manipülasyon
psikolojik manipülasyon, insanları kendi bilgileri dışında veya istemedikleri hâlde etkileme veya yönlendirme anlamına gelir. * (bkz: uzak durulması gereken insanlar)
devamını gör...
yeterli randıman almayan entrysini silen entel
ben silmek yerine sözlüğe küsüp geri geliyorum, arkadaşlara da tavsiyem bir iki saat hayata küsüp hiçbir şey olmamış gibi sözlüğe geri gelmeniz.
t: gururlu, artı almak için tanım atan yazar tipi.
t: gururlu, artı almak için tanım atan yazar tipi.
devamını gör...
yabancı uyruklu biriyle evlenmek
aileye ilk başta kabul ettirmenin zor olduğu durumdur. çevrenizde yurt dışına kaçış bileti olarak evlilik yaptığınızın düşünülmesi kaçınılmazdır. kültürel farklılıklar, evlilik öncesi işlemler falan zorlayabilir. bence iki insan birbirini gerçekten seviyorsa bunlar önemsiz şeyler. çokta şey diiil yani.
hayat karşınıza güzel insanlar çıkarsın.
hayat karşınıza güzel insanlar çıkarsın.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
yaz çocuğu olduğunuz zaman sadece ailenizle doğum günü kutlarsınız. 2013 yazında gezi başlamıştı, hayatımın dönüm noktasıydı, olaylara karışmıştım, yurtdışı eğitimim aksamıştı. bir anda kendimi memlekette buldum zaten o haziran'ın ardından bir daha hiç bir şey eskisi gibi olmadı...
her sene olduğu gibi ailemle kutlayacağım doğum günüm için heyecanlıydım. hediyelerimi ben seçerdim. şımarık bir çocuktum, belki de tek kız çocuğu olmanın avantajıydı, bilemiyorum....
her doğum günüm özel ve yoğundu. ilk doğduğum gün bile skandal bir sabahmış. herkes erkek beklerken kız olmuşum.....
tarihler 2013'ü gösterirken her şeyden habersiz sabah 7'de uyanmış, erkenden kuaförden dönmüş, kıyafetlerimi giyinmiş, mekana gitmek için saat kovalıyordum. her şey çok normaldi. babam geldi, üzerini değiştirdi ve biz tam kapıdan çıkarken bir telefon geldi;
''nasıl, ne zaman, nerede, emin misiniz'' soruları ve ardından kapanan telefon. kuzenim vefat etmiş, babamın ağzından çıkan tek cümle, üzerini değiştir deniz, gidiyoruz.
annem ve babam gitti... akşam kapı çaldı ve kocaman pastam geldi, direkt çöpe gitti. o yaz anneannem de vefat etti.
o günden sonra her doğum günümde anma gününe giderdim.
pastaları sevmem, kendimle ilgili hiç bir kutlamayı sevmem.
beni tanıyan herkes bilir.
bugün annem geldi ve gelirken uçakta kedi ile küçük bir skandal yaşamış.
annem ''yemeğe gidiyoruz'' dedi, sıradan bir yemek olacaktı. gitmeden ''pasta istemediğimi biliyorsunuz'' uyarısı ile en sevdiğim yere gittik.
her şey çok güzeldi, en sevdiğim yerde, her zamanki masamda, en sevdiklerimle rakımı içip muhabbetimi ediyordum. bir anda alkış ve burnuma dayatılan pasta ile şoke oldum.
22 haziran'da anma gününe gitmemiş olmanın huzursuzluğu bir yana, bir adet pasta ile burun buruna gelmenin şaşkınlığı ile dondum kaldım.
o pasta kesilmedi, belki de bir dönüm noktasıydı, anneme göre aşmam gereken bir olay fakat ben aşmaya hazır değilim.
her haziran ayının başında gezi'yi düşünürüm, öncesini ve o süreci ve kuzenimi. birlikte el ele koşup kaçtığımızı...
kim bilir o yaz ankara'da kalmış olsaydım belki de o yaşıyor olacaktı...
annem çok erken saatte uyudu, arayabileceğim herkes uyudu, düşünüyorum, düşündükçe düşünüyorum.
doğduğum tarihin, onun gittiği tarih olması sanırım ömrüm boyunca aşamayacağım bir travma olarak kalacak.
huzurlu bir yer, mutlu olduğuna inanıyorum, uygar!
her sene olduğu gibi ailemle kutlayacağım doğum günüm için heyecanlıydım. hediyelerimi ben seçerdim. şımarık bir çocuktum, belki de tek kız çocuğu olmanın avantajıydı, bilemiyorum....
her doğum günüm özel ve yoğundu. ilk doğduğum gün bile skandal bir sabahmış. herkes erkek beklerken kız olmuşum.....
tarihler 2013'ü gösterirken her şeyden habersiz sabah 7'de uyanmış, erkenden kuaförden dönmüş, kıyafetlerimi giyinmiş, mekana gitmek için saat kovalıyordum. her şey çok normaldi. babam geldi, üzerini değiştirdi ve biz tam kapıdan çıkarken bir telefon geldi;
''nasıl, ne zaman, nerede, emin misiniz'' soruları ve ardından kapanan telefon. kuzenim vefat etmiş, babamın ağzından çıkan tek cümle, üzerini değiştir deniz, gidiyoruz.
annem ve babam gitti... akşam kapı çaldı ve kocaman pastam geldi, direkt çöpe gitti. o yaz anneannem de vefat etti.
o günden sonra her doğum günümde anma gününe giderdim.
pastaları sevmem, kendimle ilgili hiç bir kutlamayı sevmem.
beni tanıyan herkes bilir.
bugün annem geldi ve gelirken uçakta kedi ile küçük bir skandal yaşamış.
annem ''yemeğe gidiyoruz'' dedi, sıradan bir yemek olacaktı. gitmeden ''pasta istemediğimi biliyorsunuz'' uyarısı ile en sevdiğim yere gittik.
her şey çok güzeldi, en sevdiğim yerde, her zamanki masamda, en sevdiklerimle rakımı içip muhabbetimi ediyordum. bir anda alkış ve burnuma dayatılan pasta ile şoke oldum.
22 haziran'da anma gününe gitmemiş olmanın huzursuzluğu bir yana, bir adet pasta ile burun buruna gelmenin şaşkınlığı ile dondum kaldım.
o pasta kesilmedi, belki de bir dönüm noktasıydı, anneme göre aşmam gereken bir olay fakat ben aşmaya hazır değilim.
her haziran ayının başında gezi'yi düşünürüm, öncesini ve o süreci ve kuzenimi. birlikte el ele koşup kaçtığımızı...
kim bilir o yaz ankara'da kalmış olsaydım belki de o yaşıyor olacaktı...
annem çok erken saatte uyudu, arayabileceğim herkes uyudu, düşünüyorum, düşündükçe düşünüyorum.
doğduğum tarihin, onun gittiği tarih olması sanırım ömrüm boyunca aşamayacağım bir travma olarak kalacak.
huzurlu bir yer, mutlu olduğuna inanıyorum, uygar!
devamını gör...
mafya sözlük olsa alınabilecek nick
salatamsı manyak cevriye*
limon sıkan mafya anası *
karar veremiyorum.
limon sıkan mafya anası *
karar veremiyorum.
devamını gör...
ankara'nın en kötü yanı
bozkırda yalnız olmak.
devamını gör...
çocukluk lezzetleri
turşu suyu.
devamını gör...
anıtkabir
57 yıllık ömrüne 11 savaş, 24 madalya, 7 nişan, 13 kitap ve koca bir ülke sığdıran başkomutan mustafa kemal atatürk'ün kabridir.
devamını gör...
damat kadar taş düşsün başınıza
şu üsttenci ve lakayt tavır var ya.. sıtkım sıyrıldı bundan.
devamını gör...
cinsel ilişki olmadan ilişki yürür mü sorunsalı
üstteki yazar (alyosakaramazov) sayesinde sevgilisi ile ilişkisi olan kadınların fahişe olduğunu öğrendiğim başlıktır. olayı sadece kadınlar üzerinden düşünmesi ise oldukça ilginçtir.
devamını gör...
aç kapıyı gir içeri
özdemir erdoğan seslendirmiş bulunduğu enfes şarkı. elif turan ve melisa sözen gibi sanatçılar da yorumlamıştır.
-
bana ne şu yalan dünyadan, yanımda sen olmazsan,
gözlerim kapanmaz, seni sinemde uyutmazsam...
-
bana ne şu yalan dünyadan, yanımda sen olmazsan,
gözlerim kapanmaz, seni sinemde uyutmazsam...
devamını gör...
kızını zorla tesettüre sokan aile
yıllardır yaşadığım bir olay. insan kendi özünü bulmakta o kadar zorlanıyor ki, yardım çığlığı atıyorsun duyan yok, elini uzatıyorsun tutan yok. öyle bir arafta kalıyorsun ki sıkışmışlık hissi bütün bedenini sarıyor .. ailemize yakışmaz başka türlüsü adı altında psikolojiniz yerle yeksan oluyor. kendinize asla yapmam dediğiniz şeyleri dahi yaptırıyor. bu sebeple ailemden ne zaman uzağa gitsem hep farklı görünüş sergiliyorum çünkü asla içimden gelmiyor. psikolojik tedavi görüyorum onu bile numara yapıyorsun diyorlar ama kendilerinin ne yaptığını hiç sorgulamıyorlar. bu yüzden eş seçimimde bile doğrusunu yapamadım. şiddet de gördüm, aldatılmada. en sonunda boşandım, sonrada millet ne der adı altında tek başına dışarı çıkamaz hale geldim. kimse senin çığlıklarını görmüyor ve duymuyor. herkes sağır...
devamını gör...
geceye neşeli bir şarkı bırak
gözleri aşka gülen
taze söğüt dalısın
...
gel bana her gece sen
gönlüme dolmalısın
...
tatlı gülüş pek yaraşır
gözlerin ömre bedel
ah ne güzel ne güzel
seni sevmek
ah ne güzel ne güzel...
taze söğüt dalısın
...
gel bana her gece sen
gönlüme dolmalısın
...
tatlı gülüş pek yaraşır
gözlerin ömre bedel
ah ne güzel ne güzel
seni sevmek
ah ne güzel ne güzel...
devamını gör...
şortlu kıza hakaret eden varlığın sosyal medyası
ahlaksızlar ahlak dersi verir olmuş. pisliğinizde boğulun e mi? kız tepki göstermeseydi o öyle bakıp duracaktı eminim. ahlaksız olduğu gün yüzüne çıktı ya hemen hakaret ediyor.
devamını gör...
dissosiyatif füg
evden, iş ortamından beklenmeyen bir şekilde uzaklaşma, seyahat etme, yeni bir iş ve kimlik edinme ile karakterize rahatsızlıktır.
hasta durumun farkında değildir, füg sırasında geçmişi hatırlamaz, iyileşme döneminde de füg sırasında olanları hatırlamaz.
hasta durumun farkında değildir, füg sırasında geçmişi hatırlamaz, iyileşme döneminde de füg sırasında olanları hatırlamaz.
devamını gör...
kafede yalnız başına oturan insan
öyle birisini gördüğümde içten içe üzülüyorum bazen, neden kimsen yok!
ama ben de yaparım, güzel oluyor.
ama ben de yaparım, güzel oluyor.
devamını gör...
şapa oturmak
kişinin kendini içinden çıkamayacağı, zor bir duruma sokmasını anlatan deyim.
devamını gör...




