4681.
neşem bitmek üzere. nefretim de kendime kadar. nereye kadar böyle bilmiyorum, bilmek de istemiyorum.
devamını gör...
4682.
10 ay sonra selamlar :,)
devamını gör...
4683.
ortaokul ve lise öğrenciliğim boyunca en sevmediğim hatta tek korktuğum ders matematik, kimya yahut tarih değil de kompozisyon yazmak zorunda olduğumuz günlerdeki edebiyat dersiydi. ne vakit hocamız kompozisyon için bir konu belirlese o an benim için adeta bir kabusa dönerdi. dizlerim titrer, midemde şiddetli bir bulantı olur, koca kafamın iki yanında şakaklarımdan aşağı doğru ilerleyen terler birbiri ile yarış içerisinde derin çizgiler çeker ve heyecandan burnum kızarırdı. animelerdeki duygu değişim anlarında tuhaf hallere bürünen şapşal kahramanlara dönerdim. bir mevzu hakkında doğru düzgün iki üç satır karalayabilmek hiç beceremediğim bir şeydi. bu konuda kesinlikle çok yeteneksizdim, berbat yazıyordum ve o esnada kelimeler beynimde grev yaptığından düşüncelerim hiçbir vakit istediğim gibi kağıda yansımıyordu. bütün bu beceriksizliğimin yanında yazdıklarımı okumaktan da utanıyordum. zira içim dışıma çıkmış gibi görünüp, kendimi tüm sırları açığa çıkmış, savunmasız ve çıplak hissediyordum. her daim rezil notlar aldığım o kompozisyon sınavları bir şekilde geçiyordu da yazdıklarımın okunmaması için bir an evvel ders bitsin diye bildiğim tüm dualara en fantastik eklemeleri yaparak günü kurtarabilmek uğruna dileğim gerçekleşirse bundan sonra artık çok daha iyi bir insan ve günahlardan uzak duran, düzgün bir kul olacağıma dair yaratıcıya sözler vererek sürekli bir pazarlık yapıyor olmam tam anlamıyla bir rezillikti. o sözlerimi ne kadar tutabildiğim şüpheli, hatırladıkça utanırım.
devamını gör...
4684.
o kadar çok insan tanidim ki,tanimadiklarim bile tanıdık geliyor artik.sokaklarda,kalabaliklarda,konserde,vapurda veya herhangi bir yerde hep birilerini izliyorum.tanidik geliyorlar.
devamını gör...
4685.
sanırım her şeyi fazla kişiselleştiriyorum.
devamını gör...
4686.
yapacak bir sey bulamayinca, diğer yazarların itiraflarini okuyorum,en baştan başladım 33. sayfadayim..
devamını gör...
4687.
akraba isimleri konusunda inanılmaz kötüyüm.

görümce, elti, kayınço falan... bunları geçtim; yeğen ve kuzen gibi şeyleri bile tam bilmiyorum sayılır. eskiden beri kimin kuzenim, kimin yeğenim olduğunu falan biliyorum ancak küçüklükten beri onlara öyle hitap etmem öğretildiğinden. mesela, kuzen neyinin çocuğudur diye sorulsa önce kuzenlerimin anne ve babalarını düşünmem gerekir. şak diye cevap veremem. enişte, dayı, teyze falan... bunlar bile ufak da olsa düşünmemi gerektirir. anne, baba ve abi/kardeş şeysinde rahatım. canım çekirdek ailem ya. :d

bunların ingilizcelerinde ise epey daha iyiyim. zaten ingilizcem türkçemden daha iyi sanırım. *
devamını gör...
4688.
çoğu şey hakkında önce olacak mı diye daha sonra da ya olmazsa diye endişe ediyorum .
bu nasıl mantıktır bilmemekteyim. sanırım ben bir kaygı trafosuyum böyle merkezi bir konumlarda olan. böyle tüm ülkeye benden dağıtılıyor kaygı. böyle böyle bir şey.
devamını gör...
4689.
yeni girdiğim her ortam için ilk gün anksiyetesine sahibim.

herhangi bir ortama ilk kez girdiğimde labirentin içine ansızın bırakılmışım da çıkışı bulmam gerekiyormuş gibi hissediyorum.

insanlar benimle konuşuyor, ortamı anlatıyor mesela. ilk gün ben aslında orada var bile sayılmam. kendimi o kadar yabancı hissediyorum ki, tüm gün boyunca tek yaptığım şey her şeyin toparlayacağı, normale döneceğine dair cümlelerle kendimi yatıştırmaya çalışmak. bir kere alıştıktan sonra labirentler normal odalara ve koridorlara dönüşüyor, insanların söylemleri anlamlanıyor, benim hareket kabiliyetim, konuşmamdaki akıcılık toparlıyor.

önümüzdeki ay bunu yine ve muhtemelen uzun bir süre için son kez yaşayacağım mesela.
ama bu sefer anksiyetik olduğum için sessiz kalmak yerine elime çöp batsa tepki vermeyi düşünüyorum.
çünkü çok sıkıldım artık kendimi tanıtmaktan,
istiyorsan saygı duy istemiyorsan duymak zorunda kalırsın, çünkü hani bir gidin artık ya.
devamını gör...
4690.
insanlar beni manipüle ediyormuş gibi geliyor çünkü ben manipüle ediyorum…
devamını gör...
4691.
sanırım yine gitmek gerekiyor.
devamını gör...
4692.
insanların ne halt olduğunu görüyorum ama yine de sempatimi kaybetmiyorum
salaklık bu başka bir şey değil.
devamını gör...
4693.
evdekiler biraz daha uyumazsa hepsini eterle bayıltıp sessizliği sağlamayı düşünüyorum
devamını gör...
4694.
ölmüş yazarların kitaplarını okumayı, eski şarkıları dinlemeyi daha çok seviyorum. sanki konulmuş en gerçek nokta onlarınki gibi. bütün hikaye bitmiş gibi. diğerlerininki devam ediyor gibi.
devamını gör...
4695.
az önce elimi kestim pansuman yapayım derken musluğu kırdım ki nasıl yaptım hiçbir fikrim yok yarın da taşınıyorum son gün de evin musluğunu kırmazsın be
devamını gör...
4696.
bir yazara aşık oldum diyerek ortalığı yangın yerine çevirmek isterdim de yok öyle bir şey.
devamını gör...
4697.
bazen bazı insanlara dümdüz sövmek istiyorum ama sonra aynı seviyeye düşmenin şahsıma vereceği kötü hissiyatı düşünüp vazgeçiyorum. son zamanlarda çok fazlaca bu duyguyu yaşamaya başladım, sanırım sözlük psikolojimi yıprattı.
devamını gör...
4698.
bazen saçmalıyorum ve bu iş çok keyif veriyor.
rutin denilen şeyden nefret ediyorum.
öyle yapmalı böyle yapmalı vs...
hayır tatlım, canım nasıl istiyorsa öyle yapmalıyım.
siz gidip kendi doğrularınızı yapınız, beni ilgilendirmez.
benim doğrularım, omuz ısırmak mesela.
ısırırım.
omuz sizin değilse, gölge etmeyin. lütfen.
devamını gör...
4699.
müşteriye randevu verip unutuyorum sonra da ön bürodakilere kim bana haber vermeden oluşturdu bu saatte diye kızıyorum.
bu yaşta alzheimer olamam bence, yoksa olur muyum?
devamını gör...
4700.
özellikle son birkaç gündür hayatımda geçmişte kalmış birini anormal derecede çok düşünüyordum. normalde hiç ama hiç huyum değildir ve asla yapmam ama nedense instagramdan yazmak istedim kendisine. ne bileyim işte, okuduğum bir kitaptan çok etkilendim ve içimde kalan birkaç şeyi söylemek istedim pişman olmamak için. kötü şeyler değildi. aksine onu ne kadar iyi yad ettiğimi bilmesini istedim. instagram'a girdim ve ne oldu dersiniz? hesabı bulamadım. başka hesaplardan da baktım ama tüm hesaplarımı engellemiş olma ihtimali var tabi. belki de hesabını kapatmıştır bilmiyorum. niyeyse kendimi çok kötü hissettim. ama bir yandan da aklıma şey geldi: bu bir mesaj mı acaba? yazmamam gerekiyor ve bu da onun işareti mi?

hiçbir arkadaşımdan da onun hesabına bakmalarını rica edemem. kendisine mesaj atmayı göze alacak kadar gururumu yok saydım ama arkadaşlara söylemek? ölümcül hata! kendisi bana 2 ay önce takip isteği atmıştı ama ben kabul etmeye cesaret edemediğim için bir şey yapamamıştım, o da isteği geri çekmişti. bu olay bile arkadaş gruplarımda sansasyonlar yaratmaya yetti. gerisini düşünün.

içime gereksiz bir hüzün çöktü. telefon numarası da var ama birbirimizi engellemiştik en son. o riski de almak istemedim. mecbur vazgeçeceğim, başka çarem yok. neyse. gideyim de biraz atarlı giderli şarkılar dinleyip yıkılan özsaygımı toplamaya çalışayım. hayat zor.

edit: engellenmişim dostlar. bu da böylece tamamen bitmiş oldu.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"yazarların itiraf köşesi" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim