türkler hristiyanlığı kabul etseydi olabilecekler
başlık "ilyas sezar" tarafından 02.01.2021 17:36 tarihinde açılmıştır.
101.
102.
pazar günü seni kilisede göremedim ali ekber abi.
bunlar olurdu ekseriyetle.
bunlar olurdu ekseriyetle.
devamını gör...
103.
türklerin islamiyetten dert yandıkları başlıklardan bilmem kaçıncısı.
türkler firavun modeli krallık yönetimi ile devletler kurmaya yanaşmadıkları için gelişemediler (hırsızlık yapmadıkları için büyüyüp zenginleşemediler) tüm diğer firavun modeline karşı olan uluslar gibi.
hristiyanlık çok tanrılı dinlerin firavun özentisi krallarından miras aldı tüm zenginliğini. müslümanlar (islamiyet) doğuştan karşıydı firavunluğa ve firavun ilimine (kimyayı, fizği, astronomiyi, matematiği, simyayı falan yüzyıllar boyunca yasaklamışlardır. keşifleri ve eski bilgileri keşif, arkeoloji, antropoloji yoluyla geliştimeyi de yasaklamışlardır.)
türkler tıpkı kendileri ile aynı kafadan olan müslümanlar ile karşılaşınca kaynaşmakta büyük zorluklar çekmediler (nispeten tabi. illaki savaşlar yaşandı ama o savaşlar da din değiştirmemek adına yapılmadı.) ve istilacı firavun devleti modeline kapılarını kapatıp müslüman oldular.
osmanlı, 1) ecnebi kökenli, 2) deist benzeri müslümanlık ile göktürk inancı ararsında kalmış gibi depresyonda yaşayan ve 3) cihadçı müslüman gruplar tarafından yönetildi. sürekli bocaladı. avrupa krallıkları gibi olmaya çalıştı, cihad ilan etti islam'ı yaymaya çalıştı ve kazandığı şeyleri değiştirip geliştirip dönüştüremeden kaybetti, eski türk usulü jandarmalık denemeleri ile vakit kaybetti.
türkler hırsız firavun artığı hristiyanlar gibi olmamayı kendileri seçtiler, onlar gibi olmak isteyenler de becerikli olabilecek kadar güçlü olamadılar saltanat süreçlerinde, birikim yoluyla gelişme sürerlilik ve istikrar gerektirir.
türkler islamiyet döneminden önceleri arada bir de olsa ilimde ilerleme kaydetmişti. yobaz ve/veya ülkücü aile fertleri her şeyin içine etmişlerdir. tüm bunların tarihte kayıtları vardır arkadaşlar, açıp okuyabilirsiniz..
türkler firavun modeli krallık yönetimi ile devletler kurmaya yanaşmadıkları için gelişemediler (hırsızlık yapmadıkları için büyüyüp zenginleşemediler) tüm diğer firavun modeline karşı olan uluslar gibi.
hristiyanlık çok tanrılı dinlerin firavun özentisi krallarından miras aldı tüm zenginliğini. müslümanlar (islamiyet) doğuştan karşıydı firavunluğa ve firavun ilimine (kimyayı, fizği, astronomiyi, matematiği, simyayı falan yüzyıllar boyunca yasaklamışlardır. keşifleri ve eski bilgileri keşif, arkeoloji, antropoloji yoluyla geliştimeyi de yasaklamışlardır.)
türkler tıpkı kendileri ile aynı kafadan olan müslümanlar ile karşılaşınca kaynaşmakta büyük zorluklar çekmediler (nispeten tabi. illaki savaşlar yaşandı ama o savaşlar da din değiştirmemek adına yapılmadı.) ve istilacı firavun devleti modeline kapılarını kapatıp müslüman oldular.
osmanlı, 1) ecnebi kökenli, 2) deist benzeri müslümanlık ile göktürk inancı ararsında kalmış gibi depresyonda yaşayan ve 3) cihadçı müslüman gruplar tarafından yönetildi. sürekli bocaladı. avrupa krallıkları gibi olmaya çalıştı, cihad ilan etti islam'ı yaymaya çalıştı ve kazandığı şeyleri değiştirip geliştirip dönüştüremeden kaybetti, eski türk usulü jandarmalık denemeleri ile vakit kaybetti.
türkler hırsız firavun artığı hristiyanlar gibi olmamayı kendileri seçtiler, onlar gibi olmak isteyenler de becerikli olabilecek kadar güçlü olamadılar saltanat süreçlerinde, birikim yoluyla gelişme sürerlilik ve istikrar gerektirir.
türkler islamiyet döneminden önceleri arada bir de olsa ilimde ilerleme kaydetmişti. yobaz ve/veya ülkücü aile fertleri her şeyin içine etmişlerdir. tüm bunların tarihte kayıtları vardır arkadaşlar, açıp okuyabilirsiniz..
devamını gör...
104.
ayasofya ve kariye müze olarak kalırdı muhtemelen. ikisi de muhteşem eserler!
devamını gör...
105.
gürcüler, rumenler ile hristiyanlaşmış çingeneler arasında bir skalada yer alırlardı. ahlaki açıdan moğollarla, kızılbaş yörükler arası bir yaşam tarzımız olurdu. alkol kullanımı çok yüksek olur. fakirlikten ötürü domuz eti tüketimi yoksulların beslenmesinde ana gıda maddesi olurdu. daha anaerkil bir aile yapısı hüküm sürerdi. kadınlar ev işleriyle beraber çalışma hayatına da aktif katılırdı. erkekler alkol ve tembellik yüzünden ailede atıl konumda kalır, avrupa'nın tuvaleti hükmünde olacağımızdan ekmek parası kazanmak için kadınlar oralarda çalışır, hatırı sayılır bir kısmı da fuhuş yapardı. kesinlikle 2. dünya savaşı'ndan sonra partizan gruplar veya sovyet desteği sayesinde komünist bir rejime geçerdik. durumumuz arnavutluğa benzerdi. kısacası türkler islamiyete girmekle tarihte başat rol oynamışlardır.
devamını gör...
106.
türkler zaten hristiyandı, türkler müslüman takkesi takıp, maskesiyle dolaşan bizanslılardır.
sevan nişanyan
sevan nişanyan
devamını gör...
107.
arkidişler ülkemizde sırp ve hırvat türkleri var kokoş boyundan onlar hristiyan idi fakat beğenmediler haçı müslüman oldular.
hatta bu sırp türklerinden biri mehape'den milletvekili bile oldu,ne güzel ne kadar renkli ırkız.
buradan senegal ülkü ocakları başkanı siyah afro-türk amin'e selam gönderiyorum.
isa sırpları korusun.
hatta bu sırp türklerinden biri mehape'den milletvekili bile oldu,ne güzel ne kadar renkli ırkız.
buradan senegal ülkü ocakları başkanı siyah afro-türk amin'e selam gönderiyorum.
isa sırpları korusun.
devamını gör...
108.
avrupa bize şimdiki kadar önyargılı olmazdı. ama yine de pek hoşlanmazdı. bu bir gerçek.
ve merih demiral kesinlikle 2 maç ceza almazdı. hakem dünkü maçtaki kırmızı kartı da hollandaya gösterebilirdi... hiç değilse din kardeşi olmaktan kurtarırdık bazı şeyleri.
ve merih demiral kesinlikle 2 maç ceza almazdı. hakem dünkü maçtaki kırmızı kartı da hollandaya gösterebilirdi... hiç değilse din kardeşi olmaktan kurtarırdık bazı şeyleri.
devamını gör...
109.
yine cin çıkarmak için silkme yöntemini kullanırlardı.
devamını gör...
110.
türkler dolandırmanın yine yolunu bulurdu. türkiye'de islam dini yüzünden geri olduğumuzu düşünen epey bir insan vardır. ama ben inanıyorum ki biz hristiyan olsaydık da bizim insanımız dolandırmanın farklı varyasyonlarını bulurdu. olay dinlerde değil bence.
devamını gör...
111.
tarihsel olarak pek çok kırılmaya yol açacak olan bir hamle. yani bunun için alternatif hayali bir tarih yazılabilir. haçlı seferleri, batıya yönelme, istanbul'un fethi, akdenizdeki savaşlar vs... yani tarihi baştan yazmanız gerek.
he avrupalılar bize önyargılı olmazdı diyenler avrupanın, hristiyan ruslara, macarlara, bulgarlara, sırplara önyargısını sanırım yabana atıyorlar.
he avrupalılar bize önyargılı olmazdı diyenler avrupanın, hristiyan ruslara, macarlara, bulgarlara, sırplara önyargısını sanırım yabana atıyorlar.
devamını gör...
112.
hritiyan olsan da süryani hristiyan olacaktın, tüm ortadoğu halklarının %20'si süryani hristiyandır ve emperyalizmin tayin ettiği kaderi yaşamaktadırlar.
devamını gör...
113.
114.
devletlerin dini ayrılıklar nedeniyle birbirlerine karşı politika belirlediği düşüncesi, romantik tarihçilerin büyük bir yanılgısıdır. anadolu'yu, ortadoğu'yu, dönemin en önemli ticaret yollarını, zengin doğu akdeniz limanlarını ele geçirdikten sonra, türkler hıristiyanlığı kabul etmiş olsalar bile avrupa'nın hedefi olacaktı. ha, farklı olan ne olurdu; muhtemelen batıda zuhur eden yenilikler ve gelişmeler bizim topraklarımıza çok daha hızlı nüfuz ederdi. (bkz: çarlık rusya)
devamını gör...
115.
daha önce kendim de bu konuda yazdım. bu sefer chatgpt'ye sordum. o da benle aynı fikirde ama daha akademik bir cevap verdi.
türkler hristiyan olsalardı tarihte aynı güç ve etkiye sahip olurlar mıydı ? yoksa hristiyan kavimler arasında 2. sınıf bir seviyede mi kabul edilirlerdi ?
chatgpt:
çok ilginç ve aslında hem tarih hem sosyoloji açısından üzerinde çok düşünülmüş bir “alternatif tarih” sorusu sordun.
türklerin islâm yerine hristiyanlığı benimsemesi halinde tarihsel güç ve etki açısından nasıl bir konumda olabileceklerini birkaç boyutta değerlendirelim:
1. din–kimlik ilişkisi
türklerin tarihsel yükselişi yalnızca din üzerinden değil, göçebe-askerî gelenek, örgütlenme yeteneği, hareket kabiliyeti ve fetihçi karakter üzerinden şekillendi.
islam’a giriş (karahanlılar ve selçuklular dönemi) türklerin orta asya’dan ortadoğu ve anadolu’ya yönelmelerinde bir katalizör oldu, çünkü islam dünyası o dönemde hem büyük bir kültür havzası hem de siyasî boşluklarla dolu bir coğrafyaydı.
eğer türkler hristiyanlığı benimsemiş olsalardı, yine askerî güçleriyle öne çıkarlar ama içinde bulundukları medeniyet havzası değişirdi.
2. bizans ve batı avrupa ile ilişki
türklerin hristiyan olması, onları doğal olarak bizans imparatorluğu’yla daha yakın hale getirirdi. ancak bizans aristokrasisi yabancı kavimleri tam anlamıyla eşit görmedi; genellikle müttefik veya paralı asker olarak kullandı. bu açıdan türkler, muhtemelen peçenekler ya da varegler gibi “asker kaynağı” statüsüne indirgenebilirdi.
batı avrupa’da ise etnik ve mezhepsel ayrımcılık yüksekti. örneğin slav kavimleri uzun süre “ikinci sınıf” görülmüş, germen–latin merkezli bir hristiyanlık anlayışı baskın olmuştu. türkler de benzer bir “yarı-barbar hristiyan kavim” muamelesi görebilirdi.
3. islam dünyasıyla bağlantı kaybı
türklerin gerçek tarihteki yükselişi, büyük ölçüde islam dünyasının askerî liderliğini üstlenmeleriyle gerçekleşti: selçuklular abbasi hilafetini korudu, osmanlılar islam’ın siyasi liderliğini üstlendi.
eğer türkler hristiyan olsaydı, bu siyasi merkezî rol ortadan kalkardı. bizans’ın ya da latin dünyasının içinde erime riski doğardı.
4. alternatif senaryolar
nesturî veya ortodoks hristiyan türkler: tarih boyunca bazı türk boyları (ör. doğu asya’daki bazı nesturîler, kuman-kıpçakların bir kısmı, bulgarların ilk dönemleri) hristiyanlığı kabul etti. ancak hiçbiri islamiyet’teki gibi merkezi bir güç haline gelemedi; daha çok çevrede kaldı.
batı hristiyanlığı (katoliklik) kabul edilseydi: türkler avrupa içlerine daha erken nüfuz edebilir, belki macarlar gibi “hristiyan ama farklı” bir ulus olarak varlık gösterebilirlerdi. ama osmanlı çapında bir dünya imparatorluğu kurmaları pek olası olmazdı.
ortodoks kalırlarsa: muhtemelen bizans’ın askeri elit unsuru olarak varlık sürdürürlerdi, ama bizans çerçevesini aşmaları zor olurdu.
5. genel değerlendirme
türklerin tarihsel büyüklüğü esasen islam dünyasıyla birleşmeleri sayesinde dünya ölçeğinde bir imparatorluk kurmalarından geldi.
eğer hristiyan olsalardı, muhtemelen bölgesel bir güç olarak kalırlardı; macarlar veya bulgarlar gibi tarihte önemli ama “dünya tarihini şekillendiren imparatorluk” kuramamış halklardan birine benzerlerdi.
yani muhtemelen “2. sınıf” bir kavim olarak değil, saygı duyulan ama küresel belirleyici rolü olmayan bir hristiyan millet olurlardı.
türkler hristiyan olsalardı tarihte aynı güç ve etkiye sahip olurlar mıydı ? yoksa hristiyan kavimler arasında 2. sınıf bir seviyede mi kabul edilirlerdi ?
chatgpt:
çok ilginç ve aslında hem tarih hem sosyoloji açısından üzerinde çok düşünülmüş bir “alternatif tarih” sorusu sordun.
türklerin islâm yerine hristiyanlığı benimsemesi halinde tarihsel güç ve etki açısından nasıl bir konumda olabileceklerini birkaç boyutta değerlendirelim:
1. din–kimlik ilişkisi
türklerin tarihsel yükselişi yalnızca din üzerinden değil, göçebe-askerî gelenek, örgütlenme yeteneği, hareket kabiliyeti ve fetihçi karakter üzerinden şekillendi.
islam’a giriş (karahanlılar ve selçuklular dönemi) türklerin orta asya’dan ortadoğu ve anadolu’ya yönelmelerinde bir katalizör oldu, çünkü islam dünyası o dönemde hem büyük bir kültür havzası hem de siyasî boşluklarla dolu bir coğrafyaydı.
eğer türkler hristiyanlığı benimsemiş olsalardı, yine askerî güçleriyle öne çıkarlar ama içinde bulundukları medeniyet havzası değişirdi.
2. bizans ve batı avrupa ile ilişki
türklerin hristiyan olması, onları doğal olarak bizans imparatorluğu’yla daha yakın hale getirirdi. ancak bizans aristokrasisi yabancı kavimleri tam anlamıyla eşit görmedi; genellikle müttefik veya paralı asker olarak kullandı. bu açıdan türkler, muhtemelen peçenekler ya da varegler gibi “asker kaynağı” statüsüne indirgenebilirdi.
batı avrupa’da ise etnik ve mezhepsel ayrımcılık yüksekti. örneğin slav kavimleri uzun süre “ikinci sınıf” görülmüş, germen–latin merkezli bir hristiyanlık anlayışı baskın olmuştu. türkler de benzer bir “yarı-barbar hristiyan kavim” muamelesi görebilirdi.
3. islam dünyasıyla bağlantı kaybı
türklerin gerçek tarihteki yükselişi, büyük ölçüde islam dünyasının askerî liderliğini üstlenmeleriyle gerçekleşti: selçuklular abbasi hilafetini korudu, osmanlılar islam’ın siyasi liderliğini üstlendi.
eğer türkler hristiyan olsaydı, bu siyasi merkezî rol ortadan kalkardı. bizans’ın ya da latin dünyasının içinde erime riski doğardı.
4. alternatif senaryolar
nesturî veya ortodoks hristiyan türkler: tarih boyunca bazı türk boyları (ör. doğu asya’daki bazı nesturîler, kuman-kıpçakların bir kısmı, bulgarların ilk dönemleri) hristiyanlığı kabul etti. ancak hiçbiri islamiyet’teki gibi merkezi bir güç haline gelemedi; daha çok çevrede kaldı.
batı hristiyanlığı (katoliklik) kabul edilseydi: türkler avrupa içlerine daha erken nüfuz edebilir, belki macarlar gibi “hristiyan ama farklı” bir ulus olarak varlık gösterebilirlerdi. ama osmanlı çapında bir dünya imparatorluğu kurmaları pek olası olmazdı.
ortodoks kalırlarsa: muhtemelen bizans’ın askeri elit unsuru olarak varlık sürdürürlerdi, ama bizans çerçevesini aşmaları zor olurdu.
5. genel değerlendirme
türklerin tarihsel büyüklüğü esasen islam dünyasıyla birleşmeleri sayesinde dünya ölçeğinde bir imparatorluk kurmalarından geldi.
eğer hristiyan olsalardı, muhtemelen bölgesel bir güç olarak kalırlardı; macarlar veya bulgarlar gibi tarihte önemli ama “dünya tarihini şekillendiren imparatorluk” kuramamış halklardan birine benzerlerdi.
yani muhtemelen “2. sınıf” bir kavim olarak değil, saygı duyulan ama küresel belirleyici rolü olmayan bir hristiyan millet olurlardı.
devamını gör...
116.
4 yıl once yazdık bunları: #584575
devamını gör...
117.
hele şona bi de kiliseye gidiyyı, olan isa’dan da mı gorhmıysın!
devamını gör...
118.
bulgaristan, romanya ve ermenistan bandında olmak.
devamını gör...
119.
gagavuzlar gibi olurduk. türkiye kocaman bir gagavuzya cumhuriyeti gibi olurdu.
devamını gör...
120.
günah çıkarma lisesi kurulurdu.
devamını gör...


