1999'da ankara'da üniversiteye başlamamla birlikte metro epey kullandım. 2006'ya kadar da ankara'da kaldım. sonra 2010'ların ortalarında ankara'ya bu sefer çalışmaya gittim ve 2020'ye kadar gene ankara'da yaşadım.

bir yandan da izmir'de de çok metro kullandım ve hala kullanıyorum. kışları oradayım zira.

yani çok kullandım derken... esasen ankara'da okula ve kızılay'a yürüme mesafesinde evlerde kaldım ama tabii mesela imax için ankamall'a (eski adıyla migros alışveriş merkezi) giderken veya işte farklı sebeplerle çok metro da kullanmışımdır. ankara'da çalışırken zaten mecburen çok sık kullanmıştım.

şimdi aklıma gelen anılarıma gelelim...

ankara'da üniversite okurken bir bahar şenliğine gidecektik, beşevler-bahçelievler gibi bir yerdeydi. işte koştur koştur metroya yetişmeye çalışıyoruz. ben birkaç adım geride kaldım arkadaşlardan ve tam ben girecekken kapıları kapandı. ben de böyle "cool"um ya. elimi lady galadriel gibi kaldırdım ama böyle cidden havalı bir hareket yaptım ve sanki ben büyü yapmışım da kapı açılmış gibi oldu. durdum, elimi kaldırdım ve kapı açıldı, girdim. sonra da cool havamı korudum. millet bakıyor falan. :d biri başka bir kapıyı bloklamış herhalde ki öyle durumlarda kapılar yeniden açılıp kapanıyor. zaten açılmasaydı el sallayacaktım ama işte tam o anda kapılar açılınca bayağı karizmam oldu. ehehe.

bu sefer ankara'da çalışırken böyle kafam önümde oturuyorum metro aracının içinde. bir ara kafamı kaldırdım ve benim yaşlarımda, masmavi gözlü bir kadının bana sedat bucak'tan hallice açık gözlerle dik dik baktığını fark ettim. tam karşımdaydı ve kazık gibi oturuyor ve aynen bana öyle bakıyordu. önemsemedim ve kafamı başka tarafa çevirdim, başka yerlere baktım falan ve bir zaman gene karşıma baktığımda kadının hala put gibi durarak bana aynen o korkunç bakışlarla baktığını gördüm. ben de kendisine bir süre dik dik baktım, hatun bu sefer boynunu daha da yukarı alıp sedat bucak'ı da aşacak korkunçlukta bakmaya başladı. ben de kaşlarımı çattım ve bakışlarımı kendisinden ayırmadım. bu sefer böyle "seni ezerim, ölümlü" dermiş gibi mimiklerle falan bakmaya başladı hatun. bir plan yaptım, böyle sanki pes etmişim gibi sağ tarafa çevirdim kafamı ve 2-3 saniye sonra en gaddar bakışımı kendisine mızrak gibi fırlattım ışık hızında kendisine dönerek. bütün mimikleri dağıldı hatunun. ben de bacak bacak üstüne atıp bir tarafa döndüm. bu da bacak bacak üstüne atıp benle aynı tarafa döndü. bana değil de benim baktığım yere bakıyor. bir zaman diğer türlü bacak bacak üstüne atıp öbür tarafa döndüm, gene aynısını yaptı. güldüm falan artık ve hatun 1 durak sonra indi ki normalde inmeyecekti bence, böyle acayip bozuldu. lakjsdlaksjdlkj. sen psikopatsan ben napiim. böyle yenerim işte seni. haha!

gene ankara'da çalışırken, bir tane 100 yaşında falan bir adam bindi metro aracına ve ben de yer vereyim diye hemen ayağa doğru kalkarken kendisi christopher lee'nin saruman'ı gibi bir el hareketi yaptı ve popomun üzerine oturmuştum. valla öyle bir karizmayla yaptı ki cidden böyle tam doğrulurken küt diye popomun üstüne düştüm oturulacak yere. bir tane de koltuk değnekli adam binmişti başka bir zaman ve ona da yer vereyim demiştim, adam "sen otur" demişti. "ben 2 durak sonra inecektim zaten" dedim, "ben de 1 durak sonra ineceğim" dedi. bu gibi olaylar yüzünden millete yer vermeye çekinir olmuştum. ahaha.

başka da sayısız anım vardır da ilk aklıma gelenler bunlar. belki başka ilginç metro anılarım aklıma gelirse yeniden tanım girebilirim bu başlığa. bir de izmir metrolarıyla ilgili aklıma hiç anı gelmiyor lan. hah, şu geldi şimdi. en son bu kış, stadyum durağında yürüyen merdivenlerle metroya çıkarken metronun gelmekte olduğu sesini algıladım ve ışık hızıyla yukarı koşturdum; bir yandan merdivenler yürüyor yukarı doğru bir yandan da ben ışık hızıyla yukarı doğru koşturarak merdivenleri çıkıyorum. yetişemedim lan. yani saliselerle falan kaçırdım. belki aksiyon filmlerindeki gibi içeri çılgın bir hareketle girmeye çalışsam son anda başarabilirdim de sonuçta gerek yoktu ve hayat bir film değil. *

bu arada bu anılarımdan en az birini daha önce sözlükte anlattığımı hatırlıyorum da böyle bir başlıkta daha uygun oldu kanımca.
devamını gör...
geçen sanayi durağında bindim sonra halkapınar'da indim.
anı bu kadar.
devamını gör...
bi defa nöbet çıkışı ayakta uyumuşum, kafam demire çarpınca uyandım. çok acımıştı ama utandığım için çaktırmamaya çalışıp ilk durakta indim ve bi sonraki trene bindim..
devamını gör...
14 mayıs 2006 gecesi. nişanlıyım o zamanlar. 6 ay sonra da evleniyorum. fenerbahçe'nin son hafta denizli'de şampiyonluğu bıraktığı maçı izlemeye gitmeden önce müstakbel karımla telefonda konuştuk. fenerbahçe maçı kazanamayacak dediydi. ağzından yel alsın muhabbetinden sonra kızılay'a maçı izlemeye gittim. maçın sonunda şampiyonluk gitti. dikimevine ankaray ile gidip oradan da minibüsle eve gideceğim. metroya girdim, girerken iki damla yaş döküldü gözlerimden. tutmaya çalışıyorum oluyor. çöktüm duvarın dibine. benim gibi fenerbahçeli olan birini farkettim. üzerinde fener forması. o da dokunsan ağlayacak halde. biraz bakındım çocuğa o da benim gibi yirmili yaşların ortalarında. çocuk beni fark etmedi. duvar dibine çömelmiş haldeyim. birkaç dakika sonra tren geldi. aynı bölüme karşılıklı oturduk. olmadı be kardeş dedim ağlamaklı bir sesle. ağlamaya başladı. onu görünce bende agmamaya başladım. kimse görmesin diye de göz yaşlarımı siliyorum. ikimiz de kendimizi köy versek hüngür hüngür aglayacagiz. neyseki çok sürmedi bu drama. yalnız hanıma hala derim o geceyi. uğursuz karı, feneri şampiyonluktan ettin.
devamını gör...
cuma günleri işyerinden çıktıktan sonra eskiden sinema ya da avm'de biraz takılır, sonrasında eve giderdim. yine öyle takıldığım bir gün, metro otomatlarından kola almak için parayı attım ve makine her zamanki gibi çalışmadı. "ya," dedim, "şansa bak!" sonrasında metro bekleyen bir kız arkadaş, benim hayıflanmamı görmüş, yanıma geldi. "bu makine sürekli yapıyor," dedi ve makinaya tekme attı. sonrasında kola, ikinci tekmeden sonra düştü. ben tabii büyülenmiş gözlerle kahramanıma bakarken teşekkür ettim, tam konuşmaya yeltenecekken metro geldi. kız metroya binmek zorunda kaldı. mecbur, geç saatte binmese de bir sonraki metro yarım saat sonra. bir daha da denk gelemedik. muhtemelen üniversiteden çıkmıştı. böylece bir aşk başlamadan bitmiş oldu. süpermen gibi kızı kaçırdık.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"yazarların metro anıları" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim