türkçe okutmanlarımıza zorluk çıkarıldı hadi biz de çıkaralım mantığı değildir. uluslararası ilişkilerde denklik olmalıdır. aksi halde bir müddet sonra başka konularda da dayatmalar çıkabilir ve ses edilmezse eğitim terörüne kadar konu gider. gayet yerinde karardır. türkçe zaten kolay bir dil. ekmeğinizi bu ülkeden alıyorsanız dilini de öğrenin. ya da yıllardır öğrenseydiniz...
devamını gör...

uyum var mı yok mu buna yazarlar karar verebilir ancak. ama ben yine de uygun profil fotoğrafı ayarladım. tekrar teşekkürler...
devamını gör...

izlemesi zevkli tartışmaların başında gelir.

devamını gör...

bu ülke insanının eskiye olan özlemi artık bığğğtırdıı yaovv. ne eskilermiş abi yaa, geleceğinize odaklanamadınız gitti. çok iyi olsaydı zaten eski olmazdı, devamlılığını sürdürürdü değil mi?¿ biz de gördük o dönemleri hiç öyle abartıldığı gibi değildi yeniler takılmayın hiç bu laflara.
yok şu yazar gitti yok bu çaylak geldi, çok beğenmiyorsan sen de git, tutan yok ki valla bak! moderatör olsaydım şu bakanlık, şu müdürlük kepçeyle yığ ulan yığğ, dua edin değilim.
devamını gör...

trollerin başlıklarının altına yazılması gereken söz.
zira hoşlarına gidiyor sansasyonel şeyler söylemek ve nefret toplamak.
devamını gör...

nohutun itibarını zedelemek için açılmış gereksiz bir başlık .nohut başlı başına star bir yemektir. nohut başka yemeğe yakışmaz ancak başka yemekler nohutun yanına yakışabilir.*
devamını gör...

dünyanın en kısa ve en acıklı hikayesinin yazarı

"satılık: bebek patikleri. hiç giyilmedi.”
devamını gör...

her ne hikmetse herkesin orada olmak üzere 1 saat içinde yola çıkacağı buluşma. lan oğlum hepiniz aynı yerde mi oturuyorsunuz ?
he bu arada orada olmak üzere 1 saat içinde yola çıkacağım.
devamını gör...

don miguel ruiz'in (bkz: toltek bilgelik kitabı - dört anlaşma) ve (bkz: beşinci anlaşma - bir toltek bilgelik kitabı) 'ından sonra okuduğum üçüncü kitabı. tabi ki yine toltek bilgeliği üzerine yazılmış bir kitap. kısaca yine nedir bu toltek diye bahsetmek gerekirse : binlerce yıl önce meksika'da yaşayanların bir yaşama sanatıydı toltek. ne bir din, ne bir felsefe ne de bir ideoloji. spiritüel bilgileri ve uyguları araştırmak, korumak ve sonraki nesillere aktarmak için oluşturulmuş bir tür sanatçı toplumuydu. fakat avrupalıların topraklarını istila etmesi ve bazı çırakların öğretileri kendi çıkarları uğruna sorumsuzca kullanması üzerine toltekler bu sanatı ve bilgeliği gizlemek ve korkumak için çabaladılar. ve artık günümüzde bir toltek sanatçısı ve bilgesi olan (bkz: don miguel ruiz) bu kadim bilgiyi, sanatı ve öğretileri paylaşmak için görevlendirilmiş ve de yazdığı kitaplar verdiği konferanslar ve workshoplarla bu sanatı aktarıyor. işte bu kitap da yine bu sanatı anlattığı kitaplardan birisi. içeriğinde : yaralı zihin, yitirilen masumluk, sevgiye inanmayan adam, sevgi yolu korku yolu, kusursuz ilişki, sihirli mutfak, düş ustası, cinsellik : cehennemin en azılı zebanisi, kutsal avcı, sevginin gözleriyle görmek, duygusal bedeni iyileştirmek, içinizdeki tanrı isimli bölümler mevcut. en sonunda da iki mükemmel dua var biri (bkz: farkındalık duası) diğeri de öz sevgi duası.
bu kitap için bir ruhsal gelişim kitabı diyebiliriz. öz sevgi, farkındalık, ilişkiler, benlik saygısı, insanın evcilleştirilmesi, konformizm, otantik yaşamanın önemi, daha bizim dilimizle toplum baskısı olmadan yaşamanın önemi gibi konuları çok sade bir dille anlatıyor yine.
ben toltek bilgeliği üzerine okumaya başladığımda üzerimde bu kadar etki bırakacağını hiç düşünmemiştim. oysa yıllardır bu konualr üzerine okumalar yapıyorum mesleğim gereği de. şimdi kendim bu toltek sanatını okuduktan sonra çevreme aileme ve tabi ki danışanlarıma da öneriyorum ve her biri de fayda gördüklerini söylediler. mutlaka bir göz atılmalı.
devamını gör...

lehe çevirmenin mümkün olduğu eylemdir.
sevgiliye göre burç seçme yaparak şansınızı çok ciddi oranda arttırıyorsunuz.

misal, flört ettiğin kadın burcunu söyledi ve senin burcun ne ? dedi hemen google girip uyumlu burçlar yazıyorsunuz ve kadının burcu neyse en uyumlu anlaştığı burcu seçiyorsunuz ve artık burcunuz o oluyor.

kadın kişisi de, "harika en iyi anlaştığım burç o biliyooo musuuun" yazıyor.
artık oradan yürümesi de size kalmış.
daha ne yapayım köftehorlar, peçete mi tutayım ?
devamını gör...

özel ekipmanlarla yapılan dalış türü, su sporu.
muğla'da tatildeyken heves ettiğim, ekipmanını takıp kuralları dinleyip dalgıca ''aynen aynen'' dediğim ama suya girdiğimde kulaklarımla ilgili saçma korkum yüzünden çocuk gibi dalmadan çıktığım, içimde ukde kalan su sporu. dalgıç hayal kırıklığına uğramıştı, benden önce suya giren kuzenim de su altında beni aramış dalış yaptığı süre boyunca. insanların duygularıyla oynadığım bir gündü.
devamını gör...

(bkz: oblomov)
devamını gör...

geceleri yapamayacağınız eylem.

ortalık it köpek katil tecavüzcü gaspçı ve mülteci dolu.
devamını gör...

"... o da birçokları gibi, deneyim sahibi olmanın biraz da karamsarlık demek olduğuna inanıyordu." *

"insanların büyük bir kayıtsızlıkla üreyip çoğalmaları kadar onu sinirlendiren başka bir şey yoktu, üstelik aç ve geri kalmışlıklarına oranla daha çok çocuk yaparlardı; hem de istedikleri için değil, doğanın işine karışmama alışkanlıklarından, ihmal ve dikkatsizlikleri yüzünden. ama sosyal demokrat bir iskandinavyalı gibi, azgelişmiş dünyaya duyduğu bu üzüntü ve şaşkınlık gösterisini sürdürebilmek için, kendisinin bizzat bu suçu işlemiş olması gerekirdi..." *

(bkz: italo calvino) (bkz: sandık gözlemcisinin uzun günü (kitap))
devamını gör...

iki kuzeyli, çok ünlü yazarın (bkz: knut hamsun) ve (bkz: h.c andersen) imparatorluğun başkenti olan istanbul'u farklı zamanlarda olsa da aynı dönem içinde ziyaretlerindeki yaşadıkları ve izlenimlerini aktaran kitap (bkz: banu gürsaler-syvertsen) tarafından yapılan çeviri ile (bkz: yky) tarafından basılmıştır.

insanların zaman çizgileri dolup bu dünyadan çekilseler bile içinde yaşadıkları, bizzat kendilerinin oluşturduğu kültürün ne denli kuvvetli ve devamlı olduğunu çarpıcı bir biçimde görme imkanı sağlayan bu eser, istanbul anlatıları içinde müstesna bir yere sahip.

kitap bir solukta okunurken, "ya bu durum bana hiç yabancı değil" yahut " aa buna daha dün şahit oldum" gibi izlenimler uyandırıyor.

(bkz: knut hamsun)'un yazdığı eser 'hilalin altında', (bkz: h.c andersen) 'in yazdığı eser 'doğu' başlıkları altında. iki yazarın sahip olduğu farklı bakış açıları eser bittiğinde dünü bugünü ve yarını düşünme ve mukayese etme imkanı veriyor.


knut hamsun türkleri iki kuruş parada gözü olan, yüksek fiyat çeken kimseler olarak tarif ederken (tabi kapalıçarşıdaki bunalımlı alışveriş kısmı yazarımızı oldukça etkilemiş gözüküyor) andersen türkleri vakur, elinde olan tek şey bir üzüm bile olsa onu paylaşacak kadar bonkör, hoşgörülü bir millet olarak görüyor.
devamını gör...

babam ne zaman çayı demleyip bir bardak çay alıp bilgisayarının başına otursa, çayı bitince çay kaşığını bardağın içerisine koyarken vurarak kaşıkla ses çıkartır. ben de kalkıp ona çay getiririm. pavlov görse gözleri dolar.
devamını gör...

yeterince radyoaktif özellikli insanlar vardı zaten enerjimizi sömüren, belki bağışıklık kazanmışızdır diye temenni ettiğim durumdur. yasak olduğu halde dışarıda dolaşan insanların umursamayacağı durumdur. insanlar sıkılmış heyecan arıyorlardı bir değişiklik olur onlar için belki...
devamını gör...

sırpsındığı savaşının adı ilginizi çekti mi? eski türkçede sımak "kırmak" demekti. sırpsındığı da "sırpların kırıldığı savaş" anlamına geliyor. hatta anadoluda, halk ağzında hala makas yerine "sındı" deniyor. halk tıbbının en bilirkişileri olan sınıkçılar da kırık çıkık tedavisi yaparlar.
devamını gör...

aradığımı bulamadım, buldum sandığımda da yanıldım. *
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim