yoldaş benjamin franklin
başlık "gönlü geniş kafadar" tarafından 07.11.2020 22:04 tarihinde açılmıştır.
nickaltı sahibi yazar profili: yoldaş benjamin franklin
561.
zorunlu stajını napoléon bonaparte’ın yanında postsoc araştırmasınıysa marie antoinette danışmanlığında tamamlayan şahıs... yaş pastaya düşkünlüğü de o yıllara dayanır.
aldığım duyumlara göre uygulama falan ayağına hepimizi uyutup sözlüğü kamuya arz etme çalışmaları yürütüyomuş. kağıt kürek anlamayız biz, yetmedi mi kazandıkların dedim dinletemedim.
güzel günler göreceğiz güneşli günler dedi diye gelmiştik şu hale bak. frankofon işte. hepiniz aynısınız!
aldığım duyumlara göre uygulama falan ayağına hepimizi uyutup sözlüğü kamuya arz etme çalışmaları yürütüyomuş. kağıt kürek anlamayız biz, yetmedi mi kazandıkların dedim dinletemedim.
güzel günler göreceğiz güneşli günler dedi diye gelmiştik şu hale bak. frankofon işte. hepiniz aynısınız!
devamını gör...
562.
"sağlığından endişe etmeye başlamamız gerekli mi acaba?" düşüncesine sevk eden kişi. neredesin be adam!
devamını gör...
563.
devamını gör...
564.
565.
bir ara eksi oy için getirme kararı aldık demişti emme hala gelmedi. nerede kaldı? yolda kararın başına bir şey mi geldi acep?
devamını gör...
566.
yaa kuzen, her şeyi biraz ciddiye alıp, şahsileştirme huyun mu var anlamadım ki.
abicim, bir takım sözler verilebilir hayatta. planlarsın, bütçe ayırırsın. bazen aksilik çıkar, bileşenlerin kimyası tutmaz. bazen öncelikler değişir. bazen araya başka uğraşlar girer.
bunlar hayatın akışında var. hayat böyle bir şey yahu.
ya koy g.tüne siteyi mi geliştiriyorsun, eksi oy mu getiremedin olmadı mı küfürlü entryler mi giriyoo allahsız yazarlar. uygulama geç mi çıkacak, çıkmayacak mı? çıkmasın km.
discordda goygoy yaptığım adamı geri istiyom.
kimse ölmüyor eksi oy veremiyor, telefondan bilmem ne hızında siteye entry giremiyor diye.
ölmeyecek de.
sitenin bileşeninde online olman vardı. o daha eksik benim nazarımda. çok afedersin kolum girsin aplikasyonuna da eksi oyuna da, tişörtüne de. olmasa da olur.
sanki tüm site birleşip hesap sorucaz. olmadı de geç yahu.
olmasın da.
sen ol, canım benim.
zeytin bakışlım.
hurma gözlüm.
dön artık.
abicim, bir takım sözler verilebilir hayatta. planlarsın, bütçe ayırırsın. bazen aksilik çıkar, bileşenlerin kimyası tutmaz. bazen öncelikler değişir. bazen araya başka uğraşlar girer.
bunlar hayatın akışında var. hayat böyle bir şey yahu.
ya koy g.tüne siteyi mi geliştiriyorsun, eksi oy mu getiremedin olmadı mı küfürlü entryler mi giriyoo allahsız yazarlar. uygulama geç mi çıkacak, çıkmayacak mı? çıkmasın km.
discordda goygoy yaptığım adamı geri istiyom.
kimse ölmüyor eksi oy veremiyor, telefondan bilmem ne hızında siteye entry giremiyor diye.
ölmeyecek de.
sitenin bileşeninde online olman vardı. o daha eksik benim nazarımda. çok afedersin kolum girsin aplikasyonuna da eksi oyuna da, tişörtüne de. olmasa da olur.
sanki tüm site birleşip hesap sorucaz. olmadı de geç yahu.
olmasın da.
sen ol, canım benim.
zeytin bakışlım.
hurma gözlüm.
dön artık.
devamını gör...
567.
sözlüğün geriliminden nasiplenen kurucu.
o da haklı.
sözlük huzurlu bir yer olsa, herkes saygı sevgi çerçevesinde tanımlar girse, kaç kişiyi tutabilir sözlükte. sanal alem huzur sevmiyor.
benim anlamadığım yoldaş bu işten yolunu buluyor, evine ekmek götürüyor, size ne oluyor. nefreti ve öfkesi yüzünden kim beş para kazandı merak ediyorum.
kazanan var da bana vermiyorsa bozulurum valla.
o da haklı.
sözlük huzurlu bir yer olsa, herkes saygı sevgi çerçevesinde tanımlar girse, kaç kişiyi tutabilir sözlükte. sanal alem huzur sevmiyor.
benim anlamadığım yoldaş bu işten yolunu buluyor, evine ekmek götürüyor, size ne oluyor. nefreti ve öfkesi yüzünden kim beş para kazandı merak ediyorum.
kazanan var da bana vermiyorsa bozulurum valla.
devamını gör...
568.
yatırımı elinde patlayan admin.
o kadar ver bana sözlüğü dedim vermedi..
o kadar ver bana sözlüğü dedim vermedi..
devamını gör...
569.
üzmeyin olm şu adamı yeter artık yether.
yoldaş ile ilgili bir anımı paylaşmanın yeridir diye düşünüyorum.
bilenler bilir. kendisi kuzenim. o zamanlar sene 2001 acı vatan almanya'dayız. hiç unutmam arşivlerde mutlaka yer buluyordur halen haberi. almanya'ya çok büyük bir soğuk hava dalgası vurmuş, yaşam durma noktasına geldiği için biz gençlerin de vakti bir anda çığ gibi artmıştı. millet evini, iş yerini çok ucuza satarak geçim derdine düşmüşken, ışığı gören
girişimci türkler, berlin'in orta yerinde bir pavyon açtılar. iko da o zamanlar bekar. üçümüz takılıyoruz işte. tavuk döner kemiriyor, çaklıt dişliyoruz. top peşinde falanız. ilk defa pavyon görüyoruz. o güne kadar büyüklerin türkiye'ye gidip, gelme hikayelerinde geçtiğinden adını duymuştuk ama içinde ne var ne yapıyor insanlar herhangi bir fikrimiz yoktu.
pavyon kültürünü deneyimleme fırsatı ayağımıza kadar gelmişti. tek sorun vardı. biz ufaktık. kapıda ise yarma gibi adamlar bekliyordu.
hikayenin kalanını inşallaa daha müsait bir zamanımda tamamlayacağım. şimdilik girizgahı yapmış olalım.
yoldaş'ın elinin değdiği ilk kadının bir konsomatris olması hikayeye tebessüm kattığı kadar vurucu da bir noktaya taşıyor, bir süreliğine yaşadığı aşk kasırgasını anlatmayı içimde tutmaktan çıldırdım çıldırdım. artık gizli saklı kalmasın istiyorum.
bu yufka yürekli adamın duygusal hikayesini nesilden nesile aktarmayı adeta bir görev bilinci edindim.
yoldaş ile ilgili bir anımı paylaşmanın yeridir diye düşünüyorum.
bilenler bilir. kendisi kuzenim. o zamanlar sene 2001 acı vatan almanya'dayız. hiç unutmam arşivlerde mutlaka yer buluyordur halen haberi. almanya'ya çok büyük bir soğuk hava dalgası vurmuş, yaşam durma noktasına geldiği için biz gençlerin de vakti bir anda çığ gibi artmıştı. millet evini, iş yerini çok ucuza satarak geçim derdine düşmüşken, ışığı gören
girişimci türkler, berlin'in orta yerinde bir pavyon açtılar. iko da o zamanlar bekar. üçümüz takılıyoruz işte. tavuk döner kemiriyor, çaklıt dişliyoruz. top peşinde falanız. ilk defa pavyon görüyoruz. o güne kadar büyüklerin türkiye'ye gidip, gelme hikayelerinde geçtiğinden adını duymuştuk ama içinde ne var ne yapıyor insanlar herhangi bir fikrimiz yoktu.
pavyon kültürünü deneyimleme fırsatı ayağımıza kadar gelmişti. tek sorun vardı. biz ufaktık. kapıda ise yarma gibi adamlar bekliyordu.
hikayenin kalanını inşallaa daha müsait bir zamanımda tamamlayacağım. şimdilik girizgahı yapmış olalım.
yoldaş'ın elinin değdiği ilk kadının bir konsomatris olması hikayeye tebessüm kattığı kadar vurucu da bir noktaya taşıyor, bir süreliğine yaşadığı aşk kasırgasını anlatmayı içimde tutmaktan çıldırdım çıldırdım. artık gizli saklı kalmasın istiyorum.
bu yufka yürekli adamın duygusal hikayesini nesilden nesile aktarmayı adeta bir görev bilinci edindim.
devamını gör...
570.
nickini sarı yapmış. icraat yapmıyor diyenler utanır umarım.
devamını gör...
571.
yılbaşı indiriminden yararlanıp renkli mahlas almış. iyide benjo senin mahlas zaten renkliydi.
devamını gör...
572.
aç discordu da iki kelam edelim. manita mı yaptın nedir.
yetti bee.
sısısısıs
yetti bee.
sısısısıs
devamını gör...
573.
sal uygulama gelsin artık reyiz.
devamını gör...
574.
yarim litre benzini ben alayim moderasyonu yak yoksa onlar aeni yakacak.
devamını gör...
575.
devamını gör...
576.
nickini ilk kez görüyorum. tanımlarıyla sözlüğe güzel katkıları olacağına inandığım taze yazar.
hoş gelmiş.
hoş gelmiş.
devamını gör...
577.
karabatak yazarlardan.
sahi noldu bizim iş reis. *
yap bi güzellik dedik dimi napalim isyan mı çıkaralım.
gelcem gri didin olmuyo ama bak böyle.
sahi noldu bizim iş reis. *
yap bi güzellik dedik dimi napalim isyan mı çıkaralım.
gelcem gri didin olmuyo ama bak böyle.
devamını gör...
578.
(bkz: sütoğlan)
devamını gör...
579.
küçük bir şeytan dokunuşu her şeyi güzelleştirir kuzen. canımın içi. açmamış goncam.
2 senedir şu memnuniyetsiz heriflerin dırdırını çekiyorsun. valla helal olsun. şikayet edenlerin şu hayatta hiçbir şeyden memnuniyet duymadıklarına yemin edebilirim. hatta imkan dahilinde ispatlayadabilirim. neticede bana dert olması bile abesk ama ruhum daralıyor gördükçe, ne gerek var diyorum. yanıtlayarak kendi hegemonyasından başka hiçbir şeyin umurlarında olmayan bir kitleye oturup anlatmaya ne gerek var. bazen var.
ekşi'de ortalama 10.000 yazarın var olduğunu düşünelim. süslü kelimelere gerek yok. her gün 'site çök bözdö' diyen 1000 yazar bulabilir miyiz? bu sorunun cevabı evet ise sözlük tarihinde 'çök bözdö öhöhöh' demiş olabilecek fosil 50.000 yazar rahat çıkar. şu dakikalarda dahi bir takım insanlar, sitenin ne kadar bozduğunu, ilk geldiklerinde(2022) ne kadann harika olduğunu anlatır durur.
örüntü fiks, fikir belli bir zümrede yankı bulunca ki bulmaması imkansız olurdu. çıkış noktasındaki isyan halinin 'lan gerçekten de çok haklıyız' düşüncesiyle pekişmesiyle birlikte örgütlenme süreci de başlamış oluyor. şöyleee olmalı böylee olsun. bak insanlar gidiyor. bla bla. aha gittim. (s. git)
gitsinler müdür, hacca gitsinler, uymazsa fransa'da parkta şünmüş morukları fotoğraflayıp, anlamsızlığa meydan okusunlar. aa bu yazar da iş var diye yanlayan süzme yazarlarla kanka olsunlar. bence hazır bir araya gelmişler, kendilerini parmaklasınlar.
birileri şikayet edecek, birileri memnuniyet duyup hayatına devam edecek. gün aşırı ekşi'den 500 kişinin kapıyı vurup gitmesini izliyoruz, yeni yazarlar geliyor kendi hikayelerini başlatıyorlar. sözlüklerin doğası bu. uludağ'da da durum aynı instelada da..
hadi buradaki yeni yetme kuşak olaylardan habersiz de. icarus gibi rezil bir sözlük deneyimi ve geçmişi olan bir insanın, şimdi şu sitede akil adam pozisyonunda akıl vermesine açıkçası götümle gülüyorum. aynısını hay ay mayran adlı yazar da yapmıştı.
sen , hay may ayran için 'insanlar değişebilir, başka yerde yazdıkları yaptıkları beni bağlamaz' diyorsun. benim tarafımda ise tam tersi. bu kaypaklık midemi bulandırıyor.
akil adam gömleğini neden giydiklerinin tespitini sosyolojik çıkarımlarda bulunabilecek bir iki yazara bırakıyorum (ateist kaplumbağa). psikoloji alanında ise (85b memesi olan her canlıyı sabaha kadar dinlerim)
-evet.. bu arada.. ben.. lucifer kod adlıyla bu sitede yazan, iğrenç bir yazarım. x sözlüklerde de iğrençtim. değişen tek şey, adım oldu. teşekkür ediyorum.
dün geceden beri düşünüyorum. ciddi ciddi kahvemi hazırladım. bir iki rutin evrak imzaladım. millet olağan temposunda hayatın akışına kapılmış, maaş bordrosuna artı yazdırırken. her şeye bir an için lanet edip, düşündüm. kocaman düşündüm.
lermantov demiş ki.. ''bana bir insanın bu kadar kötü olamayacağını söyleyeceksiniz yine; ben de diyeceğim ki, madem bir sürü trajik ve romantik haydudun varlığına inandınız, neden peçorin gerçeğine inanmıyorsunuz? çok daha korkutucu, çok daha çirkin öykü kahramanlarını beğendiniz, yine bir öykü kahramanı olan bu kişiyi neden benimsemiyorsunuz? yoksa bu kişideki gerçek payı sizin istediğinizden daha mı fazla? ''
sısısııs ne alaka abi.
edebi bitirmek istedim.
aslında bitirmeyi hiç istemiyorum. ama ruhum daralıyor. sabaha kadar dır dır anlatmak, yazmak yorucu geliyor.
lan ne çok yazdın zaten diyecekler için özet,
içinizdeki, 'yavşaklıkları' bilirim.
2 senedir şu memnuniyetsiz heriflerin dırdırını çekiyorsun. valla helal olsun. şikayet edenlerin şu hayatta hiçbir şeyden memnuniyet duymadıklarına yemin edebilirim. hatta imkan dahilinde ispatlayadabilirim. neticede bana dert olması bile abesk ama ruhum daralıyor gördükçe, ne gerek var diyorum. yanıtlayarak kendi hegemonyasından başka hiçbir şeyin umurlarında olmayan bir kitleye oturup anlatmaya ne gerek var. bazen var.
ekşi'de ortalama 10.000 yazarın var olduğunu düşünelim. süslü kelimelere gerek yok. her gün 'site çök bözdö' diyen 1000 yazar bulabilir miyiz? bu sorunun cevabı evet ise sözlük tarihinde 'çök bözdö öhöhöh' demiş olabilecek fosil 50.000 yazar rahat çıkar. şu dakikalarda dahi bir takım insanlar, sitenin ne kadar bozduğunu, ilk geldiklerinde(2022) ne kadann harika olduğunu anlatır durur.
örüntü fiks, fikir belli bir zümrede yankı bulunca ki bulmaması imkansız olurdu. çıkış noktasındaki isyan halinin 'lan gerçekten de çok haklıyız' düşüncesiyle pekişmesiyle birlikte örgütlenme süreci de başlamış oluyor. şöyleee olmalı böylee olsun. bak insanlar gidiyor. bla bla. aha gittim. (s. git)
gitsinler müdür, hacca gitsinler, uymazsa fransa'da parkta şünmüş morukları fotoğraflayıp, anlamsızlığa meydan okusunlar. aa bu yazar da iş var diye yanlayan süzme yazarlarla kanka olsunlar. bence hazır bir araya gelmişler, kendilerini parmaklasınlar.
birileri şikayet edecek, birileri memnuniyet duyup hayatına devam edecek. gün aşırı ekşi'den 500 kişinin kapıyı vurup gitmesini izliyoruz, yeni yazarlar geliyor kendi hikayelerini başlatıyorlar. sözlüklerin doğası bu. uludağ'da da durum aynı instelada da..
hadi buradaki yeni yetme kuşak olaylardan habersiz de. icarus gibi rezil bir sözlük deneyimi ve geçmişi olan bir insanın, şimdi şu sitede akil adam pozisyonunda akıl vermesine açıkçası götümle gülüyorum. aynısını hay ay mayran adlı yazar da yapmıştı.
sen , hay may ayran için 'insanlar değişebilir, başka yerde yazdıkları yaptıkları beni bağlamaz' diyorsun. benim tarafımda ise tam tersi. bu kaypaklık midemi bulandırıyor.
akil adam gömleğini neden giydiklerinin tespitini sosyolojik çıkarımlarda bulunabilecek bir iki yazara bırakıyorum (ateist kaplumbağa). psikoloji alanında ise (85b memesi olan her canlıyı sabaha kadar dinlerim)
-evet.. bu arada.. ben.. lucifer kod adlıyla bu sitede yazan, iğrenç bir yazarım. x sözlüklerde de iğrençtim. değişen tek şey, adım oldu. teşekkür ediyorum.
dün geceden beri düşünüyorum. ciddi ciddi kahvemi hazırladım. bir iki rutin evrak imzaladım. millet olağan temposunda hayatın akışına kapılmış, maaş bordrosuna artı yazdırırken. her şeye bir an için lanet edip, düşündüm. kocaman düşündüm.
lermantov demiş ki.. ''bana bir insanın bu kadar kötü olamayacağını söyleyeceksiniz yine; ben de diyeceğim ki, madem bir sürü trajik ve romantik haydudun varlığına inandınız, neden peçorin gerçeğine inanmıyorsunuz? çok daha korkutucu, çok daha çirkin öykü kahramanlarını beğendiniz, yine bir öykü kahramanı olan bu kişiyi neden benimsemiyorsunuz? yoksa bu kişideki gerçek payı sizin istediğinizden daha mı fazla? ''
sısısııs ne alaka abi.
edebi bitirmek istedim.
aslında bitirmeyi hiç istemiyorum. ama ruhum daralıyor. sabaha kadar dır dır anlatmak, yazmak yorucu geliyor.
lan ne çok yazdın zaten diyecekler için özet,
içinizdeki, 'yavşaklıkları' bilirim.
devamını gör...
580.
normalde iki kişi arasında geçen iki kişi arasında kalmalı ama bugün detaya girmesem de bu kuralı biraz esnetmek durumundayım. biz yoldaş'la yanılmıyorsam 3 kez görüştük. epey de uzun görüşmelerdi. şunu temin ederim ki yoldaş'ın hayalleri değil planları var. böyle adım adım yazdığı, gidiş yolunu çizdiğini planları var. bu sebeplerden kendisi zaten diğer sözlüklere/platformlara kıyasla normal sözlük'ün boyutunun da, potansiyelinin de gayet farkında. yaşadığı şeyler ise tam olarak her start up şirketinin yaşadığı şeyler.
moderasyonu zaman zaman en sert eleştirenlerden biriyim. ilgili başlıklarda tanımlarım da duruyor. bugün de moderasyonu yerden yere vurup yoldaş'a şark kündesi atardım ama konu o değil.
bu kısımda sana gelecekten haber getirdim sevgili yoldaş: uygulama çıktığında rahatlamak bir yana ilk 1 ay daha da kabusa dönüşecek. birkaç bug fixingten sonra, insanlar da alışmaya başlayınca istediğin noktaya yavaş yavaş gelinmeye başlayacak o yüzden uygulamanın çıkışına da çok güdümlenmenin manası yok. bunlar gayet doğal süreçler. facebook'un, instagram'ın zaman zaman çuvalladığı, google'ın geliştirdiği 100 projeden 90 tanesini son kullanıcı hiç görmeden kaldırdığı bir ortamda kendinize fazla yüklenmeyin, haksızlık da etmeyin.
hepinize sevgiler, moderasyon hariç. *
moderasyonu zaman zaman en sert eleştirenlerden biriyim. ilgili başlıklarda tanımlarım da duruyor. bugün de moderasyonu yerden yere vurup yoldaş'a şark kündesi atardım ama konu o değil.
bu kısımda sana gelecekten haber getirdim sevgili yoldaş: uygulama çıktığında rahatlamak bir yana ilk 1 ay daha da kabusa dönüşecek. birkaç bug fixingten sonra, insanlar da alışmaya başlayınca istediğin noktaya yavaş yavaş gelinmeye başlayacak o yüzden uygulamanın çıkışına da çok güdümlenmenin manası yok. bunlar gayet doğal süreçler. facebook'un, instagram'ın zaman zaman çuvalladığı, google'ın geliştirdiği 100 projeden 90 tanesini son kullanıcı hiç görmeden kaldırdığı bir ortamda kendinize fazla yüklenmeyin, haksızlık da etmeyin.
hepinize sevgiler, moderasyon hariç. *
devamını gör...
