kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

#1469824 seninle aynı fikirde değil diye adama "yazık günah kimin evladı ise" demek ne demek? hadsizlik yapma.

tanım: nicki bana acid müziğin 80'ler dönemini hatırlatan yazar.
devamını gör...

ya benim bir tanem kuzguncuktaki vişne'nin canı laz böreği çekmiş yaparım heman, dur çıkarayım buzluktan milföy hamurunu. yufka açamayan ama hazırıylan sanat eseri yaratanlardan ben. *
allah için şu korona zamanı en canımın çektiği muhabbet aile ortamı muhabbeti.
gerçi allaha hamd olsun, evim aile ortamı ama olsun fazla aile göz çıkarmaz.
şahsen tanımasamda tanımları ile tanıdığım çok sevdiğim yazarlarla aile gibi idim zati. onlar beni bilir ben onları bilirim.

tv izyeyen varsa çok güzel, boş boş bakarım.
kedi varsa sever, koşa koşa ellerimi yıkarım.
51 ve okey dışında oyun bilmem.
kitap muhabbeti varsa oraya yapışabilirim.*
balkonda yıldızlara bakanlara çayımla eşlik edebilirim.
güzel anlatan varsa çok güzel dinlerim
güzel dinleyen varsa çok güzel anlatırım.
elimde telefonumla her dakka çocuklarımı yoklayarak ne yardan ne serden geçmeden katılırım valla.
devamını gör...

engelle beni engelle. mutluluk duyarım. *
devamını gör...

hiç bir manası yoktur. anca acı ve gözyaşı getirir. insanı yavaş yavaş tüketen bir acı ile baş etmeye zorlar.
duyuyorsun ama dokunamıyorsun, görüyorsun ama sarılamıyorsun, seviyorsun ama nefesini hissedemiyorsun.
bu ilişkiyi yaşayanlara gerçekten sabırlar diliyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

direk-direkt en uyuz olduğumdur.
devamını gör...

antik çağ coğrafyacısı strabon'un "geographika" eserinde bölgedeki sönmüş lav kalıntıları nedeniyle "yanık ülke - katakekaumene” olarak tanımlanmış yerdir. manisa'da binlerce yıl önce patlayan volkanların sönmüş lav kalıntılarıyla ilginç coğrafi oluşumları bulunan katakekaumene (kula-salihli volkanik jeoparkı kuladokya) 2013 yılında unesco kültürel jeopark ağı’na dahil edilmiştir.
devamını gör...

belirsizlik.
devamını gör...

bahar olsun,
umut olsun,
direnişin ve emeğin günü kutlu olsun.
devamını gör...

akşam menümüz; haşlama, pilav, ezogelin çorbası ve olmazsa olmazzzz çay. *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

t1: beşiktaş'a bağlı bir semt. anlamı bilinenin aksine kuş yuvası değil, yalnızca "yuva, ev"dir.

t2: aylık yayımlanan bir edebiyat dergisi.

t3: üstat tevfik fikret'in evinin adı olup şu anda müze olarak hayatına devam eden yer. planı tevfik fikret tarafından çizilmiştir. benim açımdan istanbul'un en güzel yeridir. her yıl mutlaka bir iki kez o güzelliği görmek için giderim.
içerisinde abdülmecid'in meşhur "sis" şiirinden etkilenerek yaptığı güzel bir tablo ve iki adet fikret'in kendi çalışmaları vardır. bunların dışında yine abdülmecid tarafından yapılan recaizade mahmut ekrem ve abdülhak hamit tarhan tabloları mevcuttur. ve daha niceleri. kesinlikle ziyaret edin.

t4: dünyanın en güzel manzarasına sahip mezarlık. aynı zamanda içerisi şampiyonlar ligi gibi*:
orhan veli buradadır, attila ilhan buradadır, yahya kemal buradadır, ahmet hamdi buradadır, tezer özlü buradadır, edip cansever buradadır ve daha niceleri.
devamını gör...

günaydın sözlük.
bu aralar sabahları başıma gelen talihsiz olaylar silsilesi asla ama asla bitmiyor.
önce uyuyakaldım, uyanmam gerekenden 20 dk geç uyanıp hızlı hızlı hazırlandım çıktım. telefonumu evde unutup eve geri döndüm, kapıyı yeterince hızlı açamadığım için asansör kaçtı 12 kat koştum.
daha dün yavaş yavaş spor yapmaya geri döneyim demiştim, bundan sonra dileklerim konusunda daha seçici olmalıyım sanırım.
neyseki bugün de yöneticim yok.
neyseki eşim benden önce uyanıp kahve yapmış*
devamını gör...

siz bakmayın tatil komikliği yapanlara, yarım gün çalışıyorsunuz diyenlere. bu ülke bir yere gelecekse en büyük pay sizlerin olacak. yaptığınız işin değerini ve önemini bilin yeter. ülke şartlarında pek güç olsa da sistemin bir parçası olmamaya çalışın. idealleriniz olsun ve size emanet ettiğimiz evlatlarımızın ve dahi ülkenin istikbali için emek harcayın.

"öğretmenler! yeni nesil sizin eseriniz olacaktır."

(bkz: mustafa kemal atatürk)
devamını gör...

bırakmayanları saysak daha kısa sürerdi diye düşünüyorum.
devamını gör...

"röportaj yaptığım iki kadın ise evlilikleri boyunca dövülmüş ve işkence görmüştü. biri yıllarca kocası tarafından başka erkeklere pazarlanmıştı. yine de mutluydu ama. niye mi dersiniz? “kendimi burada özgür ve emniyette hissediyorum” demişti 24 yıl ceza alan kadın. dövülmüyor, satılmıyor diye minnettardı cezaevine."

erkek öldürünce 10 yıl (ben demiyorum, röportajı okuyun), kadın öldürünce 24 yıl.

sorarlarsa türkiye'de adalet var ve herkese eşit işliyor dersiniz...

sadece kadın ve çocuk cinayetleri için söylemiyorum; herhangi birini kasten öldürmenin cezası gerçekten müebbet hapis olsa, cinayet oranları dibe vurur. bir de nefsi müdafaa hakkını gerçek anlamda verirseniz insanlara, kimse kimseyi satmaya ya da öldüresiye dövmeye cesaret bile edemez.

isteseler, önlerler. istemiyorlar, biliyoruz!

vicdansızlar yüzünden zorunlu ekleme: kansızlar hemen başlık altına doluşmuşlar "abartın, sektirin gidin" gibi söylemlerle; sizin gelmişinizi geçmişinizi, soyunuzu sopunuzu duvardan duvara vurmak lazım! dua edin de benim kafa yapımdaki biri bu ülkede gücü ele geçirmesin, ölüp de cehennemin dibine gitmeyi cennete girmek sayarsınız! aşağılık yaratıklar sizi!
devamını gör...

çok güldüğünde "çok ağlayacağız!" demesi muhtemel, batıl inancının yanında biraz da temkin biriktirmiş insandır.
devamını gör...

2012 senesinde, bir arkadaşımın halası ankara onkoloji hastanesinde tedavi görüyordu. birlikte hastaneye gittik. o halasının yanına çıktı ben de bahçede takılıyordum. keşke arkadaşımla hastaneye gitmeseydim ya da onunla yukarı çıksaydım şeklinde düşündürten cümleleri, 30-35 yaşları arası bir adamdan duydum. adam, telefonla, dayısı olduğunu sonradan öğrendiğim kişiyle sessizce konuşuyordu. bir anda gözlerinden yaşlar boşalarak “ dayı allah rızası için yardım et, çocuk ölüyor” dedi. sesinde, bu çaresizlik denen meret sonuna kadar vardı. dayısında belki de yardım edecek güç vardı. belki de daha önce de gitti kapısına ama son çare mi diyelim yoksa çaresizlik mi diyelim tekrardan ona yalvarmak zorunda kalıyordu. ben resmen koşar adım kaçtım ordan. elimden bir şey de gelmiyordu. o konuşmalara o kadar şahit olmak bile yetmişti çaresizliği anlamama.

daha kötüsü de günler geçiyor ama çaresizlik kavramına hiç mi hiç karşı koyan bir şey olmuyor. son zamanlarda ismini daha çok duyduğumuz, sma denen illet.

bir babasın, anasın. çalışıyorsun, vergi veriyorsun, sağlık için sigortanı ödüyorsun. sen tüm tedbirlerini almışken ve çalıştığın devlet çocuğunu kanunlarla ekstra güvence altına almışken, çocuğun sma oluyor. güvendiğin ve katkı sağladığın bu çark, bu derdine derman olmuyor.

bu hastalığın bir çözümü olmasa, başımızı öne eğip takdiri ilahi kelimesini kullanıp hep birlikte üzülelim. ama çözüm var ve birileri parayı bastırıp, ilaçları getirtip çocuğunu yaşatırken, kimilerinin de gözlerinin önünde, parasızlıktan göz göre göre ölüyor. sıra, bütün insanları da geçip “ bütün çocuklar eşittir, bazıları daha eşittir” e kadar mı düştü?

hem çare var hem de çaresizlik. bu sanki çaresizlikten daha kötü.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim