farkında olmadığı halde kalbinde sevgiyi barındıran ama gösteremeyen insanın, sevgisizlikle cezalandırıldığında hissettiği yürek sızısıdır. bazen ise sevdiğimizi sandığımız yanılgısını yüzümüze vuran bir tokattır. sevdiğimizi düşünürken sırf sevilmeye lâyık ve onu farklı kılan özelliklerinden dolayı değil de aslında karşılık bekleyerek bencilce davrandığımızı, sevginin, emek, fedâkârlık ve vefâ gibi değerler olmadan birtakım yapmacık söz, merâsim ve seramonilerle var olduğu zehâbına kapıldığımızı, aslında sevilmediğimizi anladığımız kişi veya kişileri bizim de gerçek anlamda sevmediğimizi gösteren çarpıcı bir tespittir.
devamını gör...

vardır, yoktur bilinmez. kesin konuşanlar cahilliğinden ötürü kesin konuşurlar.

bir düşünen insan olarak söylüyorum. dünyanın en saçma açıklaması "bir .... öğrencisiyim" diyerek başlayıp devam ettirilen açıklamadır. hacı bak öğrencisisin, daha öğreniyorsun. yolunda uzuuuun seneler var. öğreten değilsin. kaldıki öğreten de bu konuda emin değil. kimse emin değil. aydınlatılamayan bir konu hakkında "beyler dağılın tarih bölümü 1.sınıftan ben deniz ...... geldim, bakın beyler! biz bu işi okuyoruz, böyle bişi yok" falan demek :)

tarih, edebiyat, sanat. bunlar doğa bilimi değil kanka. bunlar kesinlik içermez.
devamını gör...

farklı davranınca havalı olduğunu zanneden yazardır.
şaka troll gibi olayların bir sınırı olduğunun farkında olmayan birisidir.
üstelik kendisi fena yazılar yazmıyor neden yeteneğini aptallığa ayırıyor şaşırıyorum doğrusu.
devamını gör...

blonde redhead'in for the damaged cola'sını andıran frédéric chopin eseridir. dinlendirici bir nocturne olmasının yanı sıra sonlara doğru hiddetlenir ve noktayı koyar. bu yönüyle canlı bir eser gibidir. kaldı ki chopin'in cansız eser ürettiği de söylenemez... lakin pek bilindik bir nocturne de değildir bu.

hiddetiyle ve öfkesiyle dengesiz bir münzeviyi andırır, yaşamının son çığlıklarını usul usul atar önce, sakindir. sonraları öfkelenir ara ara. yine dinginleşir. sonra yeniden öfkelenir... ve yeniden dinginleşir. bu yönüyle yapacak hiçbir şeyi olmayan bir bedbahtı andırır. yaşam katlanılamazdır, kendisinin de delirmekten, yükselip alçalmaktan başka çaresi yoktur.

devamını gör...

(bkz: cuma mesajı)
''kaşların yay, kirpiğin ok vurduğunu öldürürsün, geçme mescid yakınından çok namazlar böldürürsün hayırlı cumalar.''
devamını gör...

avrupa'da barok dönemden, klasik döneme geçişi hazırlayan 18. yüzyıl stilidir.

bu stilde; barok dönemdeki kalın çizgilerin yerini renk ve ifade özgürlüğü almış, duygusallık ve duyarlılık daha gösterişli ve esprili bir şekilde öne çıkmıştır.

dönemin bestecileri tarafından yalın bir homofonik şekilde geliştirilmiştir. bu sanat anlayışının temelinde; güç kaybını sürdüren aristokrasinin yanında parçalanmaya başlayan orta sınıfların beğenisini temsil etmek vardır.
devamını gör...

vazgeçtim bu dünyadan
tek ölüm paklar beni
değmez bu yangın yeri
avuç açmaya değmez.
devamını gör...

saçmalığın daniskasıydı, geri adım atmışlar. dil kanunla kuralla şekillenmez ,dil toplumların yaşanmışlıklarını yaşamakta olduğu zamanla sentezlemesinden süzülerek kendi yolunu bulur mecranın akışına tepeden inme müdahale etmeye kalkarsan komik duruma düşersin. ancak ve ancak henüz dilde karşılığı olmayan kelimeler için (yeni icatlar, terimler gibi) karşılık geliştirip topluma sunmak mümkün olabilir. tutup tutamayacağına da yine o toplumun ortak aklı karar verir.
devamını gör...

benim yeni bir dilim varmış kesinlikle. öyle ki;
görüşürüze şodema (ne alakaysa),
patatese patame,
domatese tomate,
ve ciddi söylüyorum 3 ay boyunca kimsenin anlamadığı, sinirlendiğimde herkese işaret parmağımı sallayarak söylediğim bir ayya ayya oyu var. meali allah allah oğlum demek. kimden duyduğum ise meçhul.
devamını gör...

yav ben ünlülere o gözle bakamıyorum neden acaba?

düşündüm düşündüm düşündüm bulamadım. içime içime ağladım siz nasıl şaapıyorsunuz öyle? ühüüüü.
devamını gör...

ebru şam.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çok kısa bir fıkradır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: josé mauro de vasconcelos) ın efsane kitabı. her yaşta tekrar okunması gereken kitaplardan biri. çoğu kişi tarafından çocuk kitabı olarak bilinse de bence asla öyle değil. ben de ilk kez ortaokul yıllarımda okumuştum. ancak şimdilerde arada bir açar okurum. her okuduğumda yeni şeyler öğrenir yeni anlamlar çıkarırım. zeze.. üzümlü kekim. muhteşem kalbi olan canım zeze.
en basit tabirle zeze'nin hayal dünyasını anlatıyor kitap. zeze kim mi? çok çocuklu fakir bir ailenin, hem ailesinden hem diğer insanlardan herkesten şiddet gören minik çocuğu. yüreği kocaman zeze, hayal dünyası kocaman zeze. bana ve bir çok kimseye hayal kurmanın ne kadar güzel bir şey olduğunu öğretmiştir zeze. kitabı okurken zeze'yle özdeşleşiyor, annesine anne babasına baba dayısına dayı ablasına abla diyesiniz geliyor. ailenin içine sizi çekiyor. zeze'yle beraber siz de yaşıyorsunuz bütün olayları. tabi ki akılda kalan bir çok şey vardır kitapta ama ben zeze'nin gördüğü şiddeti unutamıyorum. ve yaptığı şey onu (babasını) kalbiyle öldürmek. ve unutarak öldürmek.
zeze'nin bahçede bir ağacı vardır. bu ağacıyla konuşur. her gün başından geçenleri anlatır. ve ağacın da kendisiyle konuştuğunu düşünür. kitapta zeze'nin iç sesi gibi veriliyor bu ağacın konuşmaları. ve gerçekten bu ağaçla olan konuşmaları yürek parçalayacak cinsten. ne zaman okusam ağlamama engel olamıyorum.
güneşi uyandıralımdeli fişek serinin diğer kitapları onları da okumanızı isterim.
devamını gör...

iyiyim..
devamını gör...

(bkz: nerede lütfen söyleyin)
devamını gör...

o bir caylakligimda bot sanıp selamına karşılık vermedigimdir. sonra özür diledim tabi. kendisi yedi yıldızlı otelin 7 dil bilen saçları arkaya toplanmış ve kırmızı fulari ile güven veren resepsiyon görevlisi gibidir.
devamını gör...

*ekmek yaparken hazırlayacağınız hamur için dolapta duran suyu kullanın. daha uzun sürede mayalanır ve daha fazla kabarmasını sağlar.
* arabanın direksiyonunu hiçbir zaman sonuna kadar çevirmeyin, hidrolik yağını çabuk bitirir.
* olmamış meyveyi, kırmızı elmayla beraber poşete koyun. yarım gün içinde olgunlaşacaktır.
* saçınız yıkarken saç derinizi yıkamayın, saç tellerinizi yıkayın. böylece saçlarınız zarar görmez. örnek: kuaförlerdeki saç yıkama lavabosu.
* zeytinyağını asla güneş alan bir yerde muhafaza etmeyin. içi ayrışmaya başlar ve tadı kaçar.
* sucuğu soymadan önce 30sn kadar suya batırın. çok kolay soyulacaktır.
devamını gör...

tüm izmirli arkadaşlara geçmiş olsun. bu kötü günleri bir gün hep birlikte atlatacağız umarım.
devamını gör...

biraz boşvermiş olmak gerekiyor en ucuzu bu.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim