2014.
18 yaşın başları. cesur, kendini bilmez zamanlarım. ekim, kasım geçmiş zaman. sonbaharın kışa yakın olduğu zamanlar. koskoca şehirden taşranın birine okul okuyacağız diye gitmişiz. lise 5 ama hazırlık dediğin nedir ki? adını anmak istemeyeceğim bir apartta kalıyorum. bir kız var tam benlik. baktık çok ortak noktamız var yoldaş olduk. yalnızsın zaten yapayalnız. dışardan da içerden de heyecanlısın, heveslisin.

gezelim dedik nereye gideceksek. 2 tane avm var dumanı tüten bu şehirde zaten. gittik birine hangisi hatırlamıyorum sorsam bilir ama bu hikayenin ana karakteri olan müyendiz bey. senden böyle bahsetmişim mektup arkadaşıma.
yoldaşımla o zaman okumuşuz biz bayağı kitapçılar o vakitler değerli. görünce gidiverdik küçücük stant ama. iki kişiler, biz de öyle. onlar da severlermiş. bu kadar okuyan mühendis de azdır hala. bir ben sözelci. muhabbet bir sardı. ben uzun saçlı olanla( saçı boyundan uzun derdik o vakitler, hep mi zorbasın be kızım!) yoldaşım yeşil gözlü olana. neyse benim muhabbet uzun sürmedi uzun saçlı olanla zaten uzunum çocuktan ama yoldaşla yeşil gözlü bayağı konuştular. mesajlar, aramalar vs. ay diyorum yoldaşım bu çocukla olmaz.

ben taşındım. kyk. mesafe hep de vefasızımdır. hazırlıktan nefret ediyorum, tavla, 101 geçirdim o seneyi. o kadar hiç öğrenmemişim ki present ve presidentı karıştırıyorum. sıfır aldım yazıyla, sayıyla 0. bütünlemede arap bir ablayı dinleyerek geçtim hazırlığı.

yaz tatili. bomboşum. nasıl oldu, ne oldu bilmiyorum biz yoldaşla ilgili bir şey için miydi konuşmaya başladık bu yeşil gözlü ile. ulan bir bokluk var bu işte! ben olmamalıydım konuştuğu. priz başında beklemeler, mesaj gelince yana kayan dudaklar imkanı yok, devam edeceksin diyor bir şeyler. mesajlar aramalara aramalar görüşmelere aylar yıllara.

insan ilk kez sevince neye uğradığını şaşırıyor. kavgalar, küfürler, küsmeler. nasıl seviyorum ama yemeden içmeden kesildim dönüşü yoktu bazı şeylerin. uykularımdan ağlayarak uyanıyorum, kızlar anlamasın diye bahçeye hop. sonra geliyorlar beraber ağlıyoruz. barıştık sonra sonra yine küstük. saçlarını, okulunu uzattı. benim içimdeki sevgi yorgunluktan bitap. söyledim sevgime üzülüyorum ben yorulmam o yoruldu. diyorum bu sefer biter bende. yine başa sarıyoruz. küsüyoruz ona göre de bana göre de. sonra ben rahatlıyorum bakıyorum ki rahatlıyorum. biriyle tanışıyorum başka bir sözlük biz barışırız diyorum ama bir yandan da farklı hissediyorum. barışmıyoruz benim sevgim akıp gidiyor bu barışırız dediğim adama. sonra her şeyi bıraktığı yerde bulacağını sanan müyendiz bey bayıldığım saçlarını kestirmiş mesaj atmış. gönlümde zerre kıpırtı yok. aklım fikrim başka yerde. barışmıyoruz. ben daha büyük aşık oluyorum barışırız diye anlattığım adama.

3,5 yıl, üniversite, çimler, gitarlı ve uzun saçlı bu bey ve ben. hala beni en çok tanıyan insanlardan biri bence ben de onu belki de. bilirdim sevdiği vardı, bilirdi sevdiğim vardı. haberler alınırdı 2 yılda bir konuşulurdu. onca sevgi boşuna değildi.
sevgiler bitti.

nasılsın dedi 3 bilemedin 5 ay önce bilmem ki. ara ara nedensizce gelen mesajlar. sen hala muğlaklığı seven mühendis beysin. biliyorum benim gibi ifade etmedin ama sevdin dediğin gibi.
ben netlik severim bilir o beni.


arama, yazma dedim dün yeşil gözlerinden öptüğüme.
devamını gör...
biriyle tanışma umuduyla hemen her yere giden ve her siteye üye olan biri olarak söyleyebilirim ki kitapçıda kız düşmüyo.

kesin bilgi, yayalım.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"sevilen insanla kitapçıda tanışmak" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim