kedi haklı abi hep fare gelip sataşıyor.
tom'da onunla uğraşınca ortalık haliyle dağılıyor, dağıtan yine fare,ev sahibi tom a kızıyor. o köpekte fareyle kankicilik faliyeti gösteriyor zaten. garibim tom ne yapsın tek başına??
ben bu diziyi ne zaman izlesem sinirlerim bozuluyor beş dakikadan fazla izleyemiyorum.
devamını gör...

en iyisi senin çocuğun tamam demek isteyip saygıdan ötürü susmak zorunda kaldığım kişi.
devamını gör...

fakir bildirimi malesef.

biz de tc nosundan tut akciğer filmine kadar hepsi görünüyor.
devamını gör...

"belki de insan her şeyi içine atmaktan boğuluyor zamanla."
kitaplığımda da birçok kitabı olan okumaktan asla bıkmadığım kitapları kısa olsa da fazlasıyla etkileyici bir yazardır.
devamını gör...

yaşasın huni kardeşliği
devamını gör...

ağlayarak günlüğüne yazmış işte ühühü.
devamını gör...

fakirlik vs zenginlik karşılaştırması için harbi hayatlar adlı 140journos’un kendisine has video teknikleri ile iki video serisi [1, 2] yayınlamış bir youtube kanalı. video serisinde yaptığı göndermeler, günümüzdeki şartlar göz önünde bulundurulduğu takdirde durumundan yakınan kişilerin yine kılını bile kıpırdatamayacağını gözler önüne sermektedir. fakir yakındığı hâlde hâlinden memnun zengin fakirin bu memnuniyeti ile daha memnun. böyle de bir süregelen çelişki mevcut.
devamını gör...

umarım pandemiden sonra da devam eder dediğim karar.
devamını gör...

spinoza için tanrı ve doğa aynı şeyi ifade ediyordu. doğanın kendine has yasaları vardı. doğa asla bu yasaların dışında hareket etmezdi. ona göre insan da mutlak olarak doğanın bir parçasıydı. ve mutlak bir nedensellikle doğaya bağlıydı.

buradan, doğa bazı yasalara göre hayatını devam ettiriyorsa, o zaman doğaya mutlak olarak bağlı olan insanın da, onun kurallarına aykırı hareket edemeyeceği sonucunu çıkarabiliriz.
bu çıkarım bizi, insanın mutlak bir özgürlüğe sahip olmadığı sonucuna ulaştırır.

bundan sonra söylenilecek en önemli şey, insan olarak mutlak özgür değilsek, bu kölelikten kurtulup kurtulamayacağız sorusudur.

ona göre bu köleliği özgürlüğe dönüştürmek mümkündür. peki bunu nasıl başarabiliriz?
o, rasyonalist bir filozof olduğu için bunun ancak akıl yoluyla mümkün olduğuna inanır.
doğanın yasalarını bilmek, doğanın ve tanrı nın aynı şeyler olduğunu idrak edebilmek, doğa ve insanlar arasındaki nedensellik zincirini anlayabilmek, işte bunların hepsi ona göre bilgiyle mümkün olabilmektedir.
insanın başına gelen kötü şeylerin doğadaki nedensellik kavramından dolayı olduğu bilgisini unutmazsak eğer bu bu tür durumları daha sakin ve daha huzurlu bir şekilde atlatabiliriz.

ben, bu durumu şöyle düşünmenin daha faydalı olacağına inanıyorum.
değiştiremeyeceğimiz şeyler için üzülmekten vazgeçmeden huzur bulamayız. peki, değiştiremeyeceğimiz şeylerin tespitini nasıl yapmalıyız?
işte buna cevap olarak, spinoza kısaca aklınızı kullanın diyor. bunun içinse bol bol okumak gerekiyor galiba.

o, sınırlı bir canlı olan insanın, başına gelen kötü olaylar sonucunda çektiği acıları bireysel olarak düşünmekten vazgeçip, doğa kavramıyla beraber bir bütün olarak düşünmeye başladığı an huzuru bulmaya yaklaşacağına inanır.
devamını gör...

makine mühendisliği bölümünün en belalı iki dersinden biridir.diğeri için (bkz: akışkanlar mekaniği)

dört tane yasası vardır.sıfırıncı yasa hikayesi nedeniyle ilginçtir.

termodinamiğin sıfırıncı yasası
bilindiği gibi sayma sayıları birden başlamaktadır. buna rağmen, termodinamik yasalarının birden değil de sıfırdan başlamasının sebebi, bu yasanın birinci ve ikinci kanunlarının ortaya konmasından yarım yüzyılı aşkın bir süre sonra anlaşılabilmesidir.

bu kanun ilk olarak 1931 yılında r. h. fowler tarafından ortaya konmuştur.

bilindiği gibi, yüksek ısılı yerden düşük ısılı yere doğru daima bir geçiş söz konusudur. bu olgudan hareketle, termodinamiğin sıfırıncı yasası, “termal denge” kavramına dayanmaktadır ve şu temel yargı ile ifade edilmektedir:
“iki ayrı cisim bir üçüncü cisimle ısıl dengede ise birbirleriyle de ısıl dengededir.”

bu ifade, temas halinde olan cisimlerin ısı alış verişinde bulunduklarını ve belirli bir süre sonunda da termal dengeye gelerek aynı sıcaklıklara sahip olacaklarını söylemektedir.

termodinamiğin birinci yasası
yoktan enerji üretmek ya da var olan enerjiyi yok etmek için yapılan çalışmaların başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından birinci yasa ortaya çıkmıştır. yapılan deneyler sonucunda, kütle gibi enerjinin de korunduğu sonucuna ulaşılmıştır. termodinamiğin birinci yasası, şu temel yargı ile ifade edilmektedir:

“enerji var iken yok, yok iken de var edilemez, ancak bir halden diğer bir hale dönüştürülebilir.”

bu yargı ile enerjinin yaratılamayacağı ve yok edilemeyeceği bilinerek tüm fiziksel ve kimyasal olaylar için enerji denklikleri yazılır. eğer bir sistem ya da obje enerji kazanırsa bu enerji mutlaka dışardan bir yerden gelmek zorundadır.

giren enerjilerin toplamı=çıkan enerjilerin toplamı
enerji dönüşümü / enerji değişimi= giren enerjilerin toplamı – çıkan enerjilerin toplamı

işin ısıya dönüşümü benjamin thomson (1753-1814) ve james prescott joule (1818-1887) tarafından nicel olarak incelenmiştir. diğer enerji türlerinin tümüyle ısıya dönüştüğünü deneysel olarak gösteren joule, 1840 yılında 1 cal’lik ısının 4,184 j değerindeki işe eşit olduğunu bulmuştur.

birinci yasa içinde iç enerji (u) ve entalpi (h) hal fonksiyonları yer alır. bu değerler ile enerjinin niceliği ortaya koyulur. birinci yasa ile elde edilen verim değerleri ise sistemin termal verimi ifade etmektedir.

birinci kanunu matematiksel olarak kanıtlamak olanaksızdır fakat doğadaki hâl değişimlerinin tümünün birinci kanuna uyduğu bilinir. bu da yeterli bir kanıt olarak sayılabilir.

termodinamiğin ikinci yasası
birinci yasa, enerjinin miktarı ve korunumunu ortaya koyarken ikinci yasa, enerjinin işe dönüşebildiği kısmı yani kalitesini ele almaktadır.

termodinamiğin ikinci yasası, hal değişimlerin herhangi bir yönde değil, belirli bir yönde gerçekleşeceğini söyler. termodinamiğin birinci ve ikinci yasası’nı sağlamayan bir hal değişimi gerçekleşemez.

enerji, daima kendini yok etme eğilimindedir. yani, yüksek potansiyellere ulaşan enerji, kendini daha düşük yoğunluğa sahip başka bir enerji formuna dönüştürme eğilimindedir.

termodinamiğin ikinci yasası, gerçekleşen olayların entropiyi artıracak yönde (enerji miktarının azalması yönünde) gerçekleştiğini ifade etmektedir. doğadaki bütün olaylar ikinci yasaya nedeniyle gerçekleşir.

termodinamiğin ikinci yasası şu temel yargıyı ortaya koymaktadır:

“enerjinin tamamı faydalı işe çevrilemez, bir kısmı sistemin içsel bütünlüğünü korumak için kullanılır.”

ikinci yasaya göre, herhangi bir süreçte bir sistem ve çevresindeki entropi değişimi ya “sıfır” yada “pozitiftir”. yani evrenin entropisi sürekli artma eğilimindedir. bu durumda, ikinci yasaya göre evrendeki hem enerji hem de madde zaman ilerledikçe daha az faydalı iş yapabilir hale gelmektedir.

bir sistemin enerjisi ne kadar fazla ise o kadar fazla iş yapılabilir. bununla birlikte, bir sistemin sahip olduğu enerjinin tümü iş yapmada kullanılamaz; bir kısım enerji sistemin içsel bütünlüğünün korunması için saklanır. bu durumda iş yapabilmede kullanılan enerji genellikle serbest enerji olarak adlandırılır. serbest enerji, bazen ekserji (exergy) olarak da adlandırılır.

termodinamiğin üçüncü yasası
termodinamiğin üçüncü kanunu, mutlak sıfır sıcaklığındaki maddelerin entropisi ile ilgilidir ve esas olarak mükemmel bir kristal maddenin mutlak sıfır sıcaklığındaki (-273c°) entropisinin sıfır olduğunu ifade eder. bu kanunla entropi için başlangıç değer şartları belirlenir.

mutlak sıfır, bir cismin keyfi olarak yakınlaşabileceği, ancak asla erişemeyeceği bir sıcaklıktır. laboratuarda 2.0 x 10-8 k kadar düşük sıcaklıklar elde edildi, ancak mutlak sıfıra ulaşılamadı.

termodinamiğin üçüncü yasası şu temel yargıyı ifade etmektedir:
“bir nesnenin sıcaklığını sonlu sayıda aşamada mutlak sıfıra indirmek olanaksızdır.”

kaynak:
www.enerjiportali.com/termo...
devamını gör...

(bkz: din) adı altında yapılan sağcı faşistlerin yaptığı katliamdır. (bkz: alevi)ler zaten kafir onların gözünde, kendileri allah ya, kim müslüman kim değil bilebiliyorlar. islam kazanacak sloganları atıla atıla 120 çocuk, yetişkin; kadın, erkek bireyi katletmişlerdir.
!!! ayrıca; polisle halk arasında bir arbade çıkmasın(!) diye polisler görevden alınmış, bundan güç bulan ülkü ocakları militanları tarihimize kapkara bir leke bırakmıştır.
(bkz: türkiye'de unutulamayan olaylar)
devamını gör...

komedi resmen. yakında eve girip başını da tutarlar. malum sosyal mesafe!
devamını gör...

ıslak ve turuncu tuvalet terlikliğidir.
günün belirli saatlerinde mesaj kutunuzda belirir. git dersin gitmez, sus dersin susmaz, yapma dersin yapar, uğraşma dersin uğraşır. neyse ki yok böyle yazarlar, aman dostlar düşman başına!*
şayet olsaydı onlara söylemek istediğim tek bir cümle vardı:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tamamiyle beni anlattığını düşündüğüm yiğit özgür karikatürü.

not : soldaki sevimli yüzlü er kişi olan ben, yanlışlık olmasın.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
şu bildirim üzerine geldim. tüm saygımla belirtmeliyim ki, bu iki başlığın birleştirilmesinin anlamsız olduğunu düşünmekteyim. 'düşüncelerini söyleyememek' başka, 'söylenemeyen düşünceler' başka. iki başlığa girilen tanımlar bambaşka. bir alâkaları yok, bu durum da taşınan başlıktaki tanımları okumayı tuhaf hâle getiriyor.
devamını gör...

ikinci perdenin sonlarına doğru ibrahim'in "dalyanak" tişörtüyle göz kamaştırdığı oyun.


ibrahim: hastaneden kaçması buradan kaçmaktan kolaydır. siz onu biliyor muydunuz? bilmiyordunuz. şiştiniz mi? şimdi şişik şişik dinleyin bakalım. hastaneye girer girmez hemşirelerden birini kafaya alıyorum, aramızda ani, geri dönülemez, vıcık bir aşk başlıyor. kafadan evlenme teklif ediyorum hemşireye. merhaba, nasılsınız, benimle evlenir misiniz? sittin yıldır bu teklifi bekleyen hemşirenin gözü bir dönüyor, bizi kocam ve arkadaşları diyerekten pelerininin altına alıyor, acil çıkış exit kapısından çıkarıyor. acil çıkış kapısında, ambulansın direksiyonunda bizi kim bekliyor ha? kim bekliyoor? ambül ağbi! biniyoruz ambulansa, vınn stutgart, nasıl plan?

aydın: ya hemşire evlenme teklifini kabul etmezse?

ibrahim: olum bozmasana şimdi mükemmel planı.
devamını gör...

daft punk ve iron maiden rozetlerini önerdiğim başlık. zengin olduğumda alacağım.
devamını gör...

kapıcıların gazıyla çöpçülerin kızların "üstüne çıkmaması" gerektiğini,
eskiden marlboro içmenin nasıl suç, lüks olduğunu... gösteren en güzel filmlerden biridir.
devamını gör...

hiç olmadığım insan.
kaç yıldır beraberiz, iş telefonumda yoktu, aman dedim hemen kurdum.
çok işlevsel, çok evrensel bir platform.
telegram ile o hiç bir olur mu, bip dediğin bip sadece.
kimseye kızıp, kimseye küsüp dünyadan çıkılır mı?
öyle ki engellediğim kişi bile olmadı gibi.
ya yaşlıyım ya iletişim ekolüyüm.*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim