net olarak, game boy.

sözlükte birkaç başlıkta bahsetmiştim ama bu başlığa tanım girmemişim henüz.

burada da bahsetmekten geri durmayayım dedim.

o denli içimde kalmış, siz düşünün. *

bundan daha pahalı bir elektronik translator'ım bile olmuştu ortaokuldayken. ama annemler "işe yaramayacak bir şeye o kadar para veremeyiz" deyip game boy almamışlardı bana. aslında maddi kayıpları daha büyük olmuş olabilir. atari salonlarında müthiş para ezdim. bir game boy'um olsa o kadar ezmezdim belki. haha.
devamını gör...
havalı kalemler. o yüzden şimdi bütün paramı kalemlere harcıyorum.
devamını gör...
sanırım çok istemek gibi bir hakkımız yoktu, heveslenirdik ve unuturduk ,unutmalıydık üzülmemek için.
devamını gör...
bisiklet. bu kadar basit bir şey neden alınmadı hâlâ anlam veremediğim durum.
devamını gör...
dedem zamanın emlak zenginlerindendi. allahın konyasında herkesin artık başka semtlere taşındığı mekanda on tane ev olsa ne yazar.

çok dedim bak istanbuldan hatta üsküdardan bir ev alalım yatırım olur, dinletemedim.

çocukken de ileri görüşlüydüm ama anlaşılmadım.

haa bir de akülü arabam olsun çok isterdim ama o karlı bir yatırım değildi.
devamını gör...
traktör.
bildiğin traktör. oyuncak falan da değil. annem anlatır, tarlabaşı'ndan osmanbey taraflarına giderken traktör satan bir galerinin önünde kendimi paralamışım. traktör isterim de traktör isterim. babamın enseme vurduğu fiskeyle vazgeçmişim traktörden. içimde bir uhdeydi çok şükür geçen sene massey ferguson'uma kavuştum. şaka la şaka, ne kavuşacağım. napacam traktörü.
devamını gör...
satın alınmış, hazır oyuncağım veya peluş oyuncaklarım hiç olmadı. ya çamura şekil vererek veya elime aldığım bezleri kesip biçip dikerek kendim yaptım. bazen de babamın bahçeye diktiği rengarenk çiçeklerden oyun uydururdum kendime.
çocukken en çok özendiğim şey yumuşak dokulu, konuşabilen, ağlayabilen veya şarkı söyleyebilen et bebeklerdi. içimde ukde kalmadı ama kendi çocuklarım eksik hissetsin de istemedim. şimdi yok yok evde..
devamını gör...
ev atarisi bildiğin ev atarisi.
devamını gör...
nintendo gameboy sonra kendim aldım şimdi dolapta duruyor öyle arada gözüme çarpınca hımını dımını falan diye saydırıp işime devam ederim
devamını gör...
80’lerin yokluk zamanlarında bir oyuncağa sahip olmak sadece bir istek değil, dünyalara bedel bir düştü. sokakta herkes elindeki teli büküp araba, bazen kendi uçurtmasını kendi yapardı.. hatta gökyüzünde başkasının uçurtma ipini kessin diye kuyruğuna jilet taktığımız bile olurdu... çocukluk işte.
ama aradan elli yıl geçse de hiç unutamadığım, her aklıma geldiğinde bu yaşıma rağmen yüreğimi sızlatan bir anım var.
izmir fuarı’ndaydık. bir stantta parıldayan, sürtmeli, "çek-bırak" sistemiyle çalışan renkli bir oyuncak motosiklet gördüm. gözüm o motorda kaldı. bütün gün babamın gözünün içine baktım, içimden sessizce yalvardım. hatta durup ağladım... niyetim, o oyuncağı sokakta sürüp diğer çocuklara parmak ısırtmaktı. fiyatı sadece 2,5 liraydı ama babam almadı.
yıllar sonra bir gün babama o günü hatırlatıp sordum:
“babam, neden almamıştın o motoru bana?”
verdiği cevap, hayatım boyunca unutamadığım bir insanlık dersi oldu:
“mahalledeki arkadaşlarının yoktu oğlum, sana alsaydım onlar mahcup olurlardı...”
meğer o gün alamadığım 2,5 liralık bir oyuncak değil, babamın bize miras bıraktığı derin bir incelikmiş.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"yazarların çocukken isteyip de sahip olamadıkları şeyler" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim