21.
ülkede hayvancılık taşradan alınıp patronlara devrediliyor. şap komplosu ile operasyonun hızı arttırıldı. 10 yıl içinde hayvancılık böyük oranda tekelleşir.
köylüde hayvan olmayınca, veteriner hekimlerimiz asgari ücretle patronların ahırlarına bakmak zorunda kalacak. biraz gücü olan da şehirde muayenehane açıp sosyetenin kedisine, köpeğine ve guşuna bakar.
köylüde hayvan olmayınca, veteriner hekimlerimiz asgari ücretle patronların ahırlarına bakmak zorunda kalacak. biraz gücü olan da şehirde muayenehane açıp sosyetenin kedisine, köpeğine ve guşuna bakar.
devamını gör...
22.
genelde iyi insanlar.
devamını gör...
23.
veteriner hekim değil o... türk erkeği
devamını gör...
24.
böyle genç hevesli arkadaşlar varsa lütfen buradan uzaklaşıp hemen başka bölüme geçin.
öncelikle ülkemizde birçok meslek gibi ciddiye alınmıyor maalesef. kaldı ki “sağlık çalışanı” olarak bile değerlendirilmiyorsunuz. kongrelere katıldığınızda yurt dışındaki hekimlerin anlattıklarını duyunca ağlamak isterseniz. kuduz, tüberküloz, antraks gibi hastalıklara maruz kalabilirsiniz. ayy benim tüberküloz sebebiyle 4 aylık çocuğuna hemen hemen 1 yıl kadar dokunamayan büyükbaş hekimi arkadaşım var…
he üniversitede kütüphanelerde kitaplarını da zor bulursunuz. yayınlar ya çok eskidir ya da yoktur. günceli talep ettiğinizde de ciddiye alınmazsınız. daha okurken kendinizi geliştirmek için cebinizden bir kitap için 5-6 bin tl çıkabilir.
sonra birçok ülkede eğitim süresi doğal olarak daha uzun olmasına rağmen bizim cağnım ülkemizde 5 yıldır ve bu 5 yılda “hayvan” diye geçiştirdiğiniz her canlının anatomik, fizyolojik, psikolojik olarak bambaşka olduğunu bir kere daha görürsünüz.
zaten daha 1. sınıfta anatomide o zilli sınavlarda “bu hangi hayvan ? nereden anladın ?” şeklinde minicik detaylı sorular sorulur.
he bir de eğer birazcık hevesiniz varsa egzotik ve yaban hayatı çalışmak istiyorsanız yahut ilginizi çekiyorsa 1. sınıftan itibaren kedi, köpek, koyun, keçi, inek, tavuk (kanatlı ördek falan da var) dışında ilgi alanınıza ve seçmeli dersinize gör 10 civarı canlı daha öğrenirsiniz.
bir de acil durumlar, doğal afet yahut savaş gibi durumlarda insana müdahale edebileceğinizden dolayı o 6 yıllık tıp eğitimini araya sıkıştırırlar =))
he bir de en hoşuma giden “hamamböceklerinden korkuyorum” dediğimde sen veteriner hekim değil misin şeklindeki sözde bilmiş yorumlar. entomolog muyum kardeşim ne alaka dediğinizde de suratınıza bön bön bakıyorlar.
ayrıca evet veteriner hekim ücretleri çok pahalı çünkü o kliniği açarken maalesef hiçbir yardım alamıyorsunuz. ilacından cihazına kadar her halt dolar bazında ve devlet size 1 kuruş bile yardım yapmıyor. bir de oda tarifesi detayı var neyse hiç girmeyeceğim sinirlendim yine.
neyse şimdi gidip birkaç kedi yavrusuyla kendimi sakinleştireceğim.
bu arada işin hayvansal kısmı hiç zor değil…
insan kısmı, hayvan sahibi kısmı var ya…
çok küçük yaşlardan beri hayvan seven biri ve bu mesleği yapan biri olarak “ben cidden böyle hayvan sevgisi görmedim” dedirtiyorlar. insanı insanlığından da mesleğinden de soğuturlar efenim.
not olarak şunu belirtmek isterim ki maalesef her meslekte olduğu gibi elbette bu meslek içerisinde de mesleğini doğru yapmayanlar var. bakın vardır demiyorum. var. var olduklarını ben de biliyorum. tıpkı bir hukukçunun adaleti değil de parayı savunduğunu gördüğüm gibi bunu da elbette görüyorum. lakin işini doğru yapmaya çalışıp gerçekten çabalayan insanları da genelleştirmezsek çok güzel olur diye düşünüyorum.
öncelikle ülkemizde birçok meslek gibi ciddiye alınmıyor maalesef. kaldı ki “sağlık çalışanı” olarak bile değerlendirilmiyorsunuz. kongrelere katıldığınızda yurt dışındaki hekimlerin anlattıklarını duyunca ağlamak isterseniz. kuduz, tüberküloz, antraks gibi hastalıklara maruz kalabilirsiniz. ayy benim tüberküloz sebebiyle 4 aylık çocuğuna hemen hemen 1 yıl kadar dokunamayan büyükbaş hekimi arkadaşım var…
he üniversitede kütüphanelerde kitaplarını da zor bulursunuz. yayınlar ya çok eskidir ya da yoktur. günceli talep ettiğinizde de ciddiye alınmazsınız. daha okurken kendinizi geliştirmek için cebinizden bir kitap için 5-6 bin tl çıkabilir.
sonra birçok ülkede eğitim süresi doğal olarak daha uzun olmasına rağmen bizim cağnım ülkemizde 5 yıldır ve bu 5 yılda “hayvan” diye geçiştirdiğiniz her canlının anatomik, fizyolojik, psikolojik olarak bambaşka olduğunu bir kere daha görürsünüz.
zaten daha 1. sınıfta anatomide o zilli sınavlarda “bu hangi hayvan ? nereden anladın ?” şeklinde minicik detaylı sorular sorulur.
he bir de eğer birazcık hevesiniz varsa egzotik ve yaban hayatı çalışmak istiyorsanız yahut ilginizi çekiyorsa 1. sınıftan itibaren kedi, köpek, koyun, keçi, inek, tavuk (kanatlı ördek falan da var) dışında ilgi alanınıza ve seçmeli dersinize gör 10 civarı canlı daha öğrenirsiniz.
bir de acil durumlar, doğal afet yahut savaş gibi durumlarda insana müdahale edebileceğinizden dolayı o 6 yıllık tıp eğitimini araya sıkıştırırlar =))
he bir de en hoşuma giden “hamamböceklerinden korkuyorum” dediğimde sen veteriner hekim değil misin şeklindeki sözde bilmiş yorumlar. entomolog muyum kardeşim ne alaka dediğinizde de suratınıza bön bön bakıyorlar.
ayrıca evet veteriner hekim ücretleri çok pahalı çünkü o kliniği açarken maalesef hiçbir yardım alamıyorsunuz. ilacından cihazına kadar her halt dolar bazında ve devlet size 1 kuruş bile yardım yapmıyor. bir de oda tarifesi detayı var neyse hiç girmeyeceğim sinirlendim yine.
neyse şimdi gidip birkaç kedi yavrusuyla kendimi sakinleştireceğim.
bu arada işin hayvansal kısmı hiç zor değil…
insan kısmı, hayvan sahibi kısmı var ya…
çok küçük yaşlardan beri hayvan seven biri ve bu mesleği yapan biri olarak “ben cidden böyle hayvan sevgisi görmedim” dedirtiyorlar. insanı insanlığından da mesleğinden de soğuturlar efenim.
not olarak şunu belirtmek isterim ki maalesef her meslekte olduğu gibi elbette bu meslek içerisinde de mesleğini doğru yapmayanlar var. bakın vardır demiyorum. var. var olduklarını ben de biliyorum. tıpkı bir hukukçunun adaleti değil de parayı savunduğunu gördüğüm gibi bunu da elbette görüyorum. lakin işini doğru yapmaya çalışıp gerçekten çabalayan insanları da genelleştirmezsek çok güzel olur diye düşünüyorum.
devamını gör...
25.
bir tanesi geçen yıl bizim kuşun hayatını resmen kurtardı.
muayene yöntemi şu oldu: gözüne ışık tutmak, ayaklarını çekmek, steteskopla bütün sol tarafını tek seferde dinlemek. bizim kuduruk korkudan gık diyemedi..
bir de deftere kaydetti hıyartoyu,
adı: karbonat
yaşı: 4 ay
cinsi: m.kuşu, diye.
muayene yöntemi şu oldu: gözüne ışık tutmak, ayaklarını çekmek, steteskopla bütün sol tarafını tek seferde dinlemek. bizim kuduruk korkudan gık diyemedi..
bir de deftere kaydetti hıyartoyu,
adı: karbonat
yaşı: 4 ay
cinsi: m.kuşu, diye.
devamını gör...