seksi, alımlı kadınlar için kullanılan tabir.
bu kadınlar seksi bir havaya sahip olduğu gibi bunu koyu renk parçalarla tamamlarlar ve bahsettiğimiz vamp görünümü elde ederler.

genel olarak siyah, koyu renkler, koyu makyajlarla bilinirler.
mastor ukdesi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
(bkz: eva green)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yeni bir araştırmada, ultrason dalgalarının ve titreşimlerinin yeni tip koronavirüse (kovid-19) zarar vererek, virüsün sivri uçlarının çöküp yırtılmasına neden olabileceği kaydedildi.

he explorist internet sitesinde yayımlanan, massachusetts ınstitute of technology (mıt) uzmanları tarafından yapılan araştırmada, tıbbi görüntüleme frekanslarındaki ultrason dalgalarının ve titreşimlerinin, diğer virüsler gibi küre şeklinde olan ve yüzeylerinde hücrelere takılan sivri uçlar bulunan kovid-19’un sahip olduğu bu uçların çökmesine ve yırtılmasına yol açabileceği belirtildi.

ultrason titreşimlerinin tıbbi görüntülemede kullanılan frekanslar dahilinde olması gerektiği belirtilen araştırmada bilim insanları, virüsün bir dizi ultrason frekansındaki titreşimlere tepkisini modellemek için bilgisayar simülasyonları kullandı.

çalışmada, virüsün havada ve sudaki simülasyonlarında, 25 ila 100 megahertz aralığındaki titreşimlerin, virüsün kabuğunu ve sivri uçlarını bir milisaniye içinde çökertmeye ve çatlatmaya başladığı belirlendi.

'kovid-19 için olası bir ultrason temelli tedavinin ilk ipucu olabilir'
araştırma ekibinden mıt'de uygulamalı mekanik profesörü tomasz wierzbicki açıklamasında, "ultrason uyarımı altında koronavirüsün kabuğunun ve sivri uçlarının titreşeceğini, bu titreşimin çokluğu nedeniyle virüsün belirli kısımlarını kırabilecek yükler oluşturacağını kanıtladık. sonuçta bu titreşimler ve dalgalar, virüsün dış kabuğuna ve uçlarına gözle görülür, muhtemelen içindeki rna’ya ise gözle görülemeyecek hasarlar verir. umudumuz, araştırmamızın disiplinler arası bir tartışmayı başlatmasıdır." ifadelerini kullandı.

araştırmayı yapan bilim insanları, sonuçların başlangıç ​​niteliğinde olduğunu ve virüsün fiziksel özellikleriyle ilgili sınırlı veriye dayandığını belirtti. bununla birlikte çalışmadan elde ettikleri bulguların, kovid-19 için olası bir ultrason temelli tedavinin ilk ipucu olabileceğini kaydetti.

bilim insanları açıklamalarında, bir sonraki hedeflerinin ise ultrasonun tedavide nasıl uygulanabileceğini kavramak ve insan vücudunun karmaşıklığı içinde virüse zarar vermedeki tam etkisini belirlemek olduğunu aktardı.

haber linki
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sting'in ...nothing like the sun albümünün 3. şarkısı. 1990'daki ben liebrand isimli dj remix versiyonu, ingiltere'de orjinal versiyonundan daha başarılı olmuştur. o versiyonu pek sevmem ki şarkının kendisi de zaten müzikal zenginlik abidesi. şarkının ortalarına doğru arkaplandaki lavabodan damlayan damla minvalindeki seslerini ayrıca severim.

1979'da çıkan bir şarkı olan an englishman in new york'un 87, yani yeni versiyonudur. orjinal isim babası aslında sting değil denilebilir.

dolaşan efsane, sting'in bir mekanda amerikalılar tarafından aksanı ile alay edilmesi ve devamında kavga çıkartması ve şarkıyı yazması üzerinedir. fakat, böyle bir sebep olmasa bile sting'in memleket hasreti ile dolu olması sebebiyle bu şarkı yine bir şekilde ortaya çıkardı.

ağır memleket hasreti çeken sting, new york'a geldiği ilk dönemlerde evinde hissetmek icin sürekli farklı ingiliz publarına giderek, yeni ingilizlerle tanışmaya çalışmış.

"new york'a ilk geldiğimde evimde hissetmek için cumartesi sabahları erkenden puba giderdim. ingiliz birası içip, ingiliz kahvaltıları yiyebileceğiniz bu publarda futbol maçı seyreder, pubdakilerle beraber tv'deki hakemin hatalı kararlarına ilkelce itiraz eder, bağırır, günün sonunda da şehirde kalabalıklara karışır ve kendi hayatlarımıza dönerdik."



şarkının en sevdiğim bölümü:

"takes more than combat gear to make a man
takes more than a license for a gun
confront your enemies, avoid them when you can
a gentleman will walk but never run"


3 sezon önce yaz için kuşadası'na giden ve dolaşmaya çıkan abimle ben, arabada radyoyu açarız. çalan şarkı bu şarkıdır ve ben "hikayesini biliyor musun?" derim. abimin "30 yıldır dinlediğim şarkı ama hikayesi olduğunu bilmiyordum. anlat bakalım" der ve bir yandan biz bağıra çağıra şarkıya eşlik ederken anlatmaya başlarım. saatler sonra arabaya binen bizim aile mensupları şarkıyı kapattırmaya çalışırken abim bizimkilere "bu x'le bizim ortak şarkımız. dinledikten sonra sizin dinlediklerinizi açacağım" der. hep beraber mirkelam öncesi bir soluk daha englishman in new york dinler ve denize doğru yola çıkarız...
devamını gör...

medeniyet kokan muhalif şehir.

şehrin diğer isimleri; amed ve amid dir. amed dendiği zaman, surların içinde kalan eski diyarbakır kastedilir. yani diyarbakır genel bir isim iken, amed ise; surların içinde kalan eski yerleşim bölgesinin ismidir.

şehir dicle nehrinin kıyısına kurulmuş, surlarla çevrili, yedi kapısı olan yerleşkeden oluşmuştur. şehrin dicle nehrinin kenarında kurulmasının nedeni; dışarıdan gelen herhangi bir saldırı anında, nehrin düşman karşısında set oluşturmasıdır. dicle nehrinin bereketi ile şehrin yeme içme ihtiyacı bir asır öncesine kadar hevsel bahçelerinden karşılanırdı. bu durum, şehri hem dışarıya bağımlı olmayan bir şehir haline getirmiştir. hemde bulunduğu bölgede ekonomik açıdan söz sahibi olmasının en büyük nedenidir.

şehrin simge meyvesi karpuzdur. diyarbakır karpuzunu diğer şehirlerde yetişen karpuzlardan ayıran özelliği; kumda yetişmesi ve güvercin gübresi ile gübrelenmesidir. bu özel yetiştirme tekniği ile, 30-40 kilogram ağırlığa varan, kendine has lezzeti olan müthiş bir meyve elde edilir. pirinç*, pamuk, tütün*, domates*, buğday, arpa, üzüm* şehrin kendine özgü lezzetleri olan tarım ürünleridir.

diyarbakır, bölgedeki diğer şehirler gibi osmanlı hakimiyetine geçince; safeviler ile osmanlı arasında set görevi görmüştür. osmanlı; şii safevilere karşı, kürt sünni askerleri ön safta tutarak, safeviler ile arasında set oluşturmuştur. bu durum osmanlı'nın, bölgedeki feodal düzene taviz vermesinin asıl nedenidir. çünkü osmanlı, aşiret reislerini ve ağaları destekleyerek bölgedeki gücü kontrol edeceğini, bölgeye hakim olmanın, aşiret reislerinin ve ağaların insiyatifine bağlı olacağını biliyordu. feodal düzenin, bu bölgede osmanlı ile beraber güç kazandığını söylemek yanlış bir çıkarım olmaz. merkezi yönetim osmanlı nın kontrolünde, yerel yönetim aşiret ağalarının kontrolünde olmak kaidesi ile, bu durum osmanlı yıkılıncaya kadar devam etmiştir. cumhuriyet kurulunca aşiret düzeni güç kaybetmiş, bu durum iç savaşlara neden olmuştur. şeyh sait isyanı, bu perspektif ile değerlendirildiğinde anlam kazanır.

12 eylül 1980 darbesi sonrası, birbirine zıt iki fraksiyon ortaya çıkmıştır. kürt sol hareketi pkk ve kürt islam hareketi hizbullah. bu iki fraksiyonun hareket merkezi ve başkenti diyarbakır dır.

sur içi, şehrin en eski yerleşim yeridir. on gözlü köprü, ulu cami, hasan paşa hanı, unesco dünya kültür mirası listesinde diyarbakır surları ile beraber yer alan hevsel bahçeleri, dört ayaklı minare, meryem ana süryani ortodoks kilisesi, hz. süleyman türbesi * bu bölgede yer alır.

mahalle kültürünün şehre hakim olduğu yıllarda, şehir çocuğu * diye tabir edilen, her mahallenin gençlerinden oluşan belli gruplar vardı. bu gençler gönüllü olarak mahallelerindeki asayişi sağlardı. her mahalle, diğer mahallelerin gençleri ile koordinasyon halindeydi. hırsızlık, gasp vb. gibi olaylarda mahalle gençleri olaylara müdahil olur, belli bir caydırıcılık oluştururdu. tüm dünyada olduğu gibi, mahalle kültürü yerini kentleşmeye bıraktı. kentleşme ile beraber, şehir çocuğu kavramı amacını yitirip, hırsızın uğursuzun kendini tanımladığı bir kimlik haline büründü.

şehrin yemek kültürü gaziantep, şanlıurfa, mardin, adıyaman ile benzerlik gösterse de, kendine has lezzetleri mevcuttur. meftune ve kaburga dolması şehre özel lezzetlerdir. ciğer kebabı; adana, şanlıurfa ve gaziantep ten farklı olarak iri kıyım doğranıp pişirilir. az pişmiş ve az baharatlı tüketilir. burma kadayıf ve son yıllarda popüler olan soğuk baklava diyarbakır'a özel tatlılardır.

gezip, görülmesi gereken bir şehirdir.
devamını gör...

halk edebiyatında bir nazım şeklinin adıdır. halk şiiri konularına göre dinsel ve dindışı olarak iki dalda incelenir.
semailer; koşma, varsağı, destan* gibi dindışı halk şiirlerdir.

semailer; aşk, güzellik, doğa ile ilgili konularda, halk ozanları ('âşık'lar) tarafından -genellikle bir bağlama eşliğinde- çalınır söylenirler.
(burada bir parantez açmamız gerekiyordu, çünkü, halk şiiri divan şiiri gibi yazılan değil, çalınıp söylenen bir şiirdir. âşıklar bu şiirleri -çoğunlukla- doğaçlama çalıp söylerler.) (bkz: doğaçlama)

üç ya da beş dörtlükten oluşan semailer, diğer halk şiiri nazım şekilleri gibi hece ölçüsüyle ve halk şiirine özgü bir kafiye şeması ile oluşturulur.
yani; ilk dörtlük :
aaaa/abab/abcb/abba.......... gibi farklı farklı olabilirler ama,
ikinci ve daha sonraki dörtlükler kesinlikle ilk üç dize kendi arasında, son dize ise ilk dörtlüğün son dizesiyle aynı olmak zorundadır. şöyle ki;
ilk dörtlük abab olsun, sonraki dörtlükler; cccb, dddb, eeeb...... şeklinde olur.

ölçüsü de -'durak'lar değişik olsa bile- 8'li hece ölçüsüdür.
(duraklar; 5+3, 4+4 olabilir.)

semailerin aşk, güzellik, doğa konularında söylendiklerini söylemiştik. batı şiirinde semainin iki karşılığı vardır: lirik (aşk ve duygularla ilgili) ve pastoral (doğa ile ilgili) şiirler.

türk halk şiirinde en güzel semai örneklerini karacaoğlan, erzurumlu emrah gibi ozanlar -aşıklar- vermişlerdir.
benim çok sevdiğim bir karacaoğlan semaisi ile yazıyı sonlandıralım -ki bu semai türk halk müziğini çağdaş ezgilerle yorumlayan -modern folk üçlüsü gibi- müzik gruplarınca da başarıyla yorumlanmıştır.-

incecikten bir kar yağar
tozar elif elif diye
deli gönül abdal olmuş
gezer elif elif diye

elif'in uğru nakışlı
yavru balaban bakışlı
yayla çiçeği kokuşlu
kokar elif elif diye

elif kaşlarını çatar
gamzesi bağrıma batar
ak elleri kalem tutar
yazar elif elif diye

evlerinin önü çardak
elif'in elinde bardak
sanki yeşil başlı ördek
yüzer elif elif diye

karac'oğlan eğmelerin
gönül sevmez değmelerin
iliklenmiş düğmelerin
çözer elif elif diye

ve modern folk üçlüsünden de dinleyelim, ne dersiniz?
devamını gör...

değmeyecek kişilere özellikle de.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

öz kardeşimdir
devamını gör...

ayaktakımına mensup pespayelerin, hainlerin korkulu rüyasıydı. adam gibi adamdı, bir yiğit gazeteciydi, hukukçuydu.
devamını gör...

malum ekran ce cam fiyatları sebebiyle dışarda kullanan bireylerde sık sık görebileceğiniz camdır. takıntılı adamı rezil eder gamsız adamı vezir.(bkz: sısısısı)
devamını gör...

banyo zemini.
devamını gör...

sadece bir kişi sağ çıktı o evden. izleyip dalga geçip gülüp geçtiğimiz doğu perinçek'in p.şt dediği ertuğrul kürkçü.

denizler mahirler gitti. solculuk p.ştlara kaldı.
devamını gör...

-anne neden benim diğer çocuklar gibi kaşlarım yok?
+sen sarışınsın oğlum, aslında kaşların var ama sarı olduğu için pek görünmüyorlar.
-...... *
devamını gör...

yetişkinlik ile alakalı olduğunu düşündüren şeylerdir.

eşyaları kullanma şeklinden tut; hayata bakış, bakış açısı, söylenen cümleler, kurulan diyaloglar, dinlenen müzikler, okunan kitaplar vs gibi durumlara kadar etkisi ciddi derecede hissedilendir.
devamını gör...

an itibariyle gözaltına alınmıştır. link.
devamını gör...

entrye nasıl foto eklediğimizi merak ettiğim hede. copy olarak seçince paste olarak çıkmıyor yazma alanında.
devamını gör...

belki sadece bana denk gelen gizemdir ama ne olursa olsun, hiçbir şey olmadıysa bile bir şeyin olması gerektiğini bilecek kadar analiz yeteneğine sahip olduğum için var olduğuna inanmakta serbest olduğum gizemdir. ve gizem, gizemdir.

k alfabedeki on dördüncü harf olduğu için j harfinden bulaşmış bir uğursuzluk olabileceğini düşündüm önce ama sonra bu düşünce çok anlamsız geldi. anlamsız geldiği için mantıklı buldum çünkü ben anlamsız şeyleri mantıklı bulurum. ama sonra ondan da vazgeçtim çünkü ben mantıklı şeylerden kolay vazgeçerim.

gelelim şu gizeme. k harfi ile ilgili bir tanım kurguladım kafamda. adı k. olan roman kahramanları gibi bir şeydi, sonra bu konuyu da başka bir yere bağlayacaktım.

takibe aldığım başlığa yazmaya çalışınca yazmadığımı fark ettim. başlığı takipten de çıkamıyorum. başlık kilitli değil, yazılan tanımlar da var.

şimdi merak ettiğim şey şu. k başlığında ne oldu? bizim bilmediğimiz nasıl olaylar yaşandı? yoksa k başlığına 1947’den beri kimse gitmedi mi? giden dönmüyor mü?

bir açıklama beklemek hakkımdır. k harfinde kayboldum.
devamını gör...

kesinlikle erdil yaşaroğlu'nu haklı bulduğum açıklamalardır. ne yazık ki toplumumuz fikri mülkiyet kavramını hâlâ tam kavrayamadı ve pek çok şeyi bedava kullanmaya fazlasıyla alıştık. hele twitter'da şurada burada adama saldıran kişilerin çoğunun üslup ve yazımına bakın, belli ediyor kendini. yani adama zorla sen üret, ben dilediğim gibi kullanırım denmediği kalmış.

zaten efendi gibi açıklamış, davalı olduğumuz ticari kişilerin açtığı sıfır takipçili hesaplar uyduruyor 58 yaşındaki kadını dava ettiğimizi . bizim kavgamız karikatürlerin ticari olarak kullanıldığı durumlar diye.

sevin ya da sevmeyin, eserinin nasıl kullanılacağına dair tüm kararlar eser sahibinin tasarrufundadır. lombak zamanından beri mizahla içli dışlıyım, zaten türk mizahı yeterince baskı altında. bu tartışmalar bize daha çok zarar verir.

hayır bir de sanarsın bu ahmakça eleştirileri yapanların hepsi mizah bekçisi, haksızlık savunucusu. zamanında mesela kutlukhan perker türkiye'ye geldi ve bence gelmiş geçmiş tüm mizah dergileri içindeki en kaliteli çizimlerin olduğu harakiri dergisini tek başına çıkartmıştı. 2 sayı çıkarttıktan sonra benim varlığından ilk defa haberdar olduğum küçükleri muzır neşriyattan koruma kanunundan; insanları tembelliğe ve maceraperestliğe sevk etmek, evlilik dışı ilişkiye özendirmek gibi abuk sabuk sebeplerle dergiyi kapatarak haksızlığın daniskası yapılmıştı. gerçek emeği korumakta o kadar kabiliyetsiziz ki, twitterdan tespit sümkürmek daha kolay geliyor.

neyse bunun üzerine kutlukhan perker (tam sözünden emin değilim, teyit etmeden paylaşmayınız) şu minvale gelen bir açıklama yapmıştı "insanları hem tembelliğe, hem de maceraperestliğe nasıl aynı anda sevk edebilirim ki? bu ikisinin aynı anda mümkün olduğu tek bir şey o da mastürbasyon herhalde."
devamını gör...

evet 6 tane ayak parmağım var.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim