaklardan tutup baş aşağı silkelemek.
* yerlerde yuvarlayarak mıncırmak.
* kulaklardan çekiştirerek mayıştırmak.
* göbüşten öpüşleyerek şımarmak.
* zevkten bayıltmak.
devamını gör...
614.
sen varsan akan sular durur.*
devamını gör...
615.
*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
616.
bence hiç gerek yok. hayatımızdaki insanları tüm parantezlerden arındırıp gerçekten de sadece varlıkları için sevdiğimizi fark ettiğimden beri başka bir ifade şekline gerek duymuyorum. akış içinde olduğumuz ve düzenli olarak farklı gelişim dönemlerinden geçtiğimiz için bambaşka insanlar oluyoruz zaman içinde. bu yüzden sevdiğimiz insanların bize karşı olan davranışlarını ya da kişilik özelliklerini göz önünde bulundurarak onları sevdiğimiz fikri tamamen illüzyon. o insanları sevmemiz için varlıkları yetiyor. sihir gibi cidden. bu nedenle seni seviyorum dediğimizde aslında o kişiyi sadece o olduğu için sevdiğimizi göstermiş oluyoruz. bu da çok yerinde ve yeterli bir ifade bence.
devamını gör...
617.
makarna yaptım dese kafi ...
devamını gör...
618.
çok küçük bile olsa senin için fedakarlık yapması, sesini duymak istedim diye araması, cama çık 2 dk seni göriym demesi, küçücük şeyleri bahane edip kalbini kırmaması. sırf sen istiyorsun diye ne kadar yorgun bile olsa 1 saatini sana ayirabilmesi.
devamını gör...
619.
g.t.nü ısırmak.
sansür enfes oldu.
devamını gör...
620.
en sevdiğin film hangisi izleyip konuşalım istersen demesi ya daa basketbol oynayalım mı demesi, şahsen çok güzel olur ilgili olması. yaşanırsa böyle yaşansın karşılıklı mesela onun sevdiği aktiviteyi ben ona teklif edeyim çok güzel hissettirir karşındaki senle yakınlaşmak için yakın olmak için sevidği şeyi senle yapmak istemsi çok güzel özel
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"seni seviyorum demenin farklı şekilleri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim