abartılmış lezzetler
boyozdur.
devamını gör...
yazarların kendini tanımlama şekli
ben dengesiz değilim, bulunduğum yer yamuk.*
güzel kamyon arkası olur bundan he.*
güzel kamyon arkası olur bundan he.*
devamını gör...
girift radyo yayını
aykutççççum haftalardır davet ediyordu fakat kırkyama olmadan katılmak istememiştim.
tünelin sonunu gördüm, ışık yok, karanlık fakat zorlu şartlar altında sadece zeynep için katılacağım.
yayın akışı olmayan, aykut’un zaman zaman vurguları ile bizi dizginlemeye çalışacağız yayın olacaktır. zira kendisi sabahtan beri 472919 defa, lütfen yayın ciddiyeti, goy goy bitti mesajları ile bizi geriyor.
hastalığıma bile “bugün iyi ol, yayından sonra hastalığa devam” tepkisi verdi, zalımmm çocuk.
aykutçumm umarım trt haber’in müdürü olursun ya da diriliş ertuğrul yönetmeni ya da hatta iletişim başkanlığının yayın sorumlusu…..
zeynep’e kimin nazarı değdi, hemen nazarını geri alsın, gerçi benim nazarımda böyle meeeselelerin inandırıcılığı yoktur. ne diyordu demirel ;
meseleleri, mesele etmezseniz ortada mesele kalmaz.
tünelin sonunu gördüm, ışık yok, karanlık fakat zorlu şartlar altında sadece zeynep için katılacağım.
yayın akışı olmayan, aykut’un zaman zaman vurguları ile bizi dizginlemeye çalışacağız yayın olacaktır. zira kendisi sabahtan beri 472919 defa, lütfen yayın ciddiyeti, goy goy bitti mesajları ile bizi geriyor.
hastalığıma bile “bugün iyi ol, yayından sonra hastalığa devam” tepkisi verdi, zalımmm çocuk.
aykutçumm umarım trt haber’in müdürü olursun ya da diriliş ertuğrul yönetmeni ya da hatta iletişim başkanlığının yayın sorumlusu…..
zeynep’e kimin nazarı değdi, hemen nazarını geri alsın, gerçi benim nazarımda böyle meeeselelerin inandırıcılığı yoktur. ne diyordu demirel ;
meseleleri, mesele etmezseniz ortada mesele kalmaz.
devamını gör...
doğum günü kutlama kulübü
adres de yazın kafa şeklinde pasta gönderelim admin de kafa sözlük kapşonlusu gönderir 1 sene sonra o kapşonlular herkeste olur ve hep beraber soyguna çıkabiliriz gerçekten muhteşem bi proje iyi ki varsın kafa sözlük..
devamını gör...
uçuk
eğer bir kere başınıza geldiyse, bundan sonra da savunmasız anlarinizda bağışıklık sisteminizin düşmesiyle kendini gösterecek olan vücuda yerleşmiş virüstür.
devamını gör...
sevdiğin herkese güvenmek
sevgi ile güven birbirine yakışan fakat birbirini gerektiren şeyler değildir.
devamını gör...
kuan
özellikle dünya - al cenneti çal başına - var - hacel obası şarkılarıyla gönlüme taht kurmuş, solistinin sesi kadar enstrümanların da kalitesi tavan olan türk müzik grubu.
devamını gör...
en kaliteli maden suyu markası
kesinlikle beypazarı.
devamını gör...
patti smith
1975 yılının başlarında, arista records'a adının duyuran, sokaklarda ve yeraltının yüksek barlarında ve publarında sahne alan, herkesin "çok çirkin bir erkek!" dediği bu güzel kadın, arista records'tan john cale ile bir albüm anlaşmasına varmıştı.
her şey olduğundan daha hızlı ve daha güzel ilerliyordu. ama ortada çok büyük bir eksiklik vardı; şarkılar, sözleri ve besteleri!
elinde 2 adet şarkı bulunan patti, bir şekilde bunu 8'e çıkarması için john'dan baskı görüyordu. şarkı sözü yazmak ve bestelemek bir gecede yapılabilecek bir iş değildi.
patti'yi gerçekten yıpratacak ama bir o kadar da olgunlaştıracak bir nisan ayı ufukta görülmüştü.
nisanın ilk günü, evine kapanan patti, eline aldığı kalemi ve düşlediği rimbaud'u ile, ilk eserlerini vermeye başlamıştı. aklına bir arada en yakın dostlarından biri, nam-ı diğer çiçek adam geldi!
allan ginsberg!
allen'in patti üzerinde büyük bir etkisi vardı. savaş karşıtı olan bu çiçek adam, bizlere ilkokul rehberlik öğretmeni mottolarını hatırlatır cinsten şiirlere sahipti.
sahi, ne diyorlardı bize bu rehberlik öğretmenleri?
"sana taş atana sen gül at!"
şarkılarına savaş karşıtlığı, ufak tefek hipsterlıklar eklemeyi göz ardı etmeyen bu kadın, çıtayı biraz daha yükseltmeye karar vermişti. şimdi de sırada, en sevdiği şairin, en vurucu kısımları yer almaya başlayacaktı.
ne diyor patti?
"go rımbaud, go rımbaud!"
kimdi bu rimbaud?!rimbaud, bilindiği üzere sembolizmin en büyük şairlerinden, en katkı veren ruhlarından biriydi.
rimbaud'u bu kadar ilahlaştıran, şiirlerinin yepyeni bir edebiyat devrimine yol açması olarak görülebilir. bir anda, kansız ve acısız olan bu devrim, edebiyatın bazı akımlarının önünü kesmiş, bazılarını yok etmiş ve onların kalan ruhlarından da fazlası ile beslenmişti.
aynı zamanda kendisi ateşli bir paris komünü savunucusu, sessiz bir devrimci ve harika latince bilen cambaz idi.
ama genelde edebiyatla ilgilenmeyip bu adama denk gelenler için akıllarda en kalan kısım, kendisinden 10 yaş büyük olan verlain ile aşk yaşaması olabilir velhasıl.
sahi nerede kalmıştık? evet! patti ve rimbaud…
tarih 13 aralık 1975'i gösterdiğinde, patti ablaımızın ilk albümü çıkmış, bir anda amerika'nın hipster camiasını dolaşmış, underground kültürü talan etmiş ve patti kadar albüm de bir ikon haline gelmişti.
punk müziğin önünü açmış, edebiyat şöleninin dinlenme zevkine erişmesini sağlamıştı.
60 kuşağının önemli ikonlarından olan patti ablamızın, rimbaud hayranlığı öylesine büyüktü ki, jim morrison onun için "rimbaud'un reenkarne olmuş hali!" sözlerini, horses albümü ile boşa çıkarmamış, land, kimberly, elegie ve birdland şarkıları ile, adeta rimbaud'un düzelerine yakın şarkı sözleri ile bizlere edebiyatı dinletmeyi başarmıştı.
uzun lafın kısası, patti'nin ilk albümü olan horses, hala büyük başarısının gözardı edilmeyeceği bir dönemde olmaya devam ediyor.
dinleyelim, dinlettirelim.
her şey olduğundan daha hızlı ve daha güzel ilerliyordu. ama ortada çok büyük bir eksiklik vardı; şarkılar, sözleri ve besteleri!
elinde 2 adet şarkı bulunan patti, bir şekilde bunu 8'e çıkarması için john'dan baskı görüyordu. şarkı sözü yazmak ve bestelemek bir gecede yapılabilecek bir iş değildi.
patti'yi gerçekten yıpratacak ama bir o kadar da olgunlaştıracak bir nisan ayı ufukta görülmüştü.
nisanın ilk günü, evine kapanan patti, eline aldığı kalemi ve düşlediği rimbaud'u ile, ilk eserlerini vermeye başlamıştı. aklına bir arada en yakın dostlarından biri, nam-ı diğer çiçek adam geldi!
allan ginsberg!
allen'in patti üzerinde büyük bir etkisi vardı. savaş karşıtı olan bu çiçek adam, bizlere ilkokul rehberlik öğretmeni mottolarını hatırlatır cinsten şiirlere sahipti.
sahi, ne diyorlardı bize bu rehberlik öğretmenleri?
"sana taş atana sen gül at!"
şarkılarına savaş karşıtlığı, ufak tefek hipsterlıklar eklemeyi göz ardı etmeyen bu kadın, çıtayı biraz daha yükseltmeye karar vermişti. şimdi de sırada, en sevdiği şairin, en vurucu kısımları yer almaya başlayacaktı.
ne diyor patti?
"go rımbaud, go rımbaud!"
kimdi bu rimbaud?!rimbaud, bilindiği üzere sembolizmin en büyük şairlerinden, en katkı veren ruhlarından biriydi.
rimbaud'u bu kadar ilahlaştıran, şiirlerinin yepyeni bir edebiyat devrimine yol açması olarak görülebilir. bir anda, kansız ve acısız olan bu devrim, edebiyatın bazı akımlarının önünü kesmiş, bazılarını yok etmiş ve onların kalan ruhlarından da fazlası ile beslenmişti.
aynı zamanda kendisi ateşli bir paris komünü savunucusu, sessiz bir devrimci ve harika latince bilen cambaz idi.
ama genelde edebiyatla ilgilenmeyip bu adama denk gelenler için akıllarda en kalan kısım, kendisinden 10 yaş büyük olan verlain ile aşk yaşaması olabilir velhasıl.
sahi nerede kalmıştık? evet! patti ve rimbaud…
tarih 13 aralık 1975'i gösterdiğinde, patti ablaımızın ilk albümü çıkmış, bir anda amerika'nın hipster camiasını dolaşmış, underground kültürü talan etmiş ve patti kadar albüm de bir ikon haline gelmişti.
punk müziğin önünü açmış, edebiyat şöleninin dinlenme zevkine erişmesini sağlamıştı.
60 kuşağının önemli ikonlarından olan patti ablamızın, rimbaud hayranlığı öylesine büyüktü ki, jim morrison onun için "rimbaud'un reenkarne olmuş hali!" sözlerini, horses albümü ile boşa çıkarmamış, land, kimberly, elegie ve birdland şarkıları ile, adeta rimbaud'un düzelerine yakın şarkı sözleri ile bizlere edebiyatı dinletmeyi başarmıştı.
uzun lafın kısası, patti'nin ilk albümü olan horses, hala büyük başarısının gözardı edilmeyeceği bir dönemde olmaya devam ediyor.
dinleyelim, dinlettirelim.
devamını gör...
maria callas
yunan asıllı efsanevi sopranodur.asıl adı maria kalogeropuolos'dur.operanın ve skandalların divasıdır.15 yaşında atina konservatuarına girmeyi başarmış,burada oldukça sıkı çalışarak yeteneğini fazlaca geliştirmiştir.konservatuara girmesine vesile olansa,arasının hayatı boyunca bozuk olduğu annesidir.annesi, callas'ı bir türlü derinden sevememiştir.çocukluğunu travmatize etmiştir.
hem yaşadığı hayat zorlukları,hem de yoğun çalışma stresi nedeniyle maria callas'ın gözlerinde daima hüzün bulunur ve bu da onun etkileyiciliğini kat kat artırmaktadır fikrimce.yunan asıllı armatör aristoteles onassis ile tanışmasıyla da hem hayatının en güzel hem de en zor dönemlerini yaşamaya başlar.onassis ile yıllar boyunca süren inişli çıkışlı bir ilişkisi olmuş ama en sonunda onassis callas yerine jacklyn kennedy ile evlenmiş,callas ise bunu hayat arkadaşı bildiği insan yerine gazetelerden öğrenmesiyle yıkılmıştır. bu durum callas'ı daha da içine kapatmış, insanlardan uzaklaştırmıştır.
callas'ı sevmemdeki en önemli etken,yaşadığı zorluklar hüzünlü gözlerinden okunsa dahi sahnede daima seyircisine gülümsemesi ve onlara, olduğu asıl kişiyi,yani operanın ve sahnelerin kraliçesini daima göstermiş olmasıdır.
kendisiyle birlikte kültleşen birçok opera eseri mevcuttur.fakat benim favorim 'madam butterfly', 'o mio babbino caro' ve 'carmen:habanera'dır.
kısaca, ' opera ne kadar yaşarsa callas da o kadar yaşayacaktır' diyebiliriz.o artık bir ölümsüzdür.
hem yaşadığı hayat zorlukları,hem de yoğun çalışma stresi nedeniyle maria callas'ın gözlerinde daima hüzün bulunur ve bu da onun etkileyiciliğini kat kat artırmaktadır fikrimce.yunan asıllı armatör aristoteles onassis ile tanışmasıyla da hem hayatının en güzel hem de en zor dönemlerini yaşamaya başlar.onassis ile yıllar boyunca süren inişli çıkışlı bir ilişkisi olmuş ama en sonunda onassis callas yerine jacklyn kennedy ile evlenmiş,callas ise bunu hayat arkadaşı bildiği insan yerine gazetelerden öğrenmesiyle yıkılmıştır. bu durum callas'ı daha da içine kapatmış, insanlardan uzaklaştırmıştır.
callas'ı sevmemdeki en önemli etken,yaşadığı zorluklar hüzünlü gözlerinden okunsa dahi sahnede daima seyircisine gülümsemesi ve onlara, olduğu asıl kişiyi,yani operanın ve sahnelerin kraliçesini daima göstermiş olmasıdır.
kendisiyle birlikte kültleşen birçok opera eseri mevcuttur.fakat benim favorim 'madam butterfly', 'o mio babbino caro' ve 'carmen:habanera'dır.
kısaca, ' opera ne kadar yaşarsa callas da o kadar yaşayacaktır' diyebiliriz.o artık bir ölümsüzdür.
devamını gör...
jim carrey
devamını gör...
bir oturuşta bitirilen kitaplar
bir idam mahkumunun son günü - victor hugo
devamını gör...
barış manço şarkılarında geçen etkileyici sözler
o kada fazladır ki seç seçebilirsen
dört duvarı ören çatısını kapatıp içerden kitlemiş kapıyı
bir döşek de sana serelim buyur diyen yok
kardeşlik ve eşitlik üstüne uzun uzun nutuklar çekip
niye senin derin benden daha koyu diyen çok
kaşının altında gözün var diye silahlanıp ölüme koşarken
kalan dul ve yetim ne yer, ne içer soran yok(bkz: hemşerim memleket nire)
ellerimle büyüttüğüm
solar iken dirilttiğim
çiçeğimi kopardın sen, ellere verdin(bkz: dağlar dağlar)
gözlerimden süzülen birkaç damla anıda
senin sıcaklığın var, anlıyorsun değil mi?(bkz: anlıyorsun değil mi)
dört duvarı ören çatısını kapatıp içerden kitlemiş kapıyı
bir döşek de sana serelim buyur diyen yok
kardeşlik ve eşitlik üstüne uzun uzun nutuklar çekip
niye senin derin benden daha koyu diyen çok
kaşının altında gözün var diye silahlanıp ölüme koşarken
kalan dul ve yetim ne yer, ne içer soran yok(bkz: hemşerim memleket nire)
ellerimle büyüttüğüm
solar iken dirilttiğim
çiçeğimi kopardın sen, ellere verdin(bkz: dağlar dağlar)
gözlerimden süzülen birkaç damla anıda
senin sıcaklığın var, anlıyorsun değil mi?(bkz: anlıyorsun değil mi)
devamını gör...
kitap ve defter kaplamak
düzgün yapamazsan eğer defter kapağını kaparken ki meydana gelen kasma durumu cinnet getirten eylemdir.
devamını gör...
sarıl bana
bir (bkz: metin altıok) şiiridir.
bu yaşıma geldim içimde bir çocuk hala
sevgiler bekliyor sürekli senden.
insanın bir yanı nedense hep eksik
ve o eksiği tamamlayayım derken,
var olan aşınıyor zamanla.
anamın bıraktığı yerden sarıl bana.
anıların kar topluyor inceden,
bir yorgan gibi geçmişimin üstüne.
ama yine de unutuş değil bu,
sızlatıyor sensizliği tersine.
senin kim olduğunu bile bilmezken.
sevgiden caydığım yerde darıl bana.
bu yaşıma geldim içimde bir çocuk hala
sevgiler bekliyor sürekli senden.
insanın bir yanı nedense hep eksik
ve o eksiği tamamlayayım derken,
var olan aşınıyor zamanla.
anamın bıraktığı yerden sarıl bana.
anıların kar topluyor inceden,
bir yorgan gibi geçmişimin üstüne.
ama yine de unutuş değil bu,
sızlatıyor sensizliği tersine.
senin kim olduğunu bile bilmezken.
sevgiden caydığım yerde darıl bana.
devamını gör...
grigori rasputin
öldürülmek için yediği pastaya ve içeceğine siyanür konulan, ölmemesi sebebiyle silahla başından vurulan, vurulduktan sonra yerden kalkıp kaçmaya çalışan ve sarayın askerleri tarafından yamulmuyorsam 4 defa sırtından vurulduktan sonra öldüğü tahmin edilip nehre atılan ve yapılan otopsinin ardından ölüm sebebinin boğulma olduğu teşhis edilen bir garip adam.
fotoğrafını aşağıya koyuyorum, hazır olun, korkmayın.
fotoğrafını aşağıya koyuyorum, hazır olun, korkmayın.
devamını gör...
akineton
hapçıların doktora yazdırıp yazdırıp piyasada sattıkları ilaç. bu nedenle bu ilacı yazarken dikkatli olmak gerekir.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
bu hafta da, ciğer kokumuz mahalleyi saracak belli oldu.
devamını gör...

