kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
eğitim ve sistem dışında her şeye benziyor.
devamını gör...
meslek öğrenmeye değil, diploma denilen kağıdı alıp boş beleş insanların vakitlerini harcamaya ve kalitesiz gençlik yetiştirmek üzerine kurulmuş, sorgulayan değil itaat eden öğrenciler yetişirip, toplumun içerisine salıp, sonrasında da e hadi okudunuz bişeyler yapın diyen, dibine kadar çökmüş ve yozlaşmış bir sistemdir. bu sistemde hem aileler, hem öğretmenler, hem öğrenciler hem de devlet erkanı suçludur.
aileler, notları kötü olan çocuklarına, erken yaşlarda onların isteklerini ve ilgi alanlarını sormak yerine ''notlarını düzelt oku adam ol'' baskısı yaparak, okumayacak çocuğu zorla okutarak hem kendi ekonomilerine, hem de ülke ekonomisine, hem de çocuğun geleceğine zarar vermekteler. hele çocuğa o kadar oku oku dendikten sonra, çocuğun dandik bir üniversiteden ortalama bir diploma alıp işsiz kalmasından sonra, bir de o gariban ve şaşkın çocuğu suçlarlar. çocuğun okumaması onun salak olduğu anlamına gelmiyor, ders çalışmak istememesi onu geri zekalı yapmaz. her insanın farklı yetenekleri ve yatkınlıkları vardır. siz bir balığı ağaca tırmanması ile sınarsanız, salak olan sizsinizdir. çocuğa hiç sordunuz mu çocuk okumak istiyor mu? çocuğu genç yaşında bir meslek kazanması için teşvik ettiniz mi? çocuğunuzun ilgi alanlarını öğrenmek için 5 dakika vakit ayırdınız mı? hayır. belki çocukla konuşsalardı, belki çocuğun ilgi alanı, paraya dönebilecek bir ara meslekti. o herkesin yan gözle baktığı oto tamircileri, çoğu diplomalı işsizden daha çok para kazanmakta. aynı şekilde üretim yerlerinde çalışan tecrübeli insanlar lise çağından beri işlerde uzmanlaşıp para kazanıp mutlu mesut geçiniyorlar. siz çocuğunuzu dinlemeden oku oku diye başının etini yersiniz, çocuk büyür ve sonra da niye beceremedin diye suçlarsınız. bu kafayı hayatımın hiç bir yerinde anlayamayacağım. avm ebeveynleri diyorum ben bunlara, hayatı boş beleş yaşayıp, tek aktiviteleri avm'ye gitmek olan kayıp ruhlar. neyse burası bir.
ailesi idealist öğretmenlerden oluşan biri olarak, öğretmenliğe çok büyük saygım var. ailemde 4 tane kadın öğretmen bulunmakta. herhangi biriyle meslekleri hakkında sohbet ettiğimde gözleri parlıyor. çünkü kendileri yokluktan, fakirlikten gelip okuyarak hayatlarını kazanmışlar. çok çalışmışlar. o yüzden, anadolu köylerinde gariban ve okumak isteyen, gözleri ışıl ışıl çocukları gördükleri zaman onların okuması için ne kavgalar edildiğini ben bilirim. çocuğunun okumasını istemeyen köydeki ağalarla kavgalara, ilkokul çağında, zehir gibi kız çocukların okula gönderilmediğini görüp, kapı kapı dolaşıp onları ikna eden, suratına kapıyı çarpıp iletişim kurmayan insanları son çare polise bildiren annemin, bizim evimizi silahla basan şerefsizler benim ilk çocukluk travmalarımı oluşturur. bu travmaların hepsi bende şimdi göğsümde gururla taşıdığım rozetlerimdir. böyle yüzbinlerce öğretmenler olduğunu biliyorum. bunların hepsine olan saygı ve sevgim sonsuzdur.
bir de hangi tip öğretmenler var biliyor musunuz? sadece para kazanmak için çalışan, mesleğinin önemi ve kutsallığı zerre umrunda olmayan, özel hayatındaki sorunları, ezikliklerini, beceriksizliklerini öğrencilerine yansıtan, kalpsiz, niteliksiz, çürümek üzere olup zehrini küçücük çocukları aşağılayarak ve azarlayarak dışarı atan ''öğretmenler'' var. bu insan görünümlü mahlukatlar,öğretmekten ve çocuklar için mücadele etmekten ziyade çocukların özgüvenini kırıp, onların işe yaramaz olduğunu söyleyip, hem çocukların eğitim ateşini söndürüyorlar, hem de bizim geleceğimize taş koyuyorlar. bu vasıfsız ve umarsız karakterler yüzünden de eğitim sistemimiz felaket durumda. inanın, yadsınamayacak kadar çok bu tipler.
öğrencilere gelirsek eğer;
burada siz de suçlusunuz sevgili gençler. elinize verilen fırsatları değerlendirmek yerine vaktinizi boş şeylerle geçirip, okuyayım da ne olursa olsun deyip istemediğiniz bir bölümde istemediğiniz ve anlamadığınız şeyleri okuyorsunuz. okulu bitirirken alacağınız diplomada yazan bölüm ile ilgili sadece okulda öğrendikleriniz oluyor. kendimi nasıl ön plana çıkarırım, nasıl geliştiririm diye düşüneniniz çok az. sizin bölümünüzden mezun olup çalışan insanlara yazın, sorun. bana yazan bir kaç arkadaş oldu, ben de çok mutlu oldum, yönlendirmekten keyif aldım, hem de bana da yardımcı oldular ileride. çekinmeyin sorun.
herhangi bir şeyi öğrenmek isterseniz tek tıkla arama motorundan bulabilirsiniz. eğitim alabilirsiniz. artık bir şeyi öğrenmen gerekiyorsa ve öğrenemiyorsan bu senin suçundur. elinin altında internet var. çoğunuzun hayali memurluk ve masa başı iş. net gelir. çok küçük bir kısmınız hariç diğerleriniz yazın herhangi bir yerde çalışıp para kazanmak istemiyor. elini kirletmek, bir işin elinden tutmak istemiyor. staj'a bile doldurulacak gün olarak bakan çok fazla genç var. çoğunuz elinizdeki fırsatların kıymetini bilmiyorsunuz. köylerde, elektriğin tek kar yağışında günlerce gittiği yerlerde çocuklar mum ışığında kitap okuyorlar. yazın mevsimsel işlerde çalışıyorlar. hem okuyup hem çalışıyorlar. siz ise yaşadığınız metropollerde odanızdan çıkmıyorsunuz. sonra da ağlıyorsunuz. ya uluslararası ticaret öğrencisi olup ingilizce bilmeyen onlarca üniversite mezunu geldi benim yanıma çalışmak için. bölümün ilk kelimesi uluslararası. ne yaptığınızı, niye okuduğunuzu sorgulayın. olmuyor mu, okumayın, bir meslek öğrenin. inanın daha çok kazanır ve daha çok mutlu olursunuz.
devlet erkanına söyleyeceğim milyonlarca şey var. siz üniversitelerin çoğunu bölgesel ekonomik kalkınma olarak görüyorsunuz. oradaki esnafa geçim kaynağı yaratıyorsunuz. yüzlerce inşaat mühendisi mezunu veren üniversite var. binlerce avukatlık bölümü var. ne gerek var bunlara? siz de biliyorsunuz gençlerin işsiz kalacağını. açmayın şu bölümleri saçma sapan yerlere. bilişime, mesleğe, zanaatkarlığa yönlendirin gençleri. ama umrunuzda değil. öğrenci kredisi verin, faiziyle devlete gelir sağlayın, o parayı da betona gömün, işsiz ordusunu arttırın, kalifiye elemanı azaltın yeter ki bölgesel kalkınma olsun, esnafın keyfi yerinde olsun gariban harçlıklarına çöksün. hem jenerasyonları mahvediyorsunuz, hem de geleceğimizi. o kör bencilliğinize sesleniyorum, bu çocuklar bizim ileriki yıllarda refahımız olacak. siz sığır güder gibi bomboş hocaları, bomboş bölümlere yönlendirmeye devam ederseniz, 20 yıl sonra apandistinizi kendiniz alır, 1 usd 100 tl olduğunda emekli maaşınızı el arabasıyla taşırsınız.
sevgili gençler, kızmayın bana, lütfen kendinizi geliştirin, çalışın öğrenin, okumayı seveniniz varsa okusun, ama doğru okusun, üniversiteler sizin gelecek 40 yılınızı belirler, sevdiğiniz ve keyif alacağınız şeyler için zaman harcayın,işinizde her zaman iyi olun, bunu ancak siz yapabilirsiniz. eğitim sisteminin nimetlerinden faydalanın,ama günün sonunda her şeyi kendiniz yapacaksınız. ne olursa olsun yeni şeyler öğrenin, işinizi çok iyi bilin. kimseden bir minnet eylemeyin, kimseden bir şey beklemeyin, geleceğinizi siz kurtaracaksınız, bunu unutmayın. mustafa kemal atatürk'ün en güzel sözü, sizin düsturunuz olsun, bizleri sizler düzelteceksiniz.
''vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır.
devamını gör...
kimse (bkz: yoğurdum kara) demez. o yüzden sorun çözülmez. içinde olan olmayan herkes konuşur. hadi gel düzeltelim desen, neyse. evet öğretmen suçlu. biz öyle rastgele olduk. hiç bir bölüm tutmayınca (bkz: bari) öğretmen olduk. zaten sizle beraber yaptık tercihleri falan oradaydınız. birlikte bitirdik okulu evet, haklısınız tüm bu saçmalıkların sebebi biz ogretmenleriz. başka argüman yoksa dağılalım.
devamını gör...
rezalettir.

ekonomi gibi, siyaset gibi, sanayi gibi, her şey gibi.
devamını gör...
100 liraya satılan sertifika programlarından bile daha niteliksiz bir sistemdir.
devamını gör...
kalıp bi ifadeden ibaret. içi boş. 3 sene üst üste sbs'ye girdim , aralarda bursluluk sınavlarına girdim , lisede bursluluk sınavına girdim , 2 sene ygs-lys'ye girdim , 1 sene isimsiz bi sınava hazırlandım , 4 sene yks'ye girdim , sosyal ve fen soru sayısı yarıya indirildi , sosyal ders olarak kaldırıldı , sınava isim bulunamadı , piyasada kitap olmadı , yeni nesil dediler ayak uymadı , ezberi bozcaz dediler anamız ağladı , her ne olduysa oldu. olan bize oldu.
devamını gör...
kobay fare sistemidir. şunu deneyelim olmadı bunu yaparız kafasıyla söndürülen mumların mezarlığıdır.
devamını gör...
bilgi bakımından oldukça zengin bir müfredat ama geleceğe birey yetiştirmek konusunda bir o kadar yetersiz.
devamını gör...
eğitici ve öğreticidir. asla ezbere dayalı değildir. ayrıca ülke bazında her öğrenciye ailesinin maddi durumu gözetilmeksizin eşit eğitim verilir.

tabi bu eskiden böyle değildi. 20 sene önce ülkede okul bile yoktu.
devamını gör...
an itibarıyla içinden geçilen sistemdir.
sınav barajı kaldırıldı. sınava ek süre eklendi
buradan
devamını gör...
içinde olmasak baya eğlenceli sistem aslında
devamını gör...
tamamen ezbere dayalı, yetenek, ilgi alaka gözetmeksizin uygulanan, eğitim olduğu düşünülen bir sistemdir. ben bu kadar yazıyorum. yazar arkadaşlar döktürmüş zaten.
devamını gör...
bir söz vardı: "türk eğitim sisteminin iki eksiği vardır. türk ve sistem. " diye. o hesap işte
devamını gör...
beni egitemeyen sistemdir. eğitimin ne olduğunu üniversite de rusya da gördüm.
devamını gör...
devlet 1980 yılında yapılacak faşist askeri darbeye hazırlanırken bir yandan da darbe sonrası eğitim sistemini de tasarlamaya başladı. öyle düşünen, düşündüğünü ifade eden, sorgulayan insan yetiştirmek devletin "bekası" için son derecede sakıncalıydı. bunun da önü, faşist öğretmenler yetiştirerek alınabilirdi. buna bağlı olarak mhp'li ve ülkü ocaklı teröristleri özellikle öğretmen yetiştiren okullara yerleştirdiler, bunlara dışarıdan da silahlı militanlarca desteklendi. örneğin ankara'da öğretmen yetiştiren pek çok okulun olduğu (gazi eğitim enstitüsü, teknik öğretmen okulu ..) bölge olan beşevler yöresi faşist katillerce en fazla öğrencinin katledildiği bölgelerden birisidir. önce silahlı terörist çeteleri öğrencilerin üstüne ateş açar, ateşe cevap verilince polis okulu basar, öğrenciler tutuklanır, işkenceye alınır. bir ikisi işkencede katledilir. en sonunda üniversite kapatılır. böyle böyle 1978-79 döneminde o okulları "fethetmiş" teröristler 15 günde öğretmen diploması aldılar. bunlar daha sonranın öğretmenlerini yetiştiren öğretmenlerdi. böylece günümüze, bırak okuduğunu anlamayan, dinlediğini anlamayan milyonlarca lise mezunu üretildi.
ha bunun daha öncesi iyi miydi? o da rezaletti, ama bu kadar değildi.
eğitim sistemimiz budur.
devamını gör...
üniforma zorunluluğu tekrar gelmeli. öğrenciler sokakta gezer gibi okula geliyor. liselerdeki hocaların büyük bir kısmı yetersiz ve kitaba bakarak ders anlatmaya çalışıyor. bizde eğitim sistemi sadece öğrencilere ödev vermek, tahtaya yazı yazmak, kitaptan şu konuya çalışın gelin demekten ibaret. hiç pratik falan yok. gençler hiç bir şey öğrenemiyor. mesela ingilizce dersi var fakat kimsenin dil öğrenmeye niyeti yok. tamamen içi boş diplomalı nesiller türüyor.
devamını gör...
eğitim? sistem? çok alakasız.
devamını gör...
turk egitim sistemi oyle birsey mi varmis ?
goren duyan oldu mu ki ?
devamını gör...
redditten çalıntı baştan diyeyim,

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"türk eğitim sistemi" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim