musicbuddy
orgazmik hazlar veren bir şarkı, bugünlerde.
devamını gör...
nasa'nın iklim değişikliği fotoğrafları
daha ucuz olduğu için kloroflorokarbon kullanımını ısrarla sonlandırmayan şirketlerin duvarlarına asılması gereken fotoğraflar.
insanın sonunu kendi hırsı, özellikle de para ve onunla ilişkili olan güç hırsı getiriyor. acımıyorum insanoğluna. neyi hak ediyorsa, eliyle neyi hazırlıyorsa onu yaşıyor çünkü.
insanın sonunu kendi hırsı, özellikle de para ve onunla ilişkili olan güç hırsı getiriyor. acımıyorum insanoğluna. neyi hak ediyorsa, eliyle neyi hazırlıyorsa onu yaşıyor çünkü.
devamını gör...
kolalı gömlek
ilk duyduğumda ciddi ciddi üzerine kola döküyorlar zannetmiştim.
çünkü bir ara oto yıkamada, lastikleri kola ile sildiklerini gördüm, daha parlak oluyormuş öyle demişlerdi.
şimdi yıka bakayım 2.5 litre kola 12.5 tl olmuş, neyse efendim konumuz bu değil.
gömleğin yakalarına kollarına çeşitli kimyasallar sıkarak çok daha sıkı ve sert bir hale getiriyorlar ve buna kolalı gömlek deniyor.
katiplere ciddi ciddi çok yakışır bu gömlek.
artık pek yapıldığını görmedim, kimse de çok tercih etmiyor.
çünkü bir ara oto yıkamada, lastikleri kola ile sildiklerini gördüm, daha parlak oluyormuş öyle demişlerdi.
şimdi yıka bakayım 2.5 litre kola 12.5 tl olmuş, neyse efendim konumuz bu değil.
gömleğin yakalarına kollarına çeşitli kimyasallar sıkarak çok daha sıkı ve sert bir hale getiriyorlar ve buna kolalı gömlek deniyor.
katiplere ciddi ciddi çok yakışır bu gömlek.
artık pek yapıldığını görmedim, kimse de çok tercih etmiyor.
devamını gör...
normal sözlük’ün çok sıkıcı olması sorunsalı
buraya yazan 49 yazarın* bu başlığa yazmak yerine diğer başlıklara yazmaya başlayarak çözebileceği, sorunsal olmayan sorunsaldır.
akıştan sıkılan arkadaşları (bkz: rastgele butonu) 'na alalım. çekinmeyin yazın valla formata uygun yazdığınız sürece kızmıyolla.
akıştan sıkılan arkadaşları (bkz: rastgele butonu) 'na alalım. çekinmeyin yazın valla formata uygun yazdığınız sürece kızmıyolla.
devamını gör...
beyaz oje
fransız manikürüyle karıştırılması olası oje. fransız maniküründe tırnakların sadece uç kısmı beyaz, alt kısmı şeffaf ojedir, güzel ve bakımlı gösteren de bu türdür. tamamı beyaz olan oje, el ne kadar açık tenli olursa olsun, insanın elini arap eli gibi gösterir renk zıtlığından dolayı.
devamını gör...
kılıçdaroğlu’nun mutfağı
ıtibardan çok fazla tasarruf edilmiştir,yakışmamıştır. bi sonraki secimde cumhurbaşkanı falan olursa(!) dünyada dalga konusu oluruz.
devamını gör...
sürekli akp'yi ve akp’lileri aşağılamaya çalışmak
güncelleme gelmiş galiba. statlar ve şehir hastaneleri de not alındı teşekkürler.
devamını gör...
sözlüğün eleştiriye tahammülü olmaması
eleştiri adı altında hakaret etmeyin de gerisi sorun değildir. şimdi birtakım sözlük yazarları sözlüğün kurallarını bilmeden üye olmuş, sözlüğün girişinde ne yazıyor? küfürsüz herkesin yazabileceği bir platform diye dimi? buraya kadar tamam, e yavrum sözlüğün kuralları var, babanızın malı değil ki istediğiniz gibi at oynatasınız ama dimi? öyle. eee sorun ne? küfürlü sözlük istiyorsanız bir sürü platform var. misal uludağ sözlük, ekşi sözlük, inci sözlük. bakın buralar hep küfür mekanı, üyelik alın istediğiniz gibi yardırın kimse sizin özgürlüğünüzü elinizden almaz.
şimdi küfür olayı çok matah bi olay değil aslında. önceden yalan yok ben de çok küfür ediyordum, bazı sözlüklerde her girdiğim tanıma muhakkak küfür ekliyordum da çok vasat bi hareketmiş gerçekten. şimdi burada takıla takıla küfürsüz kendimi ifade etmeye başladım. bak bunu da normal sözlük sayesinde başardım ha. yani demem o ki; sırf küfür yüzünden sözlüğe özgürlük düşmanı diyorsanız vallahi yazıklar olsun derim. rica ediyorum saçmalamayı kesin.
dağdan geliyorsunuz bağı değiştirmeye çalışıyorsunuz gençler olmuyor böyle ama ya!!!
şimdi küfür olayı çok matah bi olay değil aslında. önceden yalan yok ben de çok küfür ediyordum, bazı sözlüklerde her girdiğim tanıma muhakkak küfür ekliyordum da çok vasat bi hareketmiş gerçekten. şimdi burada takıla takıla küfürsüz kendimi ifade etmeye başladım. bak bunu da normal sözlük sayesinde başardım ha. yani demem o ki; sırf küfür yüzünden sözlüğe özgürlük düşmanı diyorsanız vallahi yazıklar olsun derim. rica ediyorum saçmalamayı kesin.
dağdan geliyorsunuz bağı değiştirmeye çalışıyorsunuz gençler olmuyor böyle ama ya!!!
devamını gör...
8 mart dünya emekçi kadınlar günü rozeti
an itibarıyla yayında olan rozettir.
kafa sözlük olarak 8 mart dünya emekçi kadınlar günü’nü unutmadık ve siz değerli yazarlarımız için bir rozet hazırladık. sadece 24 saatliğine yayında olacak rozetin karma puanı 1. evet yanlış duymadınız, 1(bir)* kadına şiddet ve kadın cinayeti haberlerinin katlanarak arttığı bu günlerde bu tarz olayları önleyemesek de tavrımızı ortaya koymamız gerektiğini düşünüyorum. bir gün değil her gün bu bilince sahip olmamız temennisiyle.
8 mart dünya emekçi kadınlar günümüz kutlu olsun!
haydi kafa store'a!
not: bu 8 mart 2021 tarihine ait özel koleksiyon bir rozettir.
24 saat sonra kafa store'dan kalkacaktır.
ancak rozet satın aldıktan sonra sizindir, dilediğiniz gibi kullanabilir ve sergileyebilirsiniz.
kafa sözlük olarak 8 mart dünya emekçi kadınlar günü’nü unutmadık ve siz değerli yazarlarımız için bir rozet hazırladık. sadece 24 saatliğine yayında olacak rozetin karma puanı 1. evet yanlış duymadınız, 1(bir)* kadına şiddet ve kadın cinayeti haberlerinin katlanarak arttığı bu günlerde bu tarz olayları önleyemesek de tavrımızı ortaya koymamız gerektiğini düşünüyorum. bir gün değil her gün bu bilince sahip olmamız temennisiyle.
8 mart dünya emekçi kadınlar günümüz kutlu olsun!
haydi kafa store'a!
not: bu 8 mart 2021 tarihine ait özel koleksiyon bir rozettir.
24 saat sonra kafa store'dan kalkacaktır.
ancak rozet satın aldıktan sonra sizindir, dilediğiniz gibi kullanabilir ve sergileyebilirsiniz.
devamını gör...
iktisadi düşünce tarihi
iktisat tarihinde var olan düşünce, ideoloji ve kişilerin incelendiği bu yüzdende iktisat tarihinin alt bilimdalı olarak kabul görmüş alandır. bu alan söz konusu bilimde ortaya çıkmış argüman ve fikirleri genelde karşılaştırılmalı incelemesiyle nam salmıştır.
alman tarihçi okulu temsilcileri ve izinden gidenleri tarafından hakkı görece en çok verilen alandır. alman tarihçi okulu konusunda da daha detaylı bir girdi girmek mecburiyet olsa da kısaca bu okul, arkeoloji, tarih vb. bir çok bilimdalını etkiyecek anlam ve önemdedir. yazık ki bu ekolün 20.yy'ın başındaki temsilcilerinin büyük kısmı ama isteyerek ama istemeyerek nazi etkisinde-partisinde hareketlerde (aryan ırkı vb. meselelerinde) bulunmuş, 2.dünya savaşı sonrasında da lanetlenmiştir. bu yüzdende okulun görece daha az takipçisi kalmış kalanlarda orta-antik çağlara yoğunlaşarak güncellikten görece kopmuşlardır. dolayısıyla bu okula aidiyet kimseyi nazi yapmaz, aynı osmanlı çalışan herkes akp'li olmadığı gibi.
iktisadi düşünce tarihi- e.k. hunt ve lautzenheiser,
iktisadi düşünce tarihi- heinz d. kurz,
iktisadi düşünce veya politik iktisadın tarihi- g. kazgan,
iktisadi düşünceler tarihi-e. bocutoğlu vb..
eserler bu alanda oldukça değerlidir. ilk ikisi marksist yazımlarken, kazgan keynesyen-marksist bir yazım yapar, bocutoğlu ise liberal yazım içerir.
türkiye'de iktisadi düşünce m.e. özgür, a. duman ve a.y. kaya derlediği bir eserde iletişim yay. çıkmış ve türkiye özelinde konuyu irdelemeyi amaçlamıştır.
alman tarihçi okulu temsilcileri ve izinden gidenleri tarafından hakkı görece en çok verilen alandır. alman tarihçi okulu konusunda da daha detaylı bir girdi girmek mecburiyet olsa da kısaca bu okul, arkeoloji, tarih vb. bir çok bilimdalını etkiyecek anlam ve önemdedir. yazık ki bu ekolün 20.yy'ın başındaki temsilcilerinin büyük kısmı ama isteyerek ama istemeyerek nazi etkisinde-partisinde hareketlerde (aryan ırkı vb. meselelerinde) bulunmuş, 2.dünya savaşı sonrasında da lanetlenmiştir. bu yüzdende okulun görece daha az takipçisi kalmış kalanlarda orta-antik çağlara yoğunlaşarak güncellikten görece kopmuşlardır. dolayısıyla bu okula aidiyet kimseyi nazi yapmaz, aynı osmanlı çalışan herkes akp'li olmadığı gibi.
iktisadi düşünce tarihi- e.k. hunt ve lautzenheiser,
iktisadi düşünce tarihi- heinz d. kurz,
iktisadi düşünce veya politik iktisadın tarihi- g. kazgan,
iktisadi düşünceler tarihi-e. bocutoğlu vb..
eserler bu alanda oldukça değerlidir. ilk ikisi marksist yazımlarken, kazgan keynesyen-marksist bir yazım yapar, bocutoğlu ise liberal yazım içerir.
türkiye'de iktisadi düşünce m.e. özgür, a. duman ve a.y. kaya derlediği bir eserde iletişim yay. çıkmış ve türkiye özelinde konuyu irdelemeyi amaçlamıştır.
devamını gör...
çocuk sahibi olmamak için sebepler
kötü bir dünyada yaşıyor olmak. biz yandık, o yanmasın.
devamını gör...
call of duty: black ops
yıllar sonra hatırlayıp efkârlanmamla birlikte başlığını açtığım oyundur. yaklaşık 7 sene önce sabahtan akşama kadar bu oyunu oynardım. bir de bu oyunu bilgisayarıma yüklediğimde yanında hediye olarak call of duty: black ops 2 oyunu da otomatikman bilgisayarıma yüklenmişti. evet ciddiyim, 1 taşla 2 kuş vurdum. belki de sadece bende değil herkeste böyledir, yani her black ops alana yanında black ops 2 bedava veriyorlardır.. eğer düşündüğüm gibiyse, keriz gibi bunu söyleyerek kendimi rezil ettim.
oyunun tüm görevlerini ezberledim. yani yine oynarsam, tüm görevleri 2 saatte bitirebilirim o kadar yani. tüm görevler ezberimde. oyunda biz mason'uz. mason derken, localı-mocalı olan değil, karakterimizin ismi mason. * ve biz, keltoş ama karizmatik bir adam ve bir de benim "arif" dediğim, bir gözü kör olan adam tarafından bir odaya hapsedilmişiz, elektrikli sandalyedeyiz. bu keltoş, bize herhalde anlat anlat diye baskı yapıyordur, biz de yaşadıklarımızı anlatıp görev halinde oynuyoruz. bu arada oyunu yabancı bir dilde oynamış olduğum için, anladığım kadarıyla söyledim. gerçekten olaylar böyle mi bilemeyeceğim. eğer öyle değilse, 7 yıldır bu oyunun hikayesini yanlış bilip, araştırmaya da üşenecek kadar kadar boş bir insanımdır.
bu muhteşem oyun, ölmeden önce oynamanız gereken oyunlar listesinde. eğer oynarsanız, kâh gülecek, kâh ağlayacaksınız. şaka şaka gülmeyeceksiniz, ben oynarken bol bol ağladım. o yüzden bunlara dayanıklı olabilmeniz için karakterler hakkında özet geçeceğim.
mason: biziz.
2-ci karakter: 2-ci ana karakterimiz. bazen mason reis yerine başka bir karakter ile oynuyoruz.
keltoş reis: bizi karanlık odaya hapseden psikopat, aslında arkadaşımız. son görevde serbest kalırız ve kendisiyle bir görev yaparız. iyidir iyi.
arif: sol gözü kör olan reis, keltoş reisin ortağıdır. kendisiyle de görevlerimiz vardır, iyi bir insandır. sağlamdır.
bowman: siyahi bir arkadaş. kankamızın kankası. sizin ağlamanıza sebep olacak karakterlerden biri de budur. çünkü çinli olan kardeşi tarafından öldürülmektedir bir görevde. ve bu sizi derinden üzebilir.
watson: uzun saçlı, kaslı, gözlüklü, dövmeli, güçlü, yakışıklı. hep gölgesinde kaldığımız kankamız ve komutanımız. bir görevde bizi korumak için canını feda etmiştir. fena ağladım bu görevde. iyidir. efsanedir.
yaşlı, sakallı reis: en yakın arkadaşımız. watson ile birlikte bu yaşlı reis de kankamızdır. biz genciz ama bu adam 60-lı yaşlarında. ama çok iyi biri(yani öyle sanıyorduk). fakat sonra biraz değişik bi reis olduğunu öğrenmemizle birlikte cinnet geçiririz, sezar gibi sen de mi brütüs? diyerekten, hayatımıza son veririz. şaka şaka ana karakteriz olm biz, ölmeyiz. neyse değişik olduğunu öğrendimizde, bize sana her şeyi açıklayabilirim, mason! gibi şeyler der, ve bu sahne beni ağlatmıştır. bir de bu kankamız sanırsam 60 yaşını esir olarak kutluyordu, mutsuz bir şekilde, bu da beni ağlatmıştır. ah be reis, ne olursa olsun seviyorum seni. oyunun ramiz karaeski'sidir bu arada.
sadece ilk görevde karşımıza çıkacak olan uzun saçlı reis: istihbaratçımız. doğru bir tanım mı bu bilemeyeceğim. yani kulaklıktan bir ses gelir, bize bir şeyler söyler falan. öyle yani.
kennedy: evet evet amerika başkanı olan. onunla da oyunda görüşürüz 1 kere ve bir psikopat gibi kendisini öldürdüğümüzü hayal ederiz.
evet öyle, yazmadığım karakterlerde var da neyse işte. bu arada biz amerika askeriyiz. ve oyunda düşmanlarımız sanırsam, çinli manyaklar ve sovyet ruslardır. ve 3 ana rus var ki, bunlar yüzünden gerçekleşir tüm savaş.
kel ve kaslı rus komutan
önceleri siyah sakallı olup daha sonra yaşlanan rus komutan
ve final bölümünde öldüreceğimiz olan, şerefsizlerin şerefsizi rus komutan.

5 gün sonra gelen edit: ben bu oyunu boşa oynamışım lan, her şeyi yanlış biliyomuşum.
oyunun tüm görevlerini ezberledim. yani yine oynarsam, tüm görevleri 2 saatte bitirebilirim o kadar yani. tüm görevler ezberimde. oyunda biz mason'uz. mason derken, localı-mocalı olan değil, karakterimizin ismi mason. * ve biz, keltoş ama karizmatik bir adam ve bir de benim "arif" dediğim, bir gözü kör olan adam tarafından bir odaya hapsedilmişiz, elektrikli sandalyedeyiz. bu keltoş, bize herhalde anlat anlat diye baskı yapıyordur, biz de yaşadıklarımızı anlatıp görev halinde oynuyoruz. bu arada oyunu yabancı bir dilde oynamış olduğum için, anladığım kadarıyla söyledim. gerçekten olaylar böyle mi bilemeyeceğim. eğer öyle değilse, 7 yıldır bu oyunun hikayesini yanlış bilip, araştırmaya da üşenecek kadar kadar boş bir insanımdır.
bu muhteşem oyun, ölmeden önce oynamanız gereken oyunlar listesinde. eğer oynarsanız, kâh gülecek, kâh ağlayacaksınız. şaka şaka gülmeyeceksiniz, ben oynarken bol bol ağladım. o yüzden bunlara dayanıklı olabilmeniz için karakterler hakkında özet geçeceğim.
mason: biziz.
2-ci karakter: 2-ci ana karakterimiz. bazen mason reis yerine başka bir karakter ile oynuyoruz.
keltoş reis: bizi karanlık odaya hapseden psikopat, aslında arkadaşımız. son görevde serbest kalırız ve kendisiyle bir görev yaparız. iyidir iyi.
arif: sol gözü kör olan reis, keltoş reisin ortağıdır. kendisiyle de görevlerimiz vardır, iyi bir insandır. sağlamdır.
bowman: siyahi bir arkadaş. kankamızın kankası. sizin ağlamanıza sebep olacak karakterlerden biri de budur. çünkü çinli olan kardeşi tarafından öldürülmektedir bir görevde. ve bu sizi derinden üzebilir.
watson: uzun saçlı, kaslı, gözlüklü, dövmeli, güçlü, yakışıklı. hep gölgesinde kaldığımız kankamız ve komutanımız. bir görevde bizi korumak için canını feda etmiştir. fena ağladım bu görevde. iyidir. efsanedir.
yaşlı, sakallı reis: en yakın arkadaşımız. watson ile birlikte bu yaşlı reis de kankamızdır. biz genciz ama bu adam 60-lı yaşlarında. ama çok iyi biri(yani öyle sanıyorduk). fakat sonra biraz değişik bi reis olduğunu öğrenmemizle birlikte cinnet geçiririz, sezar gibi sen de mi brütüs? diyerekten, hayatımıza son veririz. şaka şaka ana karakteriz olm biz, ölmeyiz. neyse değişik olduğunu öğrendimizde, bize sana her şeyi açıklayabilirim, mason! gibi şeyler der, ve bu sahne beni ağlatmıştır. bir de bu kankamız sanırsam 60 yaşını esir olarak kutluyordu, mutsuz bir şekilde, bu da beni ağlatmıştır. ah be reis, ne olursa olsun seviyorum seni. oyunun ramiz karaeski'sidir bu arada.
sadece ilk görevde karşımıza çıkacak olan uzun saçlı reis: istihbaratçımız. doğru bir tanım mı bu bilemeyeceğim. yani kulaklıktan bir ses gelir, bize bir şeyler söyler falan. öyle yani.
kennedy: evet evet amerika başkanı olan. onunla da oyunda görüşürüz 1 kere ve bir psikopat gibi kendisini öldürdüğümüzü hayal ederiz.
evet öyle, yazmadığım karakterlerde var da neyse işte. bu arada biz amerika askeriyiz. ve oyunda düşmanlarımız sanırsam, çinli manyaklar ve sovyet ruslardır. ve 3 ana rus var ki, bunlar yüzünden gerçekleşir tüm savaş.
kel ve kaslı rus komutan
önceleri siyah sakallı olup daha sonra yaşlanan rus komutan
ve final bölümünde öldüreceğimiz olan, şerefsizlerin şerefsizi rus komutan.

5 gün sonra gelen edit: ben bu oyunu boşa oynamışım lan, her şeyi yanlış biliyomuşum.
devamını gör...
terk edilme korkusundan dolayı kişiliğinden ödün vermek
bir horoz varmış ve her sabah ötermiş. çiftlik sahibi buna demiş ki;
-artık ötmeyeceksin! yoksa kelleni keseerim demiş.
bu tehdit karşısında horoz korkmuş ve kendi kendine demiş ki;
‘ötmezsem ne olur ki zaten öten başka horozlar var’.
horoz bunun üzerine ötmeyi bırakmış artık…
bir hafta sonra çiftlik sahibi tekrar gelir ve der ki;
-artık tavuk gibi gıdaklıyacaksın, gıdaklamazsan kelleni keserim…
horoz bu tehdit üzerine horozluktan da vazgeçer ve tavuklar gibi gıdaklamaya başlar…
horoz tam bir ay gıdakladıktan sonra çiftlik sahibi tekrar gelir ve bu kez şöyle der;
-şimdi de tavuklar gibi yumurtlamazsan kelleni keserim der!!!
bunun üzerine horoz ağlamaya başlar ve der ki;
-keşke horoz gibi öterken kellem gideydi, demiş.!!!
hasılı,olacak ile öleceğe çare yok.ne yaparsan önüne geçemezsin.kendinden ödün verme!
-artık ötmeyeceksin! yoksa kelleni keseerim demiş.
bu tehdit karşısında horoz korkmuş ve kendi kendine demiş ki;
‘ötmezsem ne olur ki zaten öten başka horozlar var’.
horoz bunun üzerine ötmeyi bırakmış artık…
bir hafta sonra çiftlik sahibi tekrar gelir ve der ki;
-artık tavuk gibi gıdaklıyacaksın, gıdaklamazsan kelleni keserim…
horoz bu tehdit üzerine horozluktan da vazgeçer ve tavuklar gibi gıdaklamaya başlar…
horoz tam bir ay gıdakladıktan sonra çiftlik sahibi tekrar gelir ve bu kez şöyle der;
-şimdi de tavuklar gibi yumurtlamazsan kelleni keserim der!!!
bunun üzerine horoz ağlamaya başlar ve der ki;
-keşke horoz gibi öterken kellem gideydi, demiş.!!!
hasılı,olacak ile öleceğe çare yok.ne yaparsan önüne geçemezsin.kendinden ödün verme!
devamını gör...
vejetaryen olmaya çalışanlara tavsiyeler
yaklaşık dört yıldır bu beslenme yöntemini benimsedim. besin değerleri konusu zaten araştırılarak bulunur. ben biraz yarattığı toplumsal sorunlar üzerinden tavsiye vermek isterim. toplumsal dediğim, arkadaş, aile, eş dost etkileşimleri. şimdiden söyleyeyim bunlar aşılması kolay problemlerdir. yeter ki siz bu kararı almanız konusunda kendinizi ikna edin. vejetaryenlik gerçekten kolaydır.
öncelikle aileniz gelenekçi ve farklı yaşam tercihlerine kapalı veya farklı tercihlerin varlığından habersiz bir aile ise ilk zorluk burada yaşanabilir. illa ki et yemelisin baskısı yapacaklarını düşünmeyin. bunu anlamlandıramayabilirler. hele ki aile ile yaşıyorsanız evde ne yemek yapılacağı konusu herkesi afallatabilir. bu nedenle, neden bu tercihi yaptığınızı anlayacakları dilden anlatmanız gerekir. tabi önce kendinize anlatmanız lazım.
ayrıca diğer aile bireylerine müdahale etmeye kalkışmayın. onların beslenme düzenlerini bozmamak adına emek verin. bir süre sonra ufak dokunuşlar ile sofrada ayrı menülerin olduğunu göreceksiniz. başta et yemediğinizden dolayı sizin için üzüleceklerdir ama zamanla alışacaklardır.
diğer bir konu ise yakın arkadaşlar ile olan ilişkiler. çok gariptir ki ben en büyük problemi burada yaşadım. arkadaş toplanmalarında bir oyunbozan gibi algılanabilirsiniz. sürekli benzer esprilere maruz kalabilirsiniz. mesela, “et girmeyen yere dert girer”. çok komik değil mi! standart sorularla da çok fazla haşır neşir olacaksınız. mesela, “balık da mı yemiyorsun”. şaşırtıcı bir soru! bunlara hazırlıklı olmakta fayda var. bir süre sonra sinir bozucu hale gelebilir. ben bu konuya saçma esprilere daha saçma espriler yaparak çözüm buldum.
bir başka tavsiyem, sizle gerçekten bu konu hakkında konuşmak istemeyen kişiler ile neden böyle beslendiğinizi konuşmayın. hatta sorulsa bile sizi anlamak istemeyen kişilerle konuşmayın. çünkü sık sık ne kadar saçma bir tercih yaptığınızı anlatmaya çalışacak kişilerle karşılaşacaksınız. bu kişiler çok fazladır. bunun nedenleri var ama şu an yazarak konuyu uzatmayacağım.
son olarak ise kendi tercihinizi başkalarına dikte etmeyin. unutmayın ki insanoğlu binlerce yıldır et tüketiyor. adeta demirden bir kültür. çabucak değişmesini hayal etmeyin. et tüketenlere bakış açınızda değişiklik olmasın. sadece kendiniz duyarlı insanmışsınız düşüncesine kapılmayın. unutmayın ki etik olarak daha uygun bulup, bu beslenme düzenine geçmeden önce siz de et tüketiyordunuz.
şunu söylemek istiyorum. benim için et lezzetli bir yiyecek. yediğim zamanlar bana haz verirdi. ama şu an düşüncelerime paralel bir eylem yapıyor olmanın verdiği hazzın yanında çok ufak bir haz.
öncelikle aileniz gelenekçi ve farklı yaşam tercihlerine kapalı veya farklı tercihlerin varlığından habersiz bir aile ise ilk zorluk burada yaşanabilir. illa ki et yemelisin baskısı yapacaklarını düşünmeyin. bunu anlamlandıramayabilirler. hele ki aile ile yaşıyorsanız evde ne yemek yapılacağı konusu herkesi afallatabilir. bu nedenle, neden bu tercihi yaptığınızı anlayacakları dilden anlatmanız gerekir. tabi önce kendinize anlatmanız lazım.
ayrıca diğer aile bireylerine müdahale etmeye kalkışmayın. onların beslenme düzenlerini bozmamak adına emek verin. bir süre sonra ufak dokunuşlar ile sofrada ayrı menülerin olduğunu göreceksiniz. başta et yemediğinizden dolayı sizin için üzüleceklerdir ama zamanla alışacaklardır.
diğer bir konu ise yakın arkadaşlar ile olan ilişkiler. çok gariptir ki ben en büyük problemi burada yaşadım. arkadaş toplanmalarında bir oyunbozan gibi algılanabilirsiniz. sürekli benzer esprilere maruz kalabilirsiniz. mesela, “et girmeyen yere dert girer”. çok komik değil mi! standart sorularla da çok fazla haşır neşir olacaksınız. mesela, “balık da mı yemiyorsun”. şaşırtıcı bir soru! bunlara hazırlıklı olmakta fayda var. bir süre sonra sinir bozucu hale gelebilir. ben bu konuya saçma esprilere daha saçma espriler yaparak çözüm buldum.
bir başka tavsiyem, sizle gerçekten bu konu hakkında konuşmak istemeyen kişiler ile neden böyle beslendiğinizi konuşmayın. hatta sorulsa bile sizi anlamak istemeyen kişilerle konuşmayın. çünkü sık sık ne kadar saçma bir tercih yaptığınızı anlatmaya çalışacak kişilerle karşılaşacaksınız. bu kişiler çok fazladır. bunun nedenleri var ama şu an yazarak konuyu uzatmayacağım.
son olarak ise kendi tercihinizi başkalarına dikte etmeyin. unutmayın ki insanoğlu binlerce yıldır et tüketiyor. adeta demirden bir kültür. çabucak değişmesini hayal etmeyin. et tüketenlere bakış açınızda değişiklik olmasın. sadece kendiniz duyarlı insanmışsınız düşüncesine kapılmayın. unutmayın ki etik olarak daha uygun bulup, bu beslenme düzenine geçmeden önce siz de et tüketiyordunuz.
şunu söylemek istiyorum. benim için et lezzetli bir yiyecek. yediğim zamanlar bana haz verirdi. ama şu an düşüncelerime paralel bir eylem yapıyor olmanın verdiği hazzın yanında çok ufak bir haz.
devamını gör...
seni seviyorum demenin farklı şekilleri
vedalaşırken sona bırakmak.
devamını gör...
mahlasını t-shirt'üne baskı yaptırıp gezmek
çok para tutar uğraşamam.(bkz: swh)
devamını gör...
mülakat değil liyakat ile iş bulmak
mesleki yetkinlik sınavları ile kişilerin o mesleği yapmaya yetkin olup olmadığın bakılıp ona göre alım yapılmalı. sağlık alanında bir okul bitiren kişi matematik ve türkçeden kpss'ye girince diğerlerinden çok daha dezavantajlı örneğin..
t: kişilerin hak ettikleri mevki ve görevlere getirilmesi durumu.
t: kişilerin hak ettikleri mevki ve görevlere getirilmesi durumu.
devamını gör...
hür ve kabul edilmiş masonlar
bir başka sözlükteki kendi yazımdan alıntıdır.
--- alıntı ---
türkiye büyük locası olarak da bilinen en eski türk mason büyük locası.
19. yüzyılın 2. yarısında abdülhalim paşa'nın önderliğinde makbul iskoç riti şura-ı ali-i osmani adıyla kuruldu. dönemin sultanı tarafından kapatılsa da, yönetim değiştiğinde tekrar gizlice faaliyete başladı. birkaç defa bu şekilde kapatılıp açılınca ve son olarak 1935'te kapatılınca, başlangıçta destek oldukları atatürk reformlarından desteklerini geri çektiler.
1956'da türkiye büyük locası adıyla yeni bir loca kuruldu. ancak kurulumla ilgili bazı ilkesel şartlara uyulmadığından, faaliyetlerine düzensiz masonluk denen grand orient tarafında devam ettiler. düzenli masonluğa geçme gayreti gösterirken ismi de hür ve kabul edilmiş masonlar büyük locası olarak yenilendi. 70'li yıllarda ingiltere birleşik büyük locası tarafından da tanındı.
türkiye'de birçok şehirde faaliyette bulunan yaklaşık 14 bin üyeleri var. locada siyaset ve din konularında tartışmalar yapmak yasak. locaya yalnızca 21 yaşını doldurmuş, yaratıcı inancına sahip olan erkekler kabul ediliyor. tekris adı verilen törenden sonra kabul edilen adaylar, çırak, kalfa ve üstat derecelerinde çalışıyorlar. üyeleri dışındaki herkese kapalı olan bu topluluk, kendilerini resmi sitelerinde şu şekilde tanımlıyor:
"masonluk, tanrı’ya inanç temeli üzerine kurulu ezoterik ve inisiyatik bir kardeşlik kurumudur. insanlar arasında sevginin, toleransın ve kardeşliğin hüküm sürmesini; insanlığın hürriyet, barış, adalet ve huzur içinde gelişmesini hedefleyen masonluk, ortak bir insanlık ülküsünün gerekliliğini kabul eder. bu ülkünün gerçekleşmesi için insan kişiliğine saygıyı, bütün insanların iyiliğine çalışmayı, bireyin özgürlüğü ve ahlaki sorumluluğunu, insanların hak ve ödev eşitliğini, bilime saygıyı temel ilkeler olarak benimser."
tabi her ne kadar bu tür olumlu görünen açıklamalar sık sık yapılsa da, birçok komplo teorisinde adları sık sık geçen, özellikle tapınak şövalyeleri ile olan bağlantıları ve illuminati gibi örgütlerle olan ilişkilerinden dolayı, her zaman dünyadaki büyük olaylarda parmağı olduğu düşünülen bir topluluk bu.
--- alıntı ---
--- alıntı ---
türkiye büyük locası olarak da bilinen en eski türk mason büyük locası.
19. yüzyılın 2. yarısında abdülhalim paşa'nın önderliğinde makbul iskoç riti şura-ı ali-i osmani adıyla kuruldu. dönemin sultanı tarafından kapatılsa da, yönetim değiştiğinde tekrar gizlice faaliyete başladı. birkaç defa bu şekilde kapatılıp açılınca ve son olarak 1935'te kapatılınca, başlangıçta destek oldukları atatürk reformlarından desteklerini geri çektiler.
1956'da türkiye büyük locası adıyla yeni bir loca kuruldu. ancak kurulumla ilgili bazı ilkesel şartlara uyulmadığından, faaliyetlerine düzensiz masonluk denen grand orient tarafında devam ettiler. düzenli masonluğa geçme gayreti gösterirken ismi de hür ve kabul edilmiş masonlar büyük locası olarak yenilendi. 70'li yıllarda ingiltere birleşik büyük locası tarafından da tanındı.
türkiye'de birçok şehirde faaliyette bulunan yaklaşık 14 bin üyeleri var. locada siyaset ve din konularında tartışmalar yapmak yasak. locaya yalnızca 21 yaşını doldurmuş, yaratıcı inancına sahip olan erkekler kabul ediliyor. tekris adı verilen törenden sonra kabul edilen adaylar, çırak, kalfa ve üstat derecelerinde çalışıyorlar. üyeleri dışındaki herkese kapalı olan bu topluluk, kendilerini resmi sitelerinde şu şekilde tanımlıyor:
"masonluk, tanrı’ya inanç temeli üzerine kurulu ezoterik ve inisiyatik bir kardeşlik kurumudur. insanlar arasında sevginin, toleransın ve kardeşliğin hüküm sürmesini; insanlığın hürriyet, barış, adalet ve huzur içinde gelişmesini hedefleyen masonluk, ortak bir insanlık ülküsünün gerekliliğini kabul eder. bu ülkünün gerçekleşmesi için insan kişiliğine saygıyı, bütün insanların iyiliğine çalışmayı, bireyin özgürlüğü ve ahlaki sorumluluğunu, insanların hak ve ödev eşitliğini, bilime saygıyı temel ilkeler olarak benimser."
tabi her ne kadar bu tür olumlu görünen açıklamalar sık sık yapılsa da, birçok komplo teorisinde adları sık sık geçen, özellikle tapınak şövalyeleri ile olan bağlantıları ve illuminati gibi örgütlerle olan ilişkilerinden dolayı, her zaman dünyadaki büyük olaylarda parmağı olduğu düşünülen bir topluluk bu.
--- alıntı ---
devamını gör...
tırnak yemek
beş yaşından beri sahip olduğum kötü (?) alışkanlık.
bu alışkanlığın benim için aslında sığınak olduğunu 17 yaşında öğrendim. travmalar yaşadığımı, üstesinden çocuk halimle ancak böyle başa çıkabildiğimi fark ettim 18' imde. acı ojeler ve acı biberler sürdüm tırnaklarımın kenarlarına, yeminler ettim fakat bırakamadım. çünkü tırnak yemek; yaşadığım olumsuzluklardan, stres durumlarından, beni çok heyecanlandıran şeylerden, tüm odağımı toplarkenki hâlimden beni alıp götüren, yatışmamı sağlayan bir eyleme dönüşmüştü.
tırnaklarımın görüntüsü kötü biliyorum. tırnak yerkenki görünüşüm de kötü biliyorum. kenarlarını da kemirip durduğumdan, mesela ufacık limonu sıkarken canımın çok sefer yandığını da. ellerimden utandım, kendime kızdım fakat sonuç aynı kaldı. neden mi? benim için kurtulunacak bir alışkanlık değil, güvenli limanımda da ondan.
şimdi 20' sine az kalmış bu kız, terapiye gitmeye karar verdi. en yakın zamanda gidip bu alışkanlığından kurtulmak için psikolojik destek alacak. sıkıntılarını veya heyecanlarını başka şekilde çözümleyebileceği yolları bulacak, buna inanıyorum. yeni bir güvenli limanı içinde bulacak mesela. tırnaklarına bakımlar yapıp, onlardan utanmayacak artık.
bu alışkanlığın benim için aslında sığınak olduğunu 17 yaşında öğrendim. travmalar yaşadığımı, üstesinden çocuk halimle ancak böyle başa çıkabildiğimi fark ettim 18' imde. acı ojeler ve acı biberler sürdüm tırnaklarımın kenarlarına, yeminler ettim fakat bırakamadım. çünkü tırnak yemek; yaşadığım olumsuzluklardan, stres durumlarından, beni çok heyecanlandıran şeylerden, tüm odağımı toplarkenki hâlimden beni alıp götüren, yatışmamı sağlayan bir eyleme dönüşmüştü.
tırnaklarımın görüntüsü kötü biliyorum. tırnak yerkenki görünüşüm de kötü biliyorum. kenarlarını da kemirip durduğumdan, mesela ufacık limonu sıkarken canımın çok sefer yandığını da. ellerimden utandım, kendime kızdım fakat sonuç aynı kaldı. neden mi? benim için kurtulunacak bir alışkanlık değil, güvenli limanımda da ondan.
şimdi 20' sine az kalmış bu kız, terapiye gitmeye karar verdi. en yakın zamanda gidip bu alışkanlığından kurtulmak için psikolojik destek alacak. sıkıntılarını veya heyecanlarını başka şekilde çözümleyebileceği yolları bulacak, buna inanıyorum. yeni bir güvenli limanı içinde bulacak mesela. tırnaklarına bakımlar yapıp, onlardan utanmayacak artık.
devamını gör...
