booktuber önerileri
sıla özkan
devamını gör...
kitap alıntıları
seni kitap okuyan insanlarla tanıştıracağım. hayat, ancak böyle insanlarla bir araya geliyorsan yaşanmaya değer olur.
jack london-martin eden
jack london-martin eden
devamını gör...
dindarlık taslamak
kendi dinini araştırıp öğrenmeyi akıl edemeyenler tarafından sıklıkla yapılan hata. biraz olsun öğrenseler, hâşâ allah rolüne bürünüp, kimin cennetlik, kimin cehennemlik olduğuna karar verdiklerini ve bunun aslında belki de şirk olduğunu görecekler de işte, 1 paragrafı bile okumayan ülke insanından koca bir kitabı okumasını beklemeyi çoktan kestim ben.
devamını gör...
günaydın sözlük
en yeniden tekrar günaydın sözlükçüm.

eve geldim uyurum belki diye ama nafile balkon ahalisi yine coşmuş.
martı ana bu sefer kocasını ve kankasını da getirmiş yanında.
bir sıkıntı var sanırım söyleşip duruyorlar.
bebek martıyı göremedim umarım konu onla alakalı değildir.
yine bir alıp veremedikleri var ama bakalım hayırlısı artık.
güzel bir kahve yapayım yanındada fındık yiyeyim enerjim gelsin.
yoo olmadı. *

kafam seme gibi.
yoo gece alınan aşırı dozdan değili ne münasebet.
yine bir şeyler peşindeler.

gözlerini dikmişler kuşlara hayır sanki analarının evinde her gün kuş yiyorlar.
kuş görünce 'miyav' yahu ne miyav?
hele casper'in halleri eğilmiş bakıyor birde gel de yeme dötünü şimdi.
mıncırma göbüşünü falan.
gece zaten casper bey yaramazlık yaptı. bir vukuatın ucundan döndük. senede bir yapar tam yapar salon beyefendisi yaramazlıklarını.
gece 2 civarı odama çıkamda yatam dedim. bir bakarsın arka teras açık. ara ara gündüz yukarıdayken açıyorum ama yukarıda değilsem kapayıp kitliyorum. zaten sineklik var zorlamıyorlar çıkmak için.
'allah allah kapatayım şunu' dedim.
öncesinde çıkam bir nefes alam ağaç mağaç güzel görünüyor.
yahu yan terasta bir kedi 'mivv mivv' yapıyor. ve pek tanıdık her kedi mivlamaz.
dikkat kesiliyorum. casper yan terasta. ben tabi şok yahu ne oluyor bu ne?
bir de bana ağlanıyor orada. aa benim eksik akıllı oğlum nasıl geçtin oraya gelsene geri, yok. korkmuş gel beni al diyor.
bir takım akrobatik hareketlerle geçtim komşunun terasına. o anki korku zaten kafam hemen açıldı.
bir şey değil komşu görse sapık sanacak, hırsız sanacak diyecek 'bu kadın gecenin bir yarısı niye, niçin ve benim tarafıma nasıl geçmiş?'
casper poposuna şaplağı yedi. şimdi küsüz bir süre konuşmayı düşünmüyorum, ceza verdim.
bu arada kapıları kendileri açıyor. aslında cokcok açıyor. pek meraklı çünkü kendileri. evin onların girmeyeceği tüm odaları kilitli. ben varken giriyorlar ben çıkınca kilitliyorum. yoksa vay halime orada kendilerinden geçiyorlar.
günaydın demiş miydim?
günaydın...

eve geldim uyurum belki diye ama nafile balkon ahalisi yine coşmuş.
martı ana bu sefer kocasını ve kankasını da getirmiş yanında.
bir sıkıntı var sanırım söyleşip duruyorlar.
bebek martıyı göremedim umarım konu onla alakalı değildir.
yine bir alıp veremedikleri var ama bakalım hayırlısı artık.
güzel bir kahve yapayım yanındada fındık yiyeyim enerjim gelsin.
yoo olmadı. *

kafam seme gibi.
yoo gece alınan aşırı dozdan değili ne münasebet.
yine bir şeyler peşindeler.

gözlerini dikmişler kuşlara hayır sanki analarının evinde her gün kuş yiyorlar.
kuş görünce 'miyav' yahu ne miyav?
hele casper'in halleri eğilmiş bakıyor birde gel de yeme dötünü şimdi.
mıncırma göbüşünü falan.
gece zaten casper bey yaramazlık yaptı. bir vukuatın ucundan döndük. senede bir yapar tam yapar salon beyefendisi yaramazlıklarını.
gece 2 civarı odama çıkamda yatam dedim. bir bakarsın arka teras açık. ara ara gündüz yukarıdayken açıyorum ama yukarıda değilsem kapayıp kitliyorum. zaten sineklik var zorlamıyorlar çıkmak için.
'allah allah kapatayım şunu' dedim.
öncesinde çıkam bir nefes alam ağaç mağaç güzel görünüyor.
yahu yan terasta bir kedi 'mivv mivv' yapıyor. ve pek tanıdık her kedi mivlamaz.
dikkat kesiliyorum. casper yan terasta. ben tabi şok yahu ne oluyor bu ne?
bir de bana ağlanıyor orada. aa benim eksik akıllı oğlum nasıl geçtin oraya gelsene geri, yok. korkmuş gel beni al diyor.
bir takım akrobatik hareketlerle geçtim komşunun terasına. o anki korku zaten kafam hemen açıldı.
bir şey değil komşu görse sapık sanacak, hırsız sanacak diyecek 'bu kadın gecenin bir yarısı niye, niçin ve benim tarafıma nasıl geçmiş?'
casper poposuna şaplağı yedi. şimdi küsüz bir süre konuşmayı düşünmüyorum, ceza verdim.
bu arada kapıları kendileri açıyor. aslında cokcok açıyor. pek meraklı çünkü kendileri. evin onların girmeyeceği tüm odaları kilitli. ben varken giriyorlar ben çıkınca kilitliyorum. yoksa vay halime orada kendilerinden geçiyorlar.
günaydın demiş miydim?
günaydın...
devamını gör...
telefon joker hakkını kullanıp joker'i aramak
arkham city'lileri çılgına çevirecek saçma sapan olaydır.
devamını gör...
ilginç etimolojik bağlantılar
üzgün ve üzüm: iki kelimenin de kökü olan "üz-" "kesmek, koparmak, kırmak" anlamlarına gelen bir fiil. hatta bir de "üzüş-" hâli var "ayrılmak (karı-koca)" anlamına gelen. yani, üzüm "dalından kesilen/koparılan meyve", üzgün ise -mecazi olarak- "(dalından) koparılmış, kesilmiş, kırılmış kimse".
devamını gör...
evcil hayvan sahiplendiğinizde ailenizi nasıl ikna ettiniz sorunsalı
ben ciddi anlamda powerpoint sunumu hazırlayıp bize olan maliyetini ve bunların hepsini nasıl biriktirdiğim paradan karşılayacağımızı anlatmıştım. sonuç: bütün masraflarını babam ödedi.
devamını gör...
türkiye islam cumhuriyeti
oğlum bu ülkedeki son genç kalsam, tek başıma olsam yine atamın emanetine sahip çıkar, dikilirim bu adamların karşısına.
tanım: çöl bedevilerinin ıslak rüyası.
tanım: çöl bedevilerinin ıslak rüyası.
devamını gör...
türkçe dil bilgisi takıntısı olan ruh hastaları
bir hocamız ısrarla, tekrar tekrar "ne olursanız olun, önce türkçe öğretmenisiniz." derdi. o zamanlar farkında değildik ama şimdi dilin önemini anlıyorum, dil bir kültürdür, kimliktir. bu sebeple ben olabildiğince dikkat etmeye çalışıyorum.
türkçedeki dönüşüm ve yaygın hatalar ile ilgili gzt youtube kanalının bir videosu vardı, orada diksiyon hocası ve sunucu olan bey, yapılan hatalara bazen tahammül edemediğini söylüyor ki haklı "herkez" diye yazan birini görünce insanın iletişimi kesesi geliyor mesela. merak edenler için video:
türkçedeki dönüşüm ve yaygın hatalar ile ilgili gzt youtube kanalının bir videosu vardı, orada diksiyon hocası ve sunucu olan bey, yapılan hatalara bazen tahammül edemediğini söylüyor ki haklı "herkez" diye yazan birini görünce insanın iletişimi kesesi geliyor mesela. merak edenler için video:
devamını gör...
7 haziran 2021 anonymous’un türkçe duyurusu
ünlü hacker grubu anonymous’un: “türkiye'de banka soygunlarının sadece kamu bankalarını kapsamadığını gösteren belge ve ses kayıtlarını -eğer teknik sorunlar yaşamazsak- yakın zamanda paylaşacağız.
takipte kalın” şeklinde yaptığı duyuru.
söz konusu paylaşımın altına yapılan ve yürekten katıldığım iki yorum halimizi çok güzel özetliyor:
usta iyi hoş da türk vatandaşları olarak arada kaldık biri bizi alsın buradan
şaşırmanın tüm evrelerini tamamladım, buna nasıl tepki verecem bulamadım
buradan
takipte kalın” şeklinde yaptığı duyuru.
söz konusu paylaşımın altına yapılan ve yürekten katıldığım iki yorum halimizi çok güzel özetliyor:
usta iyi hoş da türk vatandaşları olarak arada kaldık biri bizi alsın buradan
şaşırmanın tüm evrelerini tamamladım, buna nasıl tepki verecem bulamadım
buradan
devamını gör...
larmina
tanımlarına ara ara denk gelip beğenerek okuduğum bir yazardı, lakin… bugün sözlük radyosunda öyle bir mihriban dedi ki olmayan aşkın acısını yaşatır, deyim siz anlayın.
sesinize ve yüreciğinize sağlık sayın yazar. sürekli istiyoruz artık. kırmazsınız herhalde bizi*
sesinize ve yüreciğinize sağlık sayın yazar. sürekli istiyoruz artık. kırmazsınız herhalde bizi*
devamını gör...
iyi insanlara devamlı nankörce muamele edilmesi
iyi davranan insanlara genelde salak muamelesi yapılır. sonra suratına bile bakmamaya başlarsın. bu sefer de aman bu da kendisini çok beğenmiş derler. insanların geneli nankördür, tutarsızdır.
devamını gör...
geyikli gece
turgut uyar'ın bu enfes şiirinin tamamı şöyledir:
halbuki korkulacak hiç bir şey yoktu ortalıkta
her şey naylondandı o kadar
ve ölünce beş on bin birden ölüyorduk güneşe karşı.
ama geyikli geceyi bulmadan önce
hepimiz çocuklar gibi korkuyorduk
geyikli geceyi hep bilmelisiniz
yeşil ve yabani uzak ormanlarda
güneşin asfalt sonlarında batmasıyla ağırdan
hepimizi vakitten kurtaracak
bir yandan toprağı sürdük
bir yandan kaybolduk
gladyatörlerden ve dişlilerden
ve büyük şehirlerden
gizleyerek yahut döğüşerek
geyikli geceyi kurtardık
evet kimsesizdik ama umudumuz vardı
üç ev görsek bir şehir sanıyorduk
üç güvercin görsek meksika geliyordu aklımıza
caddelerde gezmekten hoşlanıyorduk akşamları
kadınların kocalarını aramasını seviyorduk
sonra şarap içiyorduk kırmızı yahut beyaz
bilir bilmez geyikli gece yüzünden
"geyikli gecenin arkası ağaç
ayağının suya değdiği yerde bir gökyüzü
çatal boynuzlarında soğuk ayışığı"
ister istemez aşkları hatırlatır
eskiden güzel kadınlar ve aşklar olmuş
şimdi de var biliyorum
bir seviniyorum düşündükçe bilseniz
dağlarda geyikli gecelerin en güzeli
hiçbir şey umurumda değil diyorum
aşktan ve umuttan başka
bir anda üç kadeh ve üç yeni şarkı
belleğimde tüylü tüylü geyikli gece duruyor
biliyorum gemiler götüremez
neonlar ve teoriler ısıtamaz yanını yöresini
örneğin manastır'da oturur içerdik iki kişi
ya da yatakta sevişirdik bir kadın bir erkek
öpüşlerimiz gitgide ısınırdı
koltukaltlarımız gitgide tatlı gelirdi
geyikli gecenin karanlığında
aldatıldığımız önemli değildi yoksa
herkesin unuttuğunu biz hatırlamasak
gümüş semaverleri ve eski şeyleri
salt yadsımak için sevmiyorduk
kötüydük de ondan mi diyeceksiniz
ne iyiydik ne kötüydük
durumumuz başta ve sonda ayrı ayrıysa
başta ve sonda ayrı ayrı olduğumuzdandı
ama ne varsa geyikli gecede idi
bir bilseniz avuçlarınız terlerdi heyecandan
bir bakıyorduk akşam oluyordu kaldırımlarda
kesme avizelerde ve çıplak kadın omuzlarında
büyük otellerin önünde garipsiyorduk
çaresizliğimiz böylesine kolaydı işte
hüznümüzü büyük şeylerden sanırsanız yanılırsınız
örneğin üç bardak şarap içsek kurtulurduk
yahut bir adam bıçaklasak
yahut sokaklara tükürsek
ama en iyisi çeker giderdik
gider geyikli gecede uyurduk
"geyiğin gözleri pırıl pırıl gecede
imdat ateşleri gibi ürkek telaşlı
sultan hançerleri gibi ayışığında
bir yanında üstüste üstüste kayalar
öbür yanında ben"
ama siz zavallısınız ben de zavallıyım
eskimiş şeylerle avunamıyoruz
domino taşları ve soğuk ikindiler
çiçekli elbiseleriyle yabancı kalabalık
gölgemiz tortop ayakucumuzda
sevinsek de sonunu biliyoruz
borçları kefilleri ve bonoları unutuyorum
ikramiyeler bensiz çekiliyor dünyada
daha ilk oturumda suçsuz çıkıyorum
oturup esmer bir kadını kendim için yıkıyorum
iyice kurulamıyorum saçlarını
bir bardak şarabı kendim için içiyorum
"halbuki geyikli gece ormanda
keskin mavi ve hışırtılı
geyikli geceye geçiyorum"
uzanıp kendi yanaklarımdan öpüyorum.
halbuki korkulacak hiç bir şey yoktu ortalıkta
her şey naylondandı o kadar
ve ölünce beş on bin birden ölüyorduk güneşe karşı.
ama geyikli geceyi bulmadan önce
hepimiz çocuklar gibi korkuyorduk
geyikli geceyi hep bilmelisiniz
yeşil ve yabani uzak ormanlarda
güneşin asfalt sonlarında batmasıyla ağırdan
hepimizi vakitten kurtaracak
bir yandan toprağı sürdük
bir yandan kaybolduk
gladyatörlerden ve dişlilerden
ve büyük şehirlerden
gizleyerek yahut döğüşerek
geyikli geceyi kurtardık
evet kimsesizdik ama umudumuz vardı
üç ev görsek bir şehir sanıyorduk
üç güvercin görsek meksika geliyordu aklımıza
caddelerde gezmekten hoşlanıyorduk akşamları
kadınların kocalarını aramasını seviyorduk
sonra şarap içiyorduk kırmızı yahut beyaz
bilir bilmez geyikli gece yüzünden
"geyikli gecenin arkası ağaç
ayağının suya değdiği yerde bir gökyüzü
çatal boynuzlarında soğuk ayışığı"
ister istemez aşkları hatırlatır
eskiden güzel kadınlar ve aşklar olmuş
şimdi de var biliyorum
bir seviniyorum düşündükçe bilseniz
dağlarda geyikli gecelerin en güzeli
hiçbir şey umurumda değil diyorum
aşktan ve umuttan başka
bir anda üç kadeh ve üç yeni şarkı
belleğimde tüylü tüylü geyikli gece duruyor
biliyorum gemiler götüremez
neonlar ve teoriler ısıtamaz yanını yöresini
örneğin manastır'da oturur içerdik iki kişi
ya da yatakta sevişirdik bir kadın bir erkek
öpüşlerimiz gitgide ısınırdı
koltukaltlarımız gitgide tatlı gelirdi
geyikli gecenin karanlığında
aldatıldığımız önemli değildi yoksa
herkesin unuttuğunu biz hatırlamasak
gümüş semaverleri ve eski şeyleri
salt yadsımak için sevmiyorduk
kötüydük de ondan mi diyeceksiniz
ne iyiydik ne kötüydük
durumumuz başta ve sonda ayrı ayrıysa
başta ve sonda ayrı ayrı olduğumuzdandı
ama ne varsa geyikli gecede idi
bir bilseniz avuçlarınız terlerdi heyecandan
bir bakıyorduk akşam oluyordu kaldırımlarda
kesme avizelerde ve çıplak kadın omuzlarında
büyük otellerin önünde garipsiyorduk
çaresizliğimiz böylesine kolaydı işte
hüznümüzü büyük şeylerden sanırsanız yanılırsınız
örneğin üç bardak şarap içsek kurtulurduk
yahut bir adam bıçaklasak
yahut sokaklara tükürsek
ama en iyisi çeker giderdik
gider geyikli gecede uyurduk
"geyiğin gözleri pırıl pırıl gecede
imdat ateşleri gibi ürkek telaşlı
sultan hançerleri gibi ayışığında
bir yanında üstüste üstüste kayalar
öbür yanında ben"
ama siz zavallısınız ben de zavallıyım
eskimiş şeylerle avunamıyoruz
domino taşları ve soğuk ikindiler
çiçekli elbiseleriyle yabancı kalabalık
gölgemiz tortop ayakucumuzda
sevinsek de sonunu biliyoruz
borçları kefilleri ve bonoları unutuyorum
ikramiyeler bensiz çekiliyor dünyada
daha ilk oturumda suçsuz çıkıyorum
oturup esmer bir kadını kendim için yıkıyorum
iyice kurulamıyorum saçlarını
bir bardak şarabı kendim için içiyorum
"halbuki geyikli gece ormanda
keskin mavi ve hışırtılı
geyikli geceye geçiyorum"
uzanıp kendi yanaklarımdan öpüyorum.
devamını gör...
the handmaid's tale
basbayağı distopyadır efendim. uygulamalar yaşanacak olsa da bir zamanların distopyası olarak kalacaktır.
aynı isimli kitaptan uyarlanmıştır. başarılı bir uyarlama olup olmadığı hakkında bir fikrim yok çünkü kitabı okumadım. fakat dizi başarılıdır, hatta en çok sevdiğim dizilerden biridir. 4.sezonunu izlemeye kıyamıyorum. türkiye'de blue tvde yayınlanmakta.
dizimiz bize olmayan bir devletteki sosyal sistemi anlatır. sistem insanları hiyerarşik bir düzende parçalamış; bürokratlar, göz'ler, damızlıklar, hizmetliler...
damızlıklar doğurganlığı devam eden kadınlardır. bu kadınlar cinsel tercihleri, evli olup olmamaları vs önemsenmeden çocuğu olmayan bürokratlara verilir onlardan hamile kalması için. kadınların tek görevi hamile kalmaktır çünkü.
bürokratlar, sosyal düzeni bozup yeniden kuran yönetici kesimdir.çocukları olması uğruna damızlıklara her ay yanlarında karısı varken tecavüz eden varlıklar.
gözler ise damızlıkların kaçmasından, ihanet planları yapmamasından sorumlu gözetleyen kişiler.
dizi bu sosyal sistem içinde her kesime ışık tutuyor. herkesi sevebilir aynı zamanda nefret edebilirsiniz.
aynı isimli kitaptan uyarlanmıştır. başarılı bir uyarlama olup olmadığı hakkında bir fikrim yok çünkü kitabı okumadım. fakat dizi başarılıdır, hatta en çok sevdiğim dizilerden biridir. 4.sezonunu izlemeye kıyamıyorum. türkiye'de blue tvde yayınlanmakta.
dizimiz bize olmayan bir devletteki sosyal sistemi anlatır. sistem insanları hiyerarşik bir düzende parçalamış; bürokratlar, göz'ler, damızlıklar, hizmetliler...
damızlıklar doğurganlığı devam eden kadınlardır. bu kadınlar cinsel tercihleri, evli olup olmamaları vs önemsenmeden çocuğu olmayan bürokratlara verilir onlardan hamile kalması için. kadınların tek görevi hamile kalmaktır çünkü.
bürokratlar, sosyal düzeni bozup yeniden kuran yönetici kesimdir.çocukları olması uğruna damızlıklara her ay yanlarında karısı varken tecavüz eden varlıklar.
gözler ise damızlıkların kaçmasından, ihanet planları yapmamasından sorumlu gözetleyen kişiler.
dizi bu sosyal sistem içinde her kesime ışık tutuyor. herkesi sevebilir aynı zamanda nefret edebilirsiniz.
devamını gör...
21 ocak 2021 izmir depremi
olmasından beş dakika önce başlık açıp tanım giren arkadaşları tebrik ettiğim depremdir.
ayrıca @hazall ile bir meseleyi enine boyuna konuşurken yakalandım. bu da anımız olsun diye tarihe not düşüyorum.
ayrıca @hazall ile bir meseleyi enine boyuna konuşurken yakalandım. bu da anımız olsun diye tarihe not düşüyorum.
devamını gör...
kürtleri sevmemek
olabilecek olandır.
kimse doğarken 42 milletin evladını kucaklayacağım diye sözleşme imzalamıyor.
kimse doğarken 42 milletin evladını kucaklayacağım diye sözleşme imzalamıyor.
devamını gör...
seni seviyorum ile seviyorum seni arasındaki fark
epey derecede büyüktür. bugün de 'seviyorum seni' denilenlere içelim.
devamını gör...
geceye attila ilhan şiiri bırak
belki gelmem gelemem
sen istinyede bekle ben burdayım
içimde köpek gibi havlayan yalnızlığım
çünkü ben buradayım karanlıktayım
belki gelmem gelemem beş dakika bekle git
çünkü elimi kestim beni kan tutuyor
şarabım bütün ekşi suyum soğuk
yanımda olmadın mı seni daha bir çok seviyorum
belki gelmem gelemem beş dakika bekle git
yüzünü ıslatmadan ağlayabilir misin
yarı geceden sonra telefon ettin mi hiç
karanlık adamlar hüvviyetini sordu mu
ben senin olmadığını arıyorum
belki gelmem gelemem beş dakika bekle git
belki gelmem gelemem beş dakika bekle git
bana ait ne varsa hepsi seni korkutuyor sana ait ne varsa
hiçbiri benim değil
belki ölmek hakkımı kullanıyorum
belki gelmem gelemem 5 dakika bekle git
belki gelmem gelemem 5 dakika bekle git
sen istinyede bekle ben burdayım
içimde köpek gibi havlayan yalnızlığım
çünkü ben buradayım karanlıktayım
belki gelmem gelemem beş dakika bekle git
çünkü elimi kestim beni kan tutuyor
şarabım bütün ekşi suyum soğuk
yanımda olmadın mı seni daha bir çok seviyorum
belki gelmem gelemem beş dakika bekle git
yüzünü ıslatmadan ağlayabilir misin
yarı geceden sonra telefon ettin mi hiç
karanlık adamlar hüvviyetini sordu mu
ben senin olmadığını arıyorum
belki gelmem gelemem beş dakika bekle git
belki gelmem gelemem beş dakika bekle git
bana ait ne varsa hepsi seni korkutuyor sana ait ne varsa
hiçbiri benim değil
belki ölmek hakkımı kullanıyorum
belki gelmem gelemem 5 dakika bekle git
belki gelmem gelemem 5 dakika bekle git
devamını gör...
bir insanın kendisine yapabileceği en büyük kötülük
bütün bir yaşamını insanların düşüncelerine göre şekillendirip,korkarak ve bahaneler üreterek boşa harcamaktır bence.
devamını gör...
ahmet hamdi tanpınar
ne kadar yakınınız olursa olsun, bir başkasının içinden geçenler daima meçhul olarak kalacaktır. bir yastıkta uyuyanlar bile birbirlerinin rüyalarını bilmezler.
devamını gör...