21.
yunanlar dostumuz falan değildir. herifler göz göre göre ege'deki adalara silah yerleştirdiler.
devamını gör...
22.
sosyal acidan kotudur
devamını gör...
23.
iyileşmesi gerekir. türk ve yunan ligleri birleşmelidir. zira basketbol'da fenerbahçe'ye rakip lazım, tek başına donunda sallayınca eğlencesi kalmıyor. panathiakos ile iyi yarışılır.
futbolda da istanbul'daki bazı hoca takımları kapatılıp yerlerine olympiakos gibi takımlarla derbi düzenlenmeli. en azından onların pensilvanyada hocaları yok.
futbolda da istanbul'daki bazı hoca takımları kapatılıp yerlerine olympiakos gibi takımlarla derbi düzenlenmeli. en azından onların pensilvanyada hocaları yok.
devamını gör...
24.
kurtuluş(istiklal) savaşında bizim anamızı ağlatmış kesimle ilişkimiz nasıl güzel olabilir? ben aslen kıbrıs vatandaşıyım, aynı zamanda türkiye vatandaşıyım nasıl ki rumlar biz kıbrıslı türklerin birinci sınıf düşmanıysa yunanlılarda türklerin birinci sınıf düşmanıdır, öyle olsa yunanlı şarkıcı despina vandi konserde duvardaki atatürk resmini kaldırın diye emir verirmiydi?
devamını gör...
25.
bugün ege’de olup bitenlere bakıp da “artık her şey konuşulmuştur” demek, türkiye’nin tarihine ve jeopolitik gerçeklerine sırt çevirmek olur. bizim neslimize yıllarca, bazı meselelerin tartışılmasının bile yasak olduğu öğretildi. oysa milletler, haklı olduklarına inandıkları tezleri savunmaktan vazgeçtikleri gün gerilemeye başlarlar.
türkiye, yunanistan’ın egemenliği altında bulunan bazı bölgelerin tarihî süreç içinde hangi antlaşmalarla, hangi şartlar altında ve hangi uluslararası dengeler içerisinde bugünkü statülerine kavuştuğunu yeniden ve daha güçlü biçimde gündeme getirmelidir. tarih, yalnızca galiplerin yazdığı bir hikâye değildir; aynı zamanda değişen güç dengeleri içinde yeniden yorumlanan bir mücadele sahasıdır.
adalar denizi’ni bir yunan gölüne çevirmeye çalışan anlayış karşısında, ankara’nın suskun kalması düşünülemez. deniz yetki alanlarından enerji kaynaklarına, güvenlikten ulaştırma hatlarına kadar uzanan geniş bir coğrafyada türkiye’nin meşru çıkarları bulunmaktadır. bu çıkarlar, yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin de meselesidir.
dünya yeni bir döneme girmektedir. büyük güç rekabetinin arttığı, ittifakların yeniden şekillendiği, enerji denklemlerinin değiştiği bir çağda türkiye’nin kendi tezlerini uluslararası hukuk zemininde daha yüksek sesle savunması tabii bir haktır. diplomasi masasında güçlü olmak isteyen devletler, önce kendi tarihî hafızalarına sahip çıkmak zorundadır.
burada mesele maceracılık değildir. mesele, türkiye cumhuriyeti’nin millî menfaatlerini, hukukunu ve tarihî tezlerini korkmadan ifade etmesidir. milletlerin kaderini belirleyen şey, başkalarının kendileri için çizdiği sınırlar değil; kendi haklarını savunma konusundaki iradeleridir.
türkiye’nin ihtiyacı, hamasetten önce stratejiye; öfkeden önce devlet aklına; duygusallıktan önce uzun vadeli bir millî vizyona sahip olmaktır. güçlü devletler, tezlerini dünyaya kabul ettirmek için önce fikrî ve diplomatik mücadeleyi kazanırlar. asıl mesele de budur.
türkiye, yunanistan’ın egemenliği altında bulunan bazı bölgelerin tarihî süreç içinde hangi antlaşmalarla, hangi şartlar altında ve hangi uluslararası dengeler içerisinde bugünkü statülerine kavuştuğunu yeniden ve daha güçlü biçimde gündeme getirmelidir. tarih, yalnızca galiplerin yazdığı bir hikâye değildir; aynı zamanda değişen güç dengeleri içinde yeniden yorumlanan bir mücadele sahasıdır.
adalar denizi’ni bir yunan gölüne çevirmeye çalışan anlayış karşısında, ankara’nın suskun kalması düşünülemez. deniz yetki alanlarından enerji kaynaklarına, güvenlikten ulaştırma hatlarına kadar uzanan geniş bir coğrafyada türkiye’nin meşru çıkarları bulunmaktadır. bu çıkarlar, yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin de meselesidir.
dünya yeni bir döneme girmektedir. büyük güç rekabetinin arttığı, ittifakların yeniden şekillendiği, enerji denklemlerinin değiştiği bir çağda türkiye’nin kendi tezlerini uluslararası hukuk zemininde daha yüksek sesle savunması tabii bir haktır. diplomasi masasında güçlü olmak isteyen devletler, önce kendi tarihî hafızalarına sahip çıkmak zorundadır.
burada mesele maceracılık değildir. mesele, türkiye cumhuriyeti’nin millî menfaatlerini, hukukunu ve tarihî tezlerini korkmadan ifade etmesidir. milletlerin kaderini belirleyen şey, başkalarının kendileri için çizdiği sınırlar değil; kendi haklarını savunma konusundaki iradeleridir.
türkiye’nin ihtiyacı, hamasetten önce stratejiye; öfkeden önce devlet aklına; duygusallıktan önce uzun vadeli bir millî vizyona sahip olmaktır. güçlü devletler, tezlerini dünyaya kabul ettirmek için önce fikrî ve diplomatik mücadeleyi kazanırlar. asıl mesele de budur.
devamını gör...