comfortably numb
pink floyd'dan daha çok sevdiğim pink floyd şarkısı.
hello! is anybody in there?
hello! is anybody in there?
devamını gör...
cehennemi yaratıp merhametten bahsetme komikliği
anlamsız ve saçma sapan tespit.
cehennemi yaratıp merhametten bahsetmenin neresi komik? işte cehennemi hak etme diye sana merhamet, adalet, hakkaniyet, dürüstlük, doğruluk gibi kavramlar telkin ediliyor. eğer iyi ve doğrudan yana olmazsan tercihin olarak sana cehennem var deniyor. bunu idrak edemiyor musun yoksa idrak etmek işine mi gelmiyor?
kişi bu dünyada ne merhamet etmiş, ne adalet-insaf sahibi olmuş, önüne gelene zulmetmiş-vurmuş-kırmış-öldürmüş-tecavüz etmiş; sonra cehennem var diye allah'ı itham ediyor. bu ne kadar mantıklı? sen insan olarak kimsenin hakkını çalmadan, hiçbir canlıya zulmetmeden, alın terinle geçinip mümkün olduğunca etrafına her yönden yardımcı ve destek olduktan, onun bunun malına-ırzına-canına göz koymadan ve zorbalıkla el koymadan, insanları yalan ve iftiralarla zan altında bırakmadan yaşadıktan sonra allah'a da inancın varsa zaten cehenneme falan gitmezsin. açın kur'an'a bakın. cehennemliklerin vasıfları yazıyor orada. allah sana yol göstermiş. yukarıda saydığım şeyleri yapmıyorsan cehennemin varlığı seni niye rahatsız ediyor ki?
ya arkadaş bak islamdan, peygamberinden, ilahından haz etmeyebilirsin, inanmayabilirsin. buna hakkın var. ha bunda, gördüğün ve kendine müslüman diyen, gerçekte şirk dininin temsilcisi olan tiplerin etkisi olabilir. seni anlarım ve hatta sana bu konuda hak veririm. ama böyle saçma sapan başlıklar açıp kendinizi alçaltmayın. sizin o haz etmediğiniz güya müslüman geçinen tiplerden ve onların din diye anlattıkları çoğu şeyden ben gibi çoğu gerçek müslüman haz etmiyor. kafana takılan sorular vardır. kur'an'da okuduğun zaman anlamadığın veya seni rahatsız eden şeyler olabilir. bunu merak eder sorarsın. bilen birileri de çıkar sana anlatır neyin ne olduğunu. ama sırf inanmıyorsun diye insanların kutsal kabul ettiği şeylere saldırma hakkın yok. bunu kabul edin. inan veya inanma, o senin tercihin. ha tercihinin sonucunda bazı neticeler elbette olacak. hayat da bu şekilde akıyor. sen bir tercihte bulunuyorsun, yerine göre ya mutlu oluyorsun ya zarara uğruyorsun. bundan şikayet etmeye gerek yok.
cehennemi yaratıp merhametten bahsetmenin neresi komik? işte cehennemi hak etme diye sana merhamet, adalet, hakkaniyet, dürüstlük, doğruluk gibi kavramlar telkin ediliyor. eğer iyi ve doğrudan yana olmazsan tercihin olarak sana cehennem var deniyor. bunu idrak edemiyor musun yoksa idrak etmek işine mi gelmiyor?
kişi bu dünyada ne merhamet etmiş, ne adalet-insaf sahibi olmuş, önüne gelene zulmetmiş-vurmuş-kırmış-öldürmüş-tecavüz etmiş; sonra cehennem var diye allah'ı itham ediyor. bu ne kadar mantıklı? sen insan olarak kimsenin hakkını çalmadan, hiçbir canlıya zulmetmeden, alın terinle geçinip mümkün olduğunca etrafına her yönden yardımcı ve destek olduktan, onun bunun malına-ırzına-canına göz koymadan ve zorbalıkla el koymadan, insanları yalan ve iftiralarla zan altında bırakmadan yaşadıktan sonra allah'a da inancın varsa zaten cehenneme falan gitmezsin. açın kur'an'a bakın. cehennemliklerin vasıfları yazıyor orada. allah sana yol göstermiş. yukarıda saydığım şeyleri yapmıyorsan cehennemin varlığı seni niye rahatsız ediyor ki?
ya arkadaş bak islamdan, peygamberinden, ilahından haz etmeyebilirsin, inanmayabilirsin. buna hakkın var. ha bunda, gördüğün ve kendine müslüman diyen, gerçekte şirk dininin temsilcisi olan tiplerin etkisi olabilir. seni anlarım ve hatta sana bu konuda hak veririm. ama böyle saçma sapan başlıklar açıp kendinizi alçaltmayın. sizin o haz etmediğiniz güya müslüman geçinen tiplerden ve onların din diye anlattıkları çoğu şeyden ben gibi çoğu gerçek müslüman haz etmiyor. kafana takılan sorular vardır. kur'an'da okuduğun zaman anlamadığın veya seni rahatsız eden şeyler olabilir. bunu merak eder sorarsın. bilen birileri de çıkar sana anlatır neyin ne olduğunu. ama sırf inanmıyorsun diye insanların kutsal kabul ettiği şeylere saldırma hakkın yok. bunu kabul edin. inan veya inanma, o senin tercihin. ha tercihinin sonucunda bazı neticeler elbette olacak. hayat da bu şekilde akıyor. sen bir tercihte bulunuyorsun, yerine göre ya mutlu oluyorsun ya zarara uğruyorsun. bundan şikayet etmeye gerek yok.
devamını gör...
az bilinen görgü kuralları
sorulan soruyu cevapsız bırakmamak. bilmiyorsan da bilmiyorum dersin öyle bi şey denmeden gidilmez
devamını gör...
kaliteli sitcom dizisi
ebru cündübeyoğlu ve hakan yılmaz'ın oynadığı yalancı romantik dizisi de güzeldi. arada açıp izlerim.
devamını gör...
hissizleşmek
belli olaylar yaşadıktan sonra, insanın hisleriyle ulaşabileceği en son yerdir hissizlik.
hissedememektir aslında. istemektir, başaramamaktır.
(bkz: iyi insanları kırmayın lan)
hissedememektir aslında. istemektir, başaramamaktır.
(bkz: iyi insanları kırmayın lan)
devamını gör...
sosyal medyada fotoğrafı olmayan tip
kendimizi ve hayatımızı bir yerlerde paylaşmak zorunda değiliz. belki de özgüvensizlikten değildir de kendini pazarlamaktan hoşlanmıyordur ;)
devamını gör...
türkiye'de unutulamayan olaylar
hakan altun'un, demet akalın ve alişan'ın programına katılmamak için müziği bıraktım demesi. ilgili haber.
devamını gör...
mutlu bir evlilik için ilk şart
mutluluğa o kadar kafayı takmamak, biz de mutsuz oluruz diyebilmektir.
devamını gör...
yazarların unutamadığı çocukluk anısı
ilkokulda iki kız bir oğlan takılıyorduk. o erkek arkadaşımız sanıyorum ki sadakatsiz volkan gibi ikimizi de sevmiş ve bize bir gün ikinci dersin teneffüsünde ikinci kat koridora biriniz gelin bir itirafta bulunacağım dedi gidene ilanı aşk etti. kral kendi karar verememiş nasipte ne çıkarsa bahtıma demiş
devamını gör...
farabi
var mısın ki yok
olmaktan korkuyorsun.*
olmaktan korkuyorsun.*
devamını gör...
bir kişide koronavirüsün iki varyantına birden rastlanması
artık umrumda değil. isterse insan formuna girsin korona. 2 yıl oldu. ömür boyu korona konuşmak istemiyorum.
devamını gör...
türkiye'de ırkçılık sorunu
ülke insanın bir türlü kabullenmediği anlamadığı durum. ırkçı bir ülkeyiz toplum olarak. yıllardır kürtlere, ermenilere yapılanları geçtim hadi. şu olay bile siyahlara karşı ne kadar iğrenç baktığımızı gösteriyor. ırkçılık insanlık suçudur, utanmak için geç değil!
devamını gör...
kız yurdunda yaşanan tuhaf olaylar
kesinlikle ambulanslar ,bir gecede üç kız birden sevgilisinden ayrılmıştı on dakika arayla ambulanslar gelmişti.kapının cam kısmını yumruklayan ve askerdeki abisinin hesabını boşaltıp sevgilisiyle tatil yapmaya giden kızlarımız da mevcut.
devamını gör...
lennykereviz
kerevizi severiz. yemeği de salatası da muhteşem olur. yazarı ise, daha da muhteşem olacağa benziyor.
hoş gelmiş yeni yazarımız.*
hoş gelmiş yeni yazarımız.*
devamını gör...
yabancı dil bilmeden yabancı müzik dinlemek
müzik bir sezgi meselesi olduğundan anlaşılmasa bile dinlenilmesi haklı bir eylemdir.
devamını gör...
domates biber soğan
menemeni nirvanaya taşıyan sebzelerdir.
devamını gör...
filozofların en sevilen sözleri
''kimse bir başkasının karakterini şekillendiremez. kimse beni iyiliğe ya da kötülüğe teşvik edemez. ben kendimin efendisiyim ve ne olduğuma ancak kendim karar veririm.'' - epiktetos
devamını gör...
piaget'in bilişsel gelişim kuramı
piaget bilişsel gelişimi 4'e ayırmıştır. duyusal motor dönemi,işlem öncesi dönem,somut işlemler dönemi ve soyut işlemler dönemi. ınsandan insana bu dönemlerin özellikleri değişebilir ama herkesin sırayla dönem atlamadan dönemleri yaşadığını söyler bu kuram. tabii bu dönemler çocuğun genel sağlık durumuyla çok ilişkilidir.
1-)duyusal motor (0-2 yaş): çocuk bu dönem de kendini dış dünyadan ayırt etmeye başlar. dış dünyayı motor davranışlarla refleks şeklinde öğrenir. deneme-yanılma şeklindedir. nesnenin devamlılığını kazanmayla refleksten bilinçli davranışa geçildiğini söyler piaget. nesnenin devamlılığını kazanmak da çocuğun somut duyularıyla algılayamadığı nesnenin aslında yok olmadığını anlamasıdır.
2-)işlem öncesi dönem(2-7): piaget bu dönemi ikiye ayırır. sembolik düşünme ve sezgisel düşünme şeklinde.
sembolik düşünme döneminde gerçekte mevcut olmayan herhangi bir şeyi kelimelerle,sembollerle ifade edebilmeyi veya o şeyi zihinde canlandırabilmeyi öğrenirler. mesela sembolik oyunlar oynarlar, bir çocuğu at olarak hayal edip oyun oynabilerler örneğin. bu dönem egosantrik düşünce görülür yani 'ben' merkezli. bu dönemin özellikleri arasında toplu monolog,animizm,paralel oyun gibi özellikler de vardır.
paralel oyun:bir arada oyun oynuyormuş gibi gözüken çocukların aslında her birinin kendi başına kendi oyununu oynaması.
toplu monolog:çocuklar birbirleriyle konuluyor gibi gözükse de aslında herkes birbirini dinlemeden kendi kendine konuşur :)
animizm:çocuk cansız varlıkları da canlı sanar.
sezgisel düşünme,çocuğun herhangi bir şeyi kavramaya çalışırken akla mantığa uygun olmayacak bir şekilde kavramasıdır.sezgisel düşünme döneminde ben merkezlilik azalır. çocuk fikirlerini düzgün uzun cümlelerle ifade edebilmeye başlar. bu dönemde kişi değişmezliğini de anlamaya başlarlar. yani bir kişinin dış görünümü değiştinde onun aynı kişi olarak kaldığını anlar. sezgisel düşünme döneminin karakteristik özelliklerinden birisi de tersine çevirememedir. örneğin zeynep'in kardeşi ali. ali'nin kardeşi kim? :)
3-)somut işlemler dönemi(7-11):bu dönem de çocuğun rasyonel düşünme yeteneğinde gelişme görülür. tersine çevirebilmeyi öğrenir. ali'nin kardeşi zeynep :) korunum kazanma bu dönemde görülür. korunum kazanma da mesela bir miktar suyu daha dar bir kaba koyduğumuzda daha fazla yükseklikte gözükse de suyun miktarının değişmediğini anlamasıdır. sırasıyla sayı,hacim ve ağırlık korunumunu kazanır çocuklar. bu dönemde ben merkezlilik daha da azalır. çocuk somut yollarla problem çözmeyi de öğrenir.
4-)soyut işlemler dönemi(11+ yaş): çocuk soyut düşünme yeteneği kazanmaya başlar. değerlerini ve inancını düşünmeye başlar. fikir dünyasıyla ilgilenir. ideolojik,geleceğe yönelik sorunlarla ilgilenmeye başlar. kısaca insanı insan yapan düşünebilme şeklini öğrenmeye başlar.
1-)duyusal motor (0-2 yaş): çocuk bu dönem de kendini dış dünyadan ayırt etmeye başlar. dış dünyayı motor davranışlarla refleks şeklinde öğrenir. deneme-yanılma şeklindedir. nesnenin devamlılığını kazanmayla refleksten bilinçli davranışa geçildiğini söyler piaget. nesnenin devamlılığını kazanmak da çocuğun somut duyularıyla algılayamadığı nesnenin aslında yok olmadığını anlamasıdır.
2-)işlem öncesi dönem(2-7): piaget bu dönemi ikiye ayırır. sembolik düşünme ve sezgisel düşünme şeklinde.
sembolik düşünme döneminde gerçekte mevcut olmayan herhangi bir şeyi kelimelerle,sembollerle ifade edebilmeyi veya o şeyi zihinde canlandırabilmeyi öğrenirler. mesela sembolik oyunlar oynarlar, bir çocuğu at olarak hayal edip oyun oynabilerler örneğin. bu dönem egosantrik düşünce görülür yani 'ben' merkezli. bu dönemin özellikleri arasında toplu monolog,animizm,paralel oyun gibi özellikler de vardır.
paralel oyun:bir arada oyun oynuyormuş gibi gözüken çocukların aslında her birinin kendi başına kendi oyununu oynaması.
toplu monolog:çocuklar birbirleriyle konuluyor gibi gözükse de aslında herkes birbirini dinlemeden kendi kendine konuşur :)
animizm:çocuk cansız varlıkları da canlı sanar.
sezgisel düşünme,çocuğun herhangi bir şeyi kavramaya çalışırken akla mantığa uygun olmayacak bir şekilde kavramasıdır.sezgisel düşünme döneminde ben merkezlilik azalır. çocuk fikirlerini düzgün uzun cümlelerle ifade edebilmeye başlar. bu dönemde kişi değişmezliğini de anlamaya başlarlar. yani bir kişinin dış görünümü değiştinde onun aynı kişi olarak kaldığını anlar. sezgisel düşünme döneminin karakteristik özelliklerinden birisi de tersine çevirememedir. örneğin zeynep'in kardeşi ali. ali'nin kardeşi kim? :)
3-)somut işlemler dönemi(7-11):bu dönem de çocuğun rasyonel düşünme yeteneğinde gelişme görülür. tersine çevirebilmeyi öğrenir. ali'nin kardeşi zeynep :) korunum kazanma bu dönemde görülür. korunum kazanma da mesela bir miktar suyu daha dar bir kaba koyduğumuzda daha fazla yükseklikte gözükse de suyun miktarının değişmediğini anlamasıdır. sırasıyla sayı,hacim ve ağırlık korunumunu kazanır çocuklar. bu dönemde ben merkezlilik daha da azalır. çocuk somut yollarla problem çözmeyi de öğrenir.
4-)soyut işlemler dönemi(11+ yaş): çocuk soyut düşünme yeteneği kazanmaya başlar. değerlerini ve inancını düşünmeye başlar. fikir dünyasıyla ilgilenir. ideolojik,geleceğe yönelik sorunlarla ilgilenmeye başlar. kısaca insanı insan yapan düşünebilme şeklini öğrenmeye başlar.
devamını gör...
nickaltı butonu bozuk bahtsız yazarlar
zippodan çıkan çınn sesi ve son feci mars isimli yazarlarda gözlemlediğim durum. profillerine girip "nickaltı" butonuna tıkladığımızda, garip bir şekilde artılı martılı bir başlığa yönlendiriyor.
büyük ihtimalle sevgili iko'nun 5 dakikada halledebileceği bir sorundur fakat farketmemiştir.
edit: türkleşmiş sovyet kizi nickli yazarımızda da bulunan sorun. bahtsız yazarlarımıza bir yenisi daha eklendi.
edit 2: gelecek nesile nick kalmadı nickli yazarımızda da bulunan sorun. bahtsız yazarlarımıza bir yenisi daha eklendi.
edit 3: gandalfın kırık asası nickli yazarımızda da bulunan sorun. bahtsız yazarlarımıza bir yenisi daha eklendi.
edit 4: devrin nickli yazarımız bilgilendirdi. nickinde boşluk olan herkeste olan bir durummuş.
edit 5: belki üstümüzden bir tır geçer nickli yazarımız bilgilendirdi. kafa sözlük'ün teknik sorumlusu iko'nun haberi varmış, düzelteceğini söylemiş.
edit 6: teknik sorumlumuz ve yüce adminimiz sevgili iko bey sorunu düzeltmiş. bize de "sen muhteşemsin iko" demek düşer.
büyük ihtimalle sevgili iko'nun 5 dakikada halledebileceği bir sorundur fakat farketmemiştir.
edit: türkleşmiş sovyet kizi nickli yazarımızda da bulunan sorun. bahtsız yazarlarımıza bir yenisi daha eklendi.
edit 2: gelecek nesile nick kalmadı nickli yazarımızda da bulunan sorun. bahtsız yazarlarımıza bir yenisi daha eklendi.
edit 3: gandalfın kırık asası nickli yazarımızda da bulunan sorun. bahtsız yazarlarımıza bir yenisi daha eklendi.
edit 4: devrin nickli yazarımız bilgilendirdi. nickinde boşluk olan herkeste olan bir durummuş.
edit 5: belki üstümüzden bir tır geçer nickli yazarımız bilgilendirdi. kafa sözlük'ün teknik sorumlusu iko'nun haberi varmış, düzelteceğini söylemiş.
edit 6: teknik sorumlumuz ve yüce adminimiz sevgili iko bey sorunu düzeltmiş. bize de "sen muhteşemsin iko" demek düşer.
devamını gör...