deveye hendek atlatmak daha kolay görünüyor. pandemi ve online eğitimle birlikte zorunlu bir ihtiyaç haline gelmesi insanları daha da kötü duruma düşürmekte. eğitimde fırsat eşitliğinden ya da başarıdan kimsecikler bahsetmesin. çünkü öyle bir dünya yok.
devamını gör...

ben son sigaramı 28 ekim 2019'da içtim.
dişlerimle ilgili cerrahi bir müdahale için bir kaç gün zorunlu olarak içmemem gerekiyordu. hatta aklımda hiç bırakmak yoktu çünkü ben zaten paket paket sigara içen birisi hiç olmadım günde 2-3 tane, en fazla 5-6 tane içen birisiydim. belki de bu yüzden bu kadar kolay oldu. aynı zamanda da yerine düzenli sporu hayatıma ekledim ve hiç bırakmadım.
bir kaç gün bir hafta oldu, bir ay oldu, bir yıl oldu. ben kendime asla yasak demedim çünkü yasak derseniz illa onu istiyorsunuz, en azından bende böyle oluyor, herkes kendisinde iş yarayacak formülü daha iyi bilir. sigara paketimi de çöpe falan atmadım, 7/24 gözümün önünde de değildi ama biliyordum orada olduğunu. kendime hep "canım isterse içeceğim" dedim. özgür bıraktım, rahat bıraktım. şimdilik iyi gidiyoruz. benim 10 yıl içmeyip tekrar başlayan arkadaşım da olduğu için büyük konuşmak istemiyorum. eşim içiyor, arkadaşlarımın çoğu da içiyor. uzun süredir kimseyle görüşemiyoruz tabii ama eskiden kahve içmek ya da yemek yemek için buluşurduk. o zamanlarda da içmedim, canım istemedi. umarım böyle devam eder. yani işin özeti bırakmak istemeden bırakmayın, hep başa dönersiniz.
devamını gör...

merak ettiğim ve izledikten sonra ne hissetmem gerektiğinden emin olamadığım bir film. tek bir cümle ile özetleyecek olursak sınıfsal farkların ortaya konduğu bir film deriz de içeriğini anlatmaya ne kadar yeterli olur bu tanım? ekonominin en alt tabakasında olan bir aile ve ekonominin en üst basamağında olan iki aile vardır. bu farkları yansıtmak için belki de merdivenler sıklıkla kullanılmıştır.

alt kesimi canlandıran aile üyeleri kurnazlıkları ile zengin ailenin çalışanı olur teker teker. hayatları rahat ve refah bir yol almaya başlamışken bu yolda olmayı isteyen başkaları da çıkar ortaya. ve filmin ikinci yarısı böylelikle hareketlenir.
bir yerde temel ihtiyaçlarını karşılamak için türlü rollere girenler diğer tarafta bulundukları konum içerisinde çevresinde olan biten hiçbir şeyin farkında olmayanlar. zengin fakir ayrımı yaşadıkları ev gibi çok keskin bir şekilde belli edilse de filmde beni en vuran nokta koku üzerine yaptığı gönderme oldu. fakirlik kokar mı insanların üzerinde?

ve de özgürlük... acaba haklarını sonuna kadar kullanabilmek midir özgürlük yoksa temel ihtiyaçlar karşılandığı sürece hayatta olmak mıdır? bir diğer soru da yaşamak nedir olur bu durumda? temel ihtiyaçların karşılanıyor olması yaşadığımızı mı gösterir?

doğal bir akış içerisindeydi film. oyunculuklar yine aynı doğallıkta. ev sahibi kadının oyunculuğu en beğendiğim oldu. pek çok ödülü ülkesine götürmüş bu filmi izleyip yorumlamak tercihiniz olsun. sonra karar verirsiniz?

aydınlık bir bahçede güneşin tadını çıkaranlardan mısınız yoksa karanlık bir bodrumda nefes almaya devam edenlerden misiniz?
devamını gör...

bir youtuber. takipçileri, işlenen konular hakkında o kadar cahildir ki, bu herifi bilim adamı sanarlar. oysa, bilimsellikten fevkalade uzaktır. ''şeyh uçmaz mürid uçurur'' sözü takipçileri için biçilmiş kaftandır.
devamını gör...


ihtiyaçtan fazla mal haramdır, hırsızlıktır… altın ve gümüş, yoksullar üzerinde hegemonya kurmak için kullanılıyor… infak edilmiyor… mülkte şirk koşuluyor… kırkta bir diye bir şey tutturulmuş gidiyor… komşusu açken tok yatmamak için zengin mahallelerine taşınanlar var… peki sokaktaki açtan, yoksuldan haberiniz var mı? bu dinin klasik fıkıh anlayışı, yeryüzünün sokaklarında aç gezen 1 milyar insan için ne diyor?


sistem eleştirisini farklı bir imam 'selman bulut' ile yapmıştır.
film gerçekte suçlu veya masum kimdir sorusunu sorduruyor. anlatımını çok beğendiğim zaten çok uyumlu olan ekip ile çekilmiş, ' itirazımız var' naralarını attırmıştır. serkan keskin 'nin oyunculuğu benim gözümde bu filmle birlikte devleşti diyebilirim.

gözlerini kapat, kalbini aç, aklını da bırak gitsin.

devamını gör...

herhangi bir başlığa tıklayınca hemen üst tarafta, büyüteç butonunun yanında görebileceğiniz buton.

bu buton sayesinde başlığa girilen ilk tanımı kimin ne zaman girdiğini görebiliyorsunuz. başlık açıp kaçanları suçüstü yakalayabiliyorsunuz.
devamını gör...

belirsizlik
devamını gör...

iyi bir olay olsa bile mutlu olamayıp tepki veremeyen insanlarda görülür. diğer bir seçenek olarak aslında mutlu olup hissetmiyor da olabilir.
devamını gör...

helalin hesabı,haramın ise azabı vardır.

hz ali
devamını gör...



doğanın dengesini bozmamak adına sadece gözlemci olunan belgeselcilik anlayışı bana etik geliyor. ama yukarıdaki videodaki gibi sırf onları gözlemlemek için aralarına ajan sokmak onların enerjilerini duygularını sömürmek çok hatalı bence. magazinsel belgeselcilik gibi bir şey.
devamını gör...

ilk
devamını gör...

dolmuşu kaçırmak.
kesin geç kalacağım hissi gelir anında.
hemen moralim bozulur. hatta hiçbir şey yapmadan direkt eve geçmek isterim. tüm hevesim kaçar.
devamını gör...

"türkiye nasıl düze çıkar?"

"sen cumhurbaşkanı olsan ne yapardın?"

güzel soru.

uzun bir yazı olacak. ancak okumaya değecek. her kesimden destek göreceğine inanıyorum.

okuduğunuza değecektir.

başlayalım.

*devletin tüm kadrolarında görevini sürdüren, en ufak görevdeki insandan en yüksek mertebedekine kadar hepsinin geriye dönük 10 senelik geçmişi araştırılır. yaptıkları işler, verdikleri raporlar ayrıntılı incelemeye tabi tutulur. liyakat şartı aranır. işini iyi yapan, yetkin insanlar görevlerinde tutulurken gerisine yol verilir.

*torpil bitirilir. torpille göreve gelmiş herkesin, mevkileri ne kadar yüksek olursa olsun işine derhal son verilir.

*devletin tüm organlarındaki ödemeler, satın almalar, son kuruşuna kadar denetlemeye tabi tutulur. devletin parasını çarçur eden, çalan, ayakkabı kutularına dolduran, peşkeş çeken herkes hakkında kamu davası açılır.

*tüm tarikatlar kapatılır. din hakkında söz sahibi tek kurum/kuruluş diyanet işleri olarak bırakılır.

*"yenilenebilir enerji" sektörüne çok büyük yatırım yapılır. dev güneş enerjisi tarlaları kurulur. sayısız rüzgar türbini stratejik noktalara yerleştirilir. enerji konusunda dışarıya olan bağımlılığı 10 sene içinde bitirme hedefi konulur. bu şekilde enerji fiyatları düşer. vatandaş rahat bir nefes alır.

*türkiye uzay ajansı, taşak malzemesi olmaktan kurtarılır. fizikçiler, matematikçiler, astronomlar yetiştirilir. 20 sene içinde uzaya türk astronotlar gönderme, 50 sene içinde ise astroid madenciliğine başlama hedefi konulur.

*diyanet işlerinin bütçesi 4'de birine indirilir.

*milli eğitim bakanlığı ve sağlık bakanlığının bütçeleri 3'er katına çıkarılır.

*türk silahlı kuvvetlerinin bütçesi %50 oranında arttırılır, ancak tek bir şartla; profesyonel orduya geçilir.

*büyük bir sanayi kalkınma hareketi başlatılır. her ilde yeni fabrikalar açılır. 10 sene içinde türkiye'nin üretim hacminin 3 katına çıkması hedefi konulur. bu şekilde yüz binlerce insana istihdam sağlanır. küçük ev eşyalarından uçak sanayisine kadar, her şeyi vatan içinde üretme prensibi ile hareket edilir.

"üreten ülke" pozisyonuna geçeceğimiz için ekonomi yavaş yavaş belini doğrultur. döviz düşerken türk parası değer kazanır.

*doğa korunur. doğaya zarar veren çok büyük ceza istemiyle yargılanır. yerli ya da yabancı, hiç bir şirket, maden çıkarmak amacıyla, otel yapmak amacıyla doğayı mahvedemez. deneyenlerin üzerine kabus gibi çökülür.

*hukukun üstünlüğü yeniden tanımlanır. cezaevlerinde yatan gazeteciler, aydınlar, derhal serbest bırakılır.

*devlet kimin ne içtiğine, kimle seviştiğine karışmaz. hukuki ve sosyokültürel açıdan her bireye tam eşitlik sağlar. bir trans kadın başsavcı olabildiği gibi, bir cumhurbaşkanı gerekirse çatır çatır yargılanabilir.

*tecavüz, taciz gibi suçlara bulaşanların hayatı karartılır. çocuklara karşı cinsel suçlara karışanlar bir daha gün yüzü göremez. devlet artık bu yaratıkların üzerine öyle bir çöker ki kimse zaten buna cesaret bile edemez.

cinsel suçlulara, abd'de olduğu gibi, bir database'e kaydolma şartı koyulur. cezalarını çekseler bile isimleri orda kalır.

*"yap-işlet-devret" modeli tamamen terkedilir. ülkenin kendi köprüsünü, kendi kanalını, kendi havalimanını yapması en büyük hedeflerden biri olur.

*köy enstitüleri yeniden açılır. tarımdan hayvancılığa bir çok eğitim programı hazırlanır.

*tüm merdiven altı üniversiteler kapatılır. 3 katlı tek bir binadan oluşan, "osman üniversitesi" gibi kurumlar, eğitim sisteminden çıkarılır. yeni üniversite açılmaz!

*tarıma ve çiftçiye destek olunur. yurtdışından tohum ithalatı sonlandırılır. çiftçiye verilen yakıt, tohum, makina, sulama, gübre desteği gibi şeyler 5 katına çıkartılır.

çiftçinin elinde kalan mahsulü devlet satın alır.

böylece temel gıdaların fiyatı düşer. vatandaş nefes alır.

*terörün üzerine kabus gibi çökülür. türkiye'nin doğusundaki tüm dağlar temizlenir. ancak bunu yaparken oradaki halk kendi kaderine terk edilmez.

doğudaki vatandaşa binlerce yeni iş imkanı sağlanır. halk fakirlikten kurtulur. terörün ve teröristin kucağına oturmak zorunda kalmaz.

toplumun 7'den 70'e her kesiminin en büyük ve tek güvencesi devlet olur.

*yiyecek, içecek, barınma gibi temel ihtiyaç ve hizmetlerin belirli bir tavan ve taban fiyatları olur. devlet göz göre göre vatandaşının sikilmesine izin vermez.

*yabancı şirketlere asla geçiş garantisi, yıllık ödeme gibi garantiler verilmez.

*"özel tüketim vergisi" denilen salaklık kaldırılır.

*bir süreliğine "en fazla 3 çocuk" sınırlaması getirilir. bu nedenle etrafta gezen işsiz, niteliksiz insan ordusu yavaş yavaş yok olur.

*dış ticarette ithalat değil, ihracat konseptine dönülür.

*her şehre dev hayvan barınakları yapılır. 10 sene içinde sokak hayvanlarını bitirme hedefi konulur.

*teknolojiye yatırım yapılır. dünya devleriyle yarışacak işletim sistemleri, teknoloji markaları, elektronik ürünler tasarlanır.

*özellikle gıda sektörü çok sıkı denetlenir. kesinlikle vatandaşa en zararlı ürünlerin, en boktan katkı maddelerinin yedirilmesine izin verilmez. ortalama yaşam süresinin 85 sene olması hedefi konulur.

*sağlık sistemi küba, kanada gibi bedava yapılır. ilaç bulamadığı için ölen insan haberleri tarihe karışır.

*ar-ge çalışmalarına milyonlarca lira kaynak aktarılır. ülke kendi kanser aşısını, kendi doktor ve bilim insanlarıyla üretebilecek yetkinliğe kavuşturulur.

*kadınların ekonomiye kazandırılması hedefi konulur. aile, çalışma ve sosyal hizmetler bakanlığı bir çok yeni proje üretir. kadınlara yeni iş kolları açılır, eğitim verilir. bir ailede hem kadın, hem de erkek çalışıyorsa aileye maddi teşvik sağlanır. çocuk varsa sosyal yardım daha da arttırılır. ancak bu çocuğa nasıl bakılıyor, devlet bunun takipçisi olur.

bunları yaparsanız, 30 sene içinde türkiye büyük bir süpergüç haline gelecektir.

(aklıma geldikçe eklenecek)
devamını gör...

hayırlı olsun bakım bitmiş ama değmiş...nice güzel yayınlara...
devamını gör...

yunanca kökenli sözcüktür. kadınlara karşı duyulan saygı, sevgi ve hayranlığı belirtmektedir.
-gündemimiz cinayet haberleriyle doluyken pek inandırıcı bir sözcük değil.
devamını gör...

osmanlı da iyi ok atan kişilere verilen isim. aralarından sadrazamlığa kadar yükselenler olmuştur. 4.murad zamanında kemankeş kara mustafa paşa bir örnektir. yanlış politikalar ile ekonomiyi her ne kadar çarşamba pazarına çevirdiyse de okçulukta mahir biri olduğu için bu lakapla anılıyordu.
devamını gör...

ne diyebilirim ki tam bir vahşi...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kutu açılışı yapıp, kutunun içinden hıyar çıkınca bağıran çocuk.
elindeki sopayla su bulan dayıyı da unutmamak lazım.
devamını gör...

1096-1099 tarihleri arasında gerçekleşen tarihteki ilk haçlı seferidir. katılan orduların miktarı ve sonuçları bakımından en önemli haçlı seferidir.
diğer haçlı seferleri gibi dalga dalga çoğunluğu dinsel heyecana kapılmış fakat önemli bir kısmı ise şahsı için macera ve avantaj arayan sürüler halindeki avrupalı hristiyanların o zaman hristiyan olan avrupa üzerinden ve balkanlardan yürüyerek, müslüman arazilere girmeleri anadolu'da anadolu selçuklu devleti ve hükümdarı kılıç arslan elinde bulunan arazilere geçerek savaşıp antakya'ya varmaları; bir büyük antioch (antakya) kuşatmasından sonra oradan suriye ve lübnan üzerinden sonra filistin'e ve kudüs'e varmaları ve 1099 yılında kudüs kuşatması, ele geçirilmesi ve katliamı şeklinde gerçekleşmiştir.
devamını gör...

bugün çin'den covid aşısı bekleyen türkiye, 1938 yılında çin'e kolera salgını sebebiyle aşı gönderiyor.

' 83 yıl önce çin'e aşı göndermek başarıydı, 83 yıl sonra çin'den aşı getirmek başarı oldu '

bakın 18 ocak 2021 tarihinde sinan meydan konuyu nasıl aktarmış.
buradan

edit: konu çok açık, bunun altında komplo teorisi aramak veya yok biz ona verdik o da bize veriyor şeklinde bir yaklaşım sergilemek gereksiz.

bu ülke 80 sene önce aşı üretebilirken, bugün aşıya muhtaç duruma nasıl geldi? bütün mesele bu...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim